⚖️ Sâffât Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
37:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın emrine amade olarak saf saf duranlara... 37/164.166
Şinasi Güneş
Sıra sıra dizilenleri [1],
37:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytanların vahye müdahalesine engel olanlara... 72/26.28
Şinasi Güneş
Haykırıp caydıranları [1],
37:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Uyarıcı ayetleri iletenlere and olsun ki. 35/31-32
Şinasi Güneş
Zikri [yeri geldiğinde kullanmamız için aklımızdan çıkarmamamız gereken bilgiyi, öğretiyi] okuyup aydınlatanları kanıt gösteriyorum ki,
37:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizin İlahınız, kesinlikle tek bir İlahtır!
Şinasi Güneş
Şüphesiz ilahınız kesinlikle tektir.
37:5. Ayet
Mustafa Çavdar
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi/sahibi ve bütün doğuların da Rabbidir/sahibidir.
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir. Ve doğuların Rabbidir.
37:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz dünya semasını [1] parlayanların / ışıldayanların çekiciliğiyle süsledik,
37:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve orayı azgın ve isyankâr her şeytandan koruduk. 15/17-18
Şinasi Güneş
Her türlü küstah şeytandan koruyarak.
37:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar.
Şinasi Güneş
Mele-i Ala'ya [1] kulak veremezler ve her yandan atılılırlar [2].
37:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Oradan uzaklaştırılırlar ve onlar için sürekli bir azap vardır. 71/1...10
Şinasi Güneş
İtilmiş [dışlanmış] olarak. Onlara kesintisiz bir azap vardır.
37:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak, onlardan biri oradan bir bilgi kapacak olursa yakıcı bir alev topu yetişip onu hemen yok eder. 26/210...212
Şinasi Güneş
Bir parça kapanlar dışında. Onu delici bir ışık takip eder [1].
37:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sor onlara: -Yaratılış bakımından onlar mı daha zor; yoksa bizim yarattığımız insanlar mı? Biz insanları yapışkan basit bir çamurdan yarattık.
Şinasi Güneş
Onlardan fetva [adam akıllı bir görüş] iste. Onların oluşturuluşu mu daha şiddetli [çetin], yoksa, oluşturduklarımız mı [1]? Şüphesiz onları, yapışkan, cıvık bir çamurdan oluşturduk.
37:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onların haline şaşırırken onlar seninle alay ediyorlar. 53/56...62
Şinasi Güneş
Bilakis, sen hayran kaldın. Onlar ise küçümsüyorlar.
37:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine öğüt verildiğinde de o bilgiyle ilgilenmiyorlar.
Şinasi Güneş
Bilgilendirildiklerinde, bilgileri kullanmıyorlar.
37:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçeği söyleyen bir ayet gördüklerinde onu hafife alıyorlar. 16/103, 21/3...5
Şinasi Güneş
Bir ayet gördüklerinde, küçümseyip duruyorlar.
37:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil!” diyorlar. 23/68...70, 25/4-5
Şinasi Güneş
''Bu açıkça, etkili bir aldatmacanın, kafa karıştırmanın dışında bir şey değildir.'' dediler [54:2].
37:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz ölüp, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” 13/5, 17/98, 23/35.37
Şinasi Güneş
Öldüğümüzde toprak ve kemik iken mi? Kesin olarak harekete geçirilenler olacağız öyle mi [23:82]?
37:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Ölmüş gitmiş atalarımız da mı? Diyorlar. 23/78...90
Şinasi Güneş
Evvelki atalarımız da mı?
37:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara de ki: -Evet, hem de rezil rüsva bir halde! 36/51...67
Şinasi Güneş
De ki! ''Evet. Ve siz horlanmış olarak.''
37:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Onun için çok şiddetli bir ses yeter! O da ne! İşte gerçeklerle yüz yüzeler! 6/31, 50/19...35
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, uyulması zorunlu bir sesleniştir. O zaman onlar gözlemlerler.
37:20. Ayet
Mustafa Çavdar
– Yazıklar olsun bize, işte bu hesap gününün ta kendisi! Diyecekler.
Şinasi Güneş
''Eyvah bizlere, bu din günüdür.'' derler.
37:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara, “Daha önce yalanlayıp hesaba katmadığınız ayırım günü işte bu!” diye seslenilecek. 56/41-42, 64/9 22-23. Ve meleklere şöyle seslenilecek: – Toplayın, onları yoldaşlarını ve Allah ile aralarına koyup kulluk ettiklerini ve hepsine cehennemin yolunu gösterin! 10/18, 14/21-22, 46/4...6
Şinasi Güneş
Bu, yalanlamakta olduğunuz ayırma günüdür.
37:22. Ayet
Şinasi Güneş
37:22-23: Yanlış yapanları ve eşlerini [onlara eşlik edenleri] ve Allah'ın yanı sıra kulluk etmekte olduklarını toplayıp, onlara kat kat ateşin yolunu gösterin!
37:23. Ayet
Şinasi Güneş
37:22-23: Yanlış yapanları ve eşlerini [onlara eşlik edenleri] ve Allah'ın yanı sıra kulluk etmekte olduklarını toplayıp, onlara kat kat ateşin yolunu gösterin!
37:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama şimdilik durdurun onları, çünkü onlar önce sorgulanacaklar. 10/45, 14/48-49,
Şinasi Güneş
Onları tutuklayın. Şüphesiz onlar sorumludurlar [1].
37:25. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ne oldu size, neden birbirinize yardım edemiyorsunuz? 6/94, 16/86-87, 40/47...50
Şinasi Güneş
Size ne oldu, yardımlaşmıyorsunuz [36:74]?
37:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama hayır, artık onlar, bugün tam manasıyla teslim olmuşlardır. 2/166-167, 23/99.108
Şinasi Güneş
Bilakis onlar, o gün teslim olmuşlardır [16:87].
37:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu arada dönüp birbirlerini suçlayacaklar ve önderlerine: 38/55...64.
Şinasi Güneş
Bazısı bazısını hedefleyerek sorumlu tutuyorlar.
37:28. Ayet
Mustafa Çavdar
– Siz bize hep sureti haktan görünerek yaklaşırdınız, diyecekler. 33/66...68, 34/31.34
Şinasi Güneş
"Şüphesiz siz, bize sağdan [1] geliyordunuz."
37:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Diğerleri de; – Hayır, asıl siz bile bile inanmadınız... 7/35...40, 14/21-22
Şinasi Güneş
"Bilakis siz, zaten inanıp güvenenler değildiniz." dediler.
37:30. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ayrıca bizim sizin üzerinizde hiç bir yaptırım gücümüz yoktu. Bilakis siz ta baştan azgın ve isyankâr bir toplum idiniz. 26/91...104
Şinasi Güneş
"Bizim, üzerinize hiçbir yetkimiz [1] yoktu. Bilakis siz, zaten bardağı taşıran bir halktınız."
37:31. Ayet
Mustafa Çavdar
– Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok
Şinasi Güneş
Rabbimizin sözü [1] üzerimize gerçekleşti. Şüphesiz biz, tadıcı olanlarız.
37:32. Ayet
Mustafa Çavdar
– Evet sizi azgınlığa teşvik ettik, çünkü biz de azgın kimseler idik. 40/47...50
Şinasi Güneş
Biz sapkınlıkta ileri gitmiştik, sizi de sapkınlığın ilerisine sürükledik [1].
37:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse bugün hepsi o azapta ortaktırlar. 43/36...44
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlar, o gün azapta da ortaktırlar [43:39].
37:34. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz günahkâr suçluları böyle cezalandıracağız.
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, suçta ileri gidenlere işte böyle yaparız.
37:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar, kendilerine: – Allah’tan başka ilah yoktur, denildiği zaman büyüklenirlerdi. 38/1...10
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlar, kendilerine: ''Allah'ın dışında bir ilah yoktur'' denildiği zaman, büyükleniyorlardı.
37:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve deli bir şairin sözüne bakarak “İlahlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi. 36/69-70
Şinasi Güneş
"Gizli güçlerin etkisinde olan bir şair için, ilahlarımızı terk eder miyiz?" diyorlardı.
37:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa o, sadece hak olan Kuran’ı getirmiş ve önceki elçileri de doğrulamıştı.
Şinasi Güneş
Bilakis o, gerçekle geldi ve gönderilenleri onayladı.
37:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi siz bu acı veren azabı çekeceksiniz.
Şinasi Güneş
Şüphesiz siz, can yakıcı azabı tadıcılarsınız.
37:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Bilin ki bu azap ancak yaptıklarınızın karşılığıdır.
Şinasi Güneş
Yapmakta olduğunuz şeyler dışında karşılık görmezsiniz.
37:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak dini Allah’a has kılan kullar hariç.
Şinasi Güneş
Allah'ın muhles [1] kulları dışında.
37:41. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar için belirlenmiş rızıklar vardır. 39/73-74
Şinasi Güneş
İşte onlara, bilinen bir rızık vardır.
37:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine çeşit çeşit meyveler ikram olunacaktır. 43/67...73
Şinasi Güneş
Meyveler. Ve onlar, saygın bir konuma getirilenlerdir.
37:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Nimetlerle dolu cennetlerde.
Şinasi Güneş
Nimet bahçelerinde.
37:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Tahtların üzerine karşılıklı oturacaklar. 36/55...59
Şinasi Güneş
Karşılıklı koltuklar üzerinde [15:47, 52:20].
37:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Etraflarında berrak bir kaynaktan doldurulmuş kâseler dolaştırılacak.
Şinasi Güneş
Üzerlerinde kaynaklardan kadehler dolaştırılır.
37:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Bembeyaz ve içenlere zevk veren içeceklerle dolu kâseler. 32/17, 56/17.40
Şinasi Güneş
İçenler için berrak, leziz.
37:47. Ayet
Mustafa Çavdar
O içecekler ne baş ağrıtır ne de sarhoş eder.
Şinasi Güneş
İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur ve ondan dolayı akıllarını da gidermez.
37:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Yanlarında başkasına bakmayan olacak.
Şinasi Güneş
Onların yanlarında, yönlerini [ilgilerini] kendilerine kısıtlayan iri siyah gözlüler [1] vardır.
37:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Sanki gün yüzü görmemiş deve kuşu yumurtası gibi bembeyaz. 55/46.76
Şinasi Güneş
Onlar, korunmuş yumurta gibidir.
37:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Öte yandan bunlar karşılıklı oturup sohbet ederken. 36/55.60
Şinasi Güneş
Bazısı bazısına dönerek, karşılıklı soruştururlar.
37:51. Ayet
Mustafa Çavdar
İçlerinden biri: – Bir zamanlar benim bir yakın arkadaşım vardı, der. 18/32...45
Şinasi Güneş
Onlardan konuşan biri: "Benim bir yaşıtım vardı." dedi.
37:52. Ayet
Mustafa Çavdar
Bana derdi ki: – Sen gerçekten yeniden dirilişi tasdik mi ediyorsun?
Şinasi Güneş
"Sen gerçekten onaylayanlardan mısın?" diyordu.
37:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi biz ölüp, toprağa karışıp kemik yığını haline geldikten sonra tekrar diriltilip hesaba çekileceğiz öyle mi? 19/66, 45/23-24
Şinasi Güneş
"Öldüğümüzde, toprak ve kemik iken mi? Gerçekten biz mi borcumuzun karşılığını göreceğiz?"
37:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Öteki: – Şimdi onun ne durumda olduğunu bilmek ister misin? Der. 7/50...54
Şinasi Güneş
"Siz araştıranlar mısınız?" dedi.
37:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür. 57/12...15
Şinasi Güneş
Bunun üzerine, onu araştırınca, kat kat ateşin tam ortasında gördü.
37:56. Ayet
Mustafa Çavdar
– Aman Allah’ım! Az kalsın sen, neredeyse beni de mahvedecektin! Der. 25/11...30
Şinasi Güneş
"Vallahi neredeyse beni de tepe taklak edecektin." dedi.
37:57. Ayet
Mustafa Çavdar
– Eğer Rabbimin hidayeti olan, Kuran nimeti olmasaydı, az kalsın ben de cehenneme atılanlardan olacaktım. 6/156...159, 20/133-134
Şinasi Güneş
"Rabbimin nimeti olmasaydı, kesinlikle ben de orada hazır bulundurulanlardan olurdum."
37:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık biz bir daha ölmeyeceğiz değil mi? 40/10...20
Şinasi Güneş
37:58-59: "Biz, ilk ölümümüzün dışında ölenler olmayacak mıyız? Azaba uğratılanlar da olmayacağız."
37:59. Ayet
Mustafa Çavdar
– Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi? 64/8-9
Şinasi Güneş
37:58-59: "Biz, ilk ölümümüzün dışında ölenler olmayacak mıyız? Azaba uğratılanlar da olmayacağız."
37:60. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte budur muhteşem zafer! 20/75-76
Şinasi Güneş
"Şüphesiz bu, hak edilen muazzam bir kazançtır."
37:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Çalışacaklar, böyle bir zafer için çalışıp didinsinler. 3/190...195, 77/41...44,
Şinasi Güneş
Artık çalışanlar bunun gibisi için çalışsın.
37:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Söyleyin bakalım böyle bir nimetle ağırlanmak mı iyidir yoksa zakkum ağacı mı? 44/43...46
Şinasi Güneş
İkram olarak bu mu hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı [44:43…47]?
37:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık. 56/51...56
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz onu, yanlış yapanlara bir fitne [sıkıntıya sokan, ateşe atan] kıldık.
37:64. Ayet
Mustafa Çavdar
O ağaç, cehennemin dibinden çıkar. 44/43.46, 56/51...56
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, öyle bir ağaçtır ki, kat kat ateşin dibinde çıkar.
37:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Tomurcukları şeytanların başları gibi çirkindir. 44/43.46, 56/51...56
Şinasi Güneş
Tomurcuğu şeytanların başları [1] gibidir.
37:66. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar. 44/43...46, 56/51.56
Şinasi Güneş
Onlar, kesinlikle ondan nasiplenirler ve karınları ondan doldururlar.
37:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine bağırsakları yakan kaynar su içecekler. 44/43...46, 56/51.56
Şinasi Güneş
Sonra, onun üzerin,e onlara sıcak sudan karışım bir içecek vardır.
37:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların dönüp dolaşıp gelecekleri yer işte böyle bir cehennemdir. 55/43-44
Şinasi Güneş
Sonra, onların dönüş yeri, kesinlikle kat kat ateşedir.
37:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü onlar, sapkın atalarının başlarına sardığı geleneğe uydular. 2/170-171
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlar, atalarını sapkınlar olarak buldular.
37:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onların izinden akılsızca gidiyorlardı.
Şinasi Güneş
Onlar, onların tercihi [yolu] üzerinde koşturuyorlar.
37:71. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki onlardan öncekilerin çoğu da doğru yoldan sapmıştı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların öncesinde, evvelki toplulukların da çoğu sapmıştı.
37:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de onlara uyarıcılar göndermiştik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların içinde de uyarıcılar göndermiştik.
37:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Uyarılan fakat uyarılara kulak vermeyenlerin sonu nasıl oldu bir
Şinasi Güneş
Uyarılanların akıbeti nasıl oldu bir gözlemle.
37:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Kurtulanlar yalnızca dini Allah’a has kılan kullar oldu. 39/11...15,
Şinasi Güneş
Allah'ın muhles [1] kulları dışında.
37:75. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki vaktiyle Nuh, bizden imdat dilemiş biz de ona ne güzel karşılık vermiştik. 23/25-26
Şinasi Güneş
Şüphesiz Nuh, bize seslenmişti, ne güzel cevap verenleriz.
37:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Onu ailesini ve ona uyanları da, o büyük felaketten kurtarmıştık. 11/21...28
Şinasi Güneş
Onu ve ahalisini önemli bir kederden kurtarmıştık.
37:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece onun soyunu da devam ettirdik. 7/59...64 78-79. Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık.
Şinasi Güneş
Onun soyunu kalıcılar kıldık [soyunu devam ettirdik].
37:78. Ayet
Şinasi Güneş
Sonradan gelenler içinde onun üzerine [ün, örneklik] bıraktık: ''Alemler içinde esenlik Nuh'adır.''
37:79. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Onları ilk defa kim yarattıysa o diriltecek. Zira O, her türlü yaratmayı bilendir. 17/49.51,
Şinasi Güneş
Sonradan gelenler içinde onun üzerine ün, örneklik bıraktık: ''Alemler içinde esenlik Nuh'adır.''
37:80. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz iyi ve güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
37:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü O, bizim yürekten inanıp güvenen mümin kulumuzdu. 10/71...73
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, inanıp güvenen kullarımızdandı.
37:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Diğerlerini ise suda boğmuştuk. 21/76-77
Şinasi Güneş
Sonra diğerlerini boğduk.
37:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz İbrahim de Nuh’un yolunu izleyen biriydi.
Şinasi Güneş
Şüphesiz İbrahim de onun inancından, ideolojisindendi.
37:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim O, Rabbine tertemiz bir kalp ile yönelmişti. 26/69...89
Şinasi Güneş
Hani o, Rabbine selim bir kalple [1] gelmişti.
37:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir gün babasına ve kavmine şöyle demişti: – Siz, nelere kulluk ediyorsunuz böyle? 6/74...84
Şinasi Güneş
Hani babası ve halkı için: ''Neye kulluk ediyorsunuz?'' demişti [26:70, 43:26].
37:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah ile aranıza koyup uydurma ilahlara kulluk mu etmek istiyorsunuz? 21/52...68
Şinasi Güneş
''Allah'ın yanı sıra, gerçek dışı [kurgu] ilahlar mı istiyorsunuz?''
37:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Peki âlemlerin Rabbi hakkındaki düşünceniz nedir? 7/191...195
Şinasi Güneş
''Siz alemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz [41:23]?''
37:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet İbrahim kafasında bir şey tasarladı. 21/52...68
Şinasi Güneş
Yıldızları bir gözlemle gözlemledi.
37:89. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve “Ben hastayım” dedi. 6/74...84
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben sancılıyım [1].'' dedi.
37:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine onu orada bırakıp gittiler. 21/52...68
Şinasi Güneş
Arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.
37:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve İbrahim, onların putlaştırdığı ilahlarıyla baş başa kaldı onlara: -Buyursanıza niçin yemiyorsunuz? Dedi. 21/52...68
Şinasi Güneş
İlahlarına gizlice gidip: ''Nasiplenmez misiniz?'' dedi.
37:92. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz? 21/52...68
Şinasi Güneş
''Size ne oldu ki konuşmuyorsunuz?''
37:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra, hiddetle üzerlerine sağ eliyle bir darbe indirdi. 21/52...68
Şinasi Güneş
Gizlice sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu.
37:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunu duyan halk telaş ve hışımla koşarak ona geldiler. 21/52...68
Şinasi Güneş
Koşarak karşısına dikildiler.
37:95. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim, onlara: – Elinizle yonttuğunuz bu şeylere niye kulluk ediyorsunuz? Dedi. 21/52...68
Şinasi Güneş
''Yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?'' dedi.
37:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa sizi de yonttuklarınızı da yaratan Allah’tır. 21/52...68
Şinasi Güneş
''Sizi de, yaptığınız şeyleri de Allah oluşturdu.''
37:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine:
Şinasi Güneş
''Ona bir yapı yapın ve onu kat kat ateşin içine bırakın [1].'' dediler.
37:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar İbrahim’e tuzak kurmak istediler ama biz de tuzaklarını bozup onları perişan ettik. 21/52...68
Şinasi Güneş
Ona bir plan yapmak istediler, onları alt edilenler kıldık.
37:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda İbrahim: – Ben, Rabbime kulluk edebileceğim bir yere gideceğim. O bana mutlaka bir yol gösterecektir, dedi. 43/26...28
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben, Rabbime gidiciyim, bana yol gösterecektir.'' dedi [26:78, 43:27].
37:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve “Rabbim, bana iyilerden bir evlat bağışla. 11/69...72
Şinasi Güneş
''Rabbim bana düzelticilerden bahşet.''
37:101. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de ona yumuşak huylu, ağır başlı bir oğul vereceğimizi müjdeledik. 19/46.49
Şinasi Güneş
Onu yumuşak huylu bir delikanlıyla müjdeledik.
37:102. Ayet
Mustafa Çavdar
Çocuk, onun çaba ve tasasına ortak olacak yaşa gelince, ona dedi ki; – Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum, bir düşün ne dersin bu işe? Çocuk; – Babacığım, sen sana emrolunanı yap! Dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın! 2/112...136,
Şinasi Güneş
Onunla birlikte iş tutacak çağa ulaşınca: ''Ey oğulcuğum, şüphesiz ben, uykuda [1] olan bu yerde, gerçekten seni mağdur, perişan ettiğimi görüyorum. Gözlemle bakalım sen ne görüyorsun?'' dedi. ''Ey babacığım, emrolunduğun şeyi yap [2]. Allah gerekli görürse, beni direnenlerden bulacaksın'' dedi.
37:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırınca.
Şinasi Güneş
İkisi de teslim olduklarında [1], onu alnı üzere yıktı [yüzüstü bıraktı].
37:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz: Ey İbrahim! Diye seslendik.
Şinasi Güneş
37:104-105: Ve ona: ''Ey İbrahim! Şüphesiz görüşünü [vizyonunu] doğruladın.'' diye seslendik. Şüphesiz biz, iyilik yapanlara [1] işte böyle karşılık veririz.
37:105. Ayet
Mustafa Çavdar
– Sen rüyanın gereğini yerine getirdin. İşte biz teslimiyet gösterenleri böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
37:104-105: Ve ona: ''Ey İbrahim! Şüphesiz görüşünü [vizyonunu] doğruladın.'' diye seslendik. Şüphesiz biz, iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
37:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekten bu, apaçık ve zor bir sınavdı.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu, açıkça yıpratıcı bir sınavdı [2:124].
37:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz ona çocuğun yerine fidye olarak büyük bir kurban kesmesini emrettik. 22/26.30 108-109. Biz onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İbrahim’e!” diye anılmasını sağladık.
Şinasi Güneş
Bu önemli mağduriyetin, perişanlığın karşılığını da ona verdik.
37:108. Ayet
Şinasi Güneş
37:108-109: Sonradan gelenler içinde onun üzerine [ün, örneklik] bıraktık: ''Esenlik İbrahim'edir.''
37:109. Ayet
Şinasi Güneş
37:108-109: Sonradan gelenler içinde onun üzerine [ün, örneklik] bıraktık: ''Esenlik İbrahim'edir.''
37:110. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz, görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Biz iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
37:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi. 6/74...84
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, inanıp güvenen kullarımızdandı.
37:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından ona salihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik. 11/69...72
Şinasi Güneş
Ona düzelticilerden bir nebi olan İshak'ı müjdeledik.
37:113. Ayet
Mustafa Çavdar
Onu da İshak’ı da soyunu da bereketlendirdik. Ama her ikisinin soyundan iyi insanlar çıktığı gibi onların mirasına ihanet edenler de çıkmıştır.
Şinasi Güneş
Onun ve İshak'ın üzerine bereket verdik. İkisinin soyundan iyileştiren de vardı, açıkça kendine yanlış yapan da.
37:114. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz Musa ve Harun’a da nübüvvet vererek ikramda bulunmuştuk. 6/84.90
Şinasi Güneş
Şüphesiz Musa ve Harun'u da memnun ettik.
37:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları ve kavimlerini büyük bir felaketten kurtarmıştık. 10/88...92
Şinasi Güneş
İkisini ve halkını çok önemli bir kederden kurtardık.
37:116. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara öyle bir yardım etmiştik ki sonunda galip gelen onlar oldu. 10/88-92,
Şinasi Güneş
Onlara yardım ettik ve onlar galip gelenler oldular.
37:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onlara hakikati apaçık ortaya koyan o kitabı vermiştik.
Şinasi Güneş
İkisine, kanıtları ortaya koyan kitabı verdik.
37:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece onlara dosdoğru yolu göstermiştik. 2/120, 16/9 119-120. Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “Selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık.
Şinasi Güneş
İkisine dosdoğru yolu gösterdik.
37:119. Ayet
Şinasi Güneş
37:119-120: Sonradan gelenler içinde ikisinin üzerine [ün, örneklik] bıraktık: Esenlik Musa ve Harun'adır.
37:120. Ayet
Şinasi Güneş
37:119-120: Sonradan gelenler içinde ikisinin üzerine [ün, örneklik] bıraktık: Esenlik Musa ve Harun'adır.
37:121. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte biz görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Şüphesiz iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
37:122. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü ikisi de inanıp güvenen mümin kullarımızdan idi.
Şinasi Güneş
Şüphesiz ikisi inanıp güvenen kullarımızdandı.
37:123. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki İlyas da elçilerden biri idi. 6/84...90
Şinasi Güneş
Şüphesiz İlyas da gönderilenlerdendi.
37:124. Ayet
Mustafa Çavdar
O, halkına şöyle demişti: – Hiç Allah’tan kokmuyor musunuz? 30/31, 33/39 125-126. Yaratıcıların en mükemmeli olan, sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp Ba’lin putlarına mı yalvarıyorsunuz?
Şinasi Güneş
Hani halkı için: "Vahyin sınırlarına uyup korunmaz mısınız?" demişti.
37:125. Ayet
Şinasi Güneş
"Oluşturanların en iyisini [1] bırakıyorsunuz da, Ba'ale [2] mi çağırıyorsunuz?"
37:126. Ayet
Şinasi Güneş
"Allah, sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbidir [26:26]."
37:127. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda onu yalancılıkla suçladılar, bu yüzden onlar, elbette huzurda yargılanıp azaba çarptırılacaklar. 30/12...16,
Şinasi Güneş
Onu yalancı saydılar. Şüphesiz onlar, hazır bulundurulacaklar.
37:128. Ayet
Mustafa Çavdar
Yalnız dini Allah’a has kılanlar bunun dışında olacak. 6/162 129-130. Biz de onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İlyas’a!” diye anılmasını sağladık.
Şinasi Güneş
Allah'ın muhles [1] kulları dışında.
37:129. Ayet
Şinasi Güneş
37:129-130: Sonradan gelenler içinde üzerine [ün, örneklik] bıraktık: Esenlik İlyas’laradır [1].
37:130. Ayet
Şinasi Güneş
37:129-130: Sonradan gelenler içinde üzerine [ün, örneklik] bıraktık: Esenlik İlyas’laradır.
37:131. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz görevini güzel bir şekilde yerine getirenleri işte böyle ödüllendiririz.
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, iyilik yapanlara işte böyle karşılık veririz.
37:132. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi. 3/133...136
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, inanıp güvenen kullarımızdandı.
37:133. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuşkusuz ki Lut da gönderilmiş elçilerdendi. 7/80.84
Şinasi Güneş
Şüphesiz Lut, gönderilenlerdendi.
37:134. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle biz onu ve ailesini kurtarmıştık. 11/77...83
Şinasi Güneş
37:134-135: Hani, boğulanlar içerisinde bir acuze [1] dışında, onu ve ahalisinin hepsini kurtarmıştık.
37:135. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak ihtiyar hanımı geride kalıp helak olanlardan oldu.
Şinasi Güneş
37:134-135: Hani, boğulanlar içerisinde bir acuze dışında, onu ve ahalisinin hepsini kurtarmıştık.
37:136. Ayet
Mustafa Çavdar
Ardından da diğerlerini yerle bir etmiştik. 51/31...37 137-138. Siz de sabah akşam onların yaşadıkları yerden gelip geçmektesiniz. Hiç mi düşünüp ibret almıyorsunuz? 15/57...77
Şinasi Güneş
Sonra diğerlerini yerle bir ettik.
37:137. Ayet
Şinasi Güneş
37:137-138: Şüphesiz siz, sabahleyin ve geceleyin [sürekli] üzerinde gidip geliyorsunuz. Aklınızı kullanmaz mısınız [1]?
37:138. Ayet
Şinasi Güneş
37:137-138: Şüphesiz siz, sabahleyin ve geceleyin [sürekli] üzerinde gidip geliyorsunuz. Aklınızı kullanmaz mısınız?
37:139. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz Yunus da gönderilmiş elçilerdendi. 21/87-88
Şinasi Güneş
Şüphesiz, Yunus da gönderilenlerdendi.
37:140. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle kaçak bir köle gibi dolu gemiye binmişti. 54/48...50
Şinasi Güneş
Dolu bir gemiye doğru kaçtığında [1],
37:141. Ayet
Mustafa Çavdar
Derken yolcular arasında kura çekilmiş ve Yunus kaybedenlerden olmuştu.
Şinasi Güneş
Bir çekişmeye girdi ve ileri sürdüğü delilleri geçersiz olanlardan oldu.
37:142. Ayet
Mustafa Çavdar
O kendisini kınayıp dururken bir balık onu yutuverdi. 37/139...147, 54/48.50
Şinasi Güneş
Onu bunalım [1] kucakladı [kavradı]. O, kınanmıştı.
37:143. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer o, Allah’ı tespih edip tövbe edenlerden olmasaydı. 37/139...147, 54/48.50
Şinasi Güneş
O, gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı [1],
37:144. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeniden diriliş gününe kadar balığın karnında kalacaktı. 37/139...147, 54/48...50
Şinasi Güneş
Kesinlikle harekete geçirilecekleri güne kadar, onun [bunalımın] ortasında [1] kalırdı [2].
37:145. Ayet
Mustafa Çavdar
Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile attık. 37/139...147, 54/48.50
Şinasi Güneş
O sancılıyken [1], onu açıkta, çıplak bir yere attık [68:49].
37:146. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve üzerine de gölge etmesi için kabak türü geniş yapraklı bir ağaç bitirdik. 37/139...147, 54/48.50
Şinasi Güneş
Onda geçici, içinden çıkamadığı dallı budaklı durumlar bitirmiştik [1]
37:147. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet onu nüfusu yüz bin kişiden fazla bir topluma elçi olarak yeniden görevlendirdik. 37/139...147, 54/48.50
Şinasi Güneş
Ve onu, yüz bin veya daha fazlasına [1] gönderdik.
37:148. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık.
Şinasi Güneş
İnanıp güvendiler. Biz de onları, belli bir süreye kadar yararlandırdık [10:98].
37:149. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sor onlara, kızlar Rabbinin de, oğlanlar onlarınmış öyle mi? 16/57...60
Şinasi Güneş
Onlardan fetva [adam akıllı bir görüş] iste. Kızlar Rabbin için, oğullar onlara mı?
37:150. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa biz melekleri kızlar olarak yaratmışız da onlar buna şahit mi olmuşlar? 43/18-19 151-152. İyi bilin ki, “Allah çocuk sahibi oldu” demeleri onların uydurduğu iftiralardan biridir. Onlar düpedüz yalan söylemektedirler. 19/88.93
Şinasi Güneş
Yoksa onlar şahittiler de, melekleri dişi mi oluşturduk [43:19]?
37:151. Ayet
Şinasi Güneş
37:151-152: İyi bilin ki onlar, hakikati tersyüz etmelerinden dolayı "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.
37:152. Ayet
Şinasi Güneş
37:151-152: İyi bilin ki onlar, hakikati tersyüz etmelerinden dolayı "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.
37:153. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, kızları oğlanlara tercih etmiş öyle mi? 16/57…60, 19/88...89
Şinasi Güneş
Kızları, oğulların üzerine seçkin mi kılmış [1]?
37:154. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne oluyor size? Nasıl böyle hükümler veriyorsunuz?
Şinasi Güneş
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?
37:155. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun ne büyük bir iftira olduğunu hiç düşünmüyor musunuz? 10/17, 11/18-19
Şinasi Güneş
Bu bilgileri kullanmaz mısınız?
37:156. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa elinizde bunu ispatlayacak apaçık belge mi var?
Şinasi Güneş
Yoksa, sizde açık bir yetki mi var?
37:157. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin de görelim. 28/49-50
Şinasi Güneş
Şayet doğru sözlüler iseniz, kitabınızı getirin [1].
37:158. Ayet
Mustafa Çavdar
Tutmuşlar bir de Allah ile görünmeyen varlıklar arasında bir soy bağı olduğunu ileri sürüyorlar. Oysa böyle bir iddiada bulunanların cezalandırılacağını o görünmeyen varlıklar da çok iyi biliyorlar.
Şinasi Güneş
O'nunla, bilinmeyen [gizli, yabancı] varlıklar arasında akrabalık kıldılar. Şüphesiz, bilinmeyen [gizli, yabancı] varlıklar, hazır bulundurulacaklarını bilirler.
37:159. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, onların attıkları bütün iftiralardan uzaktır ve yücedir. 59/22...24
Şinasi Güneş
Allah, niteledikleri şeylerden münezzehtir.
37:160. Ayet
Mustafa Çavdar
Yalnız dini Allah’a has kılan kullar cezalandırılmayacak. 21/101…103,
Şinasi Güneş
Allah'ın muhles [1] kulları dışında.
37:161. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz ve kulluk ettikleriniz. 15/39...42. 38/82-83 162-163. Kendi ayaklarıyla cehenneme koşanların dışında hiç kimseyi yoldan çıkaramazsınız. 15/39...42, 38/82-83
Şinasi Güneş
Şüphesiz siz ve kulluk ettikleriniz
37:162. Ayet
Şinasi Güneş
37:162-163: Kat kat ateşe dikilecek kimse dışındakileri aleyhlerine fitneye düşüremezsiniz [1].
37:163. Ayet
Şinasi Güneş
37:162-163: Kat kat ateşe dikilecek kimse dışındakileri aleyhlerine fitneye düşüremezsiniz.
37:164. Ayet
Mustafa Çavdar
(Oysa o melekler şöyle der) - Bizim her birimizin Allah katında belli bir makamı ve yeri vardır.
Şinasi Güneş
Bizim belli bir makam [konum] dışında bir şeyimiz yoktur [1].
37:165. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet biz saf saf durup O’ndan ferman bekleyenleriz.
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz biziz biz sıra sıra dizilenler [1].
37:166. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz Allah’ın emrinden çıkmayan kimseleriz. 21/26...29
Şinasi Güneş
Şüphesiz biziz biz tesbih edenler [1].
37:167. Ayet
Mustafa Çavdar
Hâlbuki onlar, şöyle diyorlardı: 6/157-158
Şinasi Güneş
37:167-168-169: Şayet "Gerçekten yanımızda evvelkilerden bir Zikir [Allah'tan gelen kullanacağımız bilgi, öğreti] olsaydı, kesinlikle Allah'ın muhles [1] kulları olurduk." diyorlardı.
37:168. Ayet
Mustafa Çavdar
– Eğer bizim elimizde öncekilere verilen vahiyler olsaydı. 20/133-134,
Şinasi Güneş
37:167-168-169: Şayet "Gerçekten yanımızda evvelkilerden bir Zikir [Allah'tan gelen kullanacağımız bilgi, öğreti] olsaydı, kesinlikle Allah'ın muhles kulları olurduk." diyorlardı.
37:169. Ayet
Mustafa Çavdar
Kesinlikle dini Allah’a has kılan kullar olurduk.
Şinasi Güneş
37:167-168-169: Şayet "Gerçekten yanımızda evvelkilerden bir Zikir [Allah'tan gelen kullanacağımız bilgi, öğreti] olsaydı, kesinlikle Allah'ın muhles kulları olurduk." diyorlardı.
37:170. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi ise kendilerine gelen bu vahye Kuran’a inanmadılar. Ama yakında gerçeği öğrenecekler.
Şinasi Güneş
Onun [Kur'an'ın] hakkındaki gerçekleri örttüler. İleride bilecekler.
37:171. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki bizim elçi olarak gönderdiğimiz kullarımıza şu kelime yazılmıştır.
Şinasi Güneş
Şüphesiz gönderilen kullarımız için takdir ettiğimiz hüküm geçmiştir [6:34].
37:172. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara mutlaka yardım edilecek.
Şinasi Güneş
Şüphesiz onlar, yardım edilenlerdir [1].
37:173. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz askerlerimiz, kesinlikle onlar galip gelenlerdir [1].
37:174. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse sen bir süre onlardan yüz çevir!
Şinasi Güneş
Bir süreye kadar onlardan uzaklaş.
37:175. Ayet
Mustafa Çavdar
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini.
Şinasi Güneş
Onları dikkatli bak. İleride hakikati görecekler.
37:176. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar bizim azabımızın acele gelmesini mi istiyorlar?
Şinasi Güneş
Azabımıza mı acele ediyorlar [1]?
37:177. Ayet
Mustafa Çavdar
Şunu iyi bilsinler ki bir sabah azap onların yurtlarına çökünce, uyarıldıkları halde yola gelmeyenlerin sabahları çok korkunç olacak.
Şinasi Güneş
Azabımız onların sahasına indiğinde, uyarılanların sabahı ne kötüdür.
37:178. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet sen bir süreliğine onlardan uzaklaş. 39/39-40
Şinasi Güneş
Bir süreye kadar onlardan uzaklaş.
37:179. Ayet
Mustafa Çavdar
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini.
Şinasi Güneş
Dikkatli bak. İleride hakikati görecekler.
37:180. Ayet
Şinasi Güneş
Üstünlüğün Rabbi olan senin Rabbin, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.
37:181. Ayet
Şinasi Güneş
Esenlik, gönderilenlerin üzerinedir.
37:182. Ayet
Şinasi Güneş
Her işini kusursuz yapmak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir.
← 36. Yâ-Sîn 38. Sâd →