⚖️ Hucurât Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
49:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Allah’ın elçisi Kuran’ı tebliğ ederken söz ve kararlarınızı Allah’ın mesajının önüne geçirmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının, Çünkü Allah her şeyi duymakta ve her şeyi bilmektedir.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Kendi görüşlerinizi Allah ve elçisinin iki eli arasındakinin önüne geçirmeyin [1]. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, işitendir, bilgedir.
49:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz ey iman edenler sesinizi nebinin sesinden fazla yükseltmeyin, kendi aranızda konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın ki siz farkında olmadan yaptığınız iyi işleriniz boşa gitmesin.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Seslerinizi Nebi'nin sesinin üstünde yükseltmeyin [49:4]. Şuuruna varmadan amelleriniz boşa gitmesin diye, birbirinizle ulu orta yaptığınız gibi, ulu orta konuşmayın.
49:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısarak saygı ile konuşanlar var ya işte onlar Allah’ın kalplerini sorumluluk ve duyarlılık ile perçinlediği kimselerdir. Ve onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır.
Şinasi Güneş
Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısanlar, işte onlar, vahyin sınırlarına uyma [bilinci] için, Allah'ın, kalplerinin pasını sildiği kimselerdir [22:32, 49:7]. Onlara bağışlanma ve muazzam bir karşılık vardır.
49:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Odalarının arkasından sana bağırarak seslenenler var ya onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
Şinasi Güneş
Sana, odaların ötesinden seslenenler, onların çoğu aklını kullanmayanlardır [49:2].
49:5. Ayet
Mustafa Çavdar
– Zira onlar birazcık sabredip senin evden çıkarak yanlarına gelmeni bekleselerdi bu kendileri için çok daha iyi olurdu, ama yine de Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sınırsız rahmet sahibidir. 13/23-24,
Şinasi Güneş
Sen onlara doğru çıkana kadar sabretselerdi, onlar için kesinlikle hayırlı olurdu. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
49:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler yoldan çıkmış fasık’ın birisi size önemli bir haber getirdiğinde o haberin doğru olup olmadığını iyice araştırın aksi halde bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de sonra pişman olursunuz. 24/4...14, 68/10-11
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Cahillikle bir halka [musibet] isabet ettirip, yaptığınıza pişman olmanıza karşı, yoldan çıkmış biri size önemli bir haberle geldiğinde, onu açıkça ortaya koyun [iyi araştırın 4:83, 17:36].
49:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Unutmayın iyi ki aranızda Allah’ın elçisi var. Şayet o, birçok konuda size uymuş olsaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi. Size küfrü/gerçekleri örtbas etmeyi/ kâfirliği, fasıklığı/yoldan çıkmayı ve isyanı iyi işlere karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte bu özelliklere sahip olanlar dosdoğru yolda yürüyenlerdir.
Şinasi Güneş
49:7-8: Allah'ın elçisinin aranızda olduğunu bilin. İşlerin çoğunda size itaat etseydi, kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, Allah'tan bir armağan ve nimet olarak, size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde çekici kıldı. Ve gerçekleri örtmeyi, yoldan çıkmayı ve isyanı sevdirmedi [49:3]. İşte onlar, olgunluğa ulaşanların ta kendileridir. Allah, bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
49:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah’ın lütfu ve nimeti sayesinde. Zaten Allah, her şeyi bilendir ve her hükmü doğru olandır.
Şinasi Güneş
49:7-8: Allah'ın elçisinin aranızda olduğunu bilin. İşlerin çoğunda size itaat etseydi, kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, Allah'tan bir armağan ve nimet olarak, size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde çekici kıldı. Ve gerçekleri örtmeyi, yoldan çıkmayı ve isyanı sevdirmedi. İşte onlar, olgunluğa ulaşanların ta kendileridir. Allah, bilgedir, adaleti sağlayan en doğru hükümleri verendir.
49:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle savaşırlarsa, aralarını bulup barıştırın. Eğer bunlardan biri söz dinlemez diğerine saldırırsa Allah’ın
Şinasi Güneş
Eğer inanıp güvenenlerden iki tayfa çarpıştırılırlarsa, aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri, diğerine karşı azgınlık ederse, Allah'ın emrine dönünceye kadar azanlarla çarpışın. Eğer dönerlerse, adaletle aralarını düzeltin ve hakkaniyetli olun. Allah, hakkaniyetli davrananları sever.
49:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Müminler ancak ve ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın bu emri konusunda duyarlı olun ki onun merhametine nail olasınız.
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ancak kardeştir [3:103]. Öyleyse, kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'ın sınırlarına uyup korunun ki, merhamet olunasınız.
49:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! İçinizdeki erkekler başka erkeklerle alay etmesin. Ne malum alay edilenler alay edenlerden belki daha değerli olabilir. Aynı şekilde kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler zira alay edilenler de alay edenlerden daha değerli olabilir. Birbirinizi ayıplayıp aşağılamayın. Birbirinize hoş olmayan lakaplar takmayın. İmana erdikten sonra yoldan çıkarak fasık damgası yemek ne berbat bir şeydir. Artık kim bu davranışlardan vazgeçmezse işte onlar yanlışta ısrar eden zalimlerin ta kendileridir. 32/18.20,
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Bir halk, başka bir halkı küçümsemesin. Onların, onlardan [küçümseyenlerden] hayırlı olmaları da olasıdır. Kadınlar da, başka kadınları küçümsemesin. Onların da, onlardan [küçümseyenlerden] hayırlı olmaları olasıdır. Kendinize kötü intiba bırakmayın [kötü şeylerle anılmayın, kötülükle fişlenmeyin]. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İmanın ardından, yoldan çıkışla isimlenmek ne sıkıntılıdır [32:18]. Kim hatasından kesin dönüş yapıp Allah'a itaate yönelmezse, işte onlar, yanlış yapanların ta kendileridir.
49:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! Zandan yani insanlar hakkında mesnetsiz ve tahmini bilgiye dayalı hüküm vermekten kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. İnsanların gizli hallerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini de yapmayın. Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse bu konularda duyarlı olun. Hiç kuşku yok ki Allah tövbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.
Şinasi Güneş
Ey inanıp güvenenler! Kanaatin çoğundan uzak durun. Kanaatin bazısı zarara neden olur. Birbirinize casusluk yapmayın [açığını, eksiğini araştırmayın]. Birbirinizi yok saymayın [izinsiz veya habersiz hakkını kullanmayın, yemeyin]. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemesini sever mi? Ondan hoşlanmadınız. Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Allah, hatasından kesin dönüş yapıp kendisine itaate yönelenlerin yönelişini kabul edendir, merhamet edendir.
49:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Tanışıp kaynaşasınız yani ortak iyide buluşasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah, katında en şerefliniz/en asil olanınız, ona karşı en duyarlı olanınızdır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır.
Şinasi Güneş
Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden oluşturduk [1]. Birbirinizi tanımanız için, sizi uluslar ve kabileler kıldık [30:20-21-22]. Allah katında en saygın olanınız [17:62-70], en çok vahyin sınırlarına uyup korunanınızdır. Allah bilgedir, haberdar olandır.
49:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Bazı bedeviler (göçebe çöl Arapları) sana gelerek: – Biz de iman ettik, dediler. De ki: – Siz henüz iman etmediniz, fakat teslim olduk deyin! Çünkü iman, henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer gerçekten Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat ederseniz, Allah, yaptığınız hiçbir iyi işi karşılıksız bırakmaz. Nitekim Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 3/39...41,
Şinasi Güneş
O Araplar, ''İnanıp güvendik'' dediler. De ki! ''İnanıp güvenmediniz. ''Kendimizi barışa, esenliğe aldık / barıştan, esenlikten tarafız'' deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi [1].'' Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, amellerinizden hiçbir şey eksiltmez [24:50]. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
49:15. Ayet
Şinasi Güneş
İnanıp güvenenler ancak, Allah'a ve elçisine inanıp güvenenler, sonra hiçbir kuşku duymayanlar ve mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda ellerinden geleni yapanlardır [61:11]. İşte onlar, özü sözü doğru olanların ta kendileridir [1].
49:16. Ayet
Şinasi Güneş
De ki! ''Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz [1]? Allah, göklerde ve yeryüzünde olan şeyleri bilir. Allah, her şey hakkında bilgi sahibidir.''
49:17. Ayet
Şinasi Güneş
Barışa, esenliğe girdiler diye / barıştan, esenlikten taraf oldular diye, seni minnet altında bırakıyorlar. De ki! ''Barışa, esenliğe girmenizi / barıştan, esenlikten taraf olmanızı başıma kakmayın. Bilakis, eğer doğru sözlü kimselerseniz, size imanın yolunu göstermesinden dolayı [1], Allah sizi minnet altında bırakır.''
49:18. Ayet
Şinasi Güneş
Allah, göklerin ve yeryüzünün görünmeyenini, bilinmeyenini, sezilmeyenini bilir. Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görendir.
← 48. Fetih 50. Kâf →