⚖️ Haşr Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
59:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yasaya göre hareket etti. Zira O’dur her işinde mükemmel olan ve her hükmünde doğru karar veren.
Şinasi Güneş
Göklerde yeryüzünde olanlar, Allah için tesbih etti [Allah'ın yaratış amacına uygun hareket ederek görevlerini yaptı]. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
59:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Kitap ehlinden kâfir olanları/anlaşmayı bozanları ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O’dur. Hâlbuki siz onların yurtlarından çıkıp gideceklerine ihtimal vermemiştiniz. Onlar da kalelerinin kendilerini Allah’a karşı koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah onlara darbeyi ummadıkları yerden vurdu ve kalplerine korku saldı. Öyle ki evlerini bir taraftan kendi elleriyle diğer taraftan müminlerin elleriyle yıkıyor harap ediyorlardı. Bundan ibret alın ey akıl sahipleri! 33/9...27
Şinasi Güneş
O, toplanmanın ilki için, Kitap Ehli'nden gerçekleri örtenleri yurtlarından çıkarandır. Siz çıkmalarına kanaat getirmemiştiniz. Ve onlar da, korunaklı yerlerinin Allah'tan koruyacağına kanaat getirmişlerdi. Allah, onlara hesap etmedikleri yerden [azabı] getirdi ve kalplerine korku saldı. Evleri, kendi elleriyle ve inanıp güvenenlerin elleriyle boşaltılıyordu. Ey ileri görüş sahipleri, ibret alın!
59:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, onlara sürgünü yazmamış olsaydı onları dünyada başka bir şekilde cezalandırırdı. Ayrıca ahirette onları ateşin azabı beklemektedir. 98/1...6
Şinasi Güneş
Allah, eğer onlara yerlerinden çıkmayı yazmamış olsaydı [5:33], kesinlikle onlara, dünyada da azap ederdi. Onlara, ahirette de ateş azabı vardır.
59:4. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, onların Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse iyi bilsin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. 58/5, 65/8-9
Şinasi Güneş
İşte bu, onların Allah ve elçisinin karşısında yer almalarındandır. Kim Allah'ın karşısında yer alırsa, Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir [1].
59:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların hurma ağaçlarından ne kestiyseniz veya neyi kökleri üzerinde bıraktıysanız, bu ancak Allah’ın izniyle olmuştur, maksat verdikleri sözde durmayan yoldan çıkan fasıkları perişan etmektir.
Şinasi Güneş
Yoldan çıkanların rezil olması için, yumuşak hurmadan kopardıklarınız veya onu kökleri üzerinde dururken bıraktıklarınız, Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesindedir [1].
59:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın onların mallarından elçisine verdiği savaşsız ganimet mallarını elde etmek için siz ne at ne de deve koşturdunuz. Fakat Allah, elçilerini hak edenin üzerine salar. Zira Allah her şeye gücü yetendir.
Şinasi Güneş
Onlardan, Allah'ın elçisine karşılıksız olarak verdiği şeyler için, ne at, ne de deve oynattınız. Fakat Allah, elçisini gerekli gördüğünün üzerine musallat eder [33:60]. Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
59:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Savaşsız ele geçirilen beldelerin halkına ait mallardan Allah’ın elçisine verdiği ganimetler; Allah’ın, elçisinin, onun akrabalarının, yetimlerin, yoksulların ve yolda kalmış kimselerin hakkıdır. Böyle olması, servetin içinizdeki zenginler arasında dolaşıp duran bir güç ve iktidar aracına dönüşmemesi içindir. Şu halde elçi bu ganimetten size neyi veriyorsa onu alın, onun vermediğini ise istemekten kaçının. Allah’a karşı gelmekten sakının zira Allah’ın cezalandırması çok şiddetli olandır. 3/161, 8/1-41
Şinasi Güneş
59:7-8: Allah'ın, kentler ahalisinden elçisine karşılıksız olarak verdiği şeyler, sizden kendine yetenler arasında bir devlete dönüşmesin diye; Allah, elçisi, yakınlık sahipleri ki onlar [1]; özü sözü doğru olanların ta kendileri olan, Allah'ın armağanından ve rızasından arayan, Allah ve elçisine yardım eden [2] yoksullar ve yurtlarından ve mallarından çıkarılan muhacirlerdir; ayrıca yetimler, ihtiyaç sahipleri ve yol oğlu içindir. Elçi size ne verdiyse onu alın, neyi engellediyse ondan vazgeçin [3]. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir.
59:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu ganimetten, Allah’ın lütfu ve rızasını kazanmak isteyen, Allah’ın dinine ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine yardım eden, bu uğurda yerlerinden ve yurtlarından çıkarılıp mallarından ve mülklerinden edilen fakir muhacirlerin de hakkı vardır. Çünkü onlar imanlarında samimi olan kimselerdir. 3/162, 98/7-8
Şinasi Güneş
59:7-8: Allah'ın, kentler ahalisinden elçisine karşılıksız olarak verdiği şeyler, sizden kendine yetenler arasında bir devlete dönüşmesin diye; Allah, elçisi, yakınlık sahipleri ki onlar; özü sözü doğru olanların ta kendileri olan, Allah'ın armağanından ve rızasından arayan, Allah ve elçisine yardım eden yoksullar ve yurtlarından ve mallarından çıkarılan muhacirlerdir; ayrıca yetimler, ihtiyaç sahipleri ve yol oğlu içindir. Elçi size ne verdiyse onu alın, neyi engellediyse ondan vazgeçin. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir.
59:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Muhacirlerden önce Medine’yi yurt edinip, imanı kalplerine nakşetmiş ve yanlarına hicret eden müminleri seven müminler, muhacirlere verilen ganimetten dolayı içlerinde bir kıskançlık duymazlar, hatta muhtaç durumda bile olsalar onları kendilerine tercih ederler. Nefsini tamahkârlık ve cimrilik duygusundan arındıranlar var ya işte onlar kurtuluşa erip umduklarına kavuşacak olanlardır.
Şinasi Güneş
Daha önce yurda ve imana yerleşenler [8:72-74, 9:100], kendilerine hicret edenleri severler, onlara verilen şeylerden dolayı göğüslerinde bir güçlük bulundurmazlar ve kendilerinin ihtiyaçları olsa bile onları [muhacirleri] kendilerine tercih ederler. Kim, başkasında olana göz dikmekten kendini korursa, işte onlar, başarıya ulaşanların ta kendileridir [64:16].
59:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan sonra hicret eden müminler şöyle derler: – Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık bırakma! Rabbimiz hiç şüphesiz sen müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin! 8/74-75,
Şinasi Güneş
Onların ardından gelenler: ''Rabbimiz, bizi ve bizden önceki inanıp güvenen kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inanıp güvenenler için çekememezlik kılma. Rabbimiz, sen şefkatlisin, merhamet edensin.'' derler.
59:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu ortalığa nifak saçanları görüyorsun değil mi? Onlar kendileri gibi kâfir olan Kitap ehli yandaşlarına diyorlar ki: – Eğer siz, yurdunuzdan çıkarılacak olursanız, biz de sizinle birlikte çıkarız. Sizin aleyhinize olan konularda asla kimseye boyun eğmeyiz. Savaşa girmeniz durumunda mutlaka size yardım ederiz. Allah şahittir ki onların hepsi de yalan söylüyor.
Şinasi Güneş
Kitap Ehli'nden gerçekleri örten kardeşlerine: ''Eğer siz çıkarılırsanız, sizinle birlikte biz de çıkarız, sizin hakkınızda ebediyen hiçbir kimseye itaat etmeyiz, eğer çarpışırsanız, kesinlikle size yardım ederiz.'' diyen nifak çıkaranlara dikkat etmedin mi? Allah şahitlik ediyor ki, onlar kesinlikle yalancıdır [58:14].
59:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki onlar yurtlarından çıkarılacak olsalar onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlara karşı savaş açılacak olsa yardım da etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Böylece onlara güvenenler de yardımsız kalırlar. 4/141.143
Şinasi Güneş
Eğer çıkarılsalar, onlarla birlikte çıkmazlar. Eğer çarpışsalar, onlara yardım etmezler. Eğer yardım etseler, kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da yardım olunmazlar [3:111].
59:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki yüreklerine korku salan Allah’tan çok sizsiniz. İşte bu onların Allah’ın kudret ve azametini kavrayamayan bir topluluk olmalarındandır.
Şinasi Güneş
Onların göğüslerindeki size karşı olan kaygıları, Allah'a karşı olandan daha şiddetlidir. İşte bu, onların kavrayamayan bir halk olmalarındandır.
59:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, bir araya gelip sizinle meydan savaşı yapmayı göze alamazlar, ancak sağlam kaleler içinde veya surların ardında savaşabilirler. Onların kendi içlerinde şiddetli anlaşmazlıkları vardır. Siz onları birlik ve beraberlik içinde sanırsınız. Oysa onlar kalpleri ayrı ayrı amaçlar için
Şinasi Güneş
Duvarın ötesinde veya korunaklı kentlerde olmaları dışında, sizinle toplu olarak çarpışamazlar. Aralarında şiddetli bir şekilde sıkıntıları vardır. Onları birlik sanırsın, kalpleri farkı farklıdır. İşte bu, onların, aklını kullanmayan bir halk olmalarındandır.
59:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların akıbeti, aynen kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını çeken diğer yandaşları gibi olacaktır. Onlar için de acıklı bir azap vardır. 43/46...52, 65/8-9
Şinasi Güneş
Onlardan, yakın bir süre önce, işlerinin vebalini tadanların durumu gibi. Onlara da can yakıcı bir azap vardır.
59:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların durumu; insana “Kâfir ol” diye telkinde bulunan, sonra da insan kâfir olunca; “Ben senden uzağım zira ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir.
Şinasi Güneş
İnsana ''Gerçekleri ört!'' diyen o şeytanın durumu gibi. Gerçekleri örttüğünde de: ''Ben senden uzağım. Ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım [8:48].'' der.
59:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonuçta her ikisinin de akıbeti içinde kalacakları ateşi boylamaktır. İşte yanlışta ısrar eden zalimlerin cezası budur. 6/128...130
Şinasi Güneş
İkisinin de akıbeti, orada kalıcılar olmak üzere ateşin içerisinde olmaktır. Yanlış yapanların cezası işte budur.
59:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler, Allah’a karşı gelmekten sakının! Şimdi herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın. – Evet, Allah’a karşı gelmekten sakının, Çünkü Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Her benlik, yarın için ne hazırladığını gözlemlesin [78:40, 89:24]. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, yaptıklarınız hakkında haberdar olandır.
59:19. Ayet
Mustafa Çavdar
– Sakın Allah’ı unutan böylece Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte, yoldan çıkan fasıklar onlardır. 45/34-35
Şinasi Güneş
Allah'ı unutup, Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar, yoldan çıkanların ta kendileridir.
59:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Ateşe girecek olanlarla cennetlikler elbette bir değildir. Cennetlikler işte onlar kurtulmuş olanlardır!
Şinasi Güneş
Cennet arkadaşları ile ateş arkadaşları aynı seviyede değildir. Cennet arkadaşları, kazancı hak edenlerdir.
59:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer biz bu Kuran’ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın Allah’a karşı saygıdan paramparça olduğunu görürdün. İşte biz bu misalleri insanların önüne derin derin düşünsünler diye koymaktayız. 38/29, 17/105...111
Şinasi Güneş
Bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, kesinlikle onu, Allah'a duyduğu derin saygı ve rızasını kaybetme endişesinden dolayı, derin saygı ve endişeyle paramparça olmuş görürdün [1]. Bu örnekleri insanlar için vurguluyoruz ki, devamlı düşünsünler.
59:22. Ayet
Mustafa Çavdar
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. İdrak edilebilen ve edilemeyen her şeyi tek bilen O’dur. O, rahmeti sonsuz merhameti sınırsızdır.
Şinasi Güneş
O, O'nun dışında bir ilah olmayan Allah'tır. Görüneni, bilineni, sezileni ve görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni bilir. O, merhametin kaynağı olup, çokça merhamet edendir.
59:23. Ayet
Mustafa Çavdar
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Varlığın tek ve yegâne sahibidir, kutsalın kaynağıdır, kurtuluşun ve huzurun membaıdır, güvenen ve güvenilmeyi hak edendir, iyiyi ve kötüyü belirlemedeki tek otoritedir, mutlak üstün olandır, otoritesini her zaman uygulayan ve uygulatandır, ululukta ve yücelikte eşsiz olandır, yüceler yücesi olan Allah onların koştukları tüm şirk unsurlarından münezzehtir.
Şinasi Güneş
O, O'nun dışında bir ilah olmayan Allah'tır. Hükümdardır [23:116]. Her türlü eksiklik, kusur ve lekeden arınıktır. Esenlik, barış, mutluluk, özgürlük verendir. Güvenilendir, güven verendir. Kanatları altına alan, koruyandır. Üstün olandır. Düzelten, onaran, kendisine karşı konulamayandır. Büyüklenmeye layık yegane olandır. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
59:24. Ayet
Mustafa Çavdar
O Allah’tır, mutlak yaratıcı, var ettiğinin ilk örneklerini oluşturandır, yarattığı ilk örneklere suret giydirendir. En güzel isimler ve tüm
Şinasi Güneş
O Allah ki, oluşturandır. Yaratan, var edendir. Şekil verendir. En iyi isimler [nitelikler] O'nundur [1]. Göklerde ve yeryüzünde olanlar O'nu tesbih ederler [yaratılış amacına göre hareket ederek O'nun verdiği görevleri yerine getirirler]. O, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olandır.
← 58. Mücâdele 60. Mümtehine →