⚖️ Kamer Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
54:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu dünyanın sonu o saat gelip ay yarılıp/bütün gerçekler ortaya çıktığında.
Şinasi Güneş
O saat yaklaştırıldı ve ay yarıldı [1].
54:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne var ki onlar bir ayet/mucize görseler bile yine kabul etmezler ve “Bu süre gelen bir sihirdir,” derler. 22/1-2
Şinasi Güneş
Onlar bir ayet görseler umursamıyorlar [21:1-2, 26:5] ve: ''Süregelen bir sihir / aldatmaca'' diyorlar.
54:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar arzu ve heveslerine uydukları için kendilerine gelmiş hakikat karşısında yalana sarıldılar ama her işin gerçeği sonunda ortaya çıkar.
Şinasi Güneş
Her kararlaştırılmış iş için yalana sarıldılar ve hevalarına uydular.
54:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki onlara, kendilerini küfür ve isyandan alıkoyacak nice mühim haberler geldi. 18/55-56,
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlara, içerisinde caydırıcı olan önemli haberlerden geldi.
54:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Son derece hikmetli öğütler ve uyarılarla dolu Kuran geldi ama gel gör ki bunca uyarının hiçbir faydası olmadı. 31/1...22
Şinasi Güneş
En üstün hikmetli [1]. Uyarılar bir şey sağlamıyor.
54:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık sen de onlardan yüz çevir. Gün gelecek o çağırıcı, onları hiç hoşlanmayacakları bir şeye çağıracak. 20/108, 50/41-42
Şinasi Güneş
Onlardan yüz çevir / dikkate alma. Çağrıcının tanınmayan bir şeye çağırdığı gün,
54:7. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün herkes korkudan gözleri yerinden fırlamış olarak kabirlerinden çıkacak ve çekirge sürüsü gibi etrafa dağılacaklar.
Şinasi Güneş
Bakışları endişeli [1], yayılmış çekirgeler gibi mezarlardan çıkarlar [2].
54:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine o gün çağırıcıya doğru panik içinde koşacaklar ve kâfirler; “Bu ne felaket bir gün böyle!’’ diyecekler. 36/51-52
Şinasi Güneş
Çağrıcıya doğru hızla ilerlerler. Gerçekleri örtenler: ''Bu zor bir gün'' derler.
54:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet onlardan önce de Nuh kavmi de yalana sarılmış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biri’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi. 23/23...26
Şinasi Güneş
Onlardan önce Nuh halkı da yalana sarılmış, kulumuzu yalancı saymış ve gizli güçlerin etkisinde diyerek engellemişlerdi.
54:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Nuh da; ‘‘Rabbim ben yenik düştüm sen bana yardım et!’’ diye Rabbine yalvardı.
Şinasi Güneş
Rabbine dua etti: ''Gerçekten ben yenildim, bana yardım et.''
54:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine biz de göğün kapılarını açtık ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağdırdık. 11/25...49
Şinasi Güneş
Bunun üzerine, sel gibi boşalan suyla göğün kapılarını açtık [26:4].
54:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Yerden de sular fışkırttık. Nihayet sular takdir olunan işi gerçekleştirmek üzere birleşip tufana dönüştü. 7/59...64
Şinasi Güneş
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık ve su, ölçüsü belirlenen işe kavuştu.
54:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Nuh’u birbirine kenetli levhalardan yapılmış gemiye bindirdik. 10/71...73
Şinasi Güneş
Ve onu çivilenmiş levhalar / tahtalar üzerinde taşıdık.
54:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Gemi de bizim gözetimimiz altında yüzdü durdu. Bu, kendisine nankörlük edilen Nuh’a verilmiş bir ödüldü. 37/75...80
Şinasi Güneş
Nankörlük edilen kimseye [Nuh'a] karşılık olarak gözetimimizde akıyordu.
54:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz o gemiyi tufanın bir nişanesi olarak bıraktık. Hani var mı düşünüp ibret alan?
Şinasi Güneş
Şüphesiz onu bir ayet olarak bıraktık. Bilgisini kullanan var mı [69:12]?
54:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördünüz mü?
Şinasi Güneş
Uyarılarım ve azabım nasılmış?
54:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?
Şinasi Güneş
Şüphesiz Kur'an'ı bilgilerinin kullanılması için kolaylaştırdık. Bilgilerini kullanan var mı [1]?
54:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Âd kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. Ama bakın nasılmış benim azabım ve uyarılarım? 7/65...71
Şinasi Güneş
Ad'da yalana sarıldı. Uyarılarım ve azabım nasılmış?
54:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onların üzerine kapkara bir günde şiddetli ve sürekli bir kasırga gönderdik. 41/15-16
Şinasi Güneş
Şüphesiz süregelen uğursuz bir günde üzerlerine sarsıcı / dondurucu bir rüzgar gönderdik.
54:20. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu. 46/21...25
Şinasi Güneş
İnsanları söküp atıyordu. Onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler [1].
54:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördünüz mü? 51/41-42
Şinasi Güneş
Uyarılarım ve azabım nasılmış?
54:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?
Şinasi Güneş
Şüphesiz Kur'an'ı bilgilerinin kullanılması için kolaylaştırdık. Bilgilerini kullanan var mı [1]?
54:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Semûd kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlamış ve uyarılarıma kulak asmamıştı. 7/73...79
Şinasi Güneş
Semud da uyarılar hakkında yalana sarıldı.
54:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizden herhangi bir farkı olmayan bu beşere mi uyacağız. İşte biz asıl o zaman sapıtmış ve delilik etmiş oluruz, dediler. 11/61...68
Şinasi Güneş
''Bizden bir beşere mi, bir tek ona mı uyalım? Şüphesiz biz, o zaman bir sapıklığın ve bir çılgınlığın içerisinde oluruz.'' dediler.
54:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem bu vahiy içimizden bula bula bunu mu bulmuş. Hayır, aslında o küstah bir yalancı.
Şinasi Güneş
''Zikir [1] aramızdan ona mı bırakıldı [2]? Bilakis o bir yalancıdır, bir küstahtır.''
54:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar!
Şinasi Güneş
Yarın o yalancı kimdir, o küstah kimdir öğrenecekler.
54:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onları sınamak için şu dişi deveyi gönderiyoruz: -Sen onların ne yapacağını gözet ve sabret!
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz dişi deveyi [1] bir fitne [mümin ile münafığı ayıran bir sınav] olarak onlara göndereniz, onları gözetle ve sabırlı olmaya devam et.
54:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara şunu haber ver: -Su sizinle deve arasında taksim edilmiştir, sudan herkes sırası gelince yararlanacaktır.
Şinasi Güneş
Onlara suyun onların aralarında taksim edilmesinin önemli haberini ver. Her içiş hazırlanmıştır [1].
54:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar adamlarını çağırdılar. Çetenin elebaşı eline bıçağı alıp deveyi vahşice kesti.
Şinasi Güneş
Arkadaşlarına seslendiler, böylece el birliği yapıp [7:75, 27:48] ayaklarını kestiler [1].
54:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım gördüler! 26/141...158
Şinasi Güneş
Uyarılarım ve azabım nasılmış?
54:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onlara korkunç gürültülü bir depremi musallat ettik sonunda hepsi hayvan ağılındaki otlar gibi ezilip gitti. 27/45...53
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz de, üzerlerine korkunç bir çığlık gönderdik. Böylece onlar yığılmış kırıntı gibi oldular.
54:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret alınsın diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?
Şinasi Güneş
Şüphesiz Kur'an'ı bilgilerinin kullanılması için kolaylaştırdık. Bilgilerini kullanan var mı?
54:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Lut’un kavmi de elçilerini yalancılıkla suçlayıp uyarılara kulak asmamıştı. 7/80...84
Şinasi Güneş
Lut halkı da uyarılar hakkında yalana sarıldı.
54:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Fakat Lut’un ailesini de bir seher vakti kurtarmıştık. 11/81...83
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz de, Lut ailesi dışındakilere bir kasırga gönderdik. Onları [Lut ailesini] bir seher vakti kurtardık.
54:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri biz işte böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Katımızdan bir nimet olarak. Nimetlerin karşılığını veren kimseye işte böyle karşılık veririz.
54:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Lut, bizim şiddetli bir şekilde cezalandıracağımız hususunda onları uyarmıştı. Ama onlar, uyarıları şüphe ile karşıladılar ve dikkate almadılar.
Şinasi Güneş
Şüphesiz yakalamamız hakkında onları uyarmıştı. Onlar ise, uyarılar hakkında tartışıp duruyorlardı.
54:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş! 29/28-29
Şinasi Güneş
Şüphesiz onun konuklarından murat almak istediler, biz de kaynaklarını [1] sildik. Uyarılarımı ve azabımı tadın.
54:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir gün sabah erkenden önlenemez bir azap tepelerine çöküverdi. 15/59...75
Şinasi Güneş
Şüphesiz erken bir vakit kararlaştırılmış azaba uğradılar.
54:39. Ayet
Mustafa Çavdar
– Tadın bakalım benim azabımı ve tehdidim nasılmış! 26/160...166
Şinasi Güneş
Uyarılarımı ve azabımı tadın.
54:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz bu Kuran’ı öğüt ve ibret olsun diye kolaylaştırdık. Hani var mı anlayıp öğüt ve ibret alan?
Şinasi Güneş
Şüphesiz Kur'an'ı bilgilerinin kullanılması için kolaylaştırdık. Bilgilerini kullanan var mı?
54:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle Firavun hanedanına da uyarıcılar gelmişti. 79/15...26
Şinasi Güneş
Şüphesiz Firavun ailesine de uyarılar gelmişti.
54:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat onlar tüm ayetlerimizi/mucizelerimizi yalanladılar. Biz de onları gücümüz ve kudretimize yakışır bir şekilde cezalandırdık. 43/46...52
Şinasi Güneş
Ayetlerimizin hepsi hakkında yalana sarıldılar. Böylece onları, koyduğu ölçüyü gerçekleştiren, üstün olanın tutuşuyla tutuverdik.
54:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sizin bu kâfirleriniz, onlardan daha mı değerli? Yoksa silinmez sahifelerde size dokunulmayacağına dair bir beraat mı var?
Şinasi Güneş
Sizin gerçekleri örtenleriniz, ötekilerinizden hayırlı mı [44:37]? Yoksa size, hikmet yüklü sayfalarda bir beraat mi var?
54:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar: “Biz, birbirine kenetlenmiş örgütlü ve sağlam bir gücüz, bizi kimse yenemez” mi diyorlar? 23/53...56
Şinasi Güneş
Yoksa, ''Biz yardımlaşan bir topluluğuz'' mu diyorlar?
54:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Bil ki bu topluluk yakında hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. 10/87...91
Şinasi Güneş
O topluluk, ileride hezimete uğrayacak ve arkalarını dönüp uzaklaşacaklar [38:11].
54:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat onların asıl cezalandırılacakları gün bu dünyanın sonu o saat geldiği gündür. O saat ne dehşetli ve ne korkunçtur! Bir bilseler. 40/23...50
Şinasi Güneş
Onlara vaat edilen o saattir. O saat, daha feci ve daha acıdır.
54:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz suçlular sapkınlığa ve helake mahkûm olmuşlardır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz suçta ileri gidenler, bir sapıklığın ve bir çılgınlığın içerisindedirler.
54:48. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün yüzükoyun cehenneme sürülecekler ve kendilerine “Şimdi tadın bakalım yakıp kavuran cehennemin ateşinin dokunuşunu” denilecek. 17/97-98
Şinasi Güneş
Yüzleri üstü ateşe sürüklendikleri gün. Beyni yakan sıcağın dokunuşunu tadın.
54:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz biz her şeyi bir kader/ölçü ve düzen dâhilinde yarattık. 15/21, 55/1…16
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüyle oluşturduk [1].
54:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim yaratma emrimiz göz açıp kapamak gibi anlıktır.
Şinasi Güneş
Emrimiz, bir tek göz açıp kapamanın dışında bir şey değildir.
54:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz sizin benzeriniz nice toplulukları helak ettik. Hani var mı düşünüp ibret alan? 14/43-44,
Şinasi Güneş
Şüphesiz sizin inancınızdan, ideolojinizden olanları yıkıma uğrattık. Bu bilgiyi kullanan var mı?
54:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların yaptıkları her şey korunaklı sayfalarda kayıt altına alınmıştır. 50/16-17,
Şinasi Güneş
Yaptıkları her şey zeburlardadır.
54:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Büyük olsun küçük olsun her şey satırlara yazılmıştır.
Şinasi Güneş
Küçüğü büyüğü hepsi satırlaştırılmıştır.
54:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları ne yaman bir azap kuşatmıştı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz vahyin sınırlarına uyup korunanlar, bahçelerde ve bolluklardadır.
54:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu halde, Rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsunuz? 10/94, 57/14 56. İşte bu da önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır. 36/3, 42/13 57. (Kıyamet) günü günden güne yaklaşıyor. 7/187, 79/42.46 58. Fakat onun ne zaman geleceğini Allah’tan başka kimse bilemez. 43/66 59. Şimdi siz bu hadisi/Kuran’ı tuhaf mı buluyorsunuz? 38/1...10 60. Ağlanacak halinize gülüyorsunuz! 9/82 61. Kalkmış bir de alay ediyorsunuz! 6/70, 57/16 62. Artık, Allah’a secde edin/O’na boyun eğin ve kulluğunuzu yerine getirin.
Şinasi Güneş
Koyduğu ölçüyü gerçekleştiren hükümdarın katında, doğruluk oturaklarındadırlar.
← 53. Necm 55. Rahmân →