Mealler › Karşılaştırma › Enfal
⚖️ Enfal Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
8:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: – Ganimetler, Allah’a ve Elçiye aittir. Allah’a karşı sorumlu davranın aranızdaki ilişkiyi düzeltin. Eğer gerçekten mümin iseniz Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat edin. 4/94, 8/41- 69, 48/19- 20, 59/6- 7- 8,2 3/32- 132, 4/59- 80,
Şinasi Güneş
Sana enfalden [1] soruyorlar, De ki! ''Enfal, Allah ve elçisi kamu içindir. Eğer inanıp güvenenler iseniz, Allah'ın sınırlarına uyup korunun, aranızı düzeltin, Allah'a ve elçisine itaat edin.''
8:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek müminler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar ve bunlar yalnızca Rablerine dayanır ve güvenirler. 8/4- 74, 49/15, 22/35, 9/124, 16/102, 3/159- 160,
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığında kalpleri ürperir, ayetleri okunup aydınlatıldıklarında, onların imanlarını artırır [9:124] ve her zaman Rablerine güvenip dayanırlar [22:35].
8:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine bunlar namazı hakkıyla kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda infak ederler. 12/177, 13/22, 14/31, 22/41, 35/29- 30, 58/13 2/3- 195- 254- 261- 267272, 3/92- 134,
Şinasi Güneş
Salatı ikame ederler [1] ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.
8:4. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte gerçekten mümin olanlar bunlardır. Bunlara Rableri katında üstün rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık vardır. 8/2- 74, 49/15, 4/95, 9/20, 20/75, 57/10, 58/11, 31- 89- 157,
Şinasi Güneş
İşte onlar, gerçek inanıp güvenenlerdir. Onlara, Rableri katında dereceler, bağışlanma ve saygın bir rızık vardır.
8:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani Rabbin seni gerçek bir amaç için evinden çıkardığında müminlerden bir grup bu durumdan hiç hoşlanmamışlardı.
Şinasi Güneş
8:5-6: Savaş durumunun ortaya çıkmasının ardından, Rabbin seni gerçek bir amaçla evinden çıkardığındaki gibi, inanıp güvenenlerden bir kesim de, kesinlikle hoşlanmayanlar olarak, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlar gibi gerçek hakkında seninle ileri geri konuşuyorlardı [1].
8:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Şinasi Güneş
8:5-6: Savaş durumunun ortaya çıkmasının ardından, Rabbin seni gerçek bir amaçla evinden çıkardığındaki gibi, inanıp güvenenlerden bir kesim de, kesinlikle hoşlanmayanlar olarak, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlar gibi gerçek hakkında seninle ileri geri konuşuyorlardı.
8:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine dair size vaatte bulunuyordu. Siz ise zayıf ve korumasız olanı arzuluyordunuz.
Şinasi Güneş
8:7-8: Hani, Allah size iki taifeden birini vaat etmişti [38:11, 54:45]. Siz ise, şanı olmayanın [güçsüz olanın] sizin olmasını arzu ediyorsunuz. Allah ise, suçta ileri gidenler hoşlanmasa da, takdir ettiği hükümlerle hakkın gerçekleştirilmesi [10:82] ve batılın geçersiz kılınması için [21:18, 42:24], gerçekleri örtenlerin arkasını kesmeyi istiyordu [3:127].
8:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Ki hakkın gerçek olduğunu ve batılın da sahte olduğunu ortaya koysun her ne kadar günahkârlar istemese de.
Şinasi Güneş
8:7-8: Hani, Allah size iki taifeden birini vaat etmişti [38:11, 54:45]. Siz ise, şanı olmayanın [güçsüz olanın] sizin olmasını arzu ediyorsunuz. Allah ise, suçta ileri gidenler hoşlanmasa da, takdir ettiği hükümlerle hakkın gerçekleştirilmesi ve batılın geçersiz kılınması için [21:18, 42:24], gerçekleri örtenlerin arkasını kesmeyi istiyordu [3:127].
8:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da size: – Birbiri ardınca gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diye cevap vermişti. 8/62- 64- 65- 66,
Şinasi Güneş
Rabbinize yalvardığınızda, ‘’Gerçekten ben, ardı ardına meleklerden [1] bin tanesiyle [bir çoğuyla] imdadınıza yetişenim.'' diye size icabet etmişti [3:124].
8:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, bunu size, yalnızca bir müjde olsun ve kalpleriniz ferahlayıp moraliniz yükselsin diye yaptı. Zira zafer ve yardım yalnızca Allah katındadır. Çünkü Allah güçlüdür, doğru karar verendir. 9/143- 123- 126,
Şinasi Güneş
Allah onu, bir müjde olması ve onunla kalplerinizin tatmin olması dışında bir sebepten yapmadı. Allah'ın katının dışında bir yardım yoktur. Allah üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir [3:126].
8:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani O, size sükûnet ve güven duygusu vermek için sizi saran hoş ve hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi temizlemek, şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize su indirmişti. 2/129- 151,
Şinasi Güneş
Hani, O'ndan bir güven olarak size hafif bir uyku sardırıyor ve sizi onunla temizlemek, o şeytanın [o kötü kişinin 8:48-49] neden olduğu zararı sizden gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayakları sabitlemek için [47:7] üzerinize gökten bir su [vahiy] indiriyordu [1].
8:12. Ayet
Mustafa Çavdar
O an Rabbin, meleklere şunu bildirmişti: – Ben sizinle beraberim, haydi iman edenlere direnç ve moral verin, ben kâfirlerin yüreklerine korku salacağım, vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına! 8/48- 64- 66
Şinasi Güneş
Hani Rabbin görevli güçlere [1]: ''Ben sizinle beraberim, haydi, inanıp güvenenleri [ayaklarını] sabitleyin [2]. Gerçekleri örtenlerin kalplerine korku bırakacağım [3:13-151].'' diye vahyediyordu [programlıyordu]. Haydi [müminler]! Vurun boyunlara, onlardan her parmak uçlarına [eklem yerlerine] vurun!
8:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine meydan okumalarından dolayıdır. Kim, Allah’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden Elçisine meydan okursa, iyi bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir. 58/5- 20- 22
Şinasi Güneş
Bu [ceza], onların Allah'a ve elçisinin karşısında durmalarındandır. Kim Allah'a ve elçisinin karşısında durursa, Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir.
8:14. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu sizin için, onu tadın bakalım! Ve kâfirlere ahirette de ateşin azabı vardır.
Şinasi Güneş
İşte bu sizedir, onu tadın! Ateş azabı, gerçekleri örtenler içindir.
8:15. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler, toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın! 3/172- 173,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Toplu halde gerçekleri örtenlerle karşılaştığınızda, hemen onlara arkalarınızı dönmeyin [8:45].
8:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim savaş esnasında, taktik gereği çekilmek ya da başka birliğe katılmak amacı dışında geri dönüp kaçarsa Allah’ın gazabına uğrar ve yeri de cehennem olur. Orası ne kötü bir son duraktır.
Şinasi Güneş
Çarpışmak için bir tarafa çekilmek veya bir birliğe katılmak dışında, kim o gün onlara arkasını dönerse, kesinlikle Allah'tan bir hoşnutsuzluğa uğrar ve barınağı cehennemdir. Ne sıkıntılı bir varış yeridir.
8:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları siz öldürmediniz, fakat gerçekte onları Allah öldürdü. (Bu imkân ve cesareti Allah verdi) Attığında da sen atmadın gerçekte atan Al 8. ENFAL SURESİ lah’tı. Bütün bunları müminlerin güzel bir imtihan kazanması için yaptı. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
Şinasi Güneş
Onları siz etkisiz hale getirmediniz, fakat Allah etkisiz hale getirdi. Attığında sen atmadın, fakat Allah attı [3:123]. Bunu, onunla inanıp güvenenleri iyi bir belalandırmayla [1] belalandırmak için yaptı. Allah işitendir, bilgedir [2].
8:18. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu sizin cezanızdır. Zira Allah, kâfirlerin tuzağını etkisiz kılandır.
Şinasi Güneş
Bu sizedir. Allah, gerçekleri örtenlerin planını zayıflatandır [1].
8:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Madem siz zafer istiyordunuz işte size zafer! Eğer saldırıya son verirseniz bu sizin hayrınızadır ve eğer saldırganlığa geri dönerseniz biz de cezalandırmaya geri döneriz. Ordunuz ne kadar kalabalık olsa da size hiçbir fayda sağlamaz, zira Allah müminlerle beraberdir. 14/15, 48/1- 18,
Şinasi Güneş
[Ey gerçekleri örtenler!] Eğer fetih istiyorsanız, işte size fetih kesin olarak geldi! Eğer vazgeçerseniz, o size hayırlı olandır. Eğer siz dönerseniz biz de döneriz. Birliğinizin sayısı çok olsa da, asla sizden bir şey gidermez. Allah, inanıp güvenenlerle beraberdir.
8:20. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi’ne itaat edin! O’nun mesajını işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin! 3/32, 4/59- 80,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'a ve elçisine itaat edin ve kulak verirken ondan [1] yüz çevirmeyin.
8:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Kulak asmadıkları halde “Duyduk ve uyduk” diyenler gibi olmayın! 2/75- 76,
Şinasi Güneş
Kulak vermedikleri halde, ''Kulak verdik'' diyenler gibi olmayın.
8:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah katında canlıların en kötüsü aklını kullanmayan hakikate karşı sağır ve dilsizlerdir. 2/44- 75- 76- 171,
Şinasi Güneş
Allah katında canlıların şerlisi, aklını kullanmayan sağır ve dilsizlerdir [1].
8:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, onlarda iyi bir hal ve gidişat görseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı bile yine de yüz çevirip dönerlerdi.
Şinasi Güneş
Eğer Allah onlarda bir hayır bilseydi, kesinlikle onlara kulak verdirirdi. Eğer kulak verdirseydi, kesinlikle geri durup [duyarsız kalarak, umursamayarak] yüz çevirirlerdi.
8:24. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler! Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman bu davete uyun! Ve iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına müdahale eder ve unutmayın ki O’nun huzurunda toplanacaksınız. 42/15- 16- 47,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Size hayat veren şey için sizi davet ettiğinde, Allah ve elçisi için icabet edin [24:63][1]. Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Gerçekten siz, O'nda toplanacaksınız.
8:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyle bir fitneye karşı sakının ve tedbirli olun ki onun zararı sizden yalnızca onu çıkaran zalimlerle sınırlı kalmaz. İyi bilin ki bu durumda Allah, çok şiddetli cezalandırandır.
Şinasi Güneş
Sadece sizden yanlış yapanlara isabet etmekle sınırlı kalmayacak bir fitneye [toplumu ateşe atan, sıkıntıya sokan bir duruma] karşı korunun. Bilin ki, Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir [1].
8:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Hatırlayın, bir zamanlar sizler yeryüzünde ezilen güçsüz bir azınlık idiniz, insanların sizi yok etmesinden korkuyordunuz. Fakat Allah sizleri barındırdı/yurt sahibi yaptı, yardımıyla sizi güçlendirdi. Şükredesiniz diye sizi temiz ürünlerle rızıklandırdı. 3/123- 160,
Şinasi Güneş
Hatırlayın ki, siz o yerde [hicretten önce Mekke'de] az olup zayıf düşürülenlerdiniz ve insanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. Karşılığını verin diye sizi barındırdı, sizi yardımıyla güçlendirdi ve sizi temiz, faydalı şeylerden rızıklandırdı.
8:27. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler! Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi’ne ihanet etmeyin, o zaman bile bile emanetlerinize ihanet etmiş olursunuz! 7/157, 33/56- 57,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'a ve elçiye ihanet etmeyin. Bile bile emanetlerinize ihanet etmiş olursunuz.
8:28. Ayet
Mustafa Çavdar
İyi bilin ki sahip olduğunuz mallarınız ve evlatlarınız bir imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük mükâfat vardır.
Şinasi Güneş
Bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak bir fitnedir [sizi ateşe, sıkıntıya sokup gerçek kimliğinizi ortaya çıkaran bir sınav aracıdır][1]. Allah'ın katında ise, muazzam bir karşılık vardır.
8:29. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı sorumlu davranırsanız O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir kabiliyet verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah muhteşem bir lütuf/ikram sahibidir. 4/31- 147, 29/7, 53/31- 32,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın sınırlarına uyup korunursanız, size; doğru ile yanlışı, hak ile batılı ayırma kabiliyeti verir, sizden kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah, muazzam armağan sahibidir.
8:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani bir zaman, kâfirler seni tutuklamak yahut öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlardı ama Allah da o tuzakları bozuyordu. Zira Allah tuzakları bozanların en iyisidir. 16/26, 27/48- 49- 50,
Şinasi Güneş
Hani, gerçekleri örtenler hicretten önce seni tutuklamak veya seni etkisiz hale getirmek veya seni çıkarmak için planlarını uygulamaya geçmişlerdi [17:76]. Onlar planlarını uygulamaya geçmişken, Allah da planını uyguluyordu. Plan uygulayanların hayırlısı Allah'tır [3:54].
8:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz, bu sadece eskilerin masallarından ibarettir” Dediler.
Şinasi Güneş
Ayetlerimiz onlara okunup aktarıldığında: ''Kesin olarak işittik. Eğer gerekli görürsek, bunun benzerini kesinlikle biz de söyleriz. Bu, evvelkilerin satırlarının dışında bir şey değildir.'' dediler.
8:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve bir de şunu demişlerdi: - Allah’ım, eğer bu Kuran senin katından gelmiş hak ise başımıza gökten taş yağdır yahut bize acı bir azap ver!
Şinasi Güneş
Hani: ''Allah'ım [1], bu, o katındaki gerçekse, üzerimize gökten taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap getir.'' demişlerdi.
8:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Hâlbuki Allah, sen onların arasındayken onlara azap edecek değildir, aralarında bağışlanma dileyenler oldukça da Allah onlara azap edecek değildir.
Şinasi Güneş
Sen onların içindeyken Allah onlara azap etmek için değildir [1]. Ve onlar, bağışlanma diledikleri sürece, Allah onlara azap edici de değildir.
8:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlar, insanları Mescid-i Haram’dan engellerken, Allah onları niye cezalandırmasın? Üstelik onlar Mescid-i Haram’ın gerçek dostları değiller. Onun gerçek dostları/oraya layık olanlar yalnızca muttakiler/günahlardan korunanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. 9/17-18-19,
Şinasi Güneş
Onlar, Mescid-i Haram'dan [dokunulmaz eğitim öğretim ve sosyal dayanışma okulundan] alıkoyarlarken, Allah'ın onlara azap etmemesi diye bir şey de yoktur [22:25]. Ve onlar, onun yakınları, sorumluları da olamazlar. Vahyin sınırlarına uyup korunanların dışındakiler onun yakınları, sorumluları olamazlar. Fakat onların çoğu, bunun bilincinde değildirler.
8:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların Beytin yanında ibadet diye yaptıkları şey, ıslık çalarak ve el çırparak/gerçek ibadete engel olmaktan ibarettir. Öyleyse gerçeği örtbas etmenizden dolayı tadın bakalım azabı! 4/161, 5/73, 14/2- 3
Şinasi Güneş
Onların o kurumdaki eğitim öğretim ve sosyal dayanışma faaliyetleri, ıslık çalmanın ve el çırpmanın [gösteriş, kuru gürültü] dışında bir şey değildir. Gerçekleri örtmekte olduğunuz şeylerle azabı tadın.
8:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Küfre sapanlar mallarını Allah’ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha çok harcayacaklar. Sonra bu onların pişmanlığı olacak ardından yenilgiye uğrayacaklar. Ve sonunda o küfre sapanlar cehennemde toplanacaklar. 16/39, 18/103- 104- 105, 47/1- 2- 3
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, mallarını Allah'ın yolundan alıkoymak için infak ediyorlar. Onu infak edecekler de [2:264-266, 3:117]. Sonra onlara bir pişmanlık olacak, sonra da mağlup edilecekler. Gerçekleri örtenler, cehenneme toplanacaklar.
8:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak ve pis olanları birbiri üzerine yığıp hepsini bir araya toplayacak ve hepsini cehen 8. ENFAL SURESİ neme dolduracak. İşte bunlar gerçekten kaybedenlerdir. 9/28- 95,
Şinasi Güneş
Bu, Allah'ın, temiz ve faydalı olandan, pis ve zararlı olanı ayırması, pis ve zararlı olanın hepsini birbirinin üzerine koyup yığarak, onları cehenneme koyması içindir. İşte onlar kaybedenlerdir.
8:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Küfre saplananlara, eğer vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, fakat tekrar eskiye dönerlerse, öncekilere uygulanan Allah’ın sünnetinin/kanunlarının gözleri önünde olduğunu söyle! 7/153, 19/60, 20/82, 25/70- 71
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlere de ki! ''Eğer son verirlerse, onların geçmişte yaptıkları şeyler bağışlanır. Eğer dönerlerse, evvelkilere uygulanan [1] geçerlidir.
8:39. Ayet
Mustafa Çavdar
İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp din tamamen Allah’ın oluncaya/inanç özgürlüğü sağlanıncaya kadar onlarla savaşın! Eğer baskı ve zulümden vazgeçerlerse, Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Şinasi Güneş
Toplumu ateşe atan bir durum olmayana ve toplumun barış ve huzurunu sağlayan ilkelerin tamamı Allah'a ait olana kadar onlarla çarpışın [2:193]. Eğer son verirlerse, Allah yaptıkları şeyleri hakkıyla görendir.
8:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer baskı ve zulme dönerlerse bilin ki, Allah sizin mevlanızdır/ koruyucunuzdur. O ne güzel mevlâdır/koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!
Şinasi Güneş
Eğer yüz çevirirlerse, bilin ki Allah, sizin yakınınız, yol göstericinizdir. Ne güzel bir yakın, yol gösterici, ne güzel bir yardımcıdır [2:286, 22:78].
8:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer siz, Allah’a ve kulumuza indirdiğimiz Kuran’a inanıyorsanız, iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın ayrıştığı o gün savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte birinin Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine ve onun yakınlarına, yetimlere, fakirlere ve yolda kalmışlara ait olduğunu bilin. Zira Allah her şeye bir ölçü koyandır. 2/185- 256, 21/18, 25/1, 34/49, 42/24, 64/8, 4/94, 8/1- 69, 48/19- 20, 59/6- 7- 8
Şinasi Güneş
Eğer, Allah'a ve hak ile batılın, doğru ile yanlışın ayrıldığı, iki cemaatin karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimiz şeye inanıp güveniyorsanız bilin ki, emeksiz elde ettiğiniz şeylerin [8:67-68-69] beşte biri Allah ve elçisi [kamu], yakınlık sahipleri, yetimler, ihtiyaç sahipleri ve yol oğlu [yolda kalmış, evsiz barksız, sokak çocuğu] içindir [1].
8:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani siz vadinin Medine’ye yakın kuzey yamacında, onlar da Medine’ye uzak güney yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıda deniz tarafındaydı. Sözleşmiş olsaydınız bile bu kadar tutturamaz ihtilaf ederdiniz, ama Allah, helak olan bir belge ile helak olsun, kazanan da bir belge ile kazansın diye bir oldubitti ile sizi savaşla yüz yüze getirdi. Şüphesiz Allah, işiten ve bilendir.
Şinasi Güneş
Siz vadinin yakınında, onlar vadinin uzağında iken, kervan da sizden daha aşağıdaydı. Eğer vaatleşmiş olsaydınız, vaatleşme hakkında kesinlikle ihtilafa düşerdiniz. Fakat, yapılan işi Allah gerçekleştirsin, yıkıma uğrayan apaçık bir kanıttan yıkıma uğrasın ve yaşayan apaçık bir kanıttan yaşasın diye [Allah böyle yaptı]. Allah, kesinlikle işitendir, bilgedir.
8:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, onları senin gözünde az gösteriyordu. Eğer çok göstermiş olsaydı, yılgınlığa düşer savaşıp savaşmama konusunda ihtilafa düşerdiniz. Fakat Allah sizi bu sıkıntıdan selamette tuttu, zira O kalplerde olan korku ve endişeleri bilendir.
Şinasi Güneş
Hani, Allah onları uykunda sana az göstermişti. Eğer onları sana çok gösterseydi, telaşa kapılırdınız ve yapılan iş hakkında anlaşmazlığa düşmüştünüz. Fakat Allah selamete çıkardı. O, göğüslerde olanı bilendir [3:123].
8:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani siz düşmanla karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyor, onların gözünde de sizi az gösteriyordu ki Allah olması gerekeni gerçekleştirsin. Zaten her iş ve oluş döner dolaşır sonunda Allah’a ulaşır.
Şinasi Güneş
Hani Allah, yapılan işi gerçekleştirmek için onlarla karşılaştığınızda, onları gözünüzde az göstermişti ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. İşler Allah'a döndürülür.
8:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sağlam ve sıkı durun Allah’ı çokça anın ki zafere ulaşasınız. 2/249- 251, 3/172- 173
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Bir birliğe karşılaştığınızda sebat edin [8:15-16]. Allah'ın mesajlarını çok hatırlayıp uygulayın ki başarıya ulaşasınız.
8:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat edin, birbirinizle didişmeyin, aksi halde direncinizi yitirir güç kaybedip dağılırsınız. Karşılaştığınız zorluklara karşı direnç gösterin, zira Allah direnip sabredenlerle beraberdir. 3/32, 4/59- 80,
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Yoksa telaşa kapılırsınız da rüzgarınız [gücünüz] gider. Dirençli olun. Allah, dirençli olanlarla beraberdir.
8:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Yurtlarından kibir ve gururla insanlara gösteriş yaparak çıkan ve insanları Allah yolundan alıkoyanlar gibi davranmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. 2/264, 4/38, 2/217, 4/167, 7/45, 9/34, 47/1- 34,
Şinasi Güneş
Şımararak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, yaptıkları şeyleri kuşatandır.
8:48. Ayet
Mustafa Çavdar
O zaman şeytan onların yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: – Bugün hiç bir güç sizi mağlup edemez, çünkü ben sizin yanınızdayım. Fakat iki ordu karşı karşıya gelince: – Artık ben sizin yanınızda değilim, zira ben sizin görmediğinizi görüyorum, üstelik Allah’tan da korkuyorum, çünkü Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir, diyerek kaçıp gitti.
Şinasi Güneş
O şeytan [münafık 8:11-49] onlara: ''Bugün insanlardan sizi yenecek yoktur ve ben de sizin yanınızdayım.'' diyerek, onlara yaptıklarını çekici gösterdi. İki birliği gördüğünde ise, topukları üstünde geri çekildi ve: ''Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum [59:16].'' dedi. Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir.
8:49. Ayet
Mustafa Çavdar
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: (Müslümanlar için) – İşte bunları dinleri aldatmış, diyorlardı. Oysa kim Allah’a güvenirse bilmelidir ki Allah üstün kudret sahibidir ve hükmünde doğru karar verendir. 4/142...145, 63/1...8, 3/7, 5/52, 22/53, 33/12, 47/29, 3/160- 161,
Şinasi Güneş
Hani, kalplerinde hastalık olan münafıklar [8:11-48]: ''İşte şunları dinleri aldattı.'' diyordu. Kim Allah'a güvenip dayanırsa, Allah üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
8:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Melekler, o küfre sapanların suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alırken tadın bakalım yakıcı azabın tadını! Dediklerinde onların halini bir görmeliydin. 4/97, 6/93, 23/99, 47/27- 28
Şinasi Güneş
Görevli güçler [Allah'ın insan bedenine programladığı ölüm genleri], gerçekleri örtenlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak vefat ettirirken görsen [6:93, 47:27]. Kavurucu azabı tadın.
8:51. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali yoktur. 4/79, 28/47, 42/30- 48, 3/108- 117,
Şinasi Güneş
İşte bu, ellerinizin takdim ettiği şeyler yüzündendir. Allah, kullarına yanlış yapan değildir [3:182, 22:10].
8:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların tavır ve tutumları tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin tavır ve tutumları gibidir. Onlar Allah’ın ayetlerini örtbas edip inanmayarak kâfir oldular. Allah da, onları günahları sebebiyle cezalandırdı, şüphesiz ki Allah, çok güçlüdür ve cezalandırması da çok şiddetlidir. 10/13...16, 62/5, 4/84, 5/2- 89,
Şinasi Güneş
Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibi [3:11, 8:54]. Allah'ın ayetleri hakkında gerçekleri örttüler ve Allah suçlarıyla onları tutuverdi. Allah, suça karşılık cezalandırması şiddetli olan güç sahibidir.
8:53. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, bir toplum kendi öz benliğini değiştirmedikçe Allah’ın da o topluma verdiği nimetleri değiştirmeyeceği gerçeğinden dolayıdır. Zaten Allah her şeyi işitir ve bilir. 11/117, 13/11, 28/47, 30/4, ,42/30- 48
Şinasi Güneş
İşte bu, Allah bir halkı nimetlendirdiği bir nimeti, onlar kendilerini değiştirene kadar değiştiren olmamasındandır [13:11]. Allah işitendir, bilgedir.
8:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet onların tavır ve gidişatı tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar Rablerinin ayetleri karşısında yalana sarıldılar, biz de onları günahları sebebiyle helak ettik. Firavun hanedanını da suda boğduk. Onların her biri zulme devam ederek günaha batmışlardı.
Şinasi Güneş
Tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Rablerinin ayetleri hakkında yalana sarıldılar. Suçlarıyla onları yıkıma uğrattık ve Firavun ailesini de boğduk. Hepsi yanlış yapanlardı.
8:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah katında yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği örtbas eden kâfirlerdir, artık bunlar iman edip mümin olmazlar.
Şinasi Güneş
Allah katında canlıların şerlisi, inanıp güvenmeyerek gerçekleri örtenlerdir.
8:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendileriyle ahit yaptıktan sonra her seferinde sorumsuzca bu ahdi/antlaşmayı bozanlara gelince: 2/100- 177,
Şinasi Güneş
Onlar, kendilerinden söz alınıp, sonra da her defasında verdikleri sözleri bozanlar ve vahyin sınırlarına uyup korunmayanlardır.
8:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Savaşta onları yakalarsan geriden gelenlere ibret olsun diye darmadağın et ki, akıllarını başlarına alsınlar. 4/76, 9/12-14-56-73-123
Şinasi Güneş
Savaşta onlarla rastlaşırsan, akılları başlarına gelsin diye, onlarla, arkalarındaki kimseleri darmadağın et.
8:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir topluluğun antlaşmaya ihaneti besbelli olduğunda onlarla yapılan antlaşmayı geçersiz saydığını ilan et! Zira Allah hainleri hiç sevmez. 2/205, 3/57, 5/13, 4/105- 107,
Şinasi Güneş
Eğer bir halkın ihanetinden korkarsan, sen de aynı şekilde anlaşmayı at. Allah, ihanet edenleri sevmez.
8:59. Ayet
Mustafa Çavdar
O küfre sapanlar bizi atlatacaklarını sanmasınlar. Çünkü onlar elimizden asla kurtulamazlar.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, önümüze geçebileceklerini hesap etmesinler. Onlar aciz bırakamazlar.
8:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın düşmanı ve dolayısıyla sizin de düşmanınız olan ve henüz sizin bilmediğiniz ama Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup caydırmak için elinizden geldiği kadar güç kuvvet ve güçlü birlikler hazırlayın! Bunun için Allah yolunda sarf ettiğiniz her bir şey hiçbir eksiltme olmadan size geri ödenecektir. 3/142- 200, 4/71, 5/54, 8/65, 9/39- 40- 41,
Şinasi Güneş
Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvetten ve savaş atlarından hazırlayın ki, onunla, sizin düşmanlarınızı, Allah'ın düşmanlarını ve Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz diğer başkalarını [9:101] kaygılandırabilesiniz [2:195, 4:71]. Allah yolunda infak ettiğiniz şeyler size tastamam ödenir ve size yanlış yapılmaz.
8:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol! Ve her daim Allah’a güven. Şüphesiz O her şeyi işitir ve bilir. 3/160- 161, 4/22- 25- 90,
Şinasi Güneş
Eğer barış için yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a güvenip dayan. O, işitip bilendir.
8:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer barış teklifi ile seni aldatmak isterlerse, şüphesiz ki Allah sana yeter. O’dur seni yardımıyla ve müminlerle güçlendiren.
Şinasi Güneş
Eğer seni aldatmak isterlerse, Allah sana yeter. O, yardımıyla ve inanıp güvenenlerle seni güçlendirendir [3:13, 33:56].
8:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah, onların kalplerinin arasını kaynaştırdı. Sen yeryüzünde olan bütün serveti harcasaydın bile onların kalplerinin arasını uzlaştı 146
Şinasi Güneş
Kalplerinin arasını alıştırdı. Eğer yeryüzündekilerinin tamamını infak etseydin, kalplerinin arasını alıştıramazdın. Fakat Allah, aralarını alıştırdı [3:103]. O, üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
8:64. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi! Sana ve sana uyan müminlere yar ve yardımcı olarak Allah yeter. 3/124, 4/45- 81- 132,
Şinasi Güneş
Ey Nebi! inanıp güvenenlerden sana uyan kimselere de, sana da Allah yeter [33:25].
8:65. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi! Müminleri savaş hususunda yüreklendir, sizden çıkacak dirençli ve cesur yirmi kişi iki yüz kâfiri yenebilir, eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiyi yenebilir, çünkü onlar Allah yolunda can vermenin değerini anlamıyorlar. 2/154, 3/13, 8/4- 5- 60
Şinasi Güneş
Ey Nebi! İnanıp güvenenleri çarpışmaya teşvik et [4:84]. Eğer sizden, dirençli [3:146] yirmi kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, gerçekleri örtenlerden bin kişiye galip gelirler. Bu, onların kavrayamayan bir halk olmalarındandır.
8:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, içinde bulunduğunuz durum itibariyle ve sizdeki zaafı bilmesinden dolayı yükünüzü hafifletti. Bu durumda bile sizden çıkacak yüz dirençli ve cesur yiğit iki yüz kişiyi yenebilir. Eğer sizden bin kişi çıkarsa bu durumda da Allah’ın izniyle iki bin kişiyi mağlup edebilir. Zira Allah, davasında direnip sabredenlerle beraberdir. 2/153, 5/54, 29/6- 69,
Şinasi Güneş
Şimdi Allah, içinizde bir zayıflık olduğunu bildi ve sizden hafifletti. Eğer sizden dirençli yüz kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesinde, iki bin kişiye galip gelirler. Allah, direnenlerle beraberdir [1].
8:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir nebiye savaş esnasında düşmana ezici bir üstünlük sağlamadıkça esir alması yakışmaz. Siz geçici dünyanın mal ve servetini istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor, zira Allah mutlak güç sahibi ve her hükmünde doğru karar verendir. 11/15, 14/2, 17/18- 19,
Şinasi Güneş
Nebi için, o yerde ağır basıncaya [kesin sonuç alınıncaya] kadar, esirleri olması olur şey değildir. Siz dünya genişliğini istiyorsunuz, Allah ise ahireti istiyor. Allah üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
8:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer daha önce Allah’tan verilmiş bir karar ve yasa olmasaydı, aldığın fidye ve ganimetten dolayı size büyük bir azap dokunurdu. 3/13- 152- 153,
Şinasi Güneş
Önceden Allah'tan bir kitap [yasa] olmasaydı, aldığınız şeyler hakkında, kesinlikle size dehşet bir azap dokunurdu.
8:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık elde ettiğiniz ganimetlerin temiz ve helal olanından istifade edin. Allah’a karşı sorumlu davranın, şüphesiz ki Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 4/94, 8/1- 41, 48/19- 20, 59/6- 7- 8, 2 3/32- 132, 4/59- 80,
Şinasi Güneş
Emeksiz elde ettiğiniz bu şeylerden [8:41], helal, temiz ve yararlı olanlarını nasiplenin. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir [1].
8:70. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Nebi, elinizde bulunan esirlere deki: – Allah kalbinizde imanın yerleştiğini görürse, size sizden alınan ganimetlerden daha iyisini bahşedecek ve sizi bağışlayacak zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhamet kaynağıdır. 33/51- 54,
Şinasi Güneş
Ey Nebi! Ellerinizdeki esirlerden olan kimselere de ki! ''Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınan şeylerden hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
8:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Esirler sana ihanet etmek isterlerse, zaten onlar daha önce de Allah’a hainlik etmişlerdi. Allah sana, onların hakkından gelmeyi nasip etmişti. Allah niyetleri bilen ve hükmünde doğru karar verendir. 3/161, 4/107, 5/13, 8/27- 58,
Şinasi Güneş
Sana ihanet etmek isterlerse, önceden de Allah'a ihanet etmişlerdi. Allah da sana, onlardan imkan verdi. Allah bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
8:72. Ayet
Mustafa Çavdar
İman eden, imanı uğrunda hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla üstün gayret sarf eden müminlerle onları bağrına basıp
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler, hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda ellerinden geleni yapanlar [1] ve onları barındırıp onlara yardım edenler [2] var ya, işte onlar, birbirlerinin yakını, müttefikidirler. İnanıp güvenen, fakat hicret etmeyenler ise, hicret edene kadar hiçbir şekilde onlara yakınlığınız, müttefikliğiniz yoktur. Eğer din hakkında sizden yardım isterlerse, aranızda bağlayıcı bir sözleşme olan bir halkın aleyhine bir durum olması dışında, yardım üzerinizedir [borçtur]. Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görendir [3].
8:73. Ayet
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler, birbirlerinin yakını, müttefikleridir [5:51]. Siz onu [o yakınlığı, müttefikliği] yapmazsanız, o yerde fitne olur [halk ateşe atılır, sıkıntıya girer] ve büyük bir bozgunculuk olur [1].
8:74. Ayet
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler, hicret edenler, Allah yolunda ellerinden geleni yapanlar, onları barındıranlar ve yardım edenler var ya, işte onlar, gerçek inanıp güvenenlerdir. Onlara bağışlanma ve saygın bir rızık vardır.
8:75. Ayet
Şinasi Güneş
[Onların] Ardından inanıp güvenenler, hicret edenler ve sizinle birlikte ellerinden geleni yapanlar var ya, işte onlar da sizdendir. Allah'ın kitabında [yasasında], rahim sahipleri [kan bağı olanlar] birbirlerine daha yakındır [33:6]. Allah, her şey hakkında bilgedir.