⚖️ Mücâdele Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
58:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Eşi hakkında seninle tartışan ve şikâyetini Allah’a ileten kadını Allah kesinlikle duymuştur. Allah, ikinizin arasındaki konuşmaları işitiyordu. Çünkü Allah, her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, eşi hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayet eden kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, ikinizin konuşmasını işitir. Allah, işitendir, hakkıyla görendir [1].
58:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizden, hanımlarını annesine benzeterek boşayan kimseler iyi bilsinler ki o kadınlar asla onların anneleri olamazlar. Zira onların anneleri yalnızca kendilerini doğuran kadınlardır. Şu halde bu benzetme ile çirkin ve asılsız bir söz söylemiş oluyorlar. Ama yine de Allah çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.
Şinasi Güneş
Sizden, kadınlarına zihar [1][33:4] yapanlar! Onlar, onların anneleri değildir. Onların anneleri, ancak onları doğuranlardır. Onlar, sözün herkesçe kabul edilen ortak kötüsünü ve asılsız olanını söylüyorlar. Allah, kesinlikle affedendir, bağışlayandır.
58:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizden, hanımlarını annelerine benzeterek boşayan sonra da bu sözlerinden dönmek isteyenlerin cezası, hanımlarıyla ilişkiye girmeden önce boyunduruk altında olanı kurtarmaktır. Zira Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Şinasi Güneş
Sizden, kadınlarına zihar yapıp, sonra söyledikleri şeyden dönenler için, birbirlerine temastan önce, bir boyunduruk altında olanı özgürleştirmesi vardır. İşte siz, onunla öğütleniyorsunuz. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.
58:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat kim, bu imkânı bulamazsa onun cezası da, peş peşe iki ay oruç tutmasıdır. Buna da gücü yetmeyen kimsenin cezası altmış fakiri doyurmasıdır. İşte bu hükümler Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp güvenenlerin samimiyetini test içindir. Ve işte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır, bu sınırları ihlal edenler için acı bir azap vardır.
Şinasi Güneş
Bunu bulamayan kimseye, birbirlerine temas etmeden önce, birbirini takip eden iki ayda siyam vardır. Buna gücü yetmeyenlere, altmış ihtiyaç sahibini doyurmak vardır. İşte bu, Allah'a ve elçisine inanıp güvenmeniz içindir. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Gerçekleri örtenler için can yakıcı bir azap vardır.
58:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki, biz kendilerine apaçık ayetler indirmişken Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine sınır çizip muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin rezil rüsva oldukları gibi rezil rüsva olacaklar. Zira bizim sınırlarımızı ihlal eden ve ayetlerimizi uygulamayanlara rezil edici bir azap vardır.
Şinasi Güneş
Apaçık kanıtlı ayetler indirdiğimiz halde, Allah ve elçisine sınır çizenler, onlardan öncekilerin tepelendikleri gibi tepelenirler [58:20]. Gerçekleri örtenler için, küçük düşüren bir azap vardır.
58:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelecek Allah onların hepsini diriltecek ve onlara yaptıklarını haber verecektir. Her ne kadar onlar yaptıklarını unutsalar da, Allah onlara yaptıklarını bir bir sayıp dökecektir. Çünkü Allah her şeye şahittir.
Şinasi Güneş
Allah'ın, hepsini harekete geçirdiği gün [58:18], yaptıklarını onlara haber verir. Allah, sayıp kaydetmiş [1], onlar ise, unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
58:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerde ve yerde olan biten her şeyden Allah’ın haberdar olduğunu görmüyor musun? Üç kişi gizli görüşme yapıyorlarsa bilsinler ki dördüncüleri Allah’tır. Veya beş kişi olsalar altıncıları mutlaka Allah’tır.
Şinasi Güneş
Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan şeyleri bildiğine dikkat etmedin mi? Hiçbir gizli görüşme yoktur ki, üç kişinin olduğu yerde dördüncüleri O olmasın. Beş kişinin olduğu yerde, altıncıları O olmasın. Bundan daha az veya daha çok, nerede olsalar, O'nun onlarla beraber olmadığı bir yer yoktur [10:61, 57:4]. Sonra, kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verir. Allah, her şey hakkında bilgi sahibidir.
58:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Aralarında kötü niyetli gizli toplantı yapmaları kendilerine yasaklanmış olmasına rağmen bu yasağa uymayıp kötülük düşmanlık ve elçiye isyan maksadıyla gizli görüşme yapanları görüyorsun değil mi? Onlar seninle karşılaşınca Allah’ın seni selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Üstelik kendi aralarında da “Allah bizi söylediklerimizden dolayı cezalandırsa ya!” derler. Cehennem onların hakkından gelecektir. Evet, hepsi de oraya atılacaklar, ne kötü bir son duraktır orası! 8/30, 27/47...51
Şinasi Güneş
Gizli görüşmelerinden [kulis faaliyetlerinden] engellendikleri halde, ondan engellendikleri şeye dönüp; zarara neden olmak, düşmanlık ve elçiye isyan konusunda gizlice görüşenlere dikkat etmedin mi [9:78-79, 63:4]? Sana geldiklerinde, Allah'ın sana iyi dilekte bulunmadığı şekilde iyi dilekte bulunuyorlar [1]. Ve kendileri hakkında: ''Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bizi azaba uğratsa ya.'' diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya yaslanacaklar. Ne sıkıntılı bir varış yeridir.
58:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler, aranızda gizli konuşmalar yaptığınızda bu konuşmaları günah, düşmanlık ve elçiye isyan amacıyla yapmayın ancak iyilik ve Allah’ın emirlerine karşı duyarlı ve bilinçli olma hususunda yapın! Huzurunda toplanıp hesap vereceğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının!
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Gizli görüşme yaptığınızda, zarara neden olmak, düşmanlık ve elçiye isyan konusunda gizli görüşmeler yapmayın. Erdemlilik ve vahyin sınırlarına uymak konusunda gizli görüşmeler yapın [4:114, 5:2]. O'nda toplanacağınız Allah'ın sınırlarına uyup korunun.
58:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Kötü niyetli gizli konuşma ve görüşmeler inananları üzmek için şeytan tarafından tezgâhlanmaktadır. Oysa bu tür konuşmalar Allah’ın izni olmadıkça müminlere hiçbir zarar veremez. Öyleyse müminler sadece Allah’a bağlanıp güvensinler!
Şinasi Güneş
O gizli görüşmeler [58:8], inanıp güvenenleri üzmek için, ancak o şeytandandır. Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesi dışında, hiçbir şekilde zararları olamaz. İnanıp güvenenler, Allah'a güvenip dayansınlar.
58:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki Allah da sizin yerinizi genişletsin! “Kalkın” denildiği zaman kalkıverin ki, Allah da içinizden iman edenlerin ve ilim sahiplerinin derecelerini yükseltsin. Bilin ki Allah, bütün yapıp ettiklerinizden haberdardır.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Size, ''Meclislerde yer açın'' dendiğinde, yer açın ki, Allah da size yer açsın [ferahlık versin][1]. [Görüştüğünüz şeyleri] Somutlaştırın dendiğinde, somutlaştırın [2]. Allah, sizden inanıp güvenenlerin ve kendisine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.
58:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Elçiyle özel bir görüşme talep ettiğinizde bu görüşmeden önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha nezihtir. Eğer sadaka verecek imkân bulamazsanız, bilin ki Allah yine de çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Elçiye gizli görüşme [kulis] yaptığınızda, yaptığınız gizli görüşmenin içeriğinin doğruluğunu takdim edin. İşte bu, sizin için hayırlı ve daha temiz, daha yararlı olandır. Eğer bulamazsanız [doğrulayamazsanız], Allah, bağışlayandır, merhamet edendir [1].
58:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçiyle özel görüşme yapmadan önce sadaka vermek zor geldi değil mi? İmkân sahibi olduğunuz halde bunu yapmamanızdan dolayı Allah bu yükümlülüğünüzü kaldırdı. O halde namazınızı kılmaya ve zekâtınızı vermeye devam edin Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat edin zira Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.
Şinasi Güneş
Gizli görüşmelerinizin içeriğinin doğruluklarını takdim etme gerekliliğinden çekindiniz mi? Bunu yapamadığınızda Allah size merhametiyle yönelmiştir. Öyleyse, salatı ikame edin, arınmanın bedelini yerine getirin [1], Allah'a ve elçisine itaat edin. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır [2].
58:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın gazabına uğramış topluluk ile dayanışma içine girenleri görüyorsun değil mi? Aslında onlar ne sizdendir ne de onlardan. Hal böyleyken “Biz de müminiz” diye yalan yere yemin ediyorlar. 58/22, 60/8-9
Şinasi Güneş
Allah'ın kendilerinden hoşnut olmadığı bir halkı, yakın, yol gösterici, müttefik edinenlere dikkat etmedin mi [59:11]? Onlar, sizden de, onlardan da değildir [4:143]. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar [9:56].
58:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Çünkü onlar öteden beri çok fena işler yapıyorlar.
Şinasi Güneş
Allah, onlara şiddetli bir azap hazırladı. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür.
58:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar bir taraftan yeminlerini kalkan olarak kullanıp kendilerini korurken diğer taraftan insanları da Allah yolundan saptırıyorlar. Bu yüzden onlar için alçaltıcı bir azap vardır. 63/1-2
Şinasi Güneş
Antlaşmalarını kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular [63:2]. Onlara, küçük düşüren bir azap vardır.
58:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık ne malları ne de evlatları onları Allah’ın azabından asla koruyamayacaktır. İşte onlar ateş ehlidir ve onlar orada kalıcıdırlar.
Şinasi Güneş
Onların malları ve evlatları, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi asla onlardan gideremez. Onlar, ateşin arkadaşlarıdır. Onlar, orada kalıcıdırlar [1].
58:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Gün gelecek Allah, onların hepsini diriltecek onlar şimdi size yemin ettikleri gibi bir şey elde etmenin hesabıyla Allah’a da yemin edecekler. İyi bilin ki onlar yalancılardır.
Şinasi Güneş
Allah'ın, hepsini harekete geçirdiği gün [58:6], size yemin ettikleri gibi [yalan söyleyerek: 9:56, 58:14], O'na yemin ederler. Kendilerini bir şey üzerinde hesap ediyorlar. İyi bilin ki onlar, yalancıların ta kendileridir [63:1].
58:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytan onların üzerinde hâkimiyet kurmuş ve böylece onlara Allah’ın zikri Kuran’ı unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın yandaşlarıdır. Şunu iyi bilin ki şeytanın yandaşları hüsrana uğramaya mahkûmdur. 15/39.42, 16/98.100
Şinasi Güneş
O şeytan, onların etrafını sarmış ve onlara Allah'ın mesajlarını akılda tutup yeri geldiğinde yerine getirmeyi unutturmuştur [25:29, 43:36]. İşte onlar, o şeytanın taraftarıdırlar. İyi bilin ki, o şeytanın taraftarı olanlar [35:6], kaybedenlerin ta kendileridir [4:119].
58:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine meydan okuyanlar var ya! İşte onlar zillet içerisinde olacaklar. 39/71, 67/6...12
Şinasi Güneş
Allah'a ve elçisine sınır çizenler, işte onlar, küçük düşürülenlerin içerisindedirler [58:5].
58:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah şöyle hükmetmiştir: – Elbet ben galip geleceğim. Ben ve mesajlarını tebliğ eden elçilerim. Çünkü Allah çok güçlüdür ve daima galiptir.
Şinasi Güneş
Allah yasalaştırdı: ''Ben ve elçilerim kesinlikle galip geliriz [1].'' Allah kuvvetlidir, üstündür.
58:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’a ve ahiret gününe gerçekten iman eden bir topluluğun; kendi öz babaları, çocukları, kardeşleri veya aşiretleri dahi olsa, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine meydan okuyan kimselere karşı candan bir sevgi beslediklerini göremezsin. Çünkü Allah, onların kalplerine imanı yazmış ve onları katından bir vahiyle desteklemiştir. Allah, bunları tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecek ve onlar orada kalacaklardır. Zira Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte gerçekten Allah’tan yana olanlar bunlardır. İyi bilin ki kurtuluşa erip umduklarına kavuşacak olanlar sadece Allah’tan yana olanlardır. 3/28, 8/73, 9/23-24
Şinasi Güneş
Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen bir halkta, Allah'a ve elçisine sınır çizen bir kimseye karşı; babaları, oğulları, kardeşleri ve aşiretleri de olsalar, içten bir sevgi duyanları bulamazsın [9:23, 60:1]. İşte onlar, Allah'ın kalplerine imanı yazdıkları [49:7] ve O'ndan bir ruhla [1] güçlendirdikleridir [2]. Onları, orada kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçelere sokar. Allah, onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan [3]. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar, başarıya ulaşacak olanların ta kendileridir [5:56].
← 57. Hadîd 59. Haşr →