⚖️ Rûm Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
30:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Elif Lâm Mîm.
Şinasi Güneş
Güçlü yönlendirici kimdir?
30:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Rumlar yenilgiye uğradılar.
Şinasi Güneş
Rum'a galip gelindi.
30:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Size yakın bir bölgede. Ama bu yenilginin ardından çok yakında galip gelecekler.
Şinasi Güneş
O yerin daha yakın [alçak] yerinde. Ve onlar, bu yenilgilerinin ardından galip gelecekler.
30:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Beş on yıl içinde. Çünkü önünde sonunda emir Allah’ındır. İşte o gün, müminler de sevinecekler.
Şinasi Güneş
Birkaç sene içerisinde. Önceden de, ardından da, iş / emir Allah'ındır. Ve o gün, inanıp güvenenler sevinir.
30:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın lütfu olan zaferle. Unutmayın ki Allah, hak edene yardım eder. Zira O, dilediğini galip getirmeye gücü yetendir ve sonsuz bir merhamet sahibidir.
Şinasi Güneş
Allah'ın yardımıyla. Gerekli gördüğüne yardım eder. O, üstün merhamet sahibidir.
30:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu Allah’ın bir vaadidir. Zira Allah, vaadinden asla dönmez. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. 3/194- 195,
Şinasi Güneş
Allah'ın vaadidir. Allah vaadini değiştirmez. Fakat insanların çoğu, bu bilinçte değildirler.
30:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, dünya hayatının sadece görünen dış yüzünü bilirler ve onlar, ahiretteki hayattan büsbütün gafillerdir.
Şinasi Güneş
Dünya hayatından görünen kısmını bilirler. Ve onlar, ahiretten gafil olanlardır.
30:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Peki onlar kendi iç dünyalarında, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki her şeyi sadece gerçek bir amaç ve belirli bir süreliğine yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Ne var ki insanların çoğu, hesap ver 30. RUM SURESİ mek için Rablerinin/sahiplerinin huzuruna çıkacaklarına inanmıyorlar.
Şinasi Güneş
Onlar, Allah'ın gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakilerini gerçek bir amaç ve adı belirlenmiş bir son süre dışında oluşturmadığını benliklerinde düşünmediler mi? Şüphesiz insanlardan çoğu, Rablerine karşılaşma hakkında gerçekleri örtüyorlar.
30:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayrıca onlar bu topraklarda hiç gezip dolaşarak kendilerinden önceki kimselerin sonlarının ne olduğuna bakıp ibret almıyorlar mı? Oysa onlar, kendilerinden daha güçlü idiler, onlardan daha derin izler bırakmışlar ve o memleketleri berikilerden daha fazla mamur ve müreffeh bir hale getirmişlerdi, üstelik elçileri onlara hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişlerdi. Neticede onlara haksızlık yapan Allah değildi ama onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 14/44- 45,
Şinasi Güneş
Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbetinin nasıl olduğunu gözlemleseler. Kuvvet olarak onlardan daha şiddetliydiler ve yeryüzünü kaldırıp, onu bunların imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Ve elçileri onlara apaçık kanıtlarla gelmişti. Onlara yanlış yapan Allah değildi. Fakat onlar, kendilerine yanlış yaptılar [29:40].
30:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonuçta, Allah’ın ayetleri karşısında yalana sarılan ve onları hafife alıp alay konusu yaparak kötülük edenlerin akıbeti beterin de beteri oldu. 7/4-5,
Şinasi Güneş
Sonra, Allah'ın ayetleri hakkında yalana sarılmaları ve onunla alay etmelerinden dolayı, kötülük yapanların akıbeti çok kötü oldu.
30:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, insan neslini ilk yaratmaya başladığı gibi sonra bunu tekrarlayacak ve en sonunda da O’na döndürüleceksiniz. 22/5-6, 29/19-20,
Şinasi Güneş
Allah oluşturuşu başlatır ve sonra onu iade eder, sonra da O'na döndürülürsünüz.
30:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu dünyanın sonu o saatin geldiği gün, günahkârlar susup kalacaklar ve umutlarını büsbütün yitirecekler. 7/53, 36/51...67
Şinasi Güneş
O saatin kalktığı gün, suçta ileri gidenler umutlarını yitirirler [7:40].
30:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah’a ortak koştukları onlara şefaatçi aracı olamayacak. Hâlbuki onlar ortak koştukları için kâfir olmuşlardı. 6/94, 26/92...103
Şinasi Güneş
Onlara ortak koştuklarından şefaatçiler de olmayacaktır. Onların ortak koşmalarına kafirlik ederler [1].
30:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu dünyanın sonu o saatin geldiği gün günahkârlar grup grup ayrılırlar. 36/51...67, 39/68...74
Şinasi Güneş
O saatin kalktığı gün, o gün birbirlerinden ayrılırlar.
30:15. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edip imanına yaraşır güzellikte işler yapanlar, cennet bahçelerinde mutlu ve neşe içinde olacaklar. 2/82, 46/13-14
Şinasi Güneş
İnanıp güvenen ve düzeltici işler yapanlara gelince, onlar çok güzel bir bahçe içerisinde mutlu edilirler.
30:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama gerçeği örtbas ederek ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve ahiret buluşmasını hesaba katmayan kâfirler; işte onlar da azabın içinde, yaptıklarıyla yüzleşirler. 39/68...7243/74...80
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler ve ayetlerimiz ve ahiret karşılaşması hakkında yalana sarılanlara gelince, onlar, o azabın içerisinde hazır bulundurulurlar.
30:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Akşama ulaştığınızda ve sabaha eriştiğinizde Allah’ı tespih edip yüceltin!
Şinasi Güneş
Öyleyse, akşama erdiğiniz zaman da ve sabaha erdiğiniz zaman da [her zaman], Allah, bütün noksanlıklardan münezzehtir.
30:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde tüm övgüler O’na mahsustur o halde öğleyin ve ikindi vakitlerinde de O’nu tespih edip yüceltin. 20/130, 50/39- 40
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde, her yerde ve akşam ve öğleye erdiğinizde [her zaman], her işini kusursuz yapmak O'na aittir.
30:19. Ayet
Mustafa Çavdar
O, ölüden diriyi meydana getirir, diriden de ölüyü meydana getirir. Ölü toprağa da hayat verir. İşte siz de bu şekilde diriltileceksiniz.
Şinasi Güneş
Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır [1] ve ölümünün ardından yeryüzüne hayat verir. Siz de işte böyle çıkarılırsınız [2].
30:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi topraktan yaratmış olması O’nun kudret delillerindendir. Sonra siz, bir beşer olarak gelişip yayılıyorsunuz. 22/5, 23/12...17
Şinasi Güneş
Sizi topraktan oluşturması, O'nun ayetlerindendir. Sonra siz, bir beşer olarak yayılıyorsunuz.
30:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine O’nun ayetlerinden/delillerinden biri de kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkati yerleştirmiş olmasıdır. İşte bütün bunlarda derinlemesine düşünebilen bir toplum için nice ayetler/ibretler vardır.
Şinasi Güneş
Kendilerine ısınırsınız diye, size kendi türünüzden eşler oluşturması da O'nun ayetlerindendir [42:11]. Ve aranızda sevgi ve merhamet kıldı. Devamlı düşünen bir halk için kesinlikle bunda ayetler vardır.
30:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun ayetlerinden/delillerinden biridir. İşte bunda hak ve hakikati idrak edenler için nice ayetler/ibretler vardır.
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün oluşturulması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması da O'nun ayetlerindendir. Bilinçli olanlar için kesinlikle bunda ayetler vardır.
30:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine geceleyin uyuyabilmeniz ve gündüzün O’nun lütfundan payınızı arayabilmeniz de O’nun ayetlerinden/delillerindendir. İşte bunda hakikate kulak veren bir toplum için nice ayetler/ibretler vardır.
Şinasi Güneş
Gece ve gündüz uyumanız ve O'nun armağanlarından aramanız O'nun ayetlerindendir. Kulak veren bir halk için kesinlikle bunda ayetler vardır.
30:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Size korku ve ümidi bir arada yaşatmak için çakan şimşeği göstermesi, gökten su indirerek, onunla ölü/kurak toprağı canlandırması da O’nun ayetlerinden/delillerindendir. İşte bunda da aklını kullanabilen bir toplum için nice ayetler/ibretler vardır. 13/13, 30/48...50
Şinasi Güneş
Bir korku ve bir umut olarak size şimşeği göstermesi ve gökten bir su indirerek, onunla ölümünün ardından yeryüzüne hayat vermesi O'nun ayetlerindendir. Aklını kullanan bir halk için kesinlikle bunda ayetler vardır.
30:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve koyduğu yasalar sayesinde göğün ve yerin bir düzen içinde konumlarını devam ettirmeleri de O’nun ayetlerinden/delillerindendir. En sonunda sizi yerden kalkmanız için bir kez davet edecek siz de hemen ortaya çıkacaksınız. 7/184- 185, 36/51...67
Şinasi Güneş
O'nun emriyle / işiyle göğün ve yeryüzünün durması O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden bir çağrıyla çağırdığında, siz çıkarsınız [1].
30:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde bulunan her varlık Allah’a aittir. Zaten hepsi de O’nun hükümranlığı altındadır. 14/2, 53/31-32
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde kim varsa O'nundur. Hepsi O'na gönülden boyun eğenlerdir.
30:27. Ayet
Mustafa Çavdar
O’dur yaratmayı ilk başlatan ve sonra onu yeniden tekrarlayacak olan. Bu O’na çok kolaydır. Zira göklerde ve yerde en yüce sıfatlar O’nundur. O, mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olandır. 29/19- 20, 7/180, 17/110, 59/22...24
Şinasi Güneş
O, oluşturuşu başlatıp sonra onu iade edendir. O, O'na kolaydır. Göklerde ve yeryüzünde en yüce örnek O'nundur [16:60]. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
30:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, size kendi hayatınızdan bir misal veriyor. Emriniz altında bulunanlara, size verdiğimiz servete ortaklar olarak görüp o serveti onlarla eşit olarak paylaşıp sizinle denk bir statüde olmasına razı olur musunuz? Kendiniz için duyduğunuz endişeyi onlar için de duyar mısınız? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz. 3/64, 9/31, 16/75- 76,
Şinasi Güneş
Allah size, kendinizden bir örnek vurgulamaktadır: Sizi rızıklandırdığımız şeylerde, yeminlerinize / antlaşmanıza hak sahibi olduklarınızdan, onda aynı seviyede olduğunuz, kendiniz için olan korkunuz gibi onlar için de korktuğunuz ortaklardan var mı? Aklını kullanan bir halk için, ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
30:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna rağmen yanlışta ısrar eden zalimler körü körüne arzu ve tutkularına uymaktadırlar oysa Allah’ın sapıklığını onayladığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Böylelerine yardım edecek kimse de yoktur.
Şinasi Güneş
Bilakis yanlış yapanlar, bir bilgiye dayanmadan hevalarına uydular. Allah'ın sapıklıkta bıraktığına kim yol gösterebilir [1]? Ve onlara, yardımcılardan kimse de yoktur.
30:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse sen tüm benliğini Hanif/şirkten arınmış olarak Allah’ın insanlığın özüne nakşetmiş olduğu o dosdoğru dine çevir. Zira Allah’ın yarattığı saf yapıda hiçbir değişiklik olmayacaktır. İşte doğru ve sağlam din budur, fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. 7/172-176,
Şinasi Güneş
Öyleyse yüzünü [yönünü, ilgini], hanif olarak [bütün şirk unsurlarından arındırarak, batılın tamamından yüz çevirerek] din için ikame et [doğrult]. İnsanları üzerinde fıtratını belirlediği, yaratılış yasalarını koyduğu, yazılımını kodladığı Allah'ın fıtratına [1]. Allah'ın oluşturması için bir değişiklik yoktur. Ayakta tutan din işte budur [12:40, 98:5]. Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildirler.
30:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Batılın her türlüsünden yüz çevirerek Allah’a yönelin, O’na karşı gelmekten sakının. Namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden olmayın. 2/177, 14/31, 39/54- 55
Şinasi Güneş
30:31-32: O'na yönelin / bağlı kalın ve O'nun sınırlarına uyarak korunun ve salatı ikame edin [1]. Dinlerini bölen [2] ve ayrı inanç grupları olan, her bir tarafın da yanındakiyle sevinip şımardığı ortak koşanlardan olmayın.
30:32. Ayet
Mustafa Çavdar
O müşrikler ki dinlerini paramparça ederek çeşitli gruplara bölündüler. O grupların her biri kendi inancı ve görüşü ile övünür. 3/103, 6/159, 21/92- 93, 23/52- 53,
Şinasi Güneş
30:31-32: O'na yönelin / bağlı kalın ve O'nun sınırlarına uyarak korunun ve salatı ikame edin. Dinlerini bölen ve ayrı inanç grupları olan, her bir tarafın da yanındakiyle sevinip şımardığı ortak koşanlardan olmayın.
30:33. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanların başına ne zaman bir sıkıntı gelse, hemen Rabblerine dönerek dua ile yalvarıp yakarırlar, sonra Allah onlara rahmetinden bir nebze tattırınca da, onlardan bir kısmı hemen başlarlar Rabblerine şirk koşmaya. 6/63- 64, 10/12, 16/51...56
Şinasi Güneş
30:33-34: İnsanların başına bir darlık temas edince, O'na yönelerek / bağlı kalarak dua eder. Sonra, onlara O'ndan bir rahmet tattırınca da, onlardan bir grup, onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etmek için Rablerine ortak koşarlar [1]. Yararlanın bakalım, İleride bileceksiniz.
30:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar bizim kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmeye devam etsinler bakalım. Haydi, biraz daha hayat sürün nasıl olsa yakında gerçeği öğreneceksiniz!
Şinasi Güneş
30:33-34: İnsanların başına bir darlık temas edince, O'na yönelerek / bağlı kalarak dua eder. Sonra, onlara O'ndan bir rahmet tattırınca da, onlardan bir grup, onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etmek için Rablerine ortak koşarlar. Yararlanın bakalım, İleride bileceksiniz.
30:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa biz onlara Allah’a ortak koşmalarını tembihleyen bir ferman mı indirdik de bu yüzden şirk koşuyorlar?
Şinasi Güneş
Yoksa onlara bir belge indirdik de, o ortak koşmakta oldukları şeyleri mi kelam ediyor?
30:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz insanlara ne zaman bir nimet tattırsak onunla sevinip şımarırlar ve eğer kendi yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelecek olsa bir de bakmışsın ki ümitsizliğe düşüvermişler. 11/9- 10, 17/83, 22/11...15
Şinasi Güneş
İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinip şımarırlar. Ellerinin takdim ettiği şeylerle onlara bir kötülük isabet ettiğinde ise, onlar ümitsizliğe kapılırlar [1].
30:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, Allah’ın hak edene rızkı yayıp onu bir ölçüye göre verdiğini görmüyorlar mı? İşte bunda inanıp güvenenler için alınacak nice dersler vardır. 89/15...30, 18/32...40, 68/17...33
Şinasi Güneş
Gerçekten Allah'ın, rızkı gerekli gördüğü kimse için yaydığına ve ölçümlendirdiğine dikkat etmediler mi? İnanıp güvenen bir halk için bunda kesinlikle ayetler vardır.
30:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse siz akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını vermeye bakın. Bilin ki, Allah’ın rızasını kazanmayı dileyenler için en hayırlı yol budur. İşte bunlar kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir. 2/177- 267,
Şinasi Güneş
Öyleyse, yakınlık sahibine ve ihtiyaç sahiplerine ve yol oğluna [yolda kalmışa] hakkını ver. Allah'ın ilgisini, sevgisini isteyenler için bu hayırlı olandır [2:272]. Başarıya ulaşanlar işte onlardır.
30:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Bilin ki Riba/faiz ismi altında insanların mallarından daha fazlasını alırım diye mallarınızı veriyor ve haksız kazanç elde ediyorsunuz ama Allah katında asla artmaz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için zekât verenler var ya işte onlar Allah katında ödüllerini kat be kat artıranlardır. 2/275...280,
Şinasi Güneş
İnsanların mallarında artması için ribadan verdiğiniz şeyler, Allah katında artmaz [2:276]. Allah'ın ilgisini, sevgisini isteyerek, zekattan verdiğiniz şeyler ise, o kimselerdir kat kat arttıranlar.
30:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’tır, sizi yaratan, sonra geçiminiz için imkânlar bahşeden vakti gelince de sizi öldürüp tekrar diriltecek olan. Söyleyin bakalım ortak koştuklarınızdan, bunlardan herhangi birini yapabilecek kimse var mı? Allah onların ortak koştukları tüm şirk unsurlarından münezzehtir ve yücedir. 7/10, 80/17...32
Şinasi Güneş
Sizi oluşturan, sonra sizi rızıklandıran, sonra sizi öldüren, sonra sizi dirilten Allah'tır. Ortak koştuklarınızdan, bunlardan herhangi bir şeyi yapan kimse var mı? O, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yüceler yücesidir.
30:41. Ayet
Mustafa Çavdar
İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma meydana geldi. Allah onlara, yaptıkları kötülüklerin sonuçlarından bir kısmının tattırıyor ki, belki akıllanıp dönerler.
Şinasi Güneş
Dönerler diye, insanların elleriyle kazandığı şeylerle yaptıklarının bazısını onlara tattırmak için, karada ve denizde bozulma ortaya çıktı.
30:42. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Gezip dolaşın yeryüzünü de sizden öncekilerin akıbeti nasıl olmuş bir bakın! Onların çoğu Allah’a ortak koşan müşrikler idi. 22/42...44, 38/12- 13, 50/12...14,
Şinasi Güneş
De ki! ''Dolaşın yeryüzünde de, öncekilerin akıbetinin nasıl olduğunu bir gözlemleyin. Onların çoğu ortak koşanlardı.
30:43. Ayet
Mustafa Çavdar
O halde sen, gerçekleşmesini Allah’tan başka kimsenin engelleyemeyeceği o dehşetli gün gelmezden önce tüm varlığınla bu sapasağlam dine yönel. İşte o gün insanlar bölük bölük ayrılacaklar. 4/17- 18, 39/53...61
Şinasi Güneş
Allah'tan onun geri döndürülmesi olmayan günün gelmesinin öncesinde, yönünü, ilgini, sevgini, ayakta tutan din için ikame et [1]. O gün parça parça olurlar.
30:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim gerçekleri örtbas ederse bu küfrünün cezasını çekecektir ama kim de iyi ve güzel işler ortaya koyarsa işte onlar kendileri için çok güzel bir gelecek hazırlamış olurlar. 6/104, 10/108, 27/89...93
Şinasi Güneş
30:44-45: Kim gerçekleri örterse, gerçekleri örtmesi kendi aleyhinedir. Düzeltici bir iş yapan kimse de, O'nun armağanından, inanıp güvenen ve düzeltici işler yapanlara karşılığını vermesi için kendisine bir beşik [yer] hazırlamış olur. Şüphesiz O, gerçekleri örtenleri sevmez.
30:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah iman edip, iyi ve güzel işler ortaya koyanları lütuf ve keremiyle ödüllendirecektir. Şu da bir gerçek ki Allah kâfirleri hiç sevmez.
Şinasi Güneş
30:44-45: Kim gerçekleri örterse, gerçekleri örtmesi kendi aleyhinedir. Düzeltici bir iş yapan kimse de; O'nun armağanından, inanıp güvenen ve düzeltici işler yapanlara karşılığını vermesi için kendisine bir beşik yer hazırlamış olur. Şüphesiz O, gerçekleri örtenleri sevmez.
30:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Yağmurun müjdecisi olarak rüzgârları elçi olarak göndermesi böylece size rahmetinden tattırması, koyduğu yasa ile gemileri yüzdürmesi bu sayede ticaret yaparak O’nun lütfundan payınızı aramanız O’nun delillerindendir. Umulur ki bütün bu nimetlerin hakkını verir de şükredersiniz.
Şinasi Güneş
Karşılığını verin diye, size rahmetinden tattırması, O'nun armağanından aramanız ve emriyle gemilerin akıp gitmesi için müjdeleyiciler olarak rüzgarları göndermesi O'nun ayetlerindendir.
30:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz senden önce de nice elçileri kendi toplumlarına göndermiştik ve onlara hakikatin apaçık belgeleri olan hakkı getirmişlerdi. Sonunda da suç ve günahta direnenlere yaptıklarının acısını tattırdık. Zira müminlere yardım etmek bize bir borçtur. 14/9-10,
Şinasi Güneş
Şüphesiz senden önce halklarına elçiler gönderdik de, onlara apaçık kanıtlarla geldiler. Suçta ileri gidenlere, suçlarının tam karşılığı olan cezayı verdik. İnanıp güvenenlere yardım üzerimize bir hak oldu [1].
30:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah O’dur ki rüzgârları bir elçi gibi göndererek bulutları harekete geçirir, sonra o bulutları gökte istediği gibi yayar ve parça parça eder, derken sen bu bulutların aralarından yağmurun boşaldığını görürsün; Allah kullarından dilediğinin topraklarına bu yağmuru indirdiği zaman onlar nasıl da sevinirler!
Şinasi Güneş
Rüzgarları göndererek bulutları kaldırıp, onu gökte nasıl gerekli görürse öyle yayan Allah'tır. Onu parça parça kıldığında, arasından yağmurun çıktığını görürsün [24:43]. Kullarından gerekli gördüğüne o isabet ettiğinde de onları sevindirir.
30:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Hâlbuki onlar yağmur yağmadan önce tam bir çaresizlik ve ümitsizlik içinde idiler.
Şinasi Güneş
Oysa önceden, onların üzerine inmesinden önce, kesinlikle umutlarını kesenlerdi.
30:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse Allah’ın yağdırdığı yağmurun yaptığı işlere bir bak. O, ölü toprağı nasıl da canlandırıyor? Hiç şüphesiz Allah ölüleri de böyle diriltecektir. Zira Allah her şeye ölçü koyandır.
Şinasi Güneş
Allah'ın rahmetinin eserlerini gözlemle ki, nasıl ölümünün ardından yeryüzüne hayat veriyor. Şüphesiz bunu yapan, ölüleri de diriltendir. O, her şeye bir ölçü koyandır [1].
30:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama eğer biz kavurucu bir rüzgâr göndersek de onlarda ekinlerinin sararıp solduğunu görseler onun ardından hemen nankörlük etmeye koyulurlar. 14/32...34, 41/49- 50,
Şinasi Güneş
Eğer bir rüzgar göndersek de, onu [ekinlerini] sararmış görseler, kesinlikle nankörlük etmeye başlarlar.
30:52. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şu bir gerçek ki; sen bu mesajı ölülere duyuramazsın, bir de arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını işittiremezsin. 27/80- 81,
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen, ölülere işittiremezsin. Ve, arkasını dönüp uzaklaştıklarında da, çağrıyı sağırlara işittiremezsin.
30:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de sen hakikate karşı körleşmiş olanları sapıklıktan kurtarıp doğru yola yöneltemezsin. Sen ancak bizim ayetlerimize inanıp güvenen müminlere davetini duyurabilirsin işte Müslüman olanlar bunlardır. 27/80-81,
Şinasi Güneş
Ve sen, sapıklıklarının ardından körlere yol gösterici olamazsın. Onlar Müslimler [1] olup, ayetlerimize inanıp güvenen kimselerin dışındakilere işittiremezsin [2].
30:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi ilkin zayıf ve güçsüz bir varlık olarak yaratan, sonra bu güçsüzlüğün ve zayıflığın ardından size gençlikte güç ve kuvvet veren, bu güçlü ve kuvvetli dönemin ardından sizi tekrar acizliğe ve ihtiyarlığa duçar eden Allah’tır. Zira O, yarattığını dilediği düzene uygun olarak yaratır. O her türlü yaratmayı bilendir ve belirli bir ölçüde yaratandır. 22/5, 23/12...16,
Şinasi Güneş
Sizi zayıflıktan oluşturan, sonra zayıflığın ardından bir kuvvet kılan, sonra bir kuvvetin ardından bir zayıflık ve ak saçlı ihtiyarlık kılan Allah'tır. Gerekli gördüğü şeyi oluşturur. O, ölçü koymada bilge olandır.
30:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve son saatin gelip çattığı o gün suça batmış olanlar dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına dair yemin ederler. İşte onlar dünyadayken de hakikati böyle çarpıtırlardı.
Şinasi Güneş
O saatin kalktığı gün, suçta ileri gidenler, bir saatten başka kalmadıklarına kanıt gösterirler. İşte böyle, hakikatin yerine zanla ters yüz ediliyorlardı.
30:56. Ayet
Şinasi Güneş
Kendilerine ilim ve iman verilenler: ''Allah'ın kitabındaki [yasasındaki] harekete geçirilme gününe kadar kaldınız. Bu, harekete geçirilme günüdür. Fakat siz, bunun bilincinde değildiniz.'' dediler [1].
30:57. Ayet
Şinasi Güneş
O gün, yanlış yapanların mazeretleri bir menfaat sağlamaz ve onların telafi etmeleri de istenmez [1].
30:58. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu Kur'an'da, insanlar için her örnekten vurgular yaptık. Eğer onlara bir ayetle gelsen, gerçekleri örtenler kesinlikle: ''Siz boş iddialarda bulunanların dışında kimseler değilsiniz.'' derler [1].
30:59. Ayet
Şinasi Güneş
Allah, bilinçsiz olanların kalplerinin üzerini işte böyle damgalar.
30:60. Ayet
Şinasi Güneş
Dirençli ol! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. İkna olmayanlar sakın seni gevşetmesin.
← 29. Ankebût 31. Lokmân →