Mealler › Karşılaştırma › Yûsuf
⚖️ Yûsuf Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
12:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif, Lâm, Mîm, Râ. İşte bu kitabın ayetleridir. Rabbinden sana indirilen hakkın ta kendisidir. Fakat insanların çoğu bu hak olan Kuran’a iman etmiyorlar.
Şinasi Güneş
Güçlü, yönlendiren, lider işte bu, apaçık kitabın ayetleridir.
12:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yükselten,1 sonra kâinatı hükümranlığı altına alan,2 bu çerçevede yörüngelerinde belirli bir süreye kadar akıp gidecek olan ayı ve güneşi bir yasayla emrinize amade kılan ve varlığı yerli yerince yöneten Allah’tır.3 O Rabbinizle buluşmaya şeksiz ve şüphesiz inanasınız diye4 ayetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır.5, 131/10, 50/6, 67/3, 232/4, 57/4, 331/29, 35/13, 36/38...40, 440/15, 42/7, 56/105-114-126,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, aklınızı kullanın diye, onu açık, anlaşılır bir hitap / bilgi kümesi olarak indirdik [1].
12:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine O’dur yeryüzünü yayıp döşeyen,1 orada sağlam ve sabit dağlar dikip,2 vadilerde nice nehirler akıtan,3 her üründen erkekli-dişili çiftler var eden4 ve gündüzü geceye bürüyüp örten.5 İşte bütün bunlarda, derinliğine düşünen bir toplum için nice deliller vardır.6, 12/21-22, 10/24, 36/33...36, 216/15-16,
Şinasi Güneş
Bu Kur'an'ı sana vahyetmekle, sana kıssaların en iyi olanlarını anlatıyoruz. Önceden sen kesinlikle gaflette olanlardandın.
12:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeryüzünde birbirine komşu ama birbirinden farklı kara parçaları vardır. Orada üzüm bağları, ekin tarlaları, tek kökten çıktığı halde çatallı-çatalsız veya çatal kökten çıktığı halde tek gövde üzerinde boy veren hurma ağaçları vardır. Bunlar aynı sudan sulandığı halde, biz onların meyvelerini birbirinden güzel farklı renk ve tatlarda yaratmışızdır. Bunda da, aklını kullanan bir toplum için nice ayetler/deliller vardır. 6/99-141,
Şinasi Güneş
Hani Yusuf babasına: ''Ey babacığım, şüphesiz ben on bir parlayan / ışıldayan, güneş ve ay gördüm [1]. Onların benim için boyun eğdiklerini [2] gördüm [3].'' demişti.
12:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer şaşıyorsan, asıl sen onların: “Biz toprak olduktan sonra yeniden mi diriltileceğiz?” demelerine şaş! İşte onlar, Rablerinden gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerdir. İşte onlar, boyunlarında tutsaklık tasması taşıyanlardır. İşte onlar ateş halkıdır. Orada kalıcıdırlar. 17/49-97-98 19/66, 23/33...35
Şinasi Güneş
''Ey oğulcuğum, gördüğünü / görüşünü / vizyonunu kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana karşı bir plan tasarlamaya girişirler. Şüphesiz şeytan, insan için açıkça bir düşmandır.'' dedi.
12:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem onlar iyiliği bırakmışlar da senden, kötülüğü/azabı acele getirmeni istiyorlar. Hâlbuki kendilerinden önce ibretlik nice acı örnekler geçmiştir. Neyse ki senin Rabbin, insanların günah ve isyanlarına rağmen yine de bağış sahibidir, ama Rabbinin cezalandırması da çok şiddetlidir.
Şinasi Güneş
İşte böylece Rabbin, seni seçip sana bir kısım olayların doğru yorumlanmasını öğretir. Bundan önce iki atan İbrahim ve İshak'a tamamladığı gibi, sana ve Yakub ailesine nimetini tamamlar. Şüphesiz Rabbin bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
12:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler; “Sana Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” derler.1 Unutma ki sen, sadece bir uyarıcısın.2 Zira her toplumun mutlaka bir yol göstericisi olmuştur.3, 120/133-134, 29/50-51,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Yusuf ve kardeşlerinde, sorgulayanlar için ayetler vardır.
12:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, her dişinin neyi yüklendiğini ve rahimlerin neyi eksiltip, neyi artırdığını iyi bilir. Zira O’nun katında her şey, bir yasa ve bir ölçüye göredir. 22/5, 42/49-50
Şinasi Güneş
Hani: ''Kesinlikle Yusuf ve kardeşi babamıza daha sevimlidir. Üstelik biz güçlü bir grubuz. Babamız kesinlikle açıkça bir şaşkınlık içerisindedir.'' demişlerdi.
12:9. Ayet
Mustafa Çavdar
O idrak alanına giren şahadet âlemini de, idrak sınırları dışında kalan gayb âlemini de bilendir. O her şeyden uludur, yüceler yücesidir! 10/61, 67/13-14
Şinasi Güneş
''Yusuf'u etkisiz hale getirin veya uzak bir yere bırakın ki, babanızın yüzü [ilgisi, teveccühü] size olsun. Sonrasında siz, düzeltici bir halk olursunuz [1].''
12:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah için, birinizin sözünü saklaması veya açığa vurması ya da bir şeyi gece gizlenerek veya gündüzün açıkça yapması arasında hiçbir fark yoktur. 2/76-77,
Şinasi Güneş
Onlardan bir konuşmacı: ''Yusuf'u etkisiz hale getirmeyin. Şayet bir şey yapıyorsanız, onu kuyunun görünmeyen bir yerine bırakın. Gelip geçen biri onu buluntu olarak alsın.'' dedi.
12:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira her insanın, önünde ve ardında onu izleyen ve Allah’ın emriyle koruyup yaptıklarını kaydedenler vardır.1 Bir toplum, kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez!2 Fakat (yaptıkları zulümlere göre) Allah, bir toplumun cezalandırılmasını dileyince artık onu geri döndürecek yoktur ve onların Allah’tan başka sığınacakları bir sığınakları da yoktur.3, 16/61, 50/17-18, 82/10...12,
Şinasi Güneş
''Ey babamız, sana ne oluyor da, Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Biz Yusuf'a kesinlikle nasihat ediciyiz [iyiliğini istiyoruz].'' dediler.
12:12. Ayet
Mustafa Çavdar
O Allah’tır, size şimşeği göstererek korku ve ümidi bir arada yaşatan; ardından yağmur yüklü bulutları var edip ortaya çıkaran. 2/19-20,
Şinasi Güneş
''Yarın onu bizimle gönder. Hoşça vakit geçirsin ve oynasın. Biz onu kesinlikle koruyucuyuz.''
12:13. Ayet
Mustafa Çavdar
RA’D SÛRESİ
Şinasi Güneş
''Şüphesiz onunla gitmeniz beni hüzünlendirir. Siz ondan gafil iken, onu bir kurtun kapmasından korkarım.'' dedi.
12:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Hakiki dua, yalnızca Allah’a yapılandır. Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardıkları, kendilerine hiçbir şekilde cevap veremezler. Onların durumu, tıpkı ellerini uzatıp suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açana benzer. Oysa o hiçbir zaman suya kavuşamayacaktır. İşte bu kâfirlerin duası, boş ve beyhudedir.
Şinasi Güneş
''Biz güçlü bir grup iken, şayet onu kurt kaparsa, o zaman biz kesinlikle kayba uğramış oluruz.'' dediler.
12:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde olan her iradeli varlık ve onların gölgeleri, sabah ve akşam ister istemez/mecburen Allah’a secde ile görevlerini yaparlar.
Şinasi Güneş
Onunla gittiklerinde, onu kuyunun görünmeyen yerine bırakmaya icma [1] ettiler [12:102]. Ve biz ona: ''Kesinlikle onlar şuurunda değillerken, onların bu işlerini onlara haber vereceksin.'' diye vahyettik ilham ettik.
12:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor. “Allah’tır!” de!1 “Peki öyleyse Allah ile aranıza koyup kendilerine bile fayda ve zararı olmayanları evliya ve yardımcı mı edindiniz!” de.2 Ve yine onlara “Kör ile gören bir olur mu?3 Veya karanlıklarla aydınlık aynı şey midir?”4 diye sor. Yoksa onlar yaratma hususunda Allah’a, bir takım ortaklar keşfettiler de gerçek yaratmanın kime ait olduğu hakkında kafaları mı karıştı? De ki: “Her şeyin mutlak ve tek yaratıcısı Allah’tır.5 O, her şeyi otoritesine boyun eğdiren tek ilahtır.”6, 123/84-85, 29/61, 31/25-26, 210/18, 22/12, 3 22/46, 35/19, 40/58, 414/1, 57/9, 65/11, 516/17, 27/60, 46/4, 62/163, 16/51-52,
Şinasi Güneş
Ve akşam ağlayarak babalarına geldiler.
12:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah gökten su indirir de, vadiler o su ile alabildiğine dolup taşar. Sel, üzerinde oluşan köpükleri süpürür götürür. Süs eşyası veya alet-edevat yapmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük oluşur. Allah, hak ile batılı işte böyle örnekle anlatıyor! Nihayetinde köpük yok olup gider de, insanlara faydalı olan kısmı ise yerde kalır. Allah, gerçekleri işte böyle misallerle anlatır.
Şinasi Güneş
''Ey babamız, şüphesiz biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u eşyalarımızın yanına bıraktık, onu kurt kapmış. Biz doğru sözlüler olsak da, sen bize inanıp güvenmezsin.'' dediler.
12:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Rablerinin çağrısına karşılık verenlere en güzel ödül vardır!1 O’nun çağrısına uymayanlara gelince, yeryüzünün bütün servetine hatta onun bir katına daha sahip olsalar, azaptan kurtulmak için hepsini fidye verirlerdi. İşte hesapların en kötüsü onları beklemektedir. Yerleri de cehennem olacaktır. O, kalınacak ne kötü bir yerdir!2, 16/36, 42/47, 26/70, 39/47, 70/11...24,
Şinasi Güneş
Gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirdiler. ''Bilakis [1], benliğiniz işi size hoş göstermiş. Güzel bir sabır. Nitelediğiniz şeyler üzerine yardım dilenecek olan Allah'tır.'' dedi.
12:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç Rabbin katından sana indirilen Kuran’ın hak olduğunu kavrayan kimse ile bu hakikate karşı kör kesilen bir olur mu? Bu gerçeği ancak derin kavrayış/temiz akıl sahipleri düşünebilirler.
Şinasi Güneş
Oradan geçenler sucularını gönderdiler, kovasını sarkıttı. ''Müjde! Bu bir delikanlı.'' dedi. Onu sermaye [ticari bir mal olarak] gizlediler. Allah yaptıkları şeyleri bilendir.
12:20. Ayet
Mustafa Çavdar
O derin kavrayış sahipleri ki, Allah’la yaptıkları fıtrat sözleşmesini yerine getirenler ve o antlaşmayı bozmayanlardır.
Şinasi Güneş
Onu eksik bir değerle, birkaç dirheme sattılar. O konuda azıyla yetinenlerden idiler [üçe beşe bakmadılar].
12:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve bunlar, Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kurarlar. Zira bunlar, Rablerine saygıda kusur etmeyenler ve kötü hesapla karşılaşmaktan korkanlardır.
Şinasi Güneş
Mısır'dan onu satın alan kişi kadınına: "Onun kaldığı yeri saygın tut [onu iyi yetiştir]. Bize bir menfaati olabilir veya onu evlat ediniriz." dedi. Yusuf'a o yerde, bir kısım olayların doğru yorumlanmasını öğretmemiz için işte böyle imkan verdik [yerleştirdik]. Allah işinde galiptir. Fakat insanların çoğu bu bilinçte değildirler.
12:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve bunlar, Rablerinin rızasını kazanmak için zorluklara göğüs gererek sabreder, namazı kılar. Bizim kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak/sarf eder; bunlar kötülüğü iyilikle def eder. Mutluluk yurduna ulaşacak olanlar işte bunlardır.
Şinasi Güneş
Şiddetli zamanına ulaşınca, ona hüküm ve ilim verdik. Biz iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
12:23. Ayet
Mustafa Çavdar
O yurt mutluluğun merkezleri olan adn cennetlerdir ki, onlar oraya girecekler; atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanlar da oraya girecekler, onları her kapıdan melekler karşılayacaklar ve onlara:
Şinasi Güneş
Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak [1] istedi ve kapıları kilitleyip: "Gel seninim" dedi. "Allah'a sığınırım. Şüphesiz O Rabbim, kaldığım yeri en iyi şekilde iyileştirdi. Şüphesiz O, yanlış yapanlara başarı kazandırmaz.'' dedi.
12:24. Ayet
Mustafa Çavdar
“Selamün Aleyküm size/tebrikler sıkıntılara göğüs gererek sabrettiğinizden dolayı mutluluk yurduna hoş geldiniz! Ne güzel bir yurttur burası.” derler.
Şinasi Güneş
Şüphesiz kadın ona, o da kadına meyletmişti. Ya Rabbinin kesin kanıtını görmüş olmasaydı? Ondan kötülüğü ve aşırılığı çevirmemiz için böyle yaptık. Şüphesiz o, arındırılmış kullarımızdandı.
12:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama Allah’la yaptıkları fıtrat sözleşmesini bozanlar ve Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar, işte onlar lanete uğrayacaklar. En kötü yurt/cehennem onları beklemektedir... 2/27-205,
Şinasi Güneş
Kapıya koşuştular. Kadın onun gömleğini arkasından yırttı. Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. ''Ahaline kötülük yapmak isteyenin karşılığı zindana atılmak veya can yakıcı bir azabın dışında ne olabilir?'' dedi.
12:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, gerekli çabayı gösteren için rızkı bir ölçüye göre verir. Onlar da, dünya hayatında bununla sevinirler. Oysa dünya hayatı, ahirete göre geçici bir geçimlikten ibarettir.
Şinasi Güneş
''O, nefsimden murat almak istedi.'' dedi. Kadının ahalisinden bir şahit şahitlik etti: ''Şayet onun gömleği önünden yırtılmışsa, kadın doğru söyledi ve o yalancılardandır [1].''
12:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler: “Sana Rabbinden bir mucize/ayet indirilmesi gerekmez miydi?” derler. De ki: “Kuşkusuz Allah, sapıklığı tercih edeni sapıklıkta bırakır; kendisine yöneleni de doğru yoluna yönlendirir. 13/7, 20/133-134, 29/50-51
Şinasi Güneş
''Şayet onun gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söyledi ve o doğru söyleyenlerdendir.''
12:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, (Allah’ın ayetlerine inanıp güvenenlerin) kalpleri Allah’ın zikri Kuran ile tatmin olanlardır. İyi bilin ki akleden kalpler ancak Allah’ın zikri Kuran ile tatmin olur.
Şinasi Güneş
Onun gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce [kadının efendisi]: ''Şüphesiz o, sizin bir planınızdandır ve planınız yamandır...'' dedi.
12:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Müjdeler olsun iman edip, güvenen ve güzel işler yapanlara! En güzel gelecek onları bekliyor.
Şinasi Güneş
''Yusuf! Sen de bundan geri dur [konuyu kapat]. [Ey kadın!] Sen de günahın için bağışlanma dile. Şüphesiz sen, hata yapanlardan oldun.'' dedi.
12:30. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte böylece, kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetlere elçiler gönderdiğimiz gibi bu topluma, sana vahyettiklerimizi kendilerine okuyup iletesin diye seni de elçi olarak gönderdik.1 Zira onlar Rahman’ı kabul etmiyorlar. De ki: “O Rahman benim rabbimdir.2 O’ndan başka ilah yoktur,3 ben yalnız O’na bağlanıp/güvendim4 ve yalnız O’na yöneldim.5, 15/67, 21/45, 24/54, 225/60, 32/255, 59/22-23-24, 43/159-1605/11,
Şinasi Güneş
Şehirdeki bazı kadınlar: ''Aziz'in kadını gencinin nefsinden murat almak istemiş, sevgi onun yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz, onu açıkça bir şaşkınlık içerisinde görüyoruz.'' dediler.
12:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer bu kendisi ile dağların yürütüldüğü veya yeryüzünün yarılıp parçalandığı yahut ölülerin konuşturulduğu bir Kuran olsaydı! Zaten bütün bu olaylar Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde gerçekleşmek 13. RA’D SÛRESİ tedir. Peki, iman edenler, ‘Allah isteseydi bütün insanları doğru yolda toplardı’1 gerçeğini kavrayıp da ısrarından hala vaz geçmediler mi?2 Ama gerçeği örtbas eden kâfirlerin yapıp ettiklerinden dolayı başlarından bela eksik olmayacak ya da yanı başlarında dönüp duracak ki Allah’ın (iman edenlere) verdiği zafer sözü geçekleşsin. Zira Allah verdiği vaatten asla dönmez.3, 110/99, 16/37, 28/56, 217/89-99,
Şinasi Güneş
Kadın, onların uyguladıkları planları [1] işitince, onlara haber gönderdi. Onlara konforlu bir ortam hazırladı ve onlardan her birine birer bıçak verip [Yusuf'a]: ''Karşılarına çık!'' dedi. Onu [Yusuf'u] gördüklerinde, gözlerinde büyüttüler ve ellerini kestiler [2]. ''Haşa, Allah için, bu bir beşer olamaz. Bu, saygın bir meleğin dışında bir şey değildir.'' dediler.
12:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutma ki senden önce de nice elçiler hafife alınmışlardı. Ben de gerçeği örtbas eden o kâfirlere belli bir mühlet vermiştim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Cezalandırmam nasılmış öğrendiler.
Şinasi Güneş
''İşte bu, hakkında beni kınadığınız şeydir. Şüphesiz onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o korundu. Şayet ona emrettiğimi yapmazsa, kesinlikle zindana atılır ve küçük düşenlerden olur.'' dedi.
12:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Herkesin ne kazandığını bilen ve bununla yargılayacak olan kimmiş? Buna rağmen onlar hala Allah’a bir takım ortaklar koşuyorlar.1 De ki: “Onlara birtakım isimler ve sıfatlar vererek kutsayın bakalım.2 Yoksa Allah’ın, yeryüzünde bilmediği bir şey var da Allah’a onu mu haber veriyorsunuz?3 Yoksa siz bu boş sözle oyalanıyor musunuz?4” Aslında gerçeği örtbas eden kâfirlere bu kurdukları düzen cazip görünüyor, böylece gerçek yoldan sapıyorlar.5 Zira Allah kimin sapıklığını onaylarsa, artık ona doğru yola getirecek kimse yoktur.6, 110/30, 27/90, 74/38, 212/40, 53/23, 37/28, 10/18, 423/3, 31/6-20, 56/43, 16/63, 35/8, 614/4, 39/36-37
Şinasi Güneş
''Rabbim, beni davet ettikleri şeyden zindan bana daha sevimlidir. Şayet onların planlarından beni çevirmezsen, onlara kayarım ve cahillerden olurum.'' dedi.
12:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Böyleleri için dünya hayatında bir azap vardır; ahiretteki azapları ise daha çetindir! Allah’ın azabından onları koruyacak da yoktur!
Şinasi Güneş
Rabbi ona icabet etti ve onların planlarını ondan çevirdi. Şüphesiz O, işitendir, bilgedir.
12:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a karşı takva sahibi olanlara/sorumlu davrananlara vaat edilen cennet; tabanından ırmakların çağladığı, meyvelerinin ve gölgelerinin devamlı olduğu bahçeler gibidir. Bu, muttakilerin/günahlardan korunmuşların hak ettiği sonuçtur, gerçeği örtbas eden kâfirlerin hak ettiği ise ateştir. 2/81-82, 47/15, 64/8...10
Şinasi Güneş
Sonra, kanıtları görmelerinin ardından onu bir zamana kadar zindana atmaları gerektiği onlara belirdi [1].
12:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine kitap verdiklerimizden bazı kimseler, sana indirilen bu Kuran’la sevinirler.1 Onlardan bazı gruplar ise, Kuran’ın bir kısmına inanmazlar.2 De ki: “Ben yalnızca, Allah’a kulluk etmekle ve O’na asla şirk koşmamakla emrolundum.3 Ve ben yalnızca O’na dua ederim, zira dönüşüm yalnızca Allah’adır.4, 1 28/52...55, 22/85, 15/91, 339/11...15-65-66,
Şinasi Güneş
Onunla birlikte iki genç de zindana girdi. İkisinden biri: ''Şüphesiz ben, sarhoş edici bir şey sıkarken gördüm.'' dedi. Diğeri de: ''Şüphesiz ben de, başımın üstünde ekmek taşırken, kuşun ondan nasiplendiğini gördüm. Bunun doğru yorumunu bize haber ver. Şüphesiz biz, seni iyilik yapanlardan görüyoruz.'' dedi.
12:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf: “Size verilen günlük yiyeceğiniz önünüze gelmeden, ikinizin de rüyasının altında yatan gerçeği haber vereceğim. Zira bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Çünkü ben, Allah’a inanmayan ve ahireti de hesaba katmayan bir toplumun inanç sistemini terk ettim.”
Şinasi Güneş
''İkinize rızık olarak getirilen her yiyeceği, size gelmeden önce onun doğru yorumunu ikinize haber veririm. Bu ikisi Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir [1]. Şüphesiz ben, Allah'a inanıp güvenmeyen ve ahiret hakkında gerçekleri örten bir halkın inanç sistemini [hayat tarzını] terk ettim.'' dedi.
12:38. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un inanç sistemine uydum. Allah’a ait niteliği, herhangi birine yakıştırmak bize asla yakışmaz. İşte bu, tevhit inancı bize ve tüm insanlara Allah’ın bir lütfudur. Ne var ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler.” 2/132-133
Şinasi Güneş
''Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un inanç sistemine [hayat tarzına] uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize olur şey değildir. Bu, Allah'ın üzerimize ve insanların üzerine bir armağanıdır [1]. Lakin insanların çoğu bunun karşılığını vermiyorlar.''
12:39. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı bir sürü rablere inanmak mı; yoksa tek olan ve bütün varlıklar üzerinde otorite olan Allah’a inanmak mı hayırlıdır?
Şinasi Güneş
''Ey zindan arkadaşlarım, farklı farklı rabler mi hayırlı, yoksa ezici bir güce sahip olan bir tek Allah mı?''
12:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Oysa Allah, bu konuda herhangi bir bilgi ve belge indirmemiştir. Zira hüküm yalnızca Allah’ındır. O ise, kendisinden başkasına kulluk edilmemesini emretmiştir. İşte doğru ve sağlam din budur; fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar.”
Şinasi Güneş
''O'nun yanı sıra, sizin ve atalarınızın o isimlendirdiği isimlerden başka şeylere kulluk etmiyorsunuz [1]. Allah onlara yetkiden bir şey indirmemiştir. Allah'a ait olanın dışında bir hüküm yoktur. Yalnızca O'na olmasının dışında da hiçbir şeye kulluk etmemenizi emretmiştir. Kayyim [ayakta tutan, dayanak olan] din budur. Lakin insanların çoğu bilinçli davranmıyorlar.''
12:41. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine sarhoş eden içki sunmaya devam edecek, diğeri de asılacak ve başını kuşlar gagalayacak! Bana sorduğunuz rüyaların gerçekleşecek olan yorumu budur.”
Şinasi Güneş
''Ey zindan arkadaşlarım, ikinizden birisi sahibine sarhoş edici şey içirir. Diğeri ise, en zor işlerde çalıştırılırken kuşlar onun başından nasiplenir. İkinizin hakkında fetva istediği işin gerçekleşmesi budur.''
12:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf, o iki mahkûmdan kurtulacağını düşündüğü kimseye; “Efendinin yanında benden söz et.” dedi. Ama şeytan, efendisinin yanında ondan söz etmeyi ona unutturdu ve birkaç yıl daha zindan da kaldı! 6/68, 18/23-24
Şinasi Güneş
O ikisinden, kurtulacağına kanaat getirdiği kişi için: ''Sahibinin yanında beni hatırlat.'' dedi. Şeytan ona, efendisine hatırlatmayı unutturduğundan [1], zindanda birkaç sene daha kaldı.
12:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve bir gün kral şöyle dedi; “Ben rüyamda, yedi semiz inek gördüm. Bu yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyordu. Bir de yedi yeşil başak ve yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler, eğer rüya tabirini biliyorsanız bana bu rüyamı yorumlayın!” dedi.
Şinasi Güneş
Kral: ''Ben yedi cılız ineğin yedi besili ineği nasiplendiğini ve yedisi yeşil ve diğerleri kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Şayet siz görüntü için ibret alıyorsanız, bu görüntüm hakkında da bana fetva verin.'' dedi.
12:44. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bunlar, karmakarışık rüyalar. Biz böyle rüyaları yorumlamasını bilemeyiz.” dediler.
Şinasi Güneş
''Karmakarışık hayallerdir [1]. Biz hayallerin doğru yorumlanmasını bilenler değiliz.'' dediler.
12:45. Ayet
Mustafa Çavdar
O iki zindan arkadaşından biri olan ve kurtulan kişi, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırlayıp: “Beni gönderin, onun yorumunu getirip size bildirebilirim.”
Şinasi Güneş
İkisinden, kurtulan kişi, uzun bir zaman diliminden sonra hatırladı: ''Beni hemen gönderin. Onun doğru yorumunu size haber vereyim.'' dedi.
12:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf! Ey benim özü sözü doğru arkadaşım! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi ve yedi yeşil başak ile yedi kuru başak görmenin ne anlama geldiğini bize yorumla da, dönüp onlara bildireyim. Ümit ederim ki senin kıymetini anlarlar.
Şinasi Güneş
''Ey doğru sözlü Yusuf! İnsanlara döneyim de, onlar da bilinçlensinler diye, yedi cılız ineğin yedi besili ineği nasiplendiğini ve yedi yeşil ve diğerleri kuru başak hakkında bize fetva ver.''
12:47. Ayet
Mustafa Çavdar
(Yusuf): “Öteden beri yaptığınız gibi yedi sene ekip biçin. Fakat yiyeceğiniz az bir miktar dışında kalan kısmını, başağı sapından ayırmadan depolayın.
Şinasi Güneş
''[Şimdiye kadar ektiğiniz gibi] Aynı şekilde yedi yıl ziraat yapmaya devam edin. Hasat ettiğinizde, Nasiplendiğiniz şeylerden azı dışında, kalanı başağında bırakın.'' dedi.
12:48. Ayet
Mustafa Çavdar
“Sonra yedi yıllık bir kıtlık dönemi olacak. Bu dönemde tohum olarak bıraktığınız az bir miktarın dışında, hepsini tüketirsiniz.”
Şinasi Güneş
''Sonra bunun ardından, şiddetli yedi [kurak yıl] gelir, koruduklarınızdan [tohumlarınızdan] azı dışında, önceden sakladığınızı nasiplenirsiniz.''
12:49. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bu dönemin ardından, insanların darlıktan kurtulup bolluğa kavuşacakları yağışlı bir dönem gelecek.” dedi.
Şinasi Güneş
''Sonra bunun ardından, bir yıl gelir ki, onda insanlar yağmura kavuşur ve onda sıkarlar [1].''
12:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Kral: “Onu bana getirin.” dedi. Elçi Yusuf’u almaya gelince, Yusuf ona: “Şimdi efendine git ve ona, “Vaktiyle ellerini kesen kadınların derdi neymiş?” bir sor. Elbette Rabbim, onların hilesini çok iyi bilmektedir!” dedi. 12/31-32
Şinasi Güneş
Kral: ''Onu bana getirin.'' dedi. Elçi ona [Yusuf'a] geldiğinde: ''Sahibine dön. Ona, ellerini kesen kadınların [1] durumu neydi diye sor. Şüphesiz Rabbim, onların planlarını bilendir.'' dedi.
12:51. Ayet
Mustafa Çavdar
(Kral kadınları topladı ve onlara): “Bir zamanlar siz Yusuf’dan faydalanmak istediğinizde ondan nasıl bir karşılık gördünüz?” dedi. Kadınlar: “Hâşâ, Allah var biz onun herhangi bir kötülüğüne şahit olmadık.” dediler. O anda Azizin hanımı: Artık gerçek ortaya çıktı. Onu koynuma almak isteyen bendim. O, bütün söylediklerinde doğruydu.” 12/23...26
Şinasi Güneş
[Kral]: ''Yusuf'un nefsinden murat almak isterken amacınız [durumunuz] neydi?'' dedi. ''Haşa, Allah için, onun aleyhinde kötülükten yana bir şey bilmiyoruz.'' dediler. Aziz'in kadını: ''Şimdi gerçek ortaya çıktı. Onun nefsinden ben murat almak istedim. O kesinlikle doğru sözlülerdendir.'' dedi.
12:52. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bu itirafım, kocamın gıyabında ona asla ihanet etmediğimi bilmesi içindir. Zira Allah, hainlerin tuzağını asla başarıya ulaştırmaz.” 12/5-33
Şinasi Güneş
[Azizin kadını]: ''Bu, gerçekten ben gıyabında ona ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah'ın, hainlerin planlarına yol vermediğini bilmesi içindir."
12:53. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bununla beraber ben kendimi tamamen temize çıkarmıyorum. Çünkü Rabbimin esirgemesi hariç kişinin benliği sürekli kötülüğü/şehevi arzuları emreder. Doğrusu benim Rabbim eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir.” 2/168-169,
Şinasi Güneş
[Azizin kadını]: ''Ben nefsimi suçtan uzak tutmuyorum. Nefis, Rabbimin rahmet ettiği şey dışında, kesinlikle kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir.''
12:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine Kral: “Onu bana getirin; onu kendime özel danışman yapacağım!” dedi. Onunla konuşunca da: “Bundan böyle, senin katımızda saygın bir konumun olacak ve benim güvenilir bir adamım olacaksın.” dedi.
Şinasi Güneş
Kral: ''Onu bana getirin. Onu kendim için özel biri yapayım.'' dedi. Onunla kelam edince: ''Şüphesiz sen, bugün yanımızda güvenilirsin, imkan sahibisin.'' dedi.
12:55. Ayet
Mustafa Çavdar
“Öyleyse beni, ülkenin hazinelerinden sorumlu bir makama getir. Çünkü ben, hazineyi iyi korur ve mali işleri iyi bilirim.” dedi.
Şinasi Güneş
''O yerin hazinelerinin üzerine beni [sorumlu] kıl. Şüphesiz ben, korurum, bilgeyim.'' dedi.
12:56. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz böylece ülkede Yusuf’a iktidar imkânını bahşettik ki, orada istediği gibi bir yapı inşa etsin. Zira biz mülkü kullarımızdan dilediğimize veririz ve işlerini doğru yapanların hak ettikleri karşılığı da asla zayi etmeyiz!
Şinasi Güneş
İşte böyle Yusuf'a o yerde imkan verdik. Gerekli gördüğü yerde yerleşim kurardı [1]. Rahmetimizi gereğini yapan kimseye isabet ettiririz. Ve iyilik yapanların karşılığını da zayi etmeyiz.
12:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Hele bir de ahiret ödülü var ki, inananlar ve sorumlu davrananlar için bu çok daha hayırlıdır.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve vahyin sınırlarına uyup korunanlar için kesinlikle ahiretin karşılığı hayırlıdır.
12:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Yıllar sonra Yusuf’un kardeşleri (tahıl yardımı alabilmek için Mısır’a) gelip onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları tanıdı ama onlar onu tanımadılar!
Şinasi Güneş
Ve Yusuf'un kardeşleri onun yanına girdiler. O, onları tanıdı, onlar onu tanımadılar.
12:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf onların yüklerini hazırlatıp gidecekleri sırada: “Bir dahaki gelişinizde bana, baba bir kardeşinizle beraber gelin. Görüyorsunuz ki, ben size tahılı bol bol veriyorum ve sizi en güzel şekilde ağırlıyorum.”
Şinasi Güneş
Onların ihtiyaçlarını hazırlattığında: "Babanızdan olan kardeşinizi bana getirin. Görmüyor musunuz ki, gerçekten ben ölçüyü tastamam ifa ettim ve ben ikram edenlerin hayırlısıyım." dedi.
12:60. Ayet
Mustafa Çavdar
“Gelecek seferde onu bana getirmezseniz, ne benden bir ölçek tahıl alabilirsiniz ne de yanıma yaklaşabilirsiniz.”
Şinasi Güneş
"Şayet onu bana getirmezseniz, size yanımda ölçü yok [1] ve yaklaşmayın da."
12:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Kardeşleri: “Onu getirmek için babasını ikna etmeye çalışacağız, her halde bunu başarırız.” dediler.
Şinasi Güneş
"Ondan dolayı babasının iradesini almak isteyeceğiz. Kesinlikle bunu biz yaparız." dediler.
12:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu arada Yusuf memurlarına: “Onların tahıl için ödedikleri paraları tahıllarının içine koyun. Ailelerine dönünce kendilerine ikramda bulunduğumuzu anlarlar da, tekrar gelirler.” dedi.
Şinasi Güneş
Gençlerine: "Ahalilerine döndüklerinde onu anlasınlar ve geri dönsünler diye, sermayelerini yüklerinin içine koyun." dedi.
12:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bir dahaki sefer kardeşimizi de götürmezsek, bize bir ölçek bile tahıl verilmeyecek. Onun için kardeşimizi bizimle beraber Mısır’a gönder de tahıl alabilelim. Emin ol ki onu çok iyi koruyacağız.” dediler.
Şinasi Güneş
Babalarına döndüklerinde: "Ey babamız, ölçü bizden men edildi [1]. Kardeşimizi bizimle gönder ki ölçebilelim [erzak alabilelim]. Biz kesinlikle onu koruruz." dediler.
12:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Babaları: “Daha önce kardeşiniz Yusuf’u size güvenip emanet ettiğim gibi, şimdi de size güvenip onu mu emanet edeyim? Neyse ki Allah en iyi koruyucu ve merhametlilerin en merhametlisidir.” dedi. 12/7...14
Şinasi Güneş
Yakub: "Önceden kardeşi hakkında size güvendiğim gibi bir daha o konuda size güvenir miyim? Allah koruyanın hayırlısıdır. Ve O, merhamet edenlerin en merhamet edenidir." dedi.
12:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet yüklerini açınca, tahıl karşılığı olarak götürdükleri sermayelerinin kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler: “Ey babamız! Daha başka ne isteyebiliriz ki; işte sermayemiz bile bize iade edilmiş! Bunlarla ailemize tekrar yiyecek alır, kardeşimizi de korur hem de fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu getirdiğimiz az bir miktar.” dediler.
Şinasi Güneş
Eşyalarını açtıklarında, onlara geri verilmiş sermayelerini buldular. "Ey babamız, daha ne arıyoruz. Bu bizim sermayemiz, bize geri verilmiş. Ahalimize yine tedarik ederiz, kardeşimizi de koruruz ve ölçüyü de bir deve artırırız. Bu kolay [pek az] bir ölçüdür." dediler.
12:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Babaları: “Hepiniz kuşatılıp saldırıya uğrayarak yok olmadıkça; onu bana getireceğinize dair Allah adına yemin ederek söz vermezseniz, onu sizinle göndermem.” Onlar yemin ederek kesin söz verince Yakup: “Bu konuştuklarımıza Allah vekildir.” dedi.
Şinasi Güneş
Kuşatılmanız [saldırıya uğramanız] dışında kesinlikle onu bana getireceğinize dair Allah'tan bağlayıcı bir söz verene kadar onu sizinle asla göndermem.'' dedi. Onlar bağlayıcı sözlerini ona verince de: ''Söylediğimiz şeylerin dayanağı Allah'tır.'' dedi.
12:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve ekledi “Yavrularım, şehre tek bir kapıdan girmeyin Farklı kapılardan girin. Gerçi ne söylersem söyleyeyim, Allah’ın sizinle ilgili takdirine engel olamam. Zira son karar ve hüküm Allah’ındır.1 Ben yalnız O’na güvenir ve dayanırım, güvenmek isteyenler de yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar.” dedi.2, 134/26, 82/18-19, 23/159-160,
Şinasi Güneş
''Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, farklı farklı kapılardan girin. Allah'tan hiçbir şeyi ben sizden gideremem. Allah'a ait olanın dışında bir hüküm yoktur. Ben O'na güvenip dayandım. Güvenip dayananlar O'na güvenip dayansınlar [1]'' dedi.
12:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar babalarının emrettiği gibi girdilerse de, esasen bu Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı. Sadece Yakup’un temennisi yerine gelmiş oluyordu. Şüphesiz ki Yakup, kendisine öğrettiğimiz ilim sayesinde biliyordu.1 Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar.2,
Şinasi Güneş
Babalarının onlara emrettiği yerden girdiklerinde, Yakub'un nefsinde ihtiyaç hissettiği şeyin gerçekleşmesi dışında, Allah'tan hiçbir şeyi onlardan gideremezdi. Şüphesiz o, öğrettiğimiz o şey için bilgi sahibiydi. Lakin insanların çoğu bilmiyorlar [1].
12:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Kardeşleri Yusuf’un yanına girdiklerinde, öz kardeşini bağrına bastı ve: “Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına sakın üzülme!” dedi.
Şinasi Güneş
Yusuf'un yanına girdiklerinde kardeşini bağrına bastı ve: ''Şüphesiz ben senin kardeşinim. Onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı sıkılma.'' dedi [1].
12:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını öz kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir görevli seslendi: “Ey kervancılar, siz hırsızsınız!”
Şinasi Güneş
Onların ihtiyaçlarını hazırlattığında, kardeşinin yükünün içine su kabı koydu. Sonra bir duyurucu duyurdu: ''Ey Kervan! Şüphesiz siz hırsızlarsınız!''
12:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara doğru dönerek, “Nedir kaybettiğiniz?” dediler.
Şinasi Güneş
Onlara doğru dönerek: ''Ne arıyorsunuz?'' dediler.
12:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Görevliler de: “Kral’ın su tasını kaybettik. Onu kendiliğinden getirene bir deve yükü tahıl verilecek. Ben buna kefilim!” dedi.
Şinasi Güneş
''Kralın ölçü kabını arıyoruz. Onu getiren kimseye bir deve yük [erzak ödülü var].'' dediler. [Duyurucu]: ''Ben de onu söz veriyorum.'' [dedi].
12:73. Ayet
Mustafa Çavdar
“Vallahi, biz bu memlekete bozgunculuk yapmak için gelmedik. Siz bunu pekâlâ biliyorsunuz, ayrıca biz hırsız da değiliz.” dediler.
Şinasi Güneş
''Vallahi, bizim bu yere bozgunculuk yapmak için gelmediğimizi ve hırsızlardan da olmadığımızı biliyorsunuz.'' dediler.
12:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Görevliler: “Peki yalan söylüyorsanız, hırsızlığın cezası nedir?” dediler.
Şinasi Güneş
''Şayet yalan söyleyenler iseniz, onun karşılığı nedir?'' dediler.
12:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, “Hırsızlık malı kimin yükünde bulunursa, ceza olarak o alıkonulur. Biz, hırsızlık yapan zalimleri böyle cezalandırırız.” dediler.
Şinasi Güneş
''Onun karşılığı, kimin yükünün içinde bulunursa karşılığı onadır. Yanlış yapanlara işte böyle karşılık veririz.'' dediler.
12:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf, önce öteki kardeşlerinin yükünü aradı. Sonra da öz kardeşinin yükünden su kabını çıkarttı. Biz Yusuf’a böyle bir plan öğrettik. Allah böyle dilemeseydi, Kral’ın yasasına göre kardeşini alıkoyamazdı. Biz, dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz.1 Zira her bilgi sahibinin üstünde mutlaka bir bilen vardır.2,
Şinasi Güneş
Bunun üzerine aramaya kardeşinin erzağından önce onların erzaklarıyla başladı. Sonra onu kardeşinin erzağından çıkarttı. Yusuf için işte böyle bir plan yaptık. Allah'ın gerekli görmesi dışında, kralın dinine göre kardeşini alıkoyması olur şey değildi. Gerekli gördüğümüz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üzerinde bir bilen vardır.
12:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Kardeşleri kendi aralarında: “Eğer o çalmışsa şaşırmayız, yıllar önce abisi de çalmıştı zaten.” dediler. Yusuf onların bu suçlamalarını sineye çekti, içinde gizledi ve yüzlerine bir şey söylemedi. İçinden, “Siz, çok daha kötü bir durumdasınız, Allah ithamlarınızın asılsız olduğunu biliyor.” dedi.
Şinasi Güneş
''Şayet çalıyorsa, önceden onun bir kardeşi de çalmıştır [1].'' dediler. Yusuf, onu içinde sakladı ve onlara açık etmeden: ''Ne istenmeyen [hayırsız] bir konumdasınız. Nitelediğiniz şeyleri Allah daha iyi biliyor.'' dedi.
12:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar: “Ey değerli yönetici! Onun yaşlı bir babası var, onun yerine bizden birini alıkoy. Biz senin iyilerden olduğunu görüyoruz.” dediler.
Şinasi Güneş
''Ey Aziz! Şüphesiz onun babası, ileri derecede ihtiyardır. Onun yerine birimizi alıkoy. Şüphesiz seni iyilik yapanlardan görüyoruz.'' dediler.
12:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf, “Suçsuz birini cezalandırmaktan Allah’a sığınırım! Biz, malımızı kimde bulmuşsak ancak onu alıkoyarız, aksi halde adaletsiz davranan zalimlerden olmuş oluruz.” dedi.
Şinasi Güneş
''Eşyamızı onun yanında bulduğumuz kimse [1] dışındakini alıkoymaktan Allah'a sığınırız. O zaman biz, kesinlikle yanlış yapanlar oluruz.'' dedi [2].
12:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Kardeşleri onu kurtarmaktan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak için bir kenara çekildiler. Ağabeyleri dedi ki: “Babanızın, Allah’a yemin ettirerek sizden söz aldığını bilmiyor musunuz? Üstelik yıllar önce de Yusuf’a yaptığınız kötülük ortada. Vallahi ben, babam bana dönüş izni verinceye kadar yahut hüküm verenlerin en iyisi olan Allah hakkımdaki hükmünü verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.”
Şinasi Güneş
Ondan karamsarlığa kapıldıklarında ayrılarak gizlice konuştular. Büyükleri: ''Babanızın sizden, Allah'tan bağlayıcı bir söz aldığını ve önceden de Yusuf'a işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam benim için izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin hayırlısıdır.'' dedi.
12:81. Ayet
Mustafa Çavdar
“Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki, ‘Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık yapmış, biz sadece görüp bildiğimize şahitlik ettik. Biz bilgimiz dışında olan bir şeyi de koruyamayız.”
Şinasi Güneş
''Babanıza dönün ve: 'Ey babamız, şüphesiz oğlun hırsızlık yaptı. Bildiğimiz şey dışında başka bir şeye şahit olmadık. Görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen şeylerin koruyucusu değiliz.' deyin.''
12:82. Ayet
Mustafa Çavdar
“Bize inanmıyorsan, bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”
Şinasi Güneş
''İçinde bulunduğumuz kente ve döndüğümüz kervandakilere sor. Biz kesinlikle doğru sözlüleriz.''
12:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Yakup: “Kıskançlık duygularınız belli ki size bu işi yaptırmış. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Belki de Allah, hepsini birden bana
Şinasi Güneş
''Bilakis nefsiniz size işi hoş gösterdi. Güzel bir sabır. Allah'ın, onların hepsini topluca bana getirmesini umuyorum. Şüphesiz O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede bilge olandır.''
12:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Yakup oğullarına arkasını dönüp içine kapandı, “Vah Yusuf’um, vah tasam!” diye için için inledi. Ve bu üzüntüsünden gözlerine ak düştü. Tüm öfkesini ve kederini içine attı.
Şinasi Güneş
Onlardan uzaklaştı ve: ''Ey Yusuf'a olan üzüntüm!'' dedi. Hüzünden iki gözü bembeyaz oldu, yutkunuyordu.
12:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Oğulları: “Baba! Vallahi Yusuf’um diye diye kendini mahvediyorsun. Bu kederinden bir gün yataklara düşeceksin, hatta ölüp gideceksin!” dediler.
Şinasi Güneş
''Vallahi, sağlığın bozulana veya yıkıma uğrayanlardan olana kadar Yusuf'u zikrediyorsun [aklından, dilinden düşürmüyorsun].'' dediler.
12:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Yakup, “Ben üzüntü, tasamı sadece Allah’a arz ediyorum ve ben Allah’ın lütfuna dair, sizin bilmediğiniz birçok şey biliyorum.” dedi.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben, içimde dolup taşan şeyi ve hüznümü Allah'a şikayet ediyorum. Ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri daha iyi biliyorum.'' dedi.
12:87. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira kâfirler topluluğundan başkası, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
Şinasi Güneş
''Ey oğullarım! Gidin ve Yusuf ve kardeşini araştırın. Allah'ın vereceği rahatlıktan karamsarlığa kapılmayın. Şüphesiz nankörler halkı dışındakiler, Allah'ın vereceği rahatlıktan karamsarlığa kapılmaz.''
12:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Kardeşleri Yusuf’un yanına girdiklerinde: “Ey Aziz! Biz ve ailemiz sıkıntı ve darlık içindeyiz, üstelik size getirdiğimiz para da çok az bir miktar. Ama sen yine de bize ölçeği dolu dolu ver ve bize fazladan bağışta bulun. Şüphe yok ki Allah, bağışta bulunanları ödüllendirir.” dediler. 3/195, 16/97, 39/34-35
Şinasi Güneş
Oraya girdiklerinde: ''Ey Aziz! Bize ve ahalimize darlık temas etti. Buraya toparlayabildiğimiz bir sermaye ile geldik. Bize ölçeği tam ifa et ve bize tasadduk [1] et. Allah tasadduk edenlerin karşılığını verir.'' dediler.
12:89. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf onlara: “Siz, Yusuf ve kardeşine cahilce neler yaptığınızı hatırlıyorsunuz değil mi?” dedi. 12/9...18
Şinasi Güneş
''Siz cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine ne yaptınız bildiniz mi?'' dedi.
12:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar: “Ne! Yoksa sen Yusuf musun?” dediler. O da; “Evet ben Yusuf’um, bu da kardeşim! Gerçekten Allah bize lütufta bulundu. Doğrusu, kim kötülükten sakınır ve sıkıntılara sabrederse, iyi bilsin ki Allah böyle güzel işler yapanları mükâfatsız bırakmaz.” dedi.
Şinasi Güneş
''Sen misin? Sen kesinlikle Yusuf'sun.'' dediler. ''Ben Yusuf, bu da kardeşimdir.'' dedi. ''Allah bizi memnun etti. Şüphesiz O, kim vahyin sınırlarına uyup korunur ve dirençli olursa, Allah, iyileştirenlerin karşılığını zayi etmez.'' dedi.
12:91. Ayet
Mustafa Çavdar
“Vallahi Allah seni bizden üstün kıldı. Biz gerçekten, çok yanlış işler yapmışız!” dediler.
Şinasi Güneş
''Vallahi Allah seni üzerimize tercih etti [seni bize üstün kıldı]. Ve biz, kesinlikle hata yapanlardık.'' dediler.
12:92. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf: “Bugün size herhangi bir kınama ve ayıplama yok. Allah sizi bağışlasın; zira O, merhametlilerin en merhametlisidir!”
Şinasi Güneş
''Bugün size ayıplama yoktur. Allah sizi bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhamet edenidir.'' dedi [12:15].
12:93. Ayet
Mustafa Çavdar
“Şimdi siz bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün; o zaman görmeğe başlar. Sonra da aile fertlerinizin hepsini alıp bana gelin.” dedi.
Şinasi Güneş
''Bu gömleğimle gidin. Babamın yüzü üzerine bırakın, basireti gelsin [hakikati görsün, idrak etsin]. Ahalinizin tamamını bana getirin.'' dedi.
12:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Kervan Mısır’dan ayrılınca, babaları, “Eğer beni bunaklıkla suçlamazsanız, bir şey söyleyeceğim. Gerçekten ben Yusuf’un kokusunu alıyorum.” dedi.
Şinasi Güneş
Kervan ayrılınca babaları: ''Bunamakla itham etmeyin ama, ben kesinlikle Yusuf'un kokusunu [esintisini] buluyorum.'' dedi.
12:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Çevresindekiler: “Vallahi sen, hala eski bunaklığında devam ediyorsun!” dediler.
Şinasi Güneş
''Vallahi sen, kesinlikle eski şaşkınlığındasın.'' dediler.
12:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet müjdeci gelip gömleği Yakup’un yüzüne sürünce, hemen görmeye başladı. Bunun üzerine: “Ben size, Allah’ın lütfuna dair sizin bilmediğiniz birçok şeyi biliyorum dememiş miydim?” dedi.
Şinasi Güneş
Müjdecinin gelmesiyle, onu yüzünün üzerine bıraktığı gibi basireti kavuştu [hakikati gördü, idrak etti]. ''Ben size, 'şüphesiz ben, Allah tarafından bilmediğiniz şeyleri biliyorum' demedim mi?'' dedi.
12:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Oğulları: “Ey babamız! Günahlarımızın bağışlanması için Allah’tan bizim için af dile; zira biz gerçekten, yanlış işler yaptık.” dediler.
Şinasi Güneş
''Ey babamız, günahlarımıza bağışlama dile. Şüphesiz biz, hatalılar idik.'' dediler.
12:98. Ayet
Mustafa Çavdar
O da: “Rabbimden sizin bağışlanmanız için af dileyeceğim. Şüphesiz ki O evet O’dur, eşsiz bağışlayıcı olan ve sonsuz rahmet kaynağı olan.” dedi. 9/99-104,
Şinasi Güneş
''Rabbimin sizi bağışlamasını dileyeceğim. Şüphesiz O, bağışlayıp merhamet edendir.'' dedi [1].
12:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf’un huzuruna çıktıklarında o, anne ve babasını bağrına bastı: “Allah’ın izniyle bundan böyle Mısır’da huzur ve güven içinde yaşayın.” dedi.
Şinasi Güneş
Yusuf'un bulunduğu yere girdiklerinde, anne babasını bağrına bastı ve: ''Mısır'a girin. Allah gerekli görürse güvende olanlarsınız.'' dedi.
12:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Yusuf anne ve babasını makamına çıkartıp, yanına oturttu. Hepsi de Rabblerine şükür secdesi yaptılar. O zaman Yusuf: “Babacığım! İşte önceden gördüğüm rüyanın yorumu bu! Rabbim onu şimdi gerçekleştirmiş oldu ve Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Beni zindandan çıkardı ve şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açıp bozduktan sonra da, sizi çölden buraya getirerek bizi kavuşturdu! Gerçekten benim Rabbim, çok lütufkârdır. O, dilediğini akıl sır ermez bir şekilde gerçekleştirir. Şüphesiz ki O’ dur her şeyi bilen, O’dur her şeyi yerli yerince yapan.” dedi.
Şinasi Güneş
Anne babasını tahtının üzerine yükseltti. Derinden etkilenip [makamına, otoritesine] boyun eğdiler [1]. ''Ey babacığım, bu, önceden gördüğümün [görüşümün, vizyonumun] doğru yorumunun gerçekleşmesidir. Şüphesiz Rabbim, onu gerçek kıldı. Şüphesiz beni, zindandan çıkardığında ve şeytan benim ve kardeşlerimin arasına dürtmesinden sonra sizi çölden getirerek bana iyilik yaptı. Şüphesiz Rabbim, gerekli gördüğü şey için en ince ayrıntısını bile düzenleyendir [2]. Şüphesiz O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede bilge olandır.'' dedi.
12:101. Ayet
Mustafa Çavdar
“Rabbim! Bana güç ve iktidarı sen verdin, rüyaların/olayların altında yatan gerçeği sen öğrettin. Ey gökleri ve yeri eşsiz bir şekilde yaratan! Dünyada ve ahirette benim velim sensin;1 varlığımı sana adamış biri olarak benim canımı Müslüman olarak al2 ve beni iyilerin arasına dâhil et!”3 12/257, 7/196, 22/132, 3/102-193,
Şinasi Güneş
''Rabbim şüphesiz bana mülkten verdi, bana olayların doğru yorumlanmasından öğretti. Göklerin ve yeryüzünün fıtratını belirleyen [1], dünyada ve ahirette yakınım, yol göstericim sensin. Beni bir Müslim [2] olarak vefat ettir ve beni düzeltici olanlara kat.''
12:102. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayba dair haberlerdendir. Zira sen, Yusuf’un kardeşleri birleşip hep birlikte tuzaklar kurarlarken yanlarında değildin.
Şinasi Güneş
İşte bu, sana vahyettiğimiz görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen haberlerdendir. Onlar işlerini icma ettiklerinde [12:15] ve planlarını uygularlarken onların yanında değildin.
12:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem sen ne kadar çok istersen iste, insanların çoğu yine de mümin olmayacaklar!
Şinasi Güneş
Ne kadar düşkün olsan da, insanların çoğu inanıp güvenenler olmayacaktır.
12:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa sen buna karşılık, onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun.1 Hâlbuki bu Kuran, bütün toplumlar için bir öğüt ve şeref kaynağıdır.2,
Şinasi Güneş
Onun üzerine karşılıktan bir şey istemiyorsun. O, alemler için, bilgisini kullanmak için aklınızdan çıkarmamanız gereken bir öğretinin dışında bir şey değildir [6:90].
12:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde nice ayetler var ki, yanlarından geçip giderler de onlara dönüp bakmazlar bile.
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde ayetten [1] niceleri vardır. Üzerinden gelip geçerler de, ondan duyarsız kalırlar.
12:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim onların çoğu, inançlarına şirk bulaştırmadan Allah’a iman etmezler.
Şinasi Güneş
Onların çoğu, ortak koşmadan Allah'a inanıp güvenmiyorlar [1].
12:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar hiç beklemedikleri bir anda kendilerini çepeçevre kuşatacak Allah’ın azabının gelmeyeceğinden yahut bu dünyanın sonu o saat ansızın gelip çatmayacağından emin midirler?
Şinasi Güneş
Allah'ın bürüyen azabının bir kısmının onlara gelmesinden veya onlar şuurunda değillerken, saatin onlara ansızın gelmesinden güvende midirler?
12:108. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara de ki: “Ben bilinçli bir şekilde delillere dayanarak Allah’a davet ediyorum! Ben ve bana uyanlar aynıyız. İşte bu benim davet metodumdur. Allah sizin yakıştırmalarınızın tümünden münezzehtir, yücedir ve ben de asla Allah’a ortak koşan müşriklerden değilim.”
Şinasi Güneş
De ki! "Benim yolum budur: Basiret [1] üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyan kimseler de [2]. Allah bütün noksanlıklardan münezzehtir. Ve ben, ortak koşanlardan değilim [3].
12:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim senden önce gönderdiğimiz elçiler, o ülkelerin içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkaları değildi.1 Şimdi bunlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı; kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların feci akıbetlerini görüp ibret almazlar mı?2 Ahiret yurdu, korunanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacaklar mı?3, 116/43, 21/7, 230/9-42,
Şinasi Güneş
Senden önce, kendilerine vahyettiğimiz kentlerin ahalisinden olan adamlardan başkasını göndermedik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nasıl olmuş gözlemlesinler [1]. Vahyin sınırlarına uyup korunanlar için ahiret yurdu hayırlıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz [6:32]?
12:110. Ayet
Mustafa Çavdar
O elçiler ümitlerinin son noktasına geldiklerinde ve tam yalanlandıklarına kanaat getirdiklerinde; bizim onlara yardımımız yetişmişti ve bizden umutlarını kesmeyenleri kurtardık. Zira bizim azabımız suça batmış toplumlardan asla geri döndürülemez!
Şinasi Güneş
Ne zamanki elçiler yalancı sayıldıklarını anladılar ve karamsarlığa kapıldılar, onlara yardımımız geldi [1]. Böylece gerekli gördüğümüz kimseler kurtarıldı. Sıkıntı vermemiz suçta ileri gidenler halkından geri çevrilemez.
12:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki, bu elçilerin kıssalarında sağduyu/temiz akıl sahipleri için alınacak nice ibretler vardır.1 Bu Kuran, Allah adına uydurulmuş bir hadis değildir.2 Aksine O; kendinden önceki vahiyleri onaylayan,3 din adına gerekli her şeyi etraflıca açıklayan,4 inanıp güvenen mümin bir toplum için bir doğru yol kılavuzu ve bir rahmettir.5, 17/101, 11/120, 20/99, 210/37-38,
Şinasi Güneş
Şüphesiz Kur'an kıssalarında, sağlam duruşlu akıl sahipleri için ibret vardır. Uydurulmuş bir hadis değildir. Lakin, önündekini tasdik eden, her şeyi ayrıntılı açıklayan ve inanıp güvenen bir halk için bir yol gösterici ve bir rahmettir [1].