⚖️ Neml Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
27:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Tâ Sîn. İşte bunlar, Kuran’ın yani hak ve hakikati açıklayan kitabın ayetleridir.
Şinasi Güneş
Yolunu şaşıranları uyandıran, uyaran, işte bu Kur'an'ın, apaçık kitabın ayetleridir.
27:2. Ayet
Mustafa Çavdar
İnanmak isteyen müminler için hem bir rehber hem de bir müjdedir.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler için yol gösterici ve müjdedir [1].
27:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, namazı hakkıyla kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de şeksiz şüphesiz inanırlar.
Şinasi Güneş
Onlar ki; cehalet ve yoksullukla mücadeleyi ayakta tutarlar ve arınmanın bedelini yerine getirirler. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar [2:3-4, 31:4].
27:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Ahireti hesaba katmayanlara gelince; onlar yaptıklarını güzel gösterme gayreti içindeler bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp duruyorlar. 13/5, 40/59, 43/36...39,
Şinasi Güneş
Ahirete inanıp güvenmeyenlere gelince, onlara amellerini çekici kıldık. Böylece bocalayıp dururlar.
27:5. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte onlar çok kötü bir azaba uğrayacak kimselerdir. Ve onlar ahirette de en büyük kaybı yaşayacak olanlardır. 4/56, 39/68...72
Şinasi Güneş
Onlar ki, kesinlikle azabın kötüsü onlaradır. Ve onlar, ahirette daha çok kayba uğrayanlardır [1].
27:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphe yok ki bu Kuran sana, her hükmü doğru olan ve her şeyi bilenin katından ulaştırılmaktadır. 2/97...99, 6/114...116
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen de, adaleti sağlayan en doğru hükümleri veren ve bilge olan tarafından, kendisine Kur'an bırakılansın.
27:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani Musa, ailesine demişti ki: Ben orada bir ateş gördüm, oradan size ya bir haber getiririm veya ısınabileceğimiz bir kor parçası getiririm. 20/9...48, 28/29...36
Şinasi Güneş
Hani Musa yanındakilere: ''Ben bir ateş hissettim [1]. Size ondan bir parça haber getireceğim. Veya bir ışık [parlak bir fikir] getiririm de, siz de destek olursunuz [2].'' demişti.
27:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa oraya varınca kendisine şöyle seslenildi: “Bu ateş mahallinde ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah eksiklikten münezzeh ve yücedir.” 20/9...48, 28/29...36
Şinasi Güneş
Oraya geldiğinde: ''Ateşin içindeki ve etrafındaki bereketli kılındı. Alemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksanlıklardan münezzehtir.'' diye seslenildi.
27:9. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ey Musa, Benim, ben çok güçlü ve her hükmü doğru olan Allah’ım!
Şinasi Güneş
''Ey Musa! Şüphesiz O Allah benim, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olan.
27:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi asanı yere bırak! Musa asasının bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, ardına bakmadan kaçmaya başladı. Allah: “Ey Musa, korkma! Çünkü benim huzurumda elçiler korkuya kapılmazlar.” 20/9...48, 28/29...36,
Şinasi Güneş
''Asanı [birikimini, çobanlığı] bırak.'' Onun, iyi algılayamadığı bir varlık gibi hızlı hareket ettiğini görünce arkasını dönüp uzaklaştı ve takip etmedi [1]. ''Ey Musa korkma! Şüphesiz ki benim. Katımda elçiler korkmaz.''
27:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayrıca ben kendisine zalimlik ederek yazık eden ve sonra yaptığı kötülükten tövbe edip dönen kimseye karşı da eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıyım. 20/82, 39/53...61
Şinasi Güneş
''Ancak, kim yanlış yapar ve kötülüğü ardından iyiliğe değiştirirse; şüphesiz ben, bağışlayanım, merhamet edenim [25:70].
27:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi de elini koynuna sok, göreceksin ki kusursuz bir şekilde bembeyaz çıkacaktır. Dokuz mucizeyle Firavun ve toplumuna git, zira onlar yoldan çıkmış fasık bir toplumdur. 20/9...48, 28/29...36
Şinasi Güneş
Koynundaki gücünü [Harun'u] dahil et ve kötülük olmadan, kusursuz bir şekilde, dokuz ayetle Firavun halkına çık. Şüphesiz onlar, yoldan çıkmış bir halk oldular [1].
27:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim mucizelerimiz açık seçik onların gözlerinin önüne serilince kalkıp; “Bu apaçık bir sihirdir” dediler. 20/9...48, 28/29...36
Şinasi Güneş
Doğruları gösteren, aydınlatıcı ayetlerimiz onlara gelince: ''Bu açıkça etkili bir aldatmacadır.'' dediler [1].
27:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Aslında onlar kesin kanaat getirdikleri halde sırf zulüm ve büyüklenmelerinden dolayı bile bile inanmadılar. Bozguncuların sonu nasıl olurmuş bir bak! 2/75-76, 10/89...91
Şinasi Güneş
Kendileri ikna oldukları halde, yanlış yapmaları ve üstünlük taslamalarından dolayı onu reddettiler. Bozguncuların sonu nasıl oldu bir gözlemle.
27:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Davud’a ve Süleyman’a da ilim/vahiy vermiştik. Onlar da: – Bütün övgüler, bizi mümin kullarından çoğuna üstün kılan Allah’a olsun, diye şükretmişlerdi. 4/163, 21/78...82
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz Davud ve Süleyman'a ilim verdik. Dediler ki: ''Her işini kusursuz yapmak, inanıp güvenen kullarından çoğunun üzerine bizi fazlalıklı kılan Allah'a aittir.''
27:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman da Davud’un yerine geçti. Dedi ki; “Ey insanlar! Bize kuşların mantığı öğretildi ve her konuda bilgi verildi. İşte bu, Allah’ın büyük bir lütfudur.” 38/18...39
Şinasi Güneş
Süleyman Davud'a varis oldu. ''Ey insanlar! Bize kuşların mantığı [1] öğretildi. Ve bize her şeyden verildi. Bu, kesinlikle açıkça bir armağandır.''
27:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir gün Süleyman’ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan ordusu toplandı ve düzenli bir ordu olarak yola koyuldu. 38/18...39
Şinasi Güneş
İnsten, cinden [yerli ve yabancı insanlardan] ve kuşlardan ordular, Süleyman için toplanıp dağıtılırlardı [görevleri taksim edilirdi].
27:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Ordu karınca vadisi denilen bir yere geldiğinde, bir dişi karınca şöyle seslendi: – Ey karıncalar, hemen yuvalarınıza girin, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezip geçmesinler. 38/18...39
Şinasi Güneş
Karınca vadisine vardıklarında dişi karınca: ''Meskenlerinize girin ey karıncalılar [1]! Süleyman ve askerleri farkına varmayarak sizi kırıp geçirmesinler.'' dedi.
27:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman, karıncanın bu sözüne gülümseyerek tebessüm edip şöyle dua etti: – Rabbim! Bana ve anama babama verdiğin nimetlerin hakkını vererek şükretmemi ve hep senin hoşnut olacağın işleri yapmaya beni muvaffak kıl ve beni rahmetinle iyi kulların arasına dâhil eyle!
Şinasi Güneş
Onun sözünden dolayı gülümseyerek tebessüm etti [1] ve: ''Rabbim, beni; bana ve anne babama verdiğin nimetlerin karşılığını vermeye ve razı olduğun düzeltici işler yapmaya yönlendir. Ve rahmetinle beni düzeltici kullarının arasına dahil et.'' dedi [46:15].
27:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine bir gün Süleyman kuşları denetlerken: – Hüthüt’ü neden göremiyorum? Dedi. Yoksa yine kayıplara mı karıştı?
Şinasi Güneş
Kuşları yoklayınca: ''Hüdhüd'ü [1] neden görmüyorum? Yoksa kayıplara karışanlardan mı oldu.'' dedi.
27:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazeretle çıkar ya da onu şiddetli bir şekilde cezalandırır ve keserim.
Şinasi Güneş
''Ya bana açıkça bir belge getirir veya ona kesinlikle şiddetli bir azapla azap ederim veya onu mağdur, perişan ederim.''
27:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Çok geçmeden hüthüt çıkageldi ve: – Ben senin bilmediğin bir şeyler öğrendim ve sana Sebe halkıyla ilgili sağlam haberler getirdim.
Şinasi Güneş
Kısa bir süre beklentide olduktan sonra [Hüdhüd] dedi ki: “Senin kuşatamadığın bir şeyi kuşattım. Sana Sebe’den kesin doğru olan, önemli bir haber getirdim.”
27:23. Ayet
Mustafa Çavdar
– Ben, orada onlara bir kadının hükümdarlık yaptığını gördüm. Ona, bir hükümdar için gerekli olan her şey verilmişti bir de muhteşem bir tahtı vardı.
Şinasi Güneş
”Şüphesiz ben, hükümdarlık yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Ve onun muazzam bir tahtı var.”
27:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Yalnız ben onun ve halkının Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onlar da yoldan sapmış ve bir daha doğru yolu bulamamışlar.
Şinasi Güneş
''Onu ve halkını Allah'ın yanı sıra güneşe secde eder buldum [1]. Şeytan da onlara amellerini çekici gösterip onları yoldan alıkoyduğundan, onlar doğru yolu bulamıyorlar.''
27:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlar, ne diye göklerde ve yerde gizli olan her şeyi ortaya çıkaran, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilen Allah’a secde etmiyorlar?
Şinasi Güneş
Göklerde ve yeryüzünde saklı olanı çıkaran Allah'a secde etmiyorlar mı? Gizlediğiniz şeyleri ve ilan ettiğiniz şeyleri bilir.
27:26. Ayet
Mustafa Çavdar
O Allah ki, kendisinden başka ilah olmayan ve mutlak hükümranlık makamının tek sahibidir. 2/163- 255, 59/22...24
Şinasi Güneş
O muazzam egemenlik makamının Rabbi olan Allah'ın dışında bir ilah yoktur.
27:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman: – Göreceğiz bakalım doğru mu söylüyorsun, yoksa yalan mı?
Şinasi Güneş
''Doğru mu söyledin, yoksa yalan söyleyenlerden misin gözlemleyeceğiz.'' dedi.
27:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu mektubumu al götür ve onlara ilet, sonra onlardan biraz uzaklaş ne cevap verecekler bir bak!
Şinasi Güneş
Bu kitabımla [kutsal kitapla] git ve onu onlara bırak. Sonra uzaklaş ve ne dönüş yaptıklarını gözlemle.
27:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Kadın hükümdar: “Ey ileri gelenler, bana çok önemli bir mektup gönderildi.”
Şinasi Güneş
''Ey ileri gelenler! Şüphesiz bana saygın bir kitap bırakıldı.'' dedi.
27:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu mektup Süleyman’dan, Bismillahirrahmanirahim rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız Allah’ın adıyla başlıyor ve
Şinasi Güneş
''Şüphesiz o, Süleyman'dandır ve şüphesiz o, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adınadır [1].''
27:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Sakın bana karşı büyüklük taslamayın ve bana Müslüman olmuş olarak gelin” diye yazıyor.
Şinasi Güneş
''Bana karşı üstünlük taslamayın ve bana Müslimler olarak [1] gelin diye.''
27:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Kadın hükümdar: “Ey ileri gelenler, şimdi ne yapmam gerektiği hususunda bana görüşlerinizi bildirin, Ben sizin görüşünüzü almadan kesin karar vermem” dedi.
Şinasi Güneş
''Ey ileri gelenler! Bana işimde fetva verin. Bir işte, siz şahitlik edene kadar ben kesip atıcı değilim.'' dedi [1].
27:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Seçkinler: “Biz güçlü kuvvetli savaşçılarız, bununla birlikte ferman sizindir, düşünüp tartın neye karar verirseniz onu emredin.” Dediler. 2/246...252
Şinasi Güneş
''Biz, şiddetli bir sıkıntı verme kuvvetine [güçlü bir orduya] sahibiz. Emir sendedir. Ne emredersin onu gözlemle.'' dediler.
27:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Kadın hükümdar: “Şu bir gerçek ki krallar bir ülkeye zorla girdiklerinde, oranın altını üstüne getirirler ve o ülkenin seçkinlerini hor ve hakir bir duruma düşürürler. Süleyman ve ordusunun yapacağı da budur.”
Şinasi Güneş
''Şüphesiz hükümdarlar, bir kente girdiklerinde, oradaki kurulu düzeni bozuyorlar ve oranın izzetli kesimini aşağılanmış kılıyorlar. Ve işte böyle yaparlar.'' dedi.
27:35. Ayet
Mustafa Çavdar
“Ben ise onlara bir hediye göndereceğim, bakalım elçiler nasıl bir haberle dönecekler.”
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben, onlara hediye göndereyim. Elçiler ne ile dönüyorlar gözlemleyelim.''
27:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman’a hediyelerle varınca, Süleyman ona dedi ki: 27/37 – Siz bana mali bir yardımda mı bulunuyorsunuz? Allah’ın bana lütfettiği sizin getirdiklerinizden üstündür, getirdiğiniz hediyelerle seviniyorsunuz. 38/30...40
Şinasi Güneş
Süleyman'a geldiğinde: ''Bana mal ile geniş imkanlar mı veriyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, sizin verdiğinizden hayırlıdır. Bilakis siz, hediyenizle şımarıyorsunuz.'' dedi.
27:37. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi kavmine geri dön ve onlara, karşı koyamayacakları bir ordu ile üzerlerine gelmekte olduğumuzu ve aşağılanmış hor ve hakir bir şekilde onları yurtlarından sürüp çıkaracağımızı haber ver.
Şinasi Güneş
''Onlara dön. Onlara karşı, kesinlikle karşısında duramayacakları ordularla gelirim ve kesinlikle onları en aşağılanmış olarak oradan çıkarırım ve onlar küçük düşenlerden olurlar.''
27:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman: “Ey ileri gelenler, onlar gelip bize teslim olup müslüman önce, o kadın hükümdarın tahtını hanginiz alıp bana getirebilir” dedi.
Şinasi Güneş
''Ey ileri gelenler! Hanginiz onlar bana Müslimler olarak [1] gelmeden önce, onun tahtını bana getirir?'' dedi [2].
27:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Cinlerden son derece becerikli biri: “Ben, onun tahtını, sen yerinden kalkmadan sana getiririm çünkü ben onu getirecek güce sahip, güvenilir biriyim” dedi.
Şinasi Güneş
Cinlerden [1] bir İfrid [2]: ''Sen makamından kalkmadan önce [3] onu sana getiririm. Şüphesiz ben, onun üzerinde kesinlikle kuvvetliyim, güvenilirim.'' dedi.
27:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu arada kitaptan ilim sahibi olan kimse kalkıp: “Ben onu sana göz açıp kapayıncaya kadar getiririm” Dedi. Süleyman tahtın huzuruna gelmiş olduğunu görünce: “İşte bu bana Rabbimin lütfu ve ihsanıdır. Şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınıyor. Gerçek şu ki kim şükrederse, ancak kendisi için şükreder, ama kim de nankörlük ederse, iyi bilsin ki Rabbim onun şükrüne muhtaç değildir. O çok cömerttir”
Şinasi Güneş
Yanında kitaptan bir ilim olan: “Senin yönün kendine kavuşmadan önce ben onu sana getiririm.” dedi [1]. Onu yanında yerleşik görünce: “Bu, karşılığını verici miyim yoksa nankörlük edici miyim diye sınamak için Rabbimin armağanındandır. Kim karşılığını verirse kendisi için karşılık vermiş olur. Kim nankörlük ederse, şüphesiz Rabbim, hiçbir şeye muhtaç olmayandır, saygındır.” dedi [2].
27:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Süleyman: “Onun tahtını kendisinin tanıyamayacağı bir hale getirin, görelim bakalım, onu tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?”
Şinasi Güneş
''Onun tahtını çirkinleştirin [1]. Doğru yolda mı, yoksa doğru yolda olmayanlardan mı gözlemleyelim.'' dedi.
27:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Melike huzura geldiği zaman ona: “Senin tahtın böyle miydi?” diye soruldu. O da: “Sanki bu o! Daha önce bize bilgi ulaşmıştı ve Müslüman olmaya karar verdik” Dedi.
Şinasi Güneş
Geldiğinde: ''Senin tahtın böyle miydi?'' denildi. ''Gerçekten o, onun gibi. Ve önceden bize bilgi verildi ve biz Müslim olanlardandık [1]'' dedi.
27:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama daha önce Allah’tan başka taptığı şey onu saptırmıştı. Çünkü o, küfür içinde yaşayan bir toplumun üyesiydi. 14/2- 3. 6/116- 119
Şinasi Güneş
Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleri, onu alıkoymuştu. Şüphesiz o, gerçekleri örten bir halktandı.
27:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Ona: “Buyurun köşkün salonuna girin!” denildi. Billur zemini görünce derin bir su zannetti ve eteklerini yukarı çekti. Süleyman: “Bu köşkün zemini billurdan yapılmıştır” dedi. Kadın da: – Rabbim, ben güneşe tapmakla gerçekten kendime zulmederek yazık etmişim. Şimdi artık ben Süleyman’la birlikte bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’a kayıtsız ve şartsız teslim oldum, dedi. 2/112, 3/16...20, 4/124- 125
Şinasi Güneş
Ona: ''Köşke [İslam'a] gir.'' denildi. Onu [İslam'ı] derinine hesap etti ve bacaklarından kaldırdı [1]. Süleyman: ''Şüphesiz o, camlardan göz bebeklerinden [ayetlerden] parlak, tertemiz bir köşktür.'' dedi. ''Rabbim, şüphesiz ben kendime yanlış yaptım. Ve Süleyman ile birlikte, alemlerin Rabbi Allah için İslamlaştım [2]'' dedi [3].
27:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Semud kavmine, yalnızca Allah’a kulluk edin diye kardeşleri Salih’i elçi olarak göndermiştik. Fakat onlar hemen birbiriyle çekişen iki grup oluverdiler.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Semud'a, Allah'a kulluk edin diye kardeşleri Salih'i gönderdiğimizde, onlar hasımlık eden iki kesim oldular.
27:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Salih: – Ey halkım, iyilik ve mutluluk içinde yaşamak varken siz neden adeta azap başımıza çabucak gelsin dercesine azgınlık ediyorsunuz. O’nun şefkat ve merhametine nail olmak için Allah’tan bağışlanma dileseniz olmaz mıydı? Dedi.
Şinasi Güneş
''Ey halkım! Niçin iyilikten önce kötülük için acele ediyorsunuz? Merhamet edilin diye, Allah'a bağışlanma dilemeniz gerekmez mi?'' dedi.
27:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar: “Sen ve seninle beraber olan kimseler yüzünden başımıza uğursuzluk geldi” dediler. – Salih: “Sizin uğursuzluk dediğiniz şey Allah katından bir yasadır. Aslında siz imtihan ediliyorsunuz.
Şinasi Güneş
''Sen ve seninle beraber olan kimselerle uğursuzluğa uğradık.'' dediler. ''Uğursuzluğunuz Allah'tandır. Bilakis siz, kendi kendini ateşe atan bir toplumsunuz.'' dedi.
27:48. Ayet
Mustafa Çavdar
O şehirde dokuz kişilik bir çete vardı bunlar ülkede sürekli bozgunculuk yapıyor, dirlik ve düzenlik bırakmıyorlardı. 2/11- 12,
Şinasi Güneş
O şehirde dokuz kişilik yakın arkadaş grubu vardı. O yerde bozgunculuk yapıyor, düzeltici davranmıyorlardı.
27:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunlar Allah adına yemin ederek kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı: – Bir gece vakti Salih’e ve ailesine ani baskın düzenleyip öldürelim sonra da onun hakkını arayacak olan velisine/yakınına “Biz senin akrabalarının öldürülmesi olayına asla tanık olmadık biz gerçekten doğru söylüyoruz diyelim” dediler.
Şinasi Güneş
Allah'ı kanıt göstererek: ''Ona ve onun ahalisine bir düzen kuralım. Sonra onu koruyan yakınına: Kesinlikle onun ve tarafındakilerin yıkıma uğratılmasına şahit olmadık ve biz kesinlikle doğru söyleyenlerdeniz diyelim.'' dediler.
27:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet onlar bir tuzak kuruyorlardı ama onlar farkında değilken biz de onların tuzaklarını bozuyorduk.
Şinasi Güneş
Onlar bir plan uyguladılar, biz de bir plan uyguladık ve onlar şuurunda değillerdi.
27:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Bak bakalım onların tuzaklarının akıbeti nasıl olmuş! Biz de onları ve toplumlarını toptan yerin dibine geçirdik.
Şinasi Güneş
Onların uyguladığı planın sonucunu bir gözlemle. Gerçekten biz, onları ve halklarını toptan yerle bir ettik.
27:52. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar kendilerine zulmederek yazık etmiş kimselerin harap olmuş evleri. Şüphesiz Salih kıssasında bilinçli bir toplum için alınacak ders vardır. 18/54, 26/69...103
Şinasi Güneş
İşte onların yanlış yapmalarından dolayı harap olmuş, çökmüş evleri [29:38]. Şüphesiz bunda, bilinçli bir halk için ayetler vardır [26:158, 51:43-44-45].
27:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda iman edenleri kurtardık. Çünkü onlar isyandan korunuyorlardı.
Şinasi Güneş
Ve inanıp güvenenler ve vahyin sınırlarına uyup korunanları kurtardık.
27:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Lût’u da elçi olarak göndermiştik, onlara: – Siz nasıl oluyor da iğrenç olduğunu bile bile bu ahlaksızlığı yapabiliyorsunuz, diyordu. 7/80...84
Şinasi Güneş
Hani Lut halkına: ''Siz hakikati gördüğünüz halde, o aşırılığa mı yanaşıyorsunuz?'' demişti.
27:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve siz nasıl oluyor da kadınları bırakıp, erkeklerle ilişkiye girebiliyorsunuz? Gerçekten siz cahil, rezil bir topluluksunuz. 26/160...166
Şinasi Güneş
Siz, kadınların yanında, tutkuyla erkeklere mi yanaşıyorsunuz [7:81, 29:29]? Bilakis siz, cahillik eden bir halksınız.
27:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Kavminin cevabı ise: – Lut’un ailesini memleketinizden sürüp çıkarın belli ki onlar tertemiz pek namuslu insanlarmış, demekten başka bir şey olmadı. 11/77...83
Şinasi Güneş
Halkının cevabı: ''Lut ailesini kentinizden çıkarın. Şüphesiz onlar, çok çok temizlenen insanlarmış.'' demelerinin dışında bir şey olmadı.
27:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de Lut’u ve ailesini kurtardık, yalnız hanımı hariç zira onun geride kalıp helak olanlar içinde bıraktık. 51/31...37
Şinasi Güneş
Kadını dışında, onun tarafındakileri kurtardık. Onun geride kalanlardan olmasına ölçü koyduk.
27:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların üzerine yağmur gibi taş yağdırdık. Ne korkunçtur uyarılara kulak asmayanların yağmuru. 15/59...75
Şinasi Güneş
Üzerlerine bir yağış yağdırdık [1]. Uyarılanların yağışı ne kötüdür.
27:59. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Tüm övgüler Allah’a, selam da onun seçtiği kullarına olsun, Allah mı üstün yoksa onların şirk koştukları mı?
Şinasi Güneş
De ki: Her işini kusursuz yapmak Allah'a ve esenlik seçkin kıldığı [35:32] kullarının üzerinedir. Allah mı hayırlıdır, yoksa ortak koştukları şeyler mi?
27:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Kimdir, gökleri ve yeri yaratan, dahası sizin için gökten su indiren ve onunla tek bir ağacını dahi bitiremeyeceğiniz muhteşem güzellikte bahçeler var eden? Allah ile birlikte başka bir ilah ha? Hayır, aslında onlar yoldan sapmış bir toplumdur. 7/191, 29/61, 31/10-11
Şinasi Güneş
Yoksa, gökleri ve yeryüzünü oluşturan ve gökten size su indiren mi? Onunla göz alıcı sulak bahçeler bitiririz. Sizin, onun bir ağacını dahi bitirmeniz olur şey değildir. Allah ile birlikte bir ilah mı? Bilakis onlar, denk tutan bir halktır [1].
27:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine kimdir, yeryüzünü yaşama elverişli hale getiren bunun için vadiler arasında nehirler akıtan, üzerine sarsılmaz dağlar yerleştiren, iki büyük su kütlesi arasına karışmaması için engel koyan? Allah ile birlikte bir başka ilah ha? Hayır, onların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar. 2/163...168,
Şinasi Güneş
Yoksa, yeryüzünü konaklama yeri kılan, aralarında nehirler kılan, ona sabit ağırlıklar kılan ve iki bol suyun arasına engel kılan mı [1]? Allah ile birlikte bir ilah mı? Bilakis, onların çoğu bilinçli değildirler.
27:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine kimdir, kendisine dua ettiğinde darda kalanın duasına cevap verip sıkıntısını giderecek olan ve sizi yeryüzünün mirasçıları kılacak olan? Allah ile birlikte bir başka ilah ha? Ne kadar da az düşünüyorsunuz? 13/14, 16/17...23, 46/4...6
Şinasi Güneş
Yoksa, darda kalmışa, dua ettiğinde icabet eden ve kötülüğü kaldıran ve sizi yeryüzünün halifeleri kılmakta olan mı? Allah ile birlikte bir ilah mı? Bilgileri ne kadar da az kullanıyorsunuz.
27:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine kimdir, karanın ve denizin zifiri karanlıklarında size yol gösteren, rüzgârı rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen? Allah ile birlikte bir başka ilah ha? Allah, onların ortak ederek şirk koştukları her şeyden yücedir. 6/97, 16/15-16
Şinasi Güneş
Yoksa, karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren ve rahmetinin önünde rüzgarları müjde olarak gönderen mi? Allah ile birlikte bir ilah mı? Allah, onların ortak koştukları şeylerden yüceler yücesidir.
27:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine kimdir, yaratmayı ilk defa başlatan, sonra onu sürekli yenileyen ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran? Allah ile beraber başka bir ilah ha? – Deki onlara: – Eğer iddianızda doğruysanız haydi belgenizi getirin.
Şinasi Güneş
Yoksa, oluşturuluşu başlatıp ve sonra onu döndüren, sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile birlikte bir ilah mı [1]? De ki! ''Şayet doğru söyleyenlerden iseniz, kesin delilinizi getirin.''
27:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine de ki: – Göklerde ve yerdeki gaybı bilgileri Allah’tan başka hiç kimse bilemez. Dahası onlar ne zaman diriltileceklerinin bile farkında değiller. 10/4, 29/19- 20,
Şinasi Güneş
De ki! ''Allah'ın dışında, göklerde ve yeryüzündeki kimseler, görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni bilmez. Ve onlar, ne zaman harekete geçirileceklerinin [yeniden diriltileceklerinin] de şuurunda değildirler.
27:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa ahiret hakkındaki bütün bilgi onların idrakine sunulmuştur. Gel gör ki onlar bundan da kuşku duyuyorlar. Hayır, aslında onlar ahirete karşı kör kesiliyorlar.
Şinasi Güneş
Bilakis, ahiret hakkında bilgiler art arda geldi. Fakat onlar, ondan yetersiz bilgiye sahipler. Bilakis onlar, ondan yana kördürler.
27:67. Ayet
Mustafa Çavdar
O yüzden o gerçeği örtbas eden kâfirler şöyle diyorlar: – Biz ve atalarımız, ölüp toprak haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler: ''Biz ve atalarımız toprak iken, kesin olarak çıkarılacağız öyle mi?'' dediler.
27:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Bize yapılan bu tehditler bizden önceki atalarımıza da yapılmıştı. Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir. 8/31, 23/82-83, 36/78-79
Şinasi Güneş
''Şüphesiz bundan önce de biz ve atalarımıza bu vaat edildi. Bu, öncekilerin satırlarından başka bir şey değildir [23:83, 46:17].''
27:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara de ki: – Yeryüzünde dolaşın da günahı tabiat haline getirmiş olanların sonu ne olmuş bir görün.
Şinasi Güneş
De ki! ''Gezin yeryüzünde de, suçta ileri gidenlerin akıbeti nasıl oldu bir gözlemleyin [1].''
27:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen yine de onlar için üzülme ve onların kurdukları tuzaklardan dolayı da endişeye kapılma!
Şinasi Güneş
Onlara üzülme. Onların uyguladıkları stratejiden dolayı da bir daralmanın içinde olma [1].
27:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de kalkıp diyorlar ki: – Eğer, doğru söylüyorsanız, bu tehdit edip durduğunuz azap ne zaman? 21/38- 39, 29/53...55,
Şinasi Güneş
Ve: ''Şayet doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaat ne zamandır?'' diyorlar.
27:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara de ki: – Çabuk gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı belki de tepenize binmek üzere! 26/135...139, 36/48...52
Şinasi Güneş
De ki! ''Acele ettiğinizin bir kısmı sizin ardınızda olması muhtemeldir [1].''
27:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki senin Rabbin, yine de insanlara karşı pek lütufkârdır, fakat insanların çoğu bu nimetin kıymetini bilip şükretmiyorlar.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Rabbin, insanlara armağan sahibidir. Lakin çoğu, karşılığını vermiyorlar.
27:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa senin Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da çok iyi bilmektedir.
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz Rabbin, kesinlikle göğüslerinde saklı tuttuklarını ve açığa vurduklarını bilir.
27:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira gökte ve yerde gizli ve gizemli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta/yasada mevcut olmasın.
Şinasi Güneş
Gökte ve yeryüzünde görünmeyenden, bilinmeyenden, sezilmeyenden hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta [tabiat kitabında, yasasında] olmasın.
27:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki bu Kuran, İsrailoğullarına, ayrılığa düştükleri birçok konuyu en doğru bir biçimde anlatıp açıklamaktadır. 2/87, 3/73, 7/157- 158
Şinasi Güneş
Şüphesiz bu Kur'an, İsrailoğulları'na, hakkında onların ihtilafa düştükleri çoğu şeyi anlatıyor [1].
27:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü bu Kuran, mutlak doğruyu gösteren bir rehber ve inanıp güvenen müminler için de bir rahmettir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, inanıp güvenenler için bir yol gösterici ve bir rahmettir.
27:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşkun olmasın ki senin Rabbin, onlara verdiği hükmü uygulayacaktır. Zira O, üstün kudret sahibi ve her şeyi bilendir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz Rabbin, aralarında hükmüyle gereğini gerçekleştirir. Ve O, bilgelikte üstün olandır.
27:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse sen sadece Allah’a dayanıp güven! Çünkü sen, doğruluğu apaçık ve kesin bir hak olan Kuran üzeresin. 2/213, 5/48, 33/45...48
Şinasi Güneş
Öyleyse, Allah'a güvenip dayan. Şüphesiz sen, apaçık bir gerçek üzerindesin.
27:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu da bir gerçek ki sen, ölülere duyuramazsın, bir de bu davete sırtını dönen sağırlara da işittiremezsin. 22/46, 35/19...24,
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen, ölülere işittiremezsin. Ve arkasını dönüp uzak durarak, çağrıya sağır olanlara da işittiremezsin.
27:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine sen, gerçeklere gözlerini kapatıp körleşenleri saptıkları yoldan çevirip doğru yola getiremezsin. Sen ancak bizim ayetlerimize inanıp güvenen müminlere bu daveti işittirebilirsin işte Müslüman olan bunlardır. 6/39- 50, 43/40, 11/13- 14,
Şinasi Güneş
Ve sen, körleri sapıklığından döndürüp yol gösterici olamazsın. Sen, onlar Müslimler olup [1], ayetlerimize inanıp güvenen kimseler dışındakilerine işittiremezsin [2].
27:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların aleyhine verilen söz gerçekleştiğinde, yerden bir canlı çıkartırız, onlara konuşarak, insanların bizim ayetlerimize gönülden inanmadıklarını bildirecek. 44/9...11, 54/1...4
Şinasi Güneş
Ve söz başlarına gelince, onlara yerden hareket eden bir canlı çıkarırız da, gerçekten insanların ayetlerimize kesin olarak inanmamış olduklarını onlara kelam eder [99:4].
27:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve işte o mahşer günü, her ümmetten, ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları birer grup halinde toplayıp, bir araya getiririz. Ve hesap yerine sevk edilirler.
Şinasi Güneş
Ve bir gün, her toplumdan ayetlerimizi yalanlayanları ayrı bir küme olarak toplarız da dağıtılırlar [41:19].
27:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Hepsi de huzura geldiklerinde Allah onlara: – Ayetlerimi bilgiyle düşünüp kavramadan onlar karşısında yalana mı sarıldınız? Değilse o zaman yaptığınız neydi? Der.
Şinasi Güneş
Geldikleri zaman: "Onu ilim olarak kuşatamadan mı ayetlerimi yalanladınız? Yapmakta olduğunuz neydi?" der [1].
27:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılmalarından dolayı haklarındaki azap sözü yerine gelir, nutukları tutulur da tek kelime dahi edemezler. 39/71-72,
Şinasi Güneş
Yanlış yapmalarından dolayı söz başlarına gelmiştir. Onlar, ses de çıkaramazlar.
27:86. Ayet
Mustafa Çavdar
Hem onlar görmediler mi ki, geceyi dinlensinler diye karanlık; gündüzü de çalışıp kazansınlar diye aydınlık kıldık. İşte bunda inanacak bir toplum için alınacak nice ayetler vardır. 6/96, 28/71...73,
Şinasi Güneş
Gerçekten biz, geceyi onda sukünet bulmaları için, gündüzü de aydınlatıcı kıldığımıza dikkat etmediler mi? Bunda inanıp güvenen bir halk için kesinlikle bir ayet vardır.
27:87. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün Sur’a üflenecek Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa dehşetten korkuya kapılacak ve hepsi, o gün başı önde eğik bir şekilde huzura gelecekler. 23/101, 39/68...70, 50/19...35,
Şinasi Güneş
Sura üflendiği gün, Allah'ın gerekli gördüğü kimse dışında, göklerde ve yeryüzünde kim varsa tedirgin olur. Ve hepsi, O'na horlanmışlar olarak gelir.
27:88. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu gördüğün ve yerinden hiç oynamaz zannettiğin dağlar var ya o gün bulutların akıp gittiği gibi akacak. İşte bu, her şeyi mükemmel bir
Şinasi Güneş
Dağları görürsün de durgun hesap edersin. Oysa o, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın yapımı olarak, bulutun yürümesi [gidip gelmesi] gibi yürür. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan haberdardır.
27:89. Ayet
Şinasi Güneş
Kim bir iyilikle gelirse, ona ondan hayırlısı vardır [28:84]. Ve onlar, o gün tedirginlikten de güvende olanlardır.
27:90. Ayet
Şinasi Güneş
Ve kim kötülükle gelirse, yüzleri ateşe sürtülür. Yapmış oldukları şeylerin dışında mı cezalandırılırlar?
27:91. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz ben, dokunulmaz kıldığı bu beldenin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Her şey O'nundur. Ve Müslimlerden olmamla da emrolundum [1].
27:92. Ayet
Şinasi Güneş
Ve Kur'an'ı bağlantılarıyla okuyup aktarmakla [emrolundum]. Kim doğru yolu görürse, kendisi için doğru yolu görür. Ve kim saparsa da de ki! "Şüphesiz ben ancak uyarıcılardanım."
27:93. Ayet
Şinasi Güneş
Ve de ki! "Her işini kusursuz yapmak Allah'a aittir. Size ayetleri gösterecek [40:13-81, 41:53] ve onu tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir."
← 26. Şu'arâ 28. Kasas →