Mealler › Karşılaştırma › Mâide
⚖️ Mâide Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
5:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Bütün övgüler, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur.1 Böyleyken Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirler başkalarını Rablerine denk tutuyorlar.2
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Sözleşmeleri tastamam yerine getirin [1]. Siz ihramlı iken [hac görevini yerine getirirken] avlanmayı helal görmeksizin [5:95-96], size okunanların dışında, etinden ve sütünden yararlandığınız sağlıklı hayvanlar size helal kılındı. Allah, dilediği hükmü verir.
5:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Sizi balçıktan yaratan, sonra da bir ecel/süre tayin eden Allah’tır. O’nun katında belirlenmiş bir ecel/süre. Sonra diriliş hakkında şüphe içinde bocalıyorsunuz.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın işaretlerine [sembolleştirdiği değerlere: 2:158, 22:30-36], haram [dokunulmaz] aya, [hacca gelenlerin ihtiyaçları için gönderilen] hediyelere, gerdanlıklara [hediyelik hayvanlara konulan işaretlere] ve Rablerinden bir armağan ve rızasını arayarak, dokunulmaz eve [eğitim öğretim ve sosyal dayanışma kurumuna] gelen topluluklara halel getirmeyin. [İhramdan] çıkınca [hac göreviniz bittiğinde] avlanın. Dokunulmaz eğitim öğretim ve sosyal dayanışma kurumundan alıkonmanızdan dolayı [48:25], bir halka duyduğunuz kin, sizi saldırganlık yapmanıza itmesin [5:8]. Erdemli olmak ve vahyin sınırlarına uyup korunmak konusunda yardımlaşın. Zarara neden olmak ve düşmanlık konusunda yardımlaşmayın. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir.
5:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O, göklerde de yerde de Allah’tır. O, sizin gizlinizi de aşikârınızı da bilir. Dahası ne kazanacağınızı da bilir.
Şinasi Güneş
Size, ölü olması, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına tahsis edilmiş olan, boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış, vahşi hayvanın kaptığı, -ki, bunlardan, zararını önleyebildikleriniz, temizledikleriniz hariçtir,- dikili taşlar üzerinde sunaklarda boğazlananlar ve fal oklarıyla paylaştırmanız haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün gerçekleri örtenler dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Onlara karşı derinden saygı duyup rızalarını kaybetme endişesi taşımayın, bana karşı derinden saygı duyup rızamı kaybetme endişesi taşıyın. Bugün size dininizi mükemmelleştirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım [1] ve size din olarak İslam'a razı oldum [3:19-85, 22:78][2]. Kim, zarara neden olmak için bir hata yapmadan, açlık konusunda darlık çekerse, Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
5:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara, ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse, tek yaptıkları ayetlerden yüz çevirmektir.
Şinasi Güneş
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki! ''Temiz ve yararlı olanlar size helal kılındı [1]. Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek, yetiştiricileri olduğunuz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarından nasiplenin ve üzerine Allah'ın adını zikredin [2]. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, hesabı seri olandır.
5:5. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte şimdi onlara Hakkın belgesi olan Kuran geldi, ama ona karşı hemen yalana sarıldılar. Hafife alıp, alay edip durdukları hakikatlerin haberleri kendilerine yakında gelecektir. 11/17, 13/19, 39/2, 47/14, 6/67, 45/34-35
Şinasi Güneş
Bugün size, temiz ve yararlı olanlar helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. İnanıp güvenenlerden korunan kadınlar ve sizden önce kitap verilmiş olanlardan korunan kadınlar; iffetsizlik yapmadan korunanlar ve gizli dost edinmeyenler olarak, karşılıklarını verdiğinizde size helaldir. Kim inanıp güvenmek konusunda gerçekleri örterse, onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette kaybedenlerdendir.
5:6. Ayet
Mustafa Çavdar
EN’ÂM SÛRESİ 152. Bir de yetimin malına, rüşt/olgunluk çağına ulaşıncaya kadar, onun lehine olacak tarzın dışında kötü amaçlarla yaklaşmayın. 1Ölçmede ve tartmada doğru ve adil olun.2 Zira biz, hiç kimseye altından kalkamayacağı sorumluluğu yüklemeyiz.3 Konuştuğunuz zaman, akraba bile olsa adaletli olun.4 Ve Allah’la olan ahit/sözleşmenize sadık olun.5 İşte Allah, bunu size öğüt veriyor. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.6 14/2-6, 17/34, 217/35, 55/8-9, 83/1...4, 32/286, 7/42, 23/62, 44/135, 5/8, 70/33, 57/172, 13/20, 33/23, 66/126, 39/27, 54/17 153. Benim gösterdiğim dosdoğru yol işte budur. Öyleyse bu yolu izleyin, sakın sizi bu yoldan ayıracak farklı yollara sapmayın. İşte bütün bunları Allah size tavsiye ediyor, umulur ki korunup sakınırsınız. 4/115, 47/25, 76/29, 78/39 154. Sonra da iyi davrananlara nimetimizi tamamlamak ve (dini açıdan gerekli olan) her şeyi ayrıntılı olarak açıklamak için, bir rehber ve rahmet olarak Musa’ya o kitabı verdik ki Rableriyle buluşacaklarına tam inansınlar. 14/5, 32/23, 45/16-17 155. İşte bu da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Öyleyse bu Kuran’a uyun ve sorumluluğunuzu yerine getirin ki rahmete nail olasınız. 2/170, 7/3, 45/18, 46/9, 2/218, 24/54 156. Kalkıp da “O kitap, bizden önceki iki topluma indirildi. Biz, onlardaki öğretilerden habersizdik” dersiniz diye. 7/173, 20/133-134, 35/42, 37/167...170 157. Yahut “Eğer bize de kitap indirilseydi, onlardan daha doğru yolda olurduk” dersiniz diye. İşte size Rabbinizden hakikatin apaçık belgesi, kılavuz ve rahmet olarak Kuran geldi. Bu durumda Allah’ın ayetlerine karşı yalana sarılandan ve ondan yüz çevirenden daha zalim biri olabilir mi? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, ona karşı bu büyük suçlarından dolayı çok kötü bir azap ile cezalandıracağız. 6/33-93, 7/36-40, 28/47...50 158. Şimdi onlar, kendilerine illa ki meleklerin gelmesini ya da bizzat Rabbinin gelmesini veya Rabbinin bazı azap ölüm işaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin azap işareti ölüm geldiği o gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik ortaya koymamış kimsenin imanı kendine fayda sağlamayacaktır. De ki: “Bekleyin bakalım, zaten biz de beklemekteyiz!” 6/8, 25/21, 40/84-85,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! O salata [o yükümlülüğe] kalktığınızda/toplum içine çıkarken, yüzlerini ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızla, aşık kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin. Eğer, zihinsel olarak gündemden ve bedensel olarak temizlikten uzaksanız, temizlik üstüne temizlik yapın [bedensel ve zihinsel olarak temizlenin]. Eğer, hasta veya hareketli bir işte iseniz veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse veya kadınlara temas edip su bulamamışsanız, temiz ve yararlı bir toprağa yönelip, ondan yüzlerinizi ve ellerinizi silin. Allah, size hiçbir şekilde güçlük kılmak istemiyor. Fakat, karşılığını verin diye, sizi temizlemek, yararlı hale getirmek ve üzerinize olan nimetini tamamlamak istiyor [1].
5:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Sana, bu vahyi kâğıtta yazılı bir metin halinde göndermiş olsaydık da buna elleriyle dokunsalardı bile o kâfirler “Bu apaçık sihirden başka bir şey değildir” derlerdi.2, 11/93, 2
Şinasi Güneş
Allah'ın üzerinize olan nimetini ve onunla sizi bağladığı, ''İşittik ve itaat ettik'' dediğinizdeki bağlayıcı sözünüzü [2:285, 24:51] aklınızdan çıkarmayın ve yerine getirin. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, göğüslerin sahip olduklarını bilendir.
5:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de “Sana bir melek indirilseydi ya.” derler. Eğer bir melek indirseydik, karar verilmiş olurdu da kendilerine fırsat verilmezdi. 6/158, 15/7-8,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah için şahitlikleri hakkaniyetle ayakta tutanlar, gözetenler olun [25:72, 70:33]. Bir halka olan kininiz, sizi adaletli olmamanıza itmesin [5:2]. Adil olun. O, vahyin sınırlarına uyup korunmaya daha yakındır [1]. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.
5:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer onu bir melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık da şu anda düştükleri şaşkınlığa yine düşerlerdi.
Şinasi Güneş
Allah, inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlara, bağışlanma ve muazzam bir karşılık vaat etmiştir [11:11, 22:50].
5:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Zaten senden önceki elçilerle de alay edilmişti ama onlarla alay edenleri, alay ettikleri hakikat çepeçevre kuşatmıştı. 13/32, 15/11, 21/36-41,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanlar, işte onlar da, kat kat ateşin arkadaşlarıdır.
5:11. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da hakikate karşı, yalana sarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!”
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Bir halk ellerini size uzatmaya yeltendiğinde ellerini sizden çektiği, Allah'ın üzerinize olan nimetini aklınızdan çıkarmayın. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. İnanıp güvenenler, Allah'a güvenip dayansınlar.
5:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine de ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?”, “Zatına rahmeti yazmış olan Allah’ındır!” de. Andolsun ki geleceğinden şüphe olmayan, kıyamet gününde hepinizi bir araya toplayacaktır. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar bu gerçeğe Kuran’a iman etmezler.
Şinasi Güneş
Allah, İsrailoğulları'ndan bağlayıcı söz almış [1], onlardan on iki temsilci görevlendirmiştik. Allah: ''Şüphesiz ben sizinle beraberim. Eğer salatı ikame eder, arınmanın bedelini yerine getirirseniz [2], elçilerime inanıp güvenirseniz, onları kuvvetlendirirseniz ve iyi bir ödünçle Allah'a ödünç verirseniz, kesinlikle sizden kötülüklerinizi örterim ve kesinlikle sizi, altından nehirler akan bahçelere sokarım. Bunun ardından kim gerçekleri örterse, yolun düzgününden sapmış olur.'' demişti.
5:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa gecenin ve gündüzün içinde bulunan her şey Allah a aittir. O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.
Şinasi Güneş
Bağlayıcı sözlerini bozmalarından dolayı, onları rahmetimizden dışladık ve kalplerine katılık kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar [1][Yeremya 8:8]. Akıllarında tutup yeri geldiğinde yerine getirmeleri istenen şeylerden paylarını unuttular. Onlardan azı dışındakilerden, sürekli bir hainlikle karşılaşacaksın. Onlardan vazgeç / affet ve hoş gör. Allah, iyileştirenleri sever.
5:14. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Ben, gökleri ve yeri yoktan yaratan,1 her canlıyı doyuran fakat kendisi doyurulmaya muhtaç olmayan Allah’tan başka birini mi veli/koruyucu edineyim?2” De ki: “Ben, Allah’a teslim olanların öncüsü olmakla ve sakın ortak koşan müşriklerden olma!” diye emrolundum.3, 13/191, 6/73, 16/17, 22/257, 3/68, 7/196, 42/9, 3
Şinasi Güneş
''Biz Hristiyan'ız'' diyenlerden de bağlayıcı sözlerini almıştık. Onlar da, akıllarında tutup yeri geldiğinde yerine getirmeleri istenen şeylerden paylarını unuttular. Böylece, aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret saldık. Allah, üretmekte oldukları şeyler hakkında, ileride onları haberdar edecektir.
5:15. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Eğer ben, Rabbimin emrine karşı gelirsem elbet korkunç bir günün azabından korkarım.”
Şinasi Güneş
Ey Kitap Ehli! Size, kitaptan gizlemekte olduğunuz [1] şeylerden bir çoğunu açıkça ortaya koyan ve bir çoğundan da vazgeçen elçimiz geldi. Size, Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi [2].
5:16. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, kim azaptan uzak tutulursa, Allah onu rahmetiyle korumuştur. İşte, apaçık kurtuluş budur. 9/20, 10/103, 61/10-11,
Şinasi Güneş
Allah onunla, rızasına uyan kimselere, esenlik ve barış yollarını gösterir. O'nun koyduğu kurallar çerçevesinde, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır [1] ve onlara, dosdoğru yolu gösterir.
5:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka kaldıracak yoktur. Yok, eğer sana bir hayır dilerse, O her şeye gücü yetendir. 6/63-64, 10/107, 16/53-54,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, ''Allah, Meryem oğlu Mesih'in ta kendisidir.'' diyenler gerçekleri örtmüştür [5:72]. De ki! ''Eğer, Meryem oğlu Mesih'i ve annesini ve yeryüzündeki kimselerin tamamını yıkıma uğratmak isterse, Allah'tan bir şeyi [gidermeye] kim sahip olabilir?'' Göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin hükümdarlığı Allah'a aittir. Gerekli gördüğünü oluşturur. Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
5:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira O’dur kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan, O’dur her şeyi yerli yerince yapan, her şeyden haberdar olan.
Şinasi Güneş
Yahudiler [Çıkış 4:22-23] ve Hristiyanlar: ''Biz Allah'ın oğullarıyız ve sevgilileriyiz.'' dediler. De ki! ''Öyleyse, neden suçlarınızla sizi azaba uğratıyor?'' Bilakis siz, oluşturduğu kimselerden bir beşersiniz. Gereğini yapanı bağışlar, gereğini yapanı azaba uğratır. Göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin hükümdarlığı Allah'a aittir. Varış yeri O'nadır.
5:19. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Şahitlik olarak en büyük, en güvenilir kimdir?” Cevap ver; “Benimle sizin aranızda, Allah şahittir ve bu Kuran, bana kendisiyle sizi ve bu mesajın ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. Şimdi siz, Allah ile beraber başka ilahların olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki; “Ben, buna asla şahitlik etmem!” ve de ki: “O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin şirk olarak yakıştırdığınız o şeylerden uzağım.” 3/18-52,
Şinasi Güneş
Ey Kitap Ehli! Elçilerin arasının kesilmesi üzerine, ''Bize uyarıcıdan ve müjdeciden kimse gelmedi.'' demenize karşı, size her şeyi açıkça ortaya koyan uyarıcı ve müjdeci elçimiz geldi [4:165]. Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
5:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle kendilerini, vahye muhatap kıldığımız kimseler bunu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar, işte onlar bu hakikate Kuran’a inanmayanlardır.
Şinasi Güneş
Hani Musa halkına: ''Ey halkım, içinizden nebiler kıldığında ve size güç, bağımsızlık kıldığında ve alemlerden hiç kimseye verilmeyenleri size verdiğindeki Allah'ın üzerinize olan nimetini aklınızdan çıkarmayın.'' demişti [1].
5:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendi uydurduğu yalanı, Allah’a yakıştıran veya ayetleri karşısında yalana sarılandan daha zalim kim vardır? Şu bir gerçek ki Allah’a iftira edenler asla iflah olmazlar. 6/135, 10/17, 12/23, 39/24, 62/5, 11/18-19
Şinasi Güneş
''Ey halkım, Allah'ın size yazdığı o arındırılmış yere girin ve arkanıza dönmeyin. Yoksa, kaybedenler olarak dönersiniz.''
5:22. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, onların hepsini bir araya toplayacağız; sonra da Allah’a şirk koşanlara diyeceğiz ki; iddia etmiş olduğunuz ortaklarınız nerede? 2/166167, 16/27, 26/92-93,
Şinasi Güneş
''Ey Musa, orada zorba bir halk var. Ve biz oraya, onlar oradan çıkana kadar asla girmeyiz. Eğer onlar oradan çıkarlarsa, biz gireriz.'' dediler.
5:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onların hilesi, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki biz ortak koşan müşriklerden değildik.” demekten başka bir şey olmayacaktır.
Şinasi Güneş
Korkakların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki er kişi: ''Onların üzerine o kapıdan girin. Oraya girdiğinizde siz galip gelirsiniz. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a güvenip dayanın.'' dedi.
5:24. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bak! Kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve uydurdukları şeyler, kendilerini nasıl yüzüstü bırakıp uzaklaştı. 6/137, 16/104-105-116,
Şinasi Güneş
''Ey Musa, orada oldukları sürece, biz asla oraya ebediyen girmeyiz. Sen ve Rabbin gidip çarpışın, biz burada oturanlarız.'' dediler.
5:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlardan kimileri de var ki sanki sana kulak veriyor. Onlar her türlü ayeti görseler bile ayetlerimize inanmazlar çünkü kalplerini bilgiye kapatmışlar ve kulakları ile duymak istemiyorlar. Bir de seninle tartışmak için derler ki: “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.”
Şinasi Güneş
''Rabbim, ben kendim ve kardeşim dışımda bir şeye sahip olamıyorum. Öyleyse, bizimle bu yoldan çıkanlar halkının arasını ayır.'' dedi.
5:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar hem başkalarını Kuran’dan engellerler hem de kendileri bundan mahrum kalırlar. Sonuçta kendilerini helak ederler de farkında olmazlar. 5/49, 22/51, 28/88, 34/5-38
Şinasi Güneş
''Orası onlara kırk sene dokunulmazdır. O [bulundukları] yerde şaşkın şaşkın dolaşsınlar. Yoldan çıkanlar halkının üzerine üzülme.'' dedi [Çölde sayım 14].
5:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Ateşin başında durdurulduklarında, “Ah, keşke yeniden dünyaya döndürülsek de Rabbimizin ayetlerine karşı yalana sarılmasak ve müminlerden olsaydık” dediklerinde onların halini bir görmeliydin. 6/30, 23/99...109, 32/12, 42/44-45
Şinasi Güneş
Onlara iki ademoğlunun haberini gerçek bir amaçla oku. Hani, Allah'a bir yakınlık vesilesi sunmuşlardı da, ikisinin birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. ''Kesinlikle seni etkisiz hale getireceğim.'' dedi. [Diğeri]: ''Allah, yalnızca vahyin sınırlarına uyup korunanlarınkini kabul eder.'' dedi [1].
5:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Hayır, onlara önceden gizli olan hakikat ortaya çıktı da ondan. Eğer yeniden dünyaya gönderilselerdi, yine yasaklanan şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar. 6/116, 21/40, 26/102, 39/58-59, 23/90/
Şinasi Güneş
''Eğer, beni etkisiz hale getirmen için bana elini uzatırsan, ben seni etkisiz hale getirmem için elimi sana uzatan olmayacağım. Ben, alemlerin Rabbi olan Allah'a karşı korku duyarım.''
5:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira onlar, “Hayatımız şu dünya hayatından ibarettir, bundan başka bir hayat yoktur. Biz tekrar diriltilecek de değiliz.” diyorlardı. 10/7, 23/35, 45/24, 79/34...41
Şinasi Güneş
''Ben istiyorum ki [beni etkisiz hale getirmenden dolayı], benim zarara neden olduğum şeyler ve senin zarara neden olduğun şeylerin [vebaline] uğrayasın ve ateşin arkadaşlarından olasın. Yanlış yapanların karşılığı işte budur [1].''
5:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Rablerinin karşısında durdurulduklarında, Allah’ın onlara: “Şimdi bu gerçek değil miymiş?” dediğinde onların: “Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş.” dediklerini ve (Allah’ın da): “Gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım azabı.” dediği anı bir görsen! 6/93, 32/12, 34/31, 50/23. 69/13...20
Şinasi Güneş
Benliği ona, kardeşini etkisiz hale getirmeyi kabul ettirdi ve onu etkisiz hale getirip kaybedenlerden oldu.
5:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayanlar hüsrana uğramışlardır. Nihayet bu dünyanın sonu o saat ansızın onların başına gelip çattığında, işledikleri günahları sırtlanmış bir halde “Yazıklar olsun bize ahireti hesaba katmadığımız için.” derler. Dikkat edin ne berbat şeyler yükleniyorlar öyle. 6/47...51, 39/56, 43/66, 47/18, 45/34-35,
Şinasi Güneş
Allah, bir karga görevlendirdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için, o yerde toprağı eşeliyordu. ''Eyvah bana! Kardeşimin cesedini örterek, bu karganın durumuna düşecek kadar aciz miyim?'' diyerek, pişman olanlardan oldu.
5:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sorumlu davranıp korunanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
Şinasi Güneş
İşte bu sebepten İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir cana karşılık veya yeryüzünde bozgunculuk olmaksızın, bir canı etkisiz hale getirirse, insanların tamamını etkisiz hale getirmiş gibidir. Ve kim ona hayat verirse, insanların tamamına hayat vermiş gibidir. Elçilerimiz onlara apaçık kanıtlarla gelmişti. Sonra onlardan bir çoğu, bunun ardından yeryüzünde ölçüsüz davrananlar oldular.
5:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların söylediklerinin, seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar, seni yalanlamıyorlar, gerçekte o yanlışta ısrar eden zalimler bu Kuran’ın hak olduğunu bildikleri halde bile bile Allah’ın ayetlerine inanmıyorlar.
Şinasi Güneş
Allah ve elçisine savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya koşturanların karşılığı ancak; etkisiz hale getirilmeleri veya ellerinin ve ayaklarının işlerinden kesilmesi [1] veya onlara en sert şekilde davranılması [en ağır işlerde çalıştırılmaları] veya o yerden sürgün edilmeleridir. İşte bu, onlara dünyada rezilliktir. Ve onlara, ahirette de dehşet bir azap vardır.
5:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutma ki senden önceki elçiler de yalancılıkla suçlanmışlardı. Onlar bizim yardımımız gelene kadar sabrettiler. Zira Allah’ın yardım edeceğim diye yazdığı kelimelerini değiştirecek güç yoktur, elbette bu elçilerin haberlerinden bir kısmı sana geldi. 3/184, 6/114-115,
Şinasi Güneş
Onların üzerinde bir takdirde bulunmanızdan önce, hatasından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelenler bunun dışındadır. Bilin ki Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
5:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet onların yüz çevirmeleri senin zoruna gidiyorsa, eğer yerin dibine doğru bir tünel kazmaya veya göğe merdiven dayamaya gücün yetiyorsa, onlara istedikleri ayeti/mucizeyi getirirsin. Şayet Allah, isteseydi hepsini hidayet/doğru yol üzerinde toplardı, sakın cahillerden olma! 6/109, 7/132, 17/59, 29/50-51,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Başarıya ulaşmanız için Allah'ın sınırlarına uyup korunun. O'na doğru yakınlık için vesile arayın ve O'nun yolunda elinizden geleni yapın [1].
5:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak gönülden kulak verenler daveti kabul ederler,1 ölülere gelince, Allah onları diriltir sonra hesap vermek üzere Allah’a döndürülürler.2 113/18, 10/25, 50/41, 67/10, 222/5-6, 30/19-50, 36/51-52,
Şinasi Güneş
Eğer, göklerde ve yeryüzünde olanların tamamı ve beraberinde bir o kadarı gerçekleri örtenlerin olsa ve kıyamet günü azaptan kurtulmak için onu fidye olarak verseler, onlardan kabul edilmez. Onlara, can yakıcı bir azap vardır.
5:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar “Sana Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi” dediler. De ki; “Allah’ın her türlü mucize indirmeye elbette gücü yeter. Fakat onların çoğu bunun bilincinde değiller.” 10/20, 13/27, 20/133-134,
Şinasi Güneş
Ateşten çıkmak isterler. Onlar, oradan çıkanlar olamazlar. Onlara, kalıcı bir azap vardır.
5:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeryüzündeki tüm canlılar ve kanat çırparak uçan bütün kuşlar sizin gibi birer topluluktur. Biz bu kitap Kuran’da hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda bir araya getirilecekler
Şinasi Güneş
Hırsız erkeğin ve hırsız kadının, kazandıkları şeyler hakkında, Allah'tan ibretlik bir karşılık olarak, güçlerini kesin [1]. Allah üstündür, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
5:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Bizim ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah sapmayı dileyenin sapkınlığını onaylar, dileyeni ise dosdoğru yoluna yöneltir.
Şinasi Güneş
Yanlışının ardından, kim hatasından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelir ve düzeltirse, Allah da, ona merhametiyle yönelir. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
5:40. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Hiç düşündünüz mü, eğer Allah’ın azabı sizi yakalasa veya bu dünyanın bozulma anı, o saat gelip çatsa, eğer iddianızda doğruysanız söyleyin Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız?” 6/56-63-71,
Şinasi Güneş
Allah'ın, göklerin ve yeryüzünün hükümdarlığının O'na ait olduğunu bilmedin mi [2:107]? Gereğini yapanı azaba uğratır, gereğini yapan için bağışlar. Allah, her şeye bir ölçü koyandır.
5:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Hayır, sadece Allah’a dua ile yalvarırsınız. O da uygun görürse, kaldırılması için dua ettiğiniz belayı kaldırır da siz, ortak koştuğunuz şeyleri unutuverirsiniz. 6/17, 10/107, 16/52...56
Şinasi Güneş
Ey Elçi! Ağızlarıyla ''İnanıp güvendik'' deyip, kalplerinin inanıp güvenmediği, küfürde yarışanlar seni hüzünlendirmesin. Yahudileşenlerden bir kısmı da, yalan söylemek için kulak verirler. Sana gelmemiş başka bir halk için kulak verirler [casusluk yaparlar]. Ardından, kelimenin anlamını yerinden kaydırarak [1]: ''Bu size verilirse onu alın, eğer o verilmezse, ihtiyatlı olun.'' derler. Allah, kimi fitneye düşürmek [ateşe atmak, sıkıntıya sokmak] isterse, ona, Allah'tan [gelen] hiçbir şeye asla sahip [engel] olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlara, dünyada rezillik vardır. Ve onlara, ahirette de dehşet bir azap vardır.
5:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğrusu biz, senden önce gelip geçen toplumlara da elçiler göndermiş, acziyetlerini itiraf edip yalvarsınlar diye onları şiddetli darlık ve sıkıntılara sokmuştuk. 20/133-134,
Şinasi Güneş
Yalan söylemek için kulak verirler. Sürekli haksız kazançla nasiplenirler. Sana gelirlerse, aralarında hüküm ver veya onlardan yana duyarsız kal. Eğer onlardan yana duyarsız kalırsan, asla sana hiçbir şekilde darlık veremezler. Eğer hakemlik yaparsan, aralarında hakkaniyetle hüküm ver. Allah, hakkaniyetli davrananları sever.
5:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç olmazsa cezalandırmamız, kendilerine gelince acziyetlerini itiraf edip yalvarsalardı ya. Fakat onların kalpleri katılaşmıştı. Zira şeytan, yaptıklarını kendilerine güzel göstermişti. 7/94, 6/122, 16/63, 23/75-76,
Şinasi Güneş
Orada Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarındayken, nasıl sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da, bunun ardından yüz çeviriyorlar. İşte onlar, inanıp güvenenler değildir.
5:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve kendilerine yapılan bütün uyarıları kulak ardı ettiler. Biz de onlara bütün nimet kapılarını ardına kadar açtık ve sunulan nimetlerin hazzıyla şımarmış bir haldeyken, ansızın öyle bir cezalandırdık ki ümitsizlik girdabına düştüler.
Şinasi Güneş
İçinde bir yol gösterici ve bir nur olan Tevrat'ı biz indirdik. İslamlaştıran [1] nebiler, Yahudileşenler için onunla hüküm verirdi. Allah'ın kitabından koruma görevi verilmeleri ve üzerine şahitler olmalarından dolayı, kendilerini Rablerine adamış olanlar ve din bilginleri de [onunla hükmederlerdi]. İnsanlara karşı derin saygı duyup rızalarını kaybetme endişesi taşımayın, bana karşı derin saygı duyup rızamı kaybetme endişesi taşıyın. Ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse, işte onlar, gerçekleri örtenlerin ta kendileridir.
5:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Âlemlerin Rabbine/sahibine hamd/övgüler olsun ki, nankörlükte direnen zalim toplumun kökü böylece kazınmıştı. 23/44, 71/26-27-28
Şinasi Güneş
Ve biz onda onlara; canla can, gözle göz, burunla burun, kulakla kulak, dişle diş ve yaralamalarda kısası yazdık [Yasanın tekrarı 19:21, Mısır'dan çıkış 21:23-24-25]. Kim hakkından vazgeçerse, o, ona kefarettir. Kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse, işte onlar, yanlış yapanların ta kendileridir.
5:46. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah, kulaklarınızı sağır gözlerinizi de kör etse ve kalplerinizi de mühürlese, Allah’tan başka onları size geri getirecek bir ilah mı var?” İşte bak ayetlerimizi nasıl değişik şekillerde ortaya koyuyoruz. Yine de yüz çeviriyorlar.
Şinasi Güneş
Ve onların izleri üzerinden, Tevrat'tan, önündeki için tasdik edici olan Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Ona, içinde bir yol gösterici ve bir nur olan ve Tevrat'tan önündeki için tasdik edici olan ve vahyin sınırlarına uyup korunanlar için bir yol gösterici ve bir öğüt olan İncil'i verdik [1].
5:47. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah’ın azabı, size ansızın veya açıktan açığa gelip çatsa, hiç yanlışta ısrar eden zalim bir halktan başkası mı helak edilir?” 6/6-131,
Şinasi Güneş
İncil Ehli, Allah'ın onda indirdiğiyle hüküm versin. Kim Allah'ın indirdiğiyle hüküm vermezse, işte onlar, yoldan çıkanların ta kendileridir.
5:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira biz, elçileri yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Artık kim iman edip, durumunu düzeltirse onlara korku yoktur ve bunlar üzülmeyeceklerdir. 18/56, 33/45, 35/24, 2/62, 7/35, 43/67-68
Şinasi Güneş
Ve sana, kitaptan önündekiler için tasdik edici ve üzerinde koruyucu olarak, kitabı gerçek bir amaçla indirdik [1]. Öyleyse, aralarında Allah'ın indirdiği ile hüküm ver ve sana gelen gerçek dururken, onların hevalarına uyma. Sizden hepiniz için bir hukuk düzeni ve aydınlık bir yol kıldık. Allah, gerekli görseydi, sizi tek bir topluluk yapardı. Fakat, size verdikleriyle sizi sınamak [kalitenizi ortaya çıkarmak] için [böyle yaptı][2]. Öyleyse, hayırlarda öne geçin. Dönüşünüz topluca Allah'adır. Hakkında ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.
5:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlara gelince, Allah’ın yolundan çıkmalarından dolayı onlara azap dokunacaktır. 7/182, 10/94, 27/84, 39/32, 32/18-19-20
Şinasi Güneş
Aralarında Allah'ın indirdiği ile hüküm ver ve hevalarına uyma [1]. Allah'ın sana indirdiğinin bazısından seni ayırmaları konusunda onlara karşı ihtiyatlı ol [17:73]. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki Allah, suçlarının bazısını onlara isabet ettirmek istiyor. İnsanlardan çoğu, kesinlikle yoldan çıkmıştır.
5:50. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Ben size, Allah’ın (Sevap ve nimet) hazinelerinin benim elimde olduğunu söylemiyorum. Gaybı da (Gelecekte neler olup biteceğini de) bilemem, ben size, ben meleğim/kralım da demiyorum. Ben, ancak bana vahyedilen Kuran’a uyuyorum.” De ki: “Hiç gerçeğe karşı kör olan ile onu gören bir olur mu? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?”
Şinasi Güneş
Cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin olarak inanmış bir halk için, hüküm olarak, Allah'tan daha iyi olan kimdir [6:114, 95:8]?
5:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları1 bu Kuran ile uyar ki, Onların orada herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar. Belki sakınıp korunurlar. 18/49, 23/79, 34/31, 69/18, 26/19-70,92, 43/5, 50/45, 32/107, 6/70, 42/9, 46/94, 32/4, 39/43-44,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Yahudi ve Hristiyanları yakınlar, yol göstericiler, müttefikler edinmeyin [1]. Onlar birbirlerinin yakınları, yol göstericileri, müttefikleridir [8:73]. Sizden kim onları, yakın, yol gösterici, müttefik edinirse, o, onlardandır. Allah, yanlış yapanlar halkına yol göstermez.
5:52. Ayet
Mustafa Çavdar
O’nun hoşnutluğunu arzulayarak, sabah akşam Rablerine yalvaranları huzurundan kovma! Zira ne onların hesabı sana düşer ne de senin hesabın onlara düşer. Bu takdirde onları kovarsan onlara haksızlık eden zalimlerden olursun. 11/29, 18/28, 26/114, 10/41, 2/120-145,
Şinasi Güneş
Kalbinde hastalık olanların: ''Başımıza bir musibetin dönüp isabet etmesinden endişe ediyoruz.'' diyerek, onların Yahudi ve Hristiyanların içinde koşuştuklarını görürsün. Allah'ın, katından bir fetih veya bir iş getirmesiyle, kendilerinde gizledikleri şey hakkında, pişman olmuş hale gelmeleri muhtemeldir.
5:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu şekilde biz insanları birbirleriyle sınıyoruz ki; “Allah, aramızdan bula bula iyilik yapmak için bunları mı buldu?” desinler. Peki, Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler: ''Kesinlikle sizinle beraber olduklarına dair, var güçleriyle yemin ederek Allah'ı kanıt gösterenler bunlar değil mi?'' derler. Onların amelleri boşa gitmiş ve kaybedenler olmuşlardır.
5:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimize yürekten inanıp güvenenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selamün Aleyküm size müjdeler olsun Rabbiniz zatına rahmeti ilke edindi. Artık kim bilmeden bir kötülük işler ve hemen ardından tövbe eder/yanlıştan döner ve kendini düzeltirse, şüphesiz O, eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhametin sahibidir.” 6/12, 16/119, 5/93, 20/82, 25/70-71
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Sizden kim dininden dönerse [1], Allah, ileride kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; inanıp güvenenlere karşı alçak gönüllü ve gerçekleri örtenlere karşı izzetli [48:29], Allah yolunda elinden geleni yapan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir halk getirir [2]. İşte bu, Allah'ın gereğini yapana verdiği armağanıdır. Allah, genişletendir, bilendir.
5:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılıyoruz ki günaha batmış olanların yolunun yanlışlığı açıkça belli olsun. 6/114, 20/133-134
Şinasi Güneş
Sizin yakınınız, yol göstericiniz, müttefikiniz yalnızca Allah ve elçisi ve ilahlıkta ve rablikte Allah'ı birleyerek salatı ikame eden ve arınmanın bedelini yerine getiren [1] inanıp güvenenlerdir.
5:56. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı” ve yine de ki; “Sizin uyduruk arzu ve heveslerinize de uyamam, bu takdirde sapıtmış olurum da doğruyu bulanlardan da olamam.” 6/71-72, 7/37, 28/50, 40/20, 46/4…6
Şinasi Güneş
Kim Allah'ı ve elçisini ve inanıp güvenenleri yakın, yol gösterici, müttefik edinirse, onlar, Allah'ın tarafında olanlardır [58:22]. Ve onlar, galip gelenlerdir [1].
5:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine de ki: “Ben, Rabbimden gelen apaçık belgeye Kuran’a dayanmaktayım. Ve siz de bunu yalanlamış durumdasınız. Sizin acele
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve gerçekleri örtenlerden, dininizi oyun ve eğlence edinenleri, yakınlar, yol göstericiler, müttefikler edinmeyin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'ın sınırlarına uyup korunun.
5:58. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Şayet sizin çabucak gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı, sizinle benim aramda iş bitirilmiş olurdu ama Allah, azabı hak eden zalimlerin kimler olduğunu en iyi bilendir.”
Şinasi Güneş
Salata [eğitim öğretim ve sosyal dayanışma faaliyetine] seslendiğinizde, onu oyun ve eğlence edinirler [1]. İşte bu, onların aklını kullanmayan bir halk olmalarındandır.
5:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Çünkü gaybın/bilinmezlerin anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları, kendisinden başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olup biten her şeyi bilir. Düşen bir yaprak bile onun bilgisi dâhilindedir, yerin derinliklerinde kalmış bir tohum yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitapta/yasada mevcuttur.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey Kitap Ehli, Allah'a ve bize indirilene ve önceden indirilene inanıp güvenmemizden dolayı mı bizi kınıyorsunuz? Gerçekten çoğunuz yoldan çıkmışsınız.''
5:60. Ayet
Mustafa Çavdar
O’dur geceleyin sizi vefat ettiren/sizdeki bilinci alan ve gündüzünde neler yapıp ettiğinizi bilen. Sonra belirlenen süreye kadar yaşamanız için sizi her sabah yeniden dirilten/bilincinizi size iade eden. Sonunda dönüşünüz O’nadır, ardından O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.
Şinasi Güneş
De ki! ''Size Allah katında bundan daha şerli bir geri dönüşü haber vereyim mi? Allah'ın rahmetinden dışladığı ve aleyhinde hoşnutsuz olduğu, onlardan maymunlar [maymunlaşanlar: 2:65, 7:166], domuzlar [domuzlaşanlar] ve tağuta [dine ekleme çıkarma yapıp bardağı taşıran otoritelere] kulluk edenler kıldığı kimseler. İşte onlar, mekan olarak şerli ve yolun düzgününden daha sapmış kimselerdir.''
5:61. Ayet
Mustafa Çavdar
O’dur kulları üzerinde mutlak otorite olan. O size, sizi gözetecek yaptıklarınızı kaydeden (melekler) gönderir. Nihayet sizden birine ölüm geldiği zaman, elçilerimiz görevlerini eksiksiz yerine getirirler ve onu vefat ettirirler. 4/97, 6/93, 8/50, 16/28...32,
Şinasi Güneş
Size geldiklerinde: ''İnanıp güvendik'' dediler. Oysa, gerçekleri örtmekle girdiler ve onunla çıktılar. Allah, gizlemekte oldukları şeyleri daha iyi biliyor.
5:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra da gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnızca O’na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.
Şinasi Güneş
Onlardan çoğunu, zarara neden olan şeylerin ve düşmanlığın içinde yarıştıklarını görürsün. Nasiplendikleri ise, haksız kazançtır. Yapmakta oldukları şeyler, kesinlikle sıkıntılıdır.
5:63. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Eğer bizi kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden olacağız” diye içten bir yakarışla dua ettiğinizde, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kurtaran kimdir? 3/126-160, 17/56-57,
Şinasi Güneş
Kendilerini Rablerine adayanların ve din bilginlerinin, zarara neden olan sözlerinden ve haksız kazançla nasiplenmelerinden onları engellemeleri gerekmez miydi? Üretmekte oldukları şeyler, kesinlikle sıkıntılıdır.
5:64. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Sizi ondan ve diğer bütün sıkıntılardan kurtaracak olan Allah’tır. Buna rağmen siz hala Allah’a şirk koşuyorsunuz.” 6/17, 16/52...54,
Şinasi Güneş
Yahudiler: ''Allah'ın eli bağlıdır.'' dediler [3:181]. Söyledikleri şeylerden dolayı elleri bağlandı ve rahmetten dışlandılar. Bilakis, Allah'ın iki eli de açıktır [cömerttir], nasıl gerekli görürse, öyle infak eder. Rabbinden sana indirilen, kesinlikle onlardan çoğunun bardağı taşırmasını ve gerçeği örtmesini arttırıyor. Kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve nefret bıraktık. Savaş için bir ateş tutuşturdukları her defasında, Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuğa koşturuyorlar. Allah, bozgunculuk yapanları sevmez.
5:65. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Size üstünüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da sizi gruplara ayırarak birbirinize düşürmeye kadir olan O’dur. İyice kavrasınlar diye ayetleri nasıl açık ve anlaşılır kıldığımıza bir bak!” 6/46-105-126,
Şinasi Güneş
Kitap Ehli eğer inanıp güvenseydi ve vahyin sınırlarına uyup korunsaydı, kesinlikle onlardan kötülüklerini örterdik ve kesinlikle onları nimet bahçelerine sokardık.
5:66. Ayet
Mustafa Çavdar
O hakkın kendisi olmasına rağmen, senin toplumun Kuran karşısında yalana sarıldılar. De ki: “Ben sizin vekiliniz/savunucunuz değilim.” 25/30, 6/104-107,
Şinasi Güneş
Ve eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni ayakta tutsalardı, kesinlikle üstlerinden ve ayaklarının altından nasiplenirlerdi. Onlardan, orta yol tutan bir önderli topluluk vardır. Onlardan çoğunun ise, yaptıkları şey ne kötüdür.
5:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Her haberin gerçekleşeceği bir an vardır. İlerde anlayacaksınız. 15/3, 20/135, 29/66, 38/88, 67/17-29
Şinasi Güneş
Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun risaletini tebliğ etmemiş olursun [1]. Allah seni insanlardan korur. Allah, gerçekleri örtenler halkına yol göstermez.
5:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman, başka bir hadise geçmedikleri sürece onların yanlarında oturma! Olur, da şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık Allah’ın ayetlerini hafife alıp alay eden zalimlerle bir arada bulunma!
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey Kitap Ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni ayakta tutana kadar bir şey üzerinde değilsiniz.'' Rabbinden sana indirilen, kesinlikle onlardan çoğunun bardağı taşırmasını ve gerçeği örtmesini arttırıyor. Gerçekleri örtenler halkı hakkında üzülme.
5:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçi sorumlu davrananlara, onların hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat onlara da bir hatırlatma vardır, belki sakınıp korunurlar. 2/41, 24/54, 51/55, 87/9-10
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler, Hadu, Nasara ve Sabiin [1]; kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenir ve düzeltici iş yaparsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmezler [2:62].
5:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünya hayatının aldattığı,1 böylece dinlerini oyun ve eğlence haline getirenleri kendi haline bırak2 ve onlara Kuran’la şu gerçeği hatırlat:3 “Her insan, kazandıkları ile rehin alınacak.4 Onun için Allah ile aralarına koyacakları herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçi olmayacak,5 verilebilecek her fidyeyi verse bile ondan asla alınmayacak.6 İşte bunlar işledikleri yüzünden helake sürüklenmiş olacaklar, onlar ayetlerime inanmadıkları için içlerini yakıp kavuran bir su ve acıklı bir azap vardır.”7 131/33, 35/5, 45/35, 53/29, 27/51, 57/20, 36/19, 21/45, 42/7, 50/45, 4 52/21, 53/39, 74/38, 52/107, 10/18, 32/4, 42/9, 610/54, 13/18, 70/11...15,
Şinasi Güneş
İsrailoğulları'ndan bağlayıcı söz almış ve onlara elçiler göndermiştik [1]. Elçi onlara benliklerinin hevasına uymayan bir şeyle geldiğinin her defasında, onlardan bir kesimini yalancı saydılar [2:87], bir kesimini de etkisiz hale getiriyorlar [2].
5:71. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: “Allah, bize doğru yolunu gösterdikten sonra,1 Allah’tan başka bize yararı da zararı da dokunmayanlara mı yalvaralım.2 Tıpkı yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken, bize gel diyerek doğru yola davet eden arkadaşlarını bırakıp;3 şeytanın ayartmalarına kanarak, uçuruma yuvarlanan kimse gibi mi olalım?4, De ki: “Tek doğru yol Allah’ın gösterdiği yoldur, biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”5, 12/120, 16/9, 4/115, 210/18, 22/12-13, 36/23, 312/108, 41/33, 42/15, 414/22, 34/20-21, 36/60/...64, 52/130-131,
Şinasi Güneş
Bir ateşe atılma / sıkıntıya düşme olmayacağını hesap edip, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, onlara merhametiyle yöneldi. Sonra onlardan çoğu, yine kör ve sağır kesildiler. Allah, yaptıklarını hakkıyla görendir.
5:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve namazı hakkını vererek dosdoğru kılın ve Allah’a karşı sorumlu davranın. Zira huzurunda toplanacağınız O’dur.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, ''Allah Meryem oğlu Mesih'in ta kendisidir.'' diyenler gerçekleri örtmüştür [5:17]. Mesih: ''Ey İsrailoğulları, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin [1]. Kim Allah'a ortak koşarsa, Allah ona cenneti haram etmiştir ve onun barınağı ateştir. Yanlış yapanlara, yardımcılardan hiç kimse yoktur.'' dedi.
5:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira gökleri ve yeri gerçek bir amaç için yaratan Allah’dır1 ve O, ol dediği an oluş sürecine girer. O’nun sözü/buyruğu mutlaka gerçekleşir,2
Şinasi Güneş
''Allah üçün üçüncüsüdür.'' diyenler kesinlikle gerçekleri örtmüştür. Tek bir ilahın dışında hiçbir ilah yoktur. Eğer, söyledikleri şeylere son vermezlerse, onlardan gerçekleri örtenlere, kesinlikle can yakıcı bir azap temas eder [4:171].
5:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: “Sen putları ilah olarak mı kabul ediyorsun? Ben, seni ve toplumunu apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum.” 21/51...70, 26/69...77, 37/83...109
Şinasi Güneş
Hatalarından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelmiyorlar ve O'na bağışlanma dilemiyorlar mı? Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
5:75. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte böylece biz, İbrahim’e imanı pekişip sağlamlaşsın diye göklerin ve yerin hükümranlık sistemini gösterdik/muhteşem nizamı kavramasını öğrettik. 2/124...134, 3/65...68
Şinasi Güneş
Meryem oğlu Mesih, bir elçinin dışında bir şey değildir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Annesi de, özü sözü doğru biridir. İkisi de yemek yerlerdi. Ayetleri onlara nasıl açıkça ortaya koyuyoruz bir gözlemle. Sonra da, ne biçim ters yüz ediliyorlar onu gözlemle.
5:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Gecenin karanlığı üzerine bastırınca bir yıldız görmüş ve: “İşte benim Rabbim budur.” demişti. Fakat yıldız batınca: “Ben, batanları sevmem.” dedi.
Şinasi Güneş
De ki! ''Size bir darlık vermeye ve menfaat sağlamaya sahip olamayan şeylere Allah'ın yanı sıra kulluk mu ediyorsunuz? Allah, işitip bilenin ta kendisidir.''
5:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Başka bir zaman Ay’ı doğarken görünce: “İşte budur benim Rabbim!” demişti. Fakat o da batınca: “Eğer Rabbim bana doğru yolu göstermezse, ben kesinlikle sapıtmış şu toplumdan biri olurdum.” dedi.
Şinasi Güneş
De ki! ''Ey kitap Ehli! Haksız yere dininizde aşırıya gitmeyin ve bir halkın hevasına uymayın [4:171]. Şüphesiz onlar, önceden sapmışlar, bir çoğunu da saptırmışlar ve yolun düzgününden sapmışlardı.
5:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra İbrahim doğmakta olan güneşi görünce: “İşte budur benim Rabbim, zira bu daha büyük ve daha parlak.” demiş, o da batınca: “Ey kavmim, ben sizin ortak ederek şirk koştuklarınızdan uzağım.” demişti.
Şinasi Güneş
İsrailoğulları'ndan gerçekleri örtenler, Davud ve Meryem oğlu İsa'nın dili üzere dışlandılar. İşte bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi.
5:79. Ayet
Mustafa Çavdar
“İşte şimdi ben bütün varlığımla, şirkten arınmış/Hanif olarak gökleri ve yeri eşsiz bir biçimde yaratan Allah’a yöneldim ve ben Allah’a ortak koşan müşriklerden değilim.” dedi.
Şinasi Güneş
Yaptıkları herkesçe kabul edilen ortak kötüden birbirlerini engellemiyorlardı. Yapmakta oldukları şeyler, kesinlikle sıkıntılıydı.
5:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve toplumu onunla tartışmaya girdi. İbrahim dedi ki: “O beni doğru yoluna iletmişken siz, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden hiç korkmuyorum. Rabbimin dilemesi dışında hiçbir şey gerçekleşmez. Zira Rabbim, sınırsız ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp aklınızı başınıza almayacak mısınız?”
Şinasi Güneş
Onlardan çoğunun, gerçekleri örtenleri yakın, yol gösterici, müttefik edindiklerini görürsün. Benliklerinin kendilerine sunduğu şey olan, Allah'ın hoşnutsuzluğuna uğramaları ve azabın içerisinde kalıcılar olmaları, kesinlikle ne sıkıntılıdır.
5:81. Ayet
Mustafa Çavdar
“Hem siz, Allah’ın hakkında hiçbir bilgi ve belge indirmediği şeyleri, O’na ortak ederek şirk koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden niye korkayım ki? Eğer biliyorsanız söyleyin, bu iki taraftan hangisi korkudan emin olmaya daha layıktır?” 7/33-71,
Şinasi Güneş
Eğer Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene inanıp güveniyor olsalardı, onları yakın, yol gösterici, müttefik edinmezlerdi. Fakat, onlardan çoğu, yoldan çıkmıştır.
5:82. Ayet
Mustafa Çavdar
İman edenler ve imanlarına zulüm/şirk bulaştırmayanlar, işte korkudan emin olmak bunların hakkıdır. Ve doğru yolda olanlar da bunlardır. 4/115, 31/2...5-13,
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler için, düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak, kesinlikle Yahudileri ve ortak koşanları bulursun. Ve inanıp güvenenler için içten bir sevgi olarak en yakın olanlarını da, kesinlikle: ''Biz Hristiyan'ız.'' diyenleri bulursun. İşte bu, onlardan büyüklenmeyen keşişlerin [öğrenmeye adanmışların] ve rahiplerin bulunmasından dolayıdır.
5:83. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim’e verdiğimiz ispat sistemimizdir. Zira biz seçtiğimiz kimseyi yüksek derecelere yüceltiriz. Şüphesiz ki Rabbin her şeyi yerli yerince yapandır ve her şeyi bilendir.
Şinasi Güneş
Elçiye indirileni duyduklarında, haktan gelen, kendilerinin de İncil ve Tevrat'tan tanıdıkları şeylerden dolayı, gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün. ''Rabbimiz, inanıp güvendik. Bizi şahitlerle birlikte yaz.'' derler.
5:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’u bahşettik ve onların her birine doğru yolu göstermiştik. Nitekim biz önce de Nuh’u ve onun soyundan gelen Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’a da doğru yolu göstermiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz. 29/27, 37/80-105-110-112-131,
Şinasi Güneş
''Rabbimizin bizi düzelticiler halkıyla birlikte dahil etmesini umarken, Allah'a ve Haktan bize gelene neden inanıp güvenmeyelim?''
5:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas, hepsi de iyi ve erdemli kişilerdendi. 7/157-199,
Şinasi Güneş
Söyledikleri şeylerden dolayı, Allah'ın onlara geri dönüşü [ödülü], orada kalıcılar olarak, altından nehirler akan bahçelerdir. İyileştirenlerin karşılığı işte budur.
5:86. Ayet
Mustafa Çavdar
İsmail, el-Yeseâ, Yunus ve Lut’u hepsini de bulundukları toplumlara üstün kıldık.
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtenler ve ayetlerimiz hakkında yalana sarılanlar, işte onlar, kat kat ateşin arkadaşlarıdır.
5:87. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını seçmiş ve doğru yola erdirmiştik.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın size helal kıldığı, temiz ve yararlı şeyleri haram kılmayın ve sınırı çiğnemeyin. Allah, sınırı çiğneyenleri sevmez.
5:88. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu, Allah’ın rehberliğidir ki kullarından hak eden kimseyi bununla doğru yola ulaştırır. Eğer onlar, Allah’a şirk koşmuş olsalardı, yapmış oldukları her şey kesinlikle boşa giderdi. 23/51, 39/23-65,
Şinasi Güneş
Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden, helal, temiz ve yararlı olarak nasiplenin [1]. Siz, kendisine inanıp güvenenler olduğunuz Allah'ın, sınırlarına uyup korunun.
5:89. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar bu vahye inanmazlarsa, biz de bunu inanacak başka bir topluma bu emaneti veririz. 3/81, 4/163...165,
Şinasi Güneş
Allah, yeminlerinizdeki boş sözle sizi sorumlu tutmaz [2:225]. Fakat, sözleşme yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar. Onun kefareti; ahalinizi doyurduğunuz şeyin ortalamasından, on ihtiyaç sahibinin doyurulması veya onların giydirilmesi veya boyunduruk altında olanı özgürleştirmektir. Bunu bulamayan kimseye, üç gün siyam vardır. Yemin ettiğinizde, yeminlerinizin kefareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah, karşılığını verin diye size ayetlerini işte böyle açıkça ortaya koyuyor.
5:90. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bütün bu kimseler, Allah’ın rehberlik ettiği kişilerdir. Öyleyse sen de onların yolunu izle ve de ki “Ben bu tebliğ için sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Zira bu Kuran, bütün toplumlara sadece bir uyarı ve öğüttür.”
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Aklı örten şeyler, haksız kolay kazanç [kumar, şans oyunu], dikili taşlar [putlaştırılan varlıklar, onlara ait işaretler, nesneler, mekanlar] ve fal okları, ancak şeytanın amelinden birer ahlaki kokuşmuşluktur. Başarıya ulaşmanız için, onlardan uzak durun.
5:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar, “Allah, hiçbir beşere hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ı gereği gibi takdir edip tanıyamadılar.1 Sor onlara “Musa’ya gelen, insanlık için bir rehber ve nur olan, kâğıtlara yazdığınız, böylece bir kısmını açıklayıp2 (İşinize gelmediği için) çoğunu gizlediğiniz,3 sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri kendisiyle öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi?” “Al 6. EN’ÂM SÛRESİ lah!” de! Sonra bırak onları, boş laflarıyla oyalanıp dursunlar.4, 122/74, 39/67, 24/115, 23/49, 47/25, 33/187, 5/15-44,
Şinasi Güneş
Şeytan ancak, aklı örten şeylerde ve haksız kolay kazançta aranıza düşmanlık ve nefret düşürmek, sizi Allah'ın mesajlarını aklınızda tutup yeri geldiğinde yerine getirmekten ve salattan [1] alıkoymak ister. Artık son veriyor musunuz?
5:92. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu Kuran da hem önceki hakikatleri tasdik eden hem de anakent ve çevresindeki insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inanıp güvenenler, bu Kuran’a da inanıp güvenirler ki onlar namazlarında devamlılık gösterirler.
Şinasi Güneş
Allah'a itaat edin, elçiye itaat edin ve hazırlıklı olun. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, elçimizin üzerine düşen, yalnızca açıkça tebliğdir [duyurmaktır].
5:93. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendi uydurduğu yalanı, Allah’a isnat edenden1 veya kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde “Bana da vahiy geliyor” diyenden veya “Allah’ın indirdiği Kuran gibi ben de indiririm” diyenden daha büyük iftiracı kim vardır?2 Bu zalimlerin, ölümün pençesinde acıyla kıvranırken meleklerin, canlarını almak için onlara ellerini uzatarak “Haydi elinizden geliyorsa kendinizi kurtarın bakalım, yalan yanlış şeyleri Allah’a isnat etmenizden ve O’nun ayetlerine karşı kibirli/umursamaz davranmanızdan dolayı bugün onursuzluk azabını tadın bakalım” dediklerinde onların durumunu bir görmeliydin.3, 16/21, 10/17, 11/18-19,
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlara; vahyin sınırlarına uyup korunduklarında ve inanıp güvendikleri ve düzeltici işler yaptıklarında, sonra, vahyin sınırlarına uyup korunduklarında ve inanıp güvendiklerinde, sonra, vahyin sınırlarına uyup korunduklarında ve iyileştirdiklerinde, yiyip içtikleri şeyler için onlara bir günah yoktur. Allah, iyileştirenleri sever.
5:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Dünya’ya ilk gelişinizde sizi yalnız yarattığımız gibi, işte huzurumuza da yapayalnız geldiniz ve size bağışladıklarımızın hepsini arkanızda bıraktınız. Size şefaatçi olacağını zannettiğiniz ve bunun için Allah ile aranıza koyduğunuz ortaklarınızı yanınızda göremiyoruz, aranızda kurmuş olduğunuz bağlar paramparça olmuş ve kurtaracağını zannettiğiniz o kimseler sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır. 7/53, 18/49, 19/80-95, 26/92...98,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! O'na karşı kimin korktuğunu Allah'ın bilmesi için; görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen yerde, ellerinizin ve oklarınızın ulaşabildiği avdan bir şeyle, Allah kesinlikle sizi sınar. Bunun ardından, kim sınırı çiğnerse, ona can yakıcı bir azap vardır.
5:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Tohumu ve çekirdeği çatlatıp yeşerten, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran şüphesiz ki Allah’tır. İşte budur Allah! O halde size ne oluyor?
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Siz ihramdayken [hac görevi esnasında] av hayvanı etkisiz hale getirmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak etkisiz hale getirirse, işinin vebalini tatması için karşılığı; onun hakkında sizden adalet sahibi iki kişinin hüküm vermesiyle, etinden sütünden yararlanılan bir hayvandan, etkisiz hale getirdiğinin benzerinin hediye olarak Kabe'ye ulaştırılması veya kefaret olarak, ihtiyaç sahiplerini doyurmak veya buna denk bir siyamdır. Geçmişte olandan Allah vazgeçmiştir. Kim dönerse, Allah, ona suçunun tam karşılığı olan cezasını verir. Allah, üstündür. Suçun tam karşılığıyla cezalandırma ilkesine sahiptir.
5:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Karanlığı yararak sabahı ortaya çıkaran,1 geceyi sükûnet/dinlenme vakti kılan,2 güneşi ve ayı da zaman ölçüsü yapan O’dur. İşte bu, mutlak üstün olan ve her şeyi bilenin koymuş olduğu bir ölçüdür3,
Şinasi Güneş
Yolcular için ve size bir yararlanma olarak, bol suda av ve yiyeceği size helal kılındı. İhramda [hac görevinde] olduğunuz sürece, kara avı ise size haram kılındı. O'nda toplanacağınız Allah'ın sınırlarına uyup korunun.
5:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Karanın ve denizin karanlıklarında, konumlarına bakarak yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan Allah’dır. Doğrusu biz, bu ayetleri hakikati anlayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık. 16/12-16, 6/105-126,
Şinasi Güneş
Allah, dokunulmaz ev Kabe'yi, dokunulmaz [haram] ayı, [hac için gelenlerin doyurulması için gönderilen] hediyeyi ve [onlara işaret olarak takılan] gerdanlıkları, insanlar için bir kıyam [ayağa kalkış] kıldı. İşte bu, Allah'ın göklerde ve yeryüzünde olanları bildiğini ve Allah'ın her şey hakkında bilgi sahibi olduğunu bilmeniz içindir.
5:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine Allah’dır, sizi tek bir özden/candan var eden. Geçici ve kalıcı hayat için yer tayin eden.1 Doğrusu biz, bu ayetleri kavrayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık.2 14/1, 11/6, 7/189, 31/28, 39/6, 77/20...26, 2
Şinasi Güneş
Bilin ki, Allah'ın sonuçlandırması şiddetlidir ve Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
5:99. Ayet
Mustafa Çavdar
O’dur, gökten yağmuru indiren. Bu yağmurla her türlü bitkiyi çıkardık, o bitkiden de yemyeşil ekin çıkarır da ondan da üst üste binmiş dizili taneler çıkarırız. Hurma ağacının tomurcuklarından da kolayca erişip koparılabilen salkım salkım hurmalar, yine birbirine renk ve tat olarak benzeyen ve benzemeyen nice üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları çıkarırız. Bu bitkiler hem oluşup gelişirken hem de olgunlaştığında meyvelerine ibret nazarıyla bir bakın. İşte bütün bunlarda, inanacak bir toplum için alınacak nice dersler vardır. 2/22, 7/57, 13/4, 30/48, 78/14...16
Şinasi Güneş
Elçinin üzerine, tebliğ [duyurmak] dışında bir şey düşmez. Allah, açığa vurduğunuz şeyleri de, gizlediğiniz şeyleri de bilir.
5:100. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın yarattığı görünmez varlıkları/cinleri O’na ortak koştular. Bilgisizce O’nun için oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Oysaki O, onların bu çirkin yakıştırmalarından münezzeh ve çok yücedir. 34/40-41-42,
Şinasi Güneş
De ki! ''Pis ve zararlı olanın çokluğu seni cezbetse de, pis ve zararlı olanla, temiz ve yararlı olan aynı seviyede değildir. Ey sağlam duruşlular! Başarıya ulaşmanız için, Allah'ın sınırlarına uyup korunun.''
5:101. Ayet
Mustafa Çavdar
O, göklerin ve yerin örneksiz ve eşsiz yaratıcısıdır. O’nun hiç eşi olmadı ki nasıl çocuğu olsun? Kaldı ki her şeyi yaratan O’dur ve O, her şeyi bilendir. 36/83, 42/11, 112/2-3
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Size açıklanırsa, sizi kötüleştirecek şeylerden sormayın. Kur'an indirildiği zaman, ondan sorarsanız size açıklanır. Allah ondan vazgeçmiştir. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır [1].
5:102. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendisinden başka ilah olmayan1 ve her şeyin yaratıcısı olan işte bu Allah’tır,2 sizin Rabbiniz. Öyleyse sadece O’na kulluk edin,3 zira O’dur her şeye vekil olan/koruyup kollayan.4, 12/163, 3/2, 59/22, 2
Şinasi Güneş
Sizden önce de bir halk onları sormuştu. Sonra, onun hakkında gerçekleri örtenler haline gelmiştiler.
5:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiçbir göz ve idrak O’nu kavrayıp kuşatamaz fakat O, bütün gözleri ve idrakleri kavrar ve kuşatır. O, latif/kavranamayan, sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatan ve her şeyden haberdar olandır.
Şinasi Güneş
Allah, Bahire'den, Saibe'den, Vesile'den ve Ham'dan hiçbirine bir şey kılmamıştır [1]. Fakat gerçekleri örtenler, Allah'a yalan uyduruyorlar. Ve onların çoğu, aklını kullanmıyor.
5:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinizden size basiret/bilinç kaynağı olan vahiy/Kuran gelmiştir. Kim bu vahyin gösterdiği yola girip gereğini yaparsa, bunun yararı kendisinedir; kim de körleşirse, bu da onun aleyhinedir. Zira ben, sizin koruyucunuz değilim. 6/50-51,
Şinasi Güneş
Onlara: ''Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin.'' dendiğinde: ''Atalarımızı üzerinde bulduğunuz şey bize yeter.'' dediler [2:170, 31:21]. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yolu görmüyor idiyseler de mi?
5:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayetlerimizi çok boyutlu ortaya koyuyoruz ki “Sen birilerinden ders almışsın.” desinler. Böylece biz, bu hakikati bilmek isteyen topluma açıklayalım.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Üzerinizdeki [yükünüz] kendi benliğinizdir [kendinizden sorumlusunuz]. Doğru yolu gördüğünüzde, sapan kimse size darlık veremez. Dönüşünüz topluca Allah'adır. Yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verir.
5:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen, Rabbinden sana vahyedilen/Kuran’a uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden de yüz çevir/onların eziyetlerine aldırma.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Sizden birinize ölüm hazır olduğunda, vasiyet zamanında aranızda şahitlik, sizden adalet sahibi iki kişiyledir. Veya, siz yeryüzünde yol tepmekteyken, ölüm musibeti size isabet ederse, sizden olmayan başka iki kişiyledir. Eğer kuşku duyarsanız, salatın [bu sosyal dayanışma faaliyetinin] ardından, ikisini tutup: ''Yakınlık sahibi de olsa, onu bir değere satmayız ve Allah'ın şahitliğini gizlemeyiz. O zaman, biz kesinlikle zarara neden olanlardan oluruz.'' diye Allah'ı kanıt göstertilsinler [Allah'ı şahit tutarak yemin ettirilsinler].
5:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, dileseydi onlar asla şirk koşamazlardı. Biz, seni onların başına bekçi kılmadık. Sen onlara vekil de değilsin.
Şinasi Güneş
Eğer o ikisi aleyhinde, gerçekten zarara neden oldukları anlaşılırsa, ikisinin yerine, üzerinde hak sahibi olan daha yakınlardan başka iki kişi şahitliği ayağa kaldırsın ve: ''Bizim şahitliğimiz, kesinlikle o ikisinin şahitliğinden daha gerçektir. Biz kimsenin hakkına girmedik. O taktirde, biz kesinlikle yanlış yapanlardan oluruz.'' diye Allah'ı kanıt göstertilsinler [Allah'ı şahit tutarak yemin ettirilsinler].
5:108. Ayet
Mustafa Çavdar
Müşriklerin, Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardığı kimselere sövmeyin ki, onlar da bilmeden taşkınlık ve densizlikle Allah’a sövmesinler. İşte böylece her topluma yanlış inanç ve davranışları kendilerine güzel göründü. Sonuçta onlar, Rablerine dönecekler; Allah da onlara yaptıklarını bir bir haber verecek.
Şinasi Güneş
İşte bu, şahitliğin tam olarak yerine getirilmesine veya yeminlerinin ardından, yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarına daha yakın olandır. Allah'ın sınırlarına uyup korunun ve kulak verin. Allah, yoldan çıkanlar halkına yol göstermez.
5:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar kendilerine bir mucize gösterilirse, O’na mutlaka iman edeceklerine var güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. De ki: “Mucizeler göndermek Allah’ın elindedir. Hem siz şunun farkında değil misiniz ki mucize gelse bile onlar da inanmazlardı.” 13/7-27, 17/59, 21/5-6,
Şinasi Güneş
Allah'ın, elçileri bir araya getirdiği gün: ''Size ne cevap verildi?'' der [1]. ''Bizim bilgimiz yoktur. Görünmeyenleri, bilinmeyenleri, sezilmeyenleri bilenin ta kendisi sensin.'' derler [2].
5:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de, onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de ilk defa inanmadıkları gibi yine de inanmazlardı. Biz de onları, azgınlıkları içinde öylece bocalamaya terk ederiz. 7/101, 15/3, 18/55...59
Şinasi Güneş
Hani Allah: ''Ey Meryem oğlu İsa! Allah seni arınmış, tertemiz bilgi ile güçlendirdiğindeki [2:87-253], yüksek makamda ve yetişkin biri olarak insanlarla konuştuğundaki, sana kitabı [yasayı], adaleti sağlayan en doğru hükümleri, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettiğindeki [3:48], benim koyduğum kurallar çerçevesinde, çamurdan kuş şekli gibi bir şey oluşturup içine üflediğinde, benim koyduğum kurallar çerçevesinde uçup giden olduğundaki, benim koyduğum kurallar çerçevesinde görme sorunları olanları ve yılan, akrep sokmalarını uzaklaştırdığındaki, benim koyduğum kurallar çerçevesinde [manevi] ölüleri çıkardığındaki [1], onlara apaçık kanıtlarla gittiğinde, onlardan gerçekleri örtenler: ''Bu açıkça etkili bir aldatmacanın dışında bir şey değildir.'' dediklerinde [61:6], İsrailoğulları'nın ellerini senden çektiğimdeki, sana ve annene olan nimetimi aklından çıkarma.'' demişti.
5:111. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, onlara melekleri indirmiş olsaydı, ölüler de onlarla konuşmuş olsaydı ve gerçeği ispat edecek her şeyi onların önüne sermiş olsaydı bile Allah’ın dileme isteğini yerine getirip iman etmezler. Çünkü onların çoğu bu ilahi yasayı bilmemektedirler. 6/109, 10/99-100,
Şinasi Güneş
Havarilere: ''Bana ve elçime inanıp güvenin.'' diye vahyettiğimde: ''İnanıp güvendik, bizim Müslimler [1] olmamıza şahit ol.'' demişlerdi [3:52].
5:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar birbirlerine insanları aldatmak için akıl çelici birtakım yaldızlı sözler fısıldamalarından dolayı insan ve cin şeytanları, her nebiye düşman oldular. Gerçi Rabbin seçme hakkı vermeseydi onu da yapamazlardı ya. Öyleyse onlardan ve uyduruk dinlerinden uzak dur! 4/60-120, 14/12-22, 16/63, 27/24, 47/24-25
Şinasi Güneş
Hani Havariler: ''Ey Meryem oğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra [vahiy ziyafeti] indirmeyi kabul eder mi?'' demişlerdi de: ''Eğer inanıp güvenenler iseniz, Allah'ın sınırlarına uyup korunun.'' demişti.
5:113. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların amacı da ahirete inanmayanların kalplerini o sözlere meylettirerek, ondan hoşnut olmalarını sağlamaktır ki böylece işledikleri günahları işlemeye devam etsinler. 10/7, 16/22, 27/4-5,
Şinasi Güneş
''İstiyoruz ki ondan nasiplenelim, kalplerimiz tatmin olsun, bize doğru söylediğini bilelim ve hakkında şahitlerden olalım [3:53].'' demişlerdi.
5:114. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, size kitabı ayrıntılı olarak indirmişken1 şimdi ben Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?2 Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, iyi bilirler ki bu Kuran, Rabbin tarafından indirilmiş hakkın ta kendisidir.
Şinasi Güneş
Meryem oğlu İsa: ''Rabbimiz olan Allah'ım, bize gökten bir sofra indir ki; bizim için, öncekilerimiz ve sonrakilerimiz için bir bayram ve senden bir ayet olsun. Bizi rızıklandır. Sen, rızıklandıranların hayırlısısın.'' demişti.
5:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun kelimelerini/hükümlerini değiştirebilecek bir güç yoktur. O’dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.
Şinasi Güneş
Allah: ''Ben onu size indirenim. Sizden kim ardından gerçekleri örterse, ben de, alemlerden hiç kimseyi azaba uğratmadığım bir azapla onu azaba uğratırım.'' dedi.
5:116. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Zira onlar, temelsiz zan ve tahminden başka bir şeyin peşine düşmezler ve onlar sadece yalan uydururlar/düşüncesizce hareket ederler. 5/49, 7/179, 12/103-106,
Şinasi Güneş
Allah: ''Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, 'Allah'ın yanı sıra beni ve annemi de iki ilah olarak edinin' diye sen mi dedin?'' dediğinde: ''Seni tenzih ederim. Benim için gerçek olmayan bir şeyi söylemem olur şey değildir. Eğer onu söylemişsem, sen onu bilirsin. Sen nefsimde olanı bilirsin, ben ise, nefsinde olanı bilmem. Sen, görünmeyenleri, bilinmeyenleri, sezilmeyenleri bilenin ta kendisi sensin.'' dedi.
5:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanın kim olduğunu en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir. 28/85-69,
Şinasi Güneş
''Onlara, bana emrettiğin, ''Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk etmeleri [1]'' dışında bir şey demedim [2]. İçlerinde olduğum sürece, onların üzerinde şahittim. Sen beni vefat ettirdiğinde ise, onların üzerinde gözetleyici sen oldun. Ve sen, her şeye şahitsin.'' dedi [3].
5:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer Allah’ın ayetlerine inanıp güveniyorsanız, üzerine Allah’ın adının anıldığı hayvanlardan yiyin. 16/5-6, 22/30, 36/72-73,
Şinasi Güneş
''Eğer onları azaba uğratırsan, onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan da, sen, adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede üstün olanın ta kendisisin [1].''
5:119. Ayet
Mustafa Çavdar
Mecbur kaldığınız durumlar dışında, size nelerin haram kılındığı detaylı bir şekilde açıklanmışken siz neden Allah’ın adının anıldığı hayvanlardan yemiyorsunuz? Fakat insanların birçoğu, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi arzu ve hevesleriyle bu konularda insanları saptırırlar ama Rabbin haddini aşanları (Haram ve helal koyma yetkisini kendinde bulanları) çok iyi bilendir. 5/1-3,
Şinasi Güneş
Allah: ''Bu, özü sözü doğru olanların [1], doğruluklarının menfaat sağladığı gündür. Onlara, orada ebedi olarak kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçeler vardır. Allah, onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuştur. Hak edilen muazzam kazanç işte budur.'' dedi.
5:120. Ayet
Mustafa Çavdar
Günahın açığını da gizlisini de terk edin. Zira günah işleyenler, zamanı geldiğinde günahlarının cezasını çekecekler. 4/108, 6/151, 7/33 121. Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilmiş hayvanlardan yemeyin. İşte bu, emre isyandır. Zira şeytanlaşmış insanlar, kendi dostlarına, sizinle uğraşıp ikna etmeleri için telkinde bulunurlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz. 2/173, 6/138-145, 16/115, 22/34 122. Hiç ölü iken (Vahiy ve imanla) hayat verdiğimiz, insanlar arasında yolunu bulması için yürüyeceği bir ışık/vahiy bahşettiğimiz kimsenin durumu, içinden çıkamayacağı karanlıklara gömülmüş kişi gibi olur mu?1 Gel gör ki gerçeği örtbas eden kâfirler yaptıklarını güzel görüyorlar.2, 16/39, 20/126, 39/71, 67/9-10, 213/33, 16/63, 47/14 123. Ve böylece, her memlekette oranın günahkâr ileri gelen büyükleri orada entrikalarla iş başına gelirler, yaptıkları hile ve tuzakları
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün ve içinde olanların hükümdarlığı Allah'a aittir. O, her şeye bir ölçü koyandır.