⚖️ Nûr Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
24:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu, bizim indirip farz kıldığımız ve içinde birçok kesin hüküm bildirdiğimiz ve düşünüp öğüt alasınız diye ayetlerini ayrıntılarıyla açıkladığımız bir suredir.
Şinasi Güneş
İndirdiğimiz ve farz [yerine getirilmesi zorunlu] kıldığımız bir suredir. Ve onda, bilgilerini kullanın diye, apaçık kanıtlı ayetler indirdik.
24:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara duyacağınız acıma hissi sizi Allah’ın dininin hükümlerini uygulamadan alıkoymasın. Ve müminlerden bir grup da onlara verilen cezaya şahit olsun.
Şinasi Güneş
Zina yapan erkek ve kadının ikisinden her birine, celde olarak yüz celde yapın. Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenmişseniz, Allah'ın dini [sosyal düzeni sağlayan ilkelerini] uygulama hakkında, ikisine karşı sizi şefkat tutmasın. Ve ikisinin azabına, inanıp güvenenlerden bir tayfa da şahitlik etsin [1].
24:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Zinakâr erkek ancak zinakâr bir kadın veya müşrik bir kadınla evlenebilir. Zinakâr bir kadın da ancak zinakâr bir erkek veya müşrik bir erkekle evlenebilir. Bu tür bir evlilik müminlere haram kılınmıştır.
Şinasi Güneş
Zina yapan erkek, zina yapan; tutkularına esir olmuş bir kadının dışındakiyle birlikte olmuyor. Zina yapan kadın da, zina yapan; tutkularına esir olmuş bir erkeğin dışındakiyle birlikte olmuyor [24:26]. İşte bu [şekilde bir birliktelik], inanıp güvenenlere haram kılınmıştır [1].
24:4. Ayet
Mustafa Çavdar
İffetli kadınlara zina iftirasında bulunup da bunu dört şahitle ispat edemeyenlere seksen değnek vurun ve onların şahitliğini asla kabul etmeyin, çünkü onlar yoldan çıkmış fasıklardır. 4/112, 24/11...23,
Şinasi Güneş
Korunaklı, iffetli olanlara [1] suç atıp, sonra dört şahit getirmeyenlere [24:13], celde olarak seksen celde yapın [2]. Ve onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin. İşte onlar, yoldan çıkanların ta kendileridir [3].
24:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak bundan sonra, tövbe ederek kendilerini düzeltenler hariçtir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. 7/153, 15/49, 20/82, 25/68...71,
Şinasi Güneş
Bunun ardından, hatasından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelenler ve düzeltenler [1] bunun dışındadır. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
24:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Kocalar eşlerine zina isnadında bulunur da kendilerinden başka şahit getiremezlerse eşlerden her birinin doğru söylediğine dair Allah’a dört defa yemin etmeleri gerekir. 24/7...10
Şinasi Güneş
Eşlerine suç atanlar ve kendileri dışında şahitleri olmayanların her birinin şahitliği, kendilerinin kesinlikle doğru sözlü olduklarına dair dört kez Allah'ı şahit tutmalarıdır.
24:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Beşinci de koca “Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın laneti benim üzerime olsun” demelidir. 24/6...10
Şinasi Güneş
Ve beşincide de, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah'ın dışlamasının üzerine olmasını dilemesidir.
24:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Kadın da kocasının yalan söylediğine dair dört defa Allah’a yemin ederse cezadan kurtulmuş olur. 24/6...10
Şinasi Güneş
Kadının, ''O kesinlikle yalan söyleyenlerdendir.'' şeklinde dört kez Allah'ı şahit tutması ise, azabı ondan savar.
24:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Beşinci de kadın “Eğer kocam doğru söylüyorsa Allah’ın gazabı benim üzerime olsun” demelidir. 24/6...10
Şinasi Güneş
Ve beşincide de, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise, Allah'ın hoşnutsuzluğunun [kendi] üzerine olmasını diler.
24:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah’ın size bu şekilde lütfu ve merhameti olmasaydı haliniz nice olurdu. Fakat Allah tövbeleri çokça kabul eden ve her şeyi yerli yerince yapandır. 24/6...10
Şinasi Güneş
Ya üzerinize Allah'ın armağanı ve rahmeti olmasaydı? Allah, hatasından kesin dönüş yapıp kendisine itaate yönelenlerin yönelişini kabul eden, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
24:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek şu ki o iftirayı tasarlayanlar içinizden bir gruptur. Fakat bunu kendiniz için şer olarak görmeyin. Aksine o, sizin için hayırlı olmuştur. Onlardan her biri için kazandığı günah oranında cezası vardır. Bu işin elebaşılığını yapan kimse var ya işte onu korkunç bir azap beklemektedir. 24/4- 11...23
Şinasi Güneş
Bu, hakikati ters yüz eden bilgiyle gelenler, içinizden güçlü bir gruptur. Onu size şer olarak hesap etmeyin. Bilakis o, size hayırdır. Onlardan her bir kişi için, zarara neden olmaktan kazandırtıldığı vardır. Onlardan, onun [suçun] büyüğüne yönlendiren [öncülük eden] kimseye de, dehşet bir azap vardır.
24:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa siz bu iftirayı işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında hüsnü zanda bulunup “Bu, apaçık bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi? 33/58, 49/6, 104/1-9
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen erkeklerin ve inanıp güvenen kadınların, onu işittiklerinde, kendileri hakkında bir hayır kanaati taşıyarak: ''Bu açıkça hakikati ters yüz etmektir.'' demeleri gerekmez miydi [24:16]?
24:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem bu iftirayı atanların da dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki onlar, bu şahitleri getiremediler, o halde onlar, Allah nezdinde yalancıdırlar. 24/4- 11...23
Şinasi Güneş
Üzerine dört şahitle gelmeleri gerekmez miydi [24:4]? Şahitleri getiremediklerinde, işte onlar, Allah katında yalan söyleyenlerin ta kendileridir.
24:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah’ın size dünyada ve ahirette lütfu ve rahmeti olmasaydı, bu dedikoduya kapılıp gitmenizden dolayı korkunç bir azaba çarptırılırdınız. 7/153, 15/49, 20/82, 25/68...71, 39/53, 49/11-12, 104 hümeze suresi
Şinasi Güneş
Allah'ın, dünyada ve ahirette üzerinize armağanı ve rahmeti olmasaydı [24:10], daldığınız şey hakkında, kesinlikle size dehşet bir azap temas ederdi.
24:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü siz, bu iftirayı dilinize dolamış ve işin aslını bilmediğiniz halde ileri geri konuşuyor ve bunu basit bir mevzu sanıyordunuz. Oysa bu Allah katında öyle büyük bir vebal ki.
Şinasi Güneş
Hani, onu dilden dile aktarıyordunuz. Bilginiz olmadığı şey hakkında, ağzınızla konuşuyordunuz ve onu önemsiz hesap ediyordunuz [17:36]. Oysa o, Allah katında dehşet bir şeydir.
24:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet bu iftirayı duyar duymaz “Böyle şeyler konuşmak bize yakışmaz. Hâşâ! Bu büyük bir iftiradır.” demeniz gerekmez miydi? 33/58, 49/6, 104/1-9
Şinasi Güneş
Onu işittiğinizde: ''Bunun hakkında söz söylememiz [hükme varmamız], bizim için olur şey değildir. Seni tenzih ederiz. Bu, dehşet, çok büyük bir iftiradır.'' demeniz gerekmez miydi [24:12]?
24:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Madem ki müminsiniz bir daha böyle bir şeye bulaşmamanız için Allah size öğüt veriyor.
Şinasi Güneş
Eğer inanıp güvenenler iseniz, onun benzerine bir daha ebediyen dönmeyesiniz diye, Allah size öğüt veriyor.
24:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Allah size, hükümlerini açıklıyor. Allah, her şeyi bilen ve doğru hüküm verendir.
Şinasi Güneş
Ve Allah, ayetlerini size açıkça ortaya koyuyor. Allah, bilendir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
24:19. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edenler arasında çirkinliklerin yayılmasından hoşlananlara, dünyada da ahirette de acıklı bir azap vardır. Allah herkesin niyet ve düşüncesini bilir, ama siz bilmezsiniz. 2/168- 169,
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler içerisinde aşırılığın ve hayasızlığın yayılmasını sevenlere, dünyada ve ahirette can yakıcı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
24:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Ya Allah’ın üzerinizde lütfu ve rahmeti olmasaydı ve size şefkat ve merhametiyle muamele etmeseydi haliniz nice olurdu?
Şinasi Güneş
Ya Allah'ın üzerinize armağanı ve rahmeti olmasaydı? Allah, şefkatlidir, merhamet edendir.
24:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse, iyi bilsin ki o sadece çirkin ve kötü şeyleri emreder. Eğer Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, hiçbiriniz ebediyen gü 300
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Şeytanın adımlarına uymayın [1]. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, şüphesiz o, aşırılıkları, hayasızlıkları ve herkesçe kabul edilen ortak kötülükleri emreder [2]. Allah'ın üzerinize armağanı ve rahmeti olmasaydı, sizden hiçbiriniz ebediyen arınamazdınız. Allah, gereğini yapanı arındırır. Allah, işitendir, bilendir.
24:22. Ayet
Mustafa Çavdar
İçinizden maddi imkâna sahip olan iyiliksever kimseler, akrabaya, düşkünlere, Allah yolunda yurtlarını terk edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Allah’ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Öyleyse onlar da bağışlayıp hoş görsünler. Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 2/177, 4/36, 9/60, 76/8- 9
Şinasi Güneş
Sizden fazlalık ve genişlik sahipleri, yakınlık sahiplerine, ihtiyaç sahiplerine, Allah yolunda hicret etmiş olanlara vermemeyi tasarlamasınlar [el çekmesinler]. Affetsinler ve hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
24:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiçbir şeyden habersiz masum iffetiyle yaşayan mümin kadınlara iftira atanlar dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir ve onlara korkunç bir azap vardır.
Şinasi Güneş
Korunan inanıp güvenmiş kimselere, bir şeyden haberleri olmadığı halde, onlara suç atanlar, dünyada ve ahirette rahmetten dışlanmışlardır. Onlara, dehşet bir azap vardır.
24:24. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, onların dilleri, elleri ve ayakları yapıp ettiklerinden dolayı aleyhlerinde şahitlik edecekler. 36/65, 41/19...22
Şinasi Güneş
Dillerinin, ellerinin ve ayaklarının, yaptıkları şeyler hakkında aleyhlerinde şahitlik ettikleri gün [36:65, 41:20].
24:25. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı tastamam verecek ve onlar da Allah’ın ne kadar hak olduğunu apaçık öğrenecekler. 7/8- 9,
Şinasi Güneş
O gün Allah, onların hak ettikleri karşılıklarını tastamam verir. Ve onlar da, Allah'ın, açıkça hakkın ta kendisi olduğunu bilirler.
24:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Kötü kadınlar, kötü erkeklere, kötü erkeklerde kötü kadınlara yaraşır. İyi kadınlar iyi erkeklere, iyi erkekler de iyi kadınlara layıktır. İşte o tertemiz kişiler onların attıkları iftiralardan uzaktırlar. Onlar için bağışlanma ve bol nimet vardır.
Şinasi Güneş
Pis kadınlar, pis erkekler içindir. Pis erkekler de, pis kadınlar içindir [24:3]. Temiz kadınlar, temiz erkekler içindir. Temiz erkekler de, temiz kadınlar içindir. İşte onlar, onların söylediği şeylerden ilgisi olmayanlardır. Onlara, bağışlanma ve saygın bir rızık vardır.
24:27. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey iman edenler! Kendinize ait olmayan evlere sahibinden izin almadan ve hane halkına selam vermeden girmeyin. Eğer düşünecek olursanız böyle yapmanız sizin yararınıza bir davranıştır. 4/86, 11/69- 73,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirene kadar ve ahalisini selamete çıkarmadan [1] girmeyin. Bu, bilgisini kullanırsınız [bilinçli davranırsınız] diye, sizin için hayırlı olandır.
24:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilene kadar oraya girmeyin. Şayet size geri dönün denilirse, hemen geri dönün. Böyle yapmanız sizin için nezih bir davranıştır. Allah sizin hangi niyetle davrandığınızı bilir.
Şinasi Güneş
Orada bir kimse bulamazsanız, size izin verilene kadar oraya girmeyin. Eğer size, dönün denilirse, hemen dönün. O, sizin için daha arındırıcı olandır. Allah, yaptığınız şeyleri bilendir.
24:29. Ayet
Mustafa Çavdar
İçinde size ait eşya bulunan ve kimsenin oturmadığı evlere girmenizde sizin için bir sakınca yoktur. Allah, açığa vurduğunuzu da, gizlediğinizi de bilir.
Şinasi Güneş
Oturulmayan, fakat yararlanmanız için olan evlere [yerlere] girmenizde size bir günah yoktur. Allah, açığa vurduğunuz şeyleri de, gizlediğiniz şeyleri de bilir.
24:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar iffet ve namuslarını korusunlar. İşte bu onlar için en nezih olandır. Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarından haberdardır. 12/23...32, 19/19- 20, 24/31- 60
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen erkeklere söyle, bakışlarından kıssınlar [1] ve ırzlarını korusunlar. İşte bu, onlar için daha arındırıcı olandır. Allah, ürettiğiniz şeyler hakkında haberdar olandır.
24:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Mümin hanımlara da söyle, onlar da bakışlarını haramdan sakınsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar. Zorunlu olarak görünenlerin dışında ziynet yerlerini göstermesinler, başörtülerini de göğüs ve gerdanlarının üstüne sarkıtsınlar, cazibe ve güzelliklerini kimseye göstermesinler. Yalnız kocaları, babaları, kayın babaları, öz oğulları, üvey oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, malik olduklarınız, kadına ihtiyaç duymayan erkek hizmetçiler veya kadınlara istekleri gelişmemiş küçük çocuklar bunun dışındadır. Bir de yürürken ziynetlerini teşhir etmek için ayaklarını yere sert vurmasınlar. Ey müminler yapmış olduğunuz hatalardan tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz. 12/23...32, 19/19- 20, 24/30- 60, 58- 59
Şinasi Güneş
Ve inanıp güvenen kadınlara söyle, bakışlarından kıssınlar ve ırzlarını korusunlar. Doğal olarak görünenler dışında, çekiciliklerini açığa vurmasınlar. Örtüleriyle göğüs açıklıklarının üzerini örtsünler. Çekiciliklerini; kocaları veya babaları [ataları] veya kocalarının babaları [ataları] veya oğulları veya kocalarının oğulları veya erkek kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları [hemcinsleri] veya yeminlerine / antlaşmalarına sahip olanlar veya adamlardan, [kadına] ihtiyaç duymayan hizmetliler veya kadınların avret yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklar dışındakilere açığa vurmasınlar. Çekiciliklerinden gizli olanlarının bilinmesi için ayaklarıyla vurmasınlar. Ey inanıp güvenenler! Başarıya ulaşmanız için topluca hatanızdan kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelin [1].
24:32. Ayet
Mustafa Çavdar
İçinizden bekârları, esirlerinizden durumu iyi olanları evlendirin. Şayet onlar fakir iseler, bilsinler ki Allah, onları lütuf ve keremi ile zenginleştirir. Allah’ın lütuf ve ikramı geniştir, kimin hangi durumda olduğunu bilir. 2/177, 3/133...136, 7/201, 25/63...77
Şinasi Güneş
Sizden bekarları, kölelerinizden ve gönül rızasıyla hizmetinize girmiş kadınlarınızdan salih olanları nikahlayın [evlendirin]. Eğer muhtaç durumdaysalar, Allah onları armağanından kendilerine yeterli hale getirir. Allah, genişletendir, bilendir.
24:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Evlenmek için maddi imkân bulamayanlar, Allah, lütfundan kendilerini zenginleştirinceye kadar iffet ve namuslarını korusunlar. Bedelini ödeyerek özgür kalmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen himayenizde bulunanlarda eğer bu kabiliyeti görüyorsanız onlarla sözleşme yapın ve Allah’ın size sunduğu imkânlardan onlara da verin. Eğer iffetli kalmak istiyorlarsa onların üzerinden dünyalık kazanmak için evlendirmeye zorlayarak size karşı gelmelerini sağlamayın. Kim onları zorlamadan vazgeçerse Allah bunlara af ve mağfireti ile muamele edecektir.
Şinasi Güneş
Nikaha imkan bulamayanlar, Allah'ın, armağanından onları kendilerine yeterli duruma getirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Yeminlerinize / antlaşmanıza [hak] sahip olanlardan, sizden yazılı sözleşme isteyenlere, onlarda bir hayır bilirseniz, onlarla yazılı sözleşme yapın. Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Evlenip korunmak isterlerse, dünya hayatının genişliğini elde etmek için gençlerinizi azgınlığa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, onların zorlanmalarının ardından, Allah, bağışlayandır, merhamet edendir [1].
24:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu size apaçık ayetler/hükümler, sizden önce gelip geçenler ile ilgili nice örnekler ve sakınıp korunmak isteyenler için de öğütler indirmişizdir. 31/1...5,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, size apaçık kanıtlı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden örnek ve vahyin sınırlarına uyup korunanlar için bir öğüt indirdik [3:138].
24:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah göklerin ve yerin nurunun kaynağıdır. O’nun nurunun sembolü duvardaki bir oyuk ve içinde bir lamba, lamba da billur bir fanus içinde; fanus ise sanki inci gibi parlayan bir yıldız, yakıtı da doğuda ve batıda bulunmayan bereketli bir zeytin ağacından, o yağ neredeyse ateş değmeden ışık verecek. Nur üstüne nur. Allah bu nuru tercih edeni
Şinasi Güneş
Allah, göklerin ve yeryüzünün nurudur. Nurunun [Kur'an'ın 9:32, 61:8] örneği; içinde kandil bulunan bir kandil yuvası gibidir. O kandil, bir cam içindedir. O cam, parlak bir gezegen gibidir. Doğuya da, batıya da ait olmayan, bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Onun yağı, neredeyse ona ateş temas etmese bile ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah, gereğini yapana nurunu gösterir. Allah, insanlar için örneklerini vurgular. Allah, her şey hakkında bilgi sahibidir.
24:36. Ayet
Mustafa Çavdar
(Bu nur) İçerisinde Allah’ın yüceltilmesine, O’nun adının anılmasına ve sabah akşam şanının yüceliğinin dillendirilmesine izin verdiği evlerde/mescitlerde parıldamaktadır.
Şinasi Güneş
[O nur] Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesinde adının yükseltildiği ve mesajlarının öğrenilip yerine getirildiği evlerdedir [kurumlarda, yapılardadır 22:40][1]. Orada, O'nu sabah akşam [devamlı] tesbih ederler [Allah'ın belirlediği yörüngede / yaratılış amacına göre hareket ederler, verdiği görevleri yaparlar].
24:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyle yiğitler var ki ne ticaret ne alışveriş onları Allah’ın zikrinden/ Kuran’dan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoyamaz, Zira onlar gözlerin ve kalplerin korkudan ters yüz olacağı bir günden korkarlar. 22/41, 61/10, 62/9...11,
Şinasi Güneş
Adam gibi adamlar. Ne bir ticaret ve ne bir alışveriş; Allah'ın mesajlarını aklında tutup yeri geldiğinde yerine getirmek, salatı ikame etmek, arınmanın bedelini yerine getirmek [1] hususunda onları oyalamaz. Onlar, kalplerin ve bakışların allak bullak olduğu bir gün hakkında korku hissederler.
24:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah da onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracak, onlara katından fazla fazla verecektir. Allah, gereği gibi davrananlara sınırsız mükâfat bahşeder. 10/4, 11/11, 16/97, 18/46, 35/29- 30
Şinasi Güneş
Allah'ın, onlara amellerinin karşılığını en iyisiyle vermesi ve onlara armağanından arttırması için. Allah, gereğini yapanı hesapsız rızıklandırır.
24:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ise yaptıkları iyi işler çöldeki serap gibidir, susuzluktan yanmış kimse onu su sanır fakat oraya vardığında hiçbir şey bulamaz, yanında sadece Allah’ı bulur. O da onun hesabını eksiksiz görür, zira Allah hesabı çok hızlı görendir. 2/202, 3/19, 6/62, 18/100…106,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenlerin amelleri, dümdüz arazideki serap gibidir. Susayan, onu su hesap eder. Oraya geldiğinde ise, hiçbir şey bulamaz [18:104-105] ve onun yanında Allah'ı bulur ve [Allah] hesabını tastamam görür. Allah, hesabı seri olandır.
24:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Veya onların amelleri okyanusun derinliklerindeki yoğun karanlıklara benzer, onu kat kat dalgalar kaplamış üstüne ise kara bulutlar çökmüş tam bir zifiri karanlık ki insan elini uzatsa neredeyse kendi elini dahi göremeyecek, nitekim Kim Allah’ın nuru Kuran’dan aydınlanmamışsa onun karanlıktan kurtulup aydınlığa kavuşması mümkün değildir. 3/19, 6/62, 14/51, 40/17, 18/103...107, 47/1...3
Şinasi Güneş
Veya, [Kur'an'ın aydınlatmadığı insan] bol suyun derinliklerindeki karanlıklar gibidir. Onu dalga üstüne dalga kaplar ve üzerinde bulut vardır. Elini çıkardığında, neredeyse onu göremeyecek kadar birbirinin üstünde karanlıklar. Allah'ın aydınlık kılmadığı kimseye, başka hiçbir aydınlık yoktur.
24:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde bulunan varlıkların ve sıra sıra uçan kuşların Allah’ın yüce kudretini dillendirdiğini görmüyor musun? Doğrusu bunların hepsi O’na nasıl yakaracaklarını ve O’nun koyduğu yasaya göre hareket edeceklerini bilmektedirler. Allah da onların davranışlarını çok iyi bilmektedir. 13/13...15, 16/48- 49,
Şinasi Güneş
Göklerde yeryüzünde olanların, sıra sıra uçanların O'nu tesbih ettiklerine [yaratılış amaçlarına göre hareket edip görevlerini yaptıklarına] dikkat etmedin mi? Hepsi salatını [ekolojik dengeye desteğini] ve görevini bilir. Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
24:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir ve nihayetinde dönüş de Allah’adır.
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün hükümdarlığı Allah'a aittir. Varış yeri O'nadır.
24:43. Ayet
Şinasi Güneş
Allah'ın, bulutları sürüklediğine, sonra aralarını birleştirdiğine, sonra onları birbiri üstüne yığılmış kıldığına dikkat etmedin mi? Böylece arasından yağmurun çıktığını görürsün [30:48]. Ve gökten, içinde dolu bulunan dağ [gibi] kütlelerden indirir. Onu, gerekli gördüğüne isabet ettirir ve gerekli gördüğünden de geri çevirir. Şimşeğin parıltısı, bakışları neredeyse alıp götürür.
24:44. Ayet
Şinasi Güneş
Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp durur. İleri görüş sahipleri için kesinlikle bunda bir ibret vardır.
24:45. Ayet
Şinasi Güneş
Allah, her canlıyı sudan oluşturdu [21:30]. Onlardan kimisi karnı üzerinde yürür, onlardan kimisi iki ayağı üzerinde yürür ve onlardan kimisi de dört [ayağı] üzerinde yürür. Allah, gerekli gördüğünü oluşturur. Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
24:46. Ayet
Şinasi Güneş
Apaçık kanıtlı ayetler indirdik. Allah, gereğini yapana dosdoğru yolu gösterir.
24:47. Ayet
Şinasi Güneş
''Allah'a ve elçiye inanıp güvendik ve itaat ettik.'' diyorlar [63:1]. Sonra, bunun ardından onlardan bir kesim, yüz çeviriyor. İşte onlar, inanıp güvenenler değildir.
24:48. Ayet
Şinasi Güneş
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve elçisine davet edildiklerinde, onlardan bir kesim umursamıyor [1].
24:49. Ayet
Şinasi Güneş
Hak onlardan yana olsa, gelip hemen kabul ederler [1].
24:50. Ayet
Şinasi Güneş
Kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa kuşku mu duyuyorlar? Yoksa, Allah'ın ve elçisinin onlara haksızlık etmesinden mi korkuyorlar [49:14]? Bilakis onlar, yanlış yapanların ta kendileridir.
24:51. Ayet
Şinasi Güneş
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve elçisine çağrıldıklarında, inanıp güvenenlerin sözü ancak: ''İşittik ve itaat ettik.'' demeleri oldu. İşte onlar, başarıya ulaşanların ta kendileridir.
24:52. Ayet
Şinasi Güneş
Kim Allah'a ve elçisine itaat eder, Allah'a derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşır ve O'nun sınırlarına uyup korunursa, işte onlar, kazancı hak edenlerin ta kendileridir.
24:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa katılacaklarına dair yemin üstüne yemin ediyorlar. De ki: – Yemin edip durmayın yapmanız gerekeni yapın, emre itaat edin zira Allah yaptığınız her şeyden haberdardır!
Şinasi Güneş
Eğer onlara emredersen, kesinlikle [savaşa] çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederek Allah'ı kanıt gösterdiler. De ki! ''Kanıt göstermeyin. İtaat, herkesçe kabul edilen ortak iyidir [yapmanız gerekendir 47:20-21]. Allah, yaptıklarınız hakkında haberdar olandır.''
24:54. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Allah’a itaat edin, mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edin. Eğer yüz çevirir itaat etmezseniz bilin ki o kendi görevinden sorumludur, siz de yüklendiğiniz görevden sorumlusunuz. O’na itaat etmeniz durumunda doğru yolu tutmuş olursunuz zira elçiye düşen ilahi mesajı apaçık bir şekilde tebliğ etmekten ibarettir.
Şinasi Güneş
De ki! ''Allah'a ve elçisine itaat edin.'' Eğer yüz çevirirseniz, ona düşen ancak yüklendiği şeylerdir. Size düşen de, yüklendiğiniz şeylerdir. Ona itaat ederseniz, doğruyu görürsünüz. Elçinin üzerine, açıkça duyurmanın dışında bir şey yoktur [1].
24:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, sizden iman edip iyi ve yararlı işler yapanlara, kendilerinden öncekilere güç ve iktidar imkânı verdiği gibi onları da ülkelerinde hükümran kılacağını, onlar için seçip razı olduğu dinlerini güçlendireceğini, korku ve kaygı içinde geçen dönemlerin ardından onları güven ve esenlik dolu bir hayata kavuşturacağını vaat etmiştir. Çünkü onlar yalnızca Allah’a kulluk ederler ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Artık kim bundan sonra nankörlük edip küfre saplanırsa işte onlar yoldan çıkmış fasık kimselerdir. 3/55, 4/141, 5/3, 9/32, 40/14, 61/9, 32/18...20,
Şinasi Güneş
Allah, sizden inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlara, onlardan öncekileri başkalarının yerine geçirdiği gibi [1], onları da o yerde başkalarının yerine geçireceğini, onlar için razı olduğu dine kesinlikle onları tutunduracağını ve korkularının ardından, kesinlikle onları güvenle değiştireceğini vaat etti [21:105]. Onlar, bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bunun ardından, kim gerçekleri örterse, işte onlar, yoldan çıkanların ta kendileridir.
24:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın merhametine mazhar olabilmek için namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçiye itaate devam edin!
Şinasi Güneş
Rahmet olunmanız için; salatı ikame edin, arınmanın bedelini yerine getirin [1] ve elçiye itaat edin.
24:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin bu dünyada Allah’ın cezasından kaçıp kurtulacaklarını zannetme. Onların dönüp dolaşıp varacakları yer ateştir ne kötü bir son duraktır o! 7/40, 39/71, 67/6...12,
Şinasi Güneş
Sakın, gerçekleri örtenlerin, yeryüzünde aciz bırakanlar olabileceğini hesap etme. Barınakları ateştir. Kesinlikle sıkıntılı bir varış yeridir.
24:58. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey İman edenler! Ellerinizin altındakiler ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış olan aile fertleriniz günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra yanınıza girmek için izin istesinler. Çünkü bu üç vakit sizin için uygun olmayan zamanlardır. Bu vakitlerin dışında izin almadan yanınıza girip çıkmalarında sizin için de onlar için de herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü onlar beraber yaşamak durumunda olduğunuz kimselerdir. İşte Allah hükümlerini böylece açıklıyor zira
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Yeminlerinize / antlaşmanıza [hak] sahip olanlar ve sizden erginlik yaşına ulaşmamış olanlar, üç durumda sizden izin istesinler [1]: Sabah eğitim öğretim faaliyetinden önce, öğlen elbiselerinizi koyduğunuz zaman ve akşam eğitim öğretim faaliyetinin ardından [2]. Bunlar, sizin için korunmasız üç zamandır [3]. Bunların ardından, birbirinizin yanında dolaşmalarında size ve onlara bir günah yoktur. Allah, size ayetlerini işte böyle açıkça ortaya koyuyor. Allah, bilendir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
24:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Çocuklarınız ergenlik çağına gelince yanınıza girerken büyüklerinin izin istedikleri gibi her zaman izin istesinler. Allah size hükümlerini işte böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilendir ve buna göre hüküm verendir.
Şinasi Güneş
Sizden olan çocuklar, erginlik çağına ulaştıklarında, onlardan öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler. Allah, size ayetlerini işte böyle açıkça ortaya koyuyor. Allah bilendir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
24:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de nikâh ümidi kalmamış yaşlı kadınların, sokağa çıkarken açılıp saçılmamak şartıyla dış elbiselerinin bir kısmını giymemelerinde bir sakınca yoktur fakat iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitendir ve her şeyi bilendir. 23/5- 6, 24/31...33, 33/55- 59
Şinasi Güneş
Kadınlardan, nikah beklentisi kalmayıp oturanlar, vücut hatlarını dışa vurmadan elbiselerini koymalarında bir günah yoktur. İffetli olmaları onlar için hayırlıdır. Allah, işitendir, bilgedir.
24:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Körlerin, topalların ve hastaların sizinle beraber yemek yemesinde bir sakınca yoktur. Sizin de kendi çocuklarınızın evlerinde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşleriniz evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarı sizde olan evlerde veya samimi dostlarınızın evlerinde beraber veya ayrı ayrı yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Ancak evlere girdiğinizde Allah katından bir esenlik, bereket ve iyilik dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah hükümlerini böylece açıklıyor umulur ki gereği gibi düşünürsünüz. 11/69- 73,
Şinasi Güneş
Köre bir güçlük yoktur, topala bir güçlük yoktur, hastaya bir güçlük yoktur. Size de; evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduğunuz veya özü sözü doğru arkadaşınızın evlerinden, toplu olarak veya ayrı ayrı nasiplenmenizde bir günah yoktur [1]. Evlere girdiğinizde, kendinize Allah katından iyi bir hayat dileği olarak, temiz, yararlı bir bereket ve selamet sağlayın [2]. Aklınızı kullanın diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıkça ortaya koyuyor.
24:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve mesajlarını tebliğ eden elçisine inanır ve güvenirler ve toplumsal bir iş konuşmak üzere onunla bir araya geldiklerinde ondan izin almadan çekip gitmezler. Ey elçi, senden izin isteyerek ayrılanlar işte onlar Allah’a ve elçisine inanıp güvenen kimselerdir. Onlar birtakım işleri için izin istediklerinde uygun gördüklerine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlanma dile! Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 8/2- 3, 49/15, 3/134, 42/37- 43,
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine inanıp güvenen müminler, bir iş hakkında toplanıp onunla birlikte olduklarında, onun izni olana kadar gitmezler. Senden izin isteyenler, işte onlar, Allah'a ve elçisine inanıp güvenenlerdir. Bazı işleri için senden izin istediklerinde, onlardan gerekli gördüğün kimselere izin ver ve onlar için Allah'a bağışlama dile. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
24:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçinin çağrısını aranızda birbirinize yaptığınız çağrı gibi görmeyin. Şüphesiz Allah, aranızdan gizlice sıvışıp gidenleri çok iyi biliyor. Bunun için O’nun emrine aykırı hareket eden bu kimseler dünyada başlarına bir bela gelmesinden veya ahirette acıklı bir azaba uğratılmalarından korksunlar. 9/42...44,
Şinasi Güneş
Elçinin davetini, aranızda birbirinizin daveti gibi kılmayın [8:24]. Allah, sizden saklanarak sıvışanları bilmektedir. Onun emrinden muhalefet edenler, onlara toplumu ateşe atan bir sıkıntının isabet etmesine veya onlara can yakıcı bir azabın isabet etmesine karşı hazırlıklı olsunlar [1].
24:64. Ayet
Şinasi Güneş
İyi bilin ki, göklerde ve yeryüzündekiler Allah'ındır. Sizin ne üzerinde olduğunuzu bilir. O'na döndürüldükleri gün, yaptıkları şeylerin haberlerini onlara verir. Allah, her şey hakkında bilgi sahibidir.
← 23. Mü'minûn 25. Furkân →