⚖️ Zuhruf Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
43:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Hâ Mîm.
Şinasi Güneş
Ayrı ayrı ileten kimdir?
43:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Hak ve hakikati apaçık ortaya koyan bu kitaba andolsun ki. 2/99-185
Şinasi Güneş
Ve apaçık kitap.
43:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz bu Kuran’ı anlayıp kavrayasınız diye Arapça okunan bir mesaj yaptık.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, aklınızı kullanın diye, onu açık, anlaşılır bir hitap kümesi kıldık [1].
43:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Zaten bizim katımızdaki ana kitaptan/sınırsız ilmimizden gelen bu Kuran çok yücedir ve her hükmü doğrudur.
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, ana kitaptadır, katımızdadır, adaleti sağlayan en doğru hükümleri içerendir, yücedir.
43:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz haddi aşan azgın bir topluluksunuz diye şimdi sizi Kuran ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
Şinasi Güneş
"Siz [fıtri sınırlarınızdan taşarak] sistemi bütünüyle hantallaştıran ve kaosa sürükleyen bir topluluk [Musrifîn] haline geldiniz diye; o [şeffaf ve koruyucu] ana veri tabanını [zikri] sizden bütünüyle soyutlayıp, [mevcut kirli yapınızı] kökten kazıyarak/resetleyerek [safhan], üzerinize sarsılmaz bir restorasyon darbesi mi vuralım [e-fe-nadribu][1]?"
43:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira biz, önceki toplumlara da nice nebiyi elçi olarak gönderdik.
Şinasi Güneş
Evvelkilere de nice nebiden göndermiştik.
43:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama o toplumlar kendilerine gelen her nebi ile alay etmişlerdi. 43/52-53
Şinasi Güneş
Onlar, kendilerine nebi geldiğinde, onunla alay etmenin dışında bir şey yapmadılar.
43:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz de daha güçlü olan o toplumları helak etmişizdir, öncekilerin örneği ayetlerde geçmişti.
Şinasi Güneş
Yakalaması onlardan daha şiddetli olanlarını yıkıma uğratmıştık [50:36]. Evvelkilerin örneği geçmişti.
43:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlara: – Gökleri ve yeri kim yarattı? Diye soracak olsan: – Üstün kudret sahibi ve her şeyi bilen Allah yarattı diyecekler.
Şinasi Güneş
Eğer onlara: “Gökleri ve yeryüzünü kim oluşturdu?” diye sorsan, kesinlikle: “Üstün bilge olan onları oluşturdu” derler.
43:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet O, öyle bir Allah’tır ki; yeryüzünü yaşam alanı haline getirmiştir ve gideceğiniz yere kolayca ulaşasınız diye dağların arasından sizin için yollar açmıştır.
Şinasi Güneş
O, yeryüzünü size beşik kıldı. Ve size, orada doğru şekilde gidin diye yollar kıldı.
43:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Gökten yağmuru belli bir kadere/ölçüye göre indiren de O’dur. Nasıl biz onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de ölümden sonra böyle diriltileceksiniz.
Şinasi Güneş
Gökten ölçüyle su indirdi. Onunla ölü bir beldeye canlılığı yayarız. Siz de işte böyle çıkarılırsınız [1].
43:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Her türlü canlıyı dişi ve erkek olarak çiftler halinde yaratan da, binmeniz için gemileri ve hayvanları var eden de O’dur. 42/11, 51/49 13-14. Ki böylece onların üstüne kurulup hükmettiğinizde: “Bütün bunları bizim istifademize sunan Allah’ın şanı ne yücedir yoksa bizim buna asla gücümüz yetmezdi. Şüphe yok ki en sonunda biz Rabbimizin huzuruna çıkacağız,” diyerek Rabbinizin nimetlerini şükranla anasınız.
Şinasi Güneş
Bütün çiftleri oluşturdu. Ve size, bindiğiniz gemilerden ve etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlardan kıldı.
43:13. Ayet
Şinasi Güneş
Sırtlarını düzenlemeniz [1], sonra üzerini düzenlediğinizde Rabbinizin nimetini zikretmeniz ve: ''Bunu bizim buyruğumuz altına veren bütün noksanlıklardan münezzehtir. Yoksa biz bunları kendimize bağlayamazdık.'' demeniz için.
43:14. Ayet
Şinasi Güneş
''Şüphesiz biz, Rabbimize dönenleriz.''
43:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama buna rağmen Allah’ın kullarından bir kısmını ondan bir parçaymış gibi kabul ettiler. Şu bir gerçek ki bunu yapan insan apaçık bir nankörlük içindedir. 16/57.59
Şinasi Güneş
O'na kullarından kimilerini bir parça kıldılar [1]. Şüphesiz o insan, açıkça bir nankördür.
43:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa O, yarattığı kullarından kızları kendine evlat edindi de oğlanları size mi ayırdı? 16/57...59, 43/15.19
Şinasi Güneş
Yoksa, oluşturduklarından kızları edindi de oğulları size mi seçkin kıldı [1]?
43:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlardan birine, Rahman’a layık gördüğü bir kız evladı müjdelendiği zaman yüzü kapkara kesilir ve öfkeden yutkunmaya başlar. 16/57...59, 43/15.19
Şinasi Güneş
Rahman için örnek vurguladığı [1], onlardan birine müjdelendiğinde yüzü kapkara kesilir ve yutkunur [16:58].
43:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Süs içinde yaşamaktan başka bir işe yaramayan biri mi? der ve karmakarışık duygular içinde kendisiyle çekişir durur. 16/57.59, 43/15.19
Şinasi Güneş
Takılar içinde inşa edilmiş [1] ve açıkça bir davası, tartışması olmayan kimse mi [2]?
43:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de Rahman’ın kulları olan meleklerin dişi olduğunu iddia ediyorlar. Yoksa onlar meleklerin yaratılışına şahit mi oldular? Onların bu iddiaları kayda geçecek ve onlardan bunun hesabı sorulacaktır. 16/57.59, 43/15.19
Şinasi Güneş
Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri dişiler kıldılar [37:150]. Onların oluşturulmasına şahit mi oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklar.
43:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Kalkmışlar bir de: ‘‘Eğer Rahman dileseydi, asla biz onlara kulluk etmezdik’’ diyorlar. Onlar bu konuda hiçbir bilgiye sahip değiller, onlar sadece saçmalıyorlar. 6/148...153, 7/28, 10/36, 34/40-41
Şinasi Güneş
Ve: ''Rahman gerekli görseydi onlara kulluk etmezdik.'' dediler. Onların bundan bir bilgileri yoktur. Onlar, atıp tutmanın dışında bir şey yapmıyorlar.
43:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa biz bundan önce onlara bir kitap vermişiz de ona mı dayanıyorlar?
Şinasi Güneş
Onun öncesinden onlara bir kitap verdik de, onlar ona mı tutunuyorlar?¹
43:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Hayır söyledikleri tek şey: – Biz, atalarımızı geleneksel bir din üzerinde bulduk, biz de ancak onların izinden giderek doğru yolu bulabiliriz.
Şinasi Güneş
Bilakis onlar: ''Biz atalarımızı önderli bir toplum üzerinde bulduk ve biz de onların eserleri üzerinde gidenleriz.'' dediler.
43:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz senden önce de hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek oranın zenginlikle şımarmış seçkinleri de aynen bunlar gibi: ‘‘Biz atalarımızı geleneksel bir din üzerinde bulduk ve tabii ki onların izini takip edeceğiz’’ demişlerdi. 37/68...71,
Şinasi Güneş
İşte böyle, senden önce bir kente uyarıcıdan gönderdiğimizde, oranın refaha kavuşturulmuş [varlık içerisinde] olanları: ''Biz atalarımızı önderli bir toplum üzerinde bulduk ve biz onların eserleri üzerinde aynen izleyenleriz.'' dışında bir şey demediler.
43:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçi de: “Peki ya ben size atalarınızın dininden daha doğru bir din getirmişsem?” deyince onlar da: “Biz seninle gönderileni tanımıyoruz diyerek kâfir oldular.
Şinasi Güneş
''Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğru bir yol göstericiyle gelmiş olsam da mı?'' dedi. ''Şüphesiz biz, onunla gönderildiğiniz şeye kafirlik ediyoruz.'' dediler [7:76, 34:34].
43:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonunda biz de onlara yaptıklarının acısını tattırdık. Bak bakalım hakikat karşısında yalana sarılanların sonu nasıl olurmuş?
Şinasi Güneş
Onları, suçlarının tam karşılığıyla cezalandırdık. Yalana sarılanların akıbeti nasıl oldu bir gözlemle.
43:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani bir zaman İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: – Benim sizin kulluk ettiklerinizle hiçbir ilgim yoktur. 6/74...84
Şinasi Güneş
Hani, İbrahim babasına ve halkına: ''Şüphesiz benim, sizin kulluk ettiklerinizle bir ilişkim yoktur.'' demişti [26:70, 37:85].
43:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Ben ancak beni yaratana kulluk ederim. Zaten bana doğru yolu gösterecek de O’dur.
Şinasi Güneş
Fıtratımı belirleyen [1] dışında [2]. Şüphesiz bana, O yol gösterecektir [26:78, 37:99].
43:28. Ayet
Mustafa Çavdar
İbrahim, “Allah’tan başkasına kulluk etmeme” ilkesini hakka yönelmeleri için, en temel inanç ilkesi olarak gelecek nesillere miras bıraktı.
Şinasi Güneş
Ondan sonrakiler dönsünler diye, onu [43:26-27] kalıcı bir kelime [ilke] kıldı.
43:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama ben yine de atalarını, bu Kuran ve onu açık bir şekilde tebliğ eden elçi kendilerine gelene kadar nimetlerimden faydalandırdım.
Şinasi Güneş
Bilakis bunları [Mekkelileri] ve atalarını, onlara hak ve apaçık bir elçi gelene kadar yararlandırdım.
43:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat bu Kuran onlara geldiği zaman: – Bu sihirli bir sözdür, biz ona inanmıyoruz, dediler. 37/12...14, 38/1...10
Şinasi Güneş
Onlara hak geldiğinde: ''Bu etkili bir aldatmacadır ve şüphesiz biz, ona kafirlik ediyoruz.'' dediler.
43:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de: – Bu Kuran şu iki şehrin büyük adamlarından birine indirilmesi gerekmez miydi? Dediler.
Şinasi Güneş
Ve: ''Bu Kur'an, o iki kentten önemli bir adama indirilmesi gerekmez miydi?'' dediler.
43:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbinin rahmetini taksim etmek onlara mı kalmış? Hâlbuki dünya hayatında onların rızıklarını taksim eden ve bir kısmı diğer bir kısmını istihdam etsin diye onları farklı alan ve oranlarda birbirlerine üstün kılan da biziz. Rabbinin sana olan rahmeti onların biriktirdiği her şeyden daha değerlidir. 3/73-74, 6/165, 10/58-59,
Şinasi Güneş
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Onların dünya hayatında geçimliliklerini biz taksim ettik. Onların bazıları, bazılarını işlerini gördürücü edinsinler diye, bazılarının derecelerini bazılarına yükselttik [1]. Rabbinin rahmeti, onların topladıklarından hayırlıdır.
43:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Şayet insanların, onlara imrenerek tek bir küfür topluluğu haline gelme sakıncası olmasaydı, biz Rahman’a inanmayanların evlerinin tavanlarına çıktıkları merdivenleri gümüş ile donatırdık.
Şinasi Güneş
İnsanların tek önderli bir toplum olması durumu olmasaydı, gerçekleri örtenlerin evlerinin tavanlarını ve üzerinde gösteriş yapacakları seyir teraslarını gümüşten kılardık [1].
43:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Hatta evlerinin kapılarını ve arkalarına yaslandıkları koltukları da.
Şinasi Güneş
Ve evlerinin kapılarını ve üzerine yaslandıkları koltukları da gümüşten kılardık.
43:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Onları altınlara mücevherlere boğardık. Ne var ki bütün bunlar şu dünya hayatının gelip geçici zevklerinden başka bir şey değildir. Oysa Rabbinin katındaki ahiret, günahlardan korunan muttakiler içindir.
Şinasi Güneş
Ve süsler. İşte bunların hepsi, dünya hayatının malıdır. Ahiret, Rabbinin katında, vahyin sınırlarına uyup korunanlar içindir.
43:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Rahman’ın uyarı dolu mesajı Kuran’a umursamaz bir tavırla yaklaşırsa şeytan onun ayrılmaz bir arkadaşı yoldaşı olur.
Şinasi Güneş
Kim Rahman'ın zikrinden [1] sığ görüşlü, bulanık, sorunlu olursa, ona bir şeytan tahsis ederiz. O onun yakınıdır [2].
43:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytanlar onları doğru yoldan saptırır ama onlar kendilerini hala doğru yolda sanırlar. 6/42-43,
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz onlar, onları yoldan saptırır ve onlar doğru yolda olduklarını hesap ederler [1].
43:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet o kişi yoldaşıyla birlikte huzurumuza çıktığında: – Keşke seninle aramızda doğu ile batı kadar uzak bir mesafe olsaydı. Sen ne kötü bir yoldaşmışsın! Der. 7/38-39, 14/21-22,
Şinasi Güneş
Bize geldiklerinde: "Keşke aramızda iki doğu kadar uzaklık olsaydı." der. Ne sıkıntılı bir yakınlıktır.
43:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Bugün gerçeği anlamanızın size hiçbir faydası yok çünkü siz ikiniz de bu Kuran’a haksızlık ederek zulmettiniz artık bu azabı hep birlikte çekeceksiniz. 2/166-167, 34/31.33
Şinasi Güneş
Yanlış yaptığınızda, bugün asla menfaat sağlamaz [1]. Siz, azabın içerisinde de ortaklarsınız [2].
43:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi sen, sağıra işittirebilir misin? Veya köre, yani büsbütün yoldan sapmış bir kimseye doğru yolu gösterebilir misin?
Şinasi Güneş
Sen sağıra işittirebilir misin? Veya, köre ve açıkça bir sapıklığın içerisinde olana yol gösterebilir misin [1]?
43:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi biz, onlara vaat ettiğimiz azabı göstermeden seni vefat ettirsek ki biz onlara yaptıklarının acısını er ya da geç mutlaka tattıracağız.
Şinasi Güneş
Eğer seni gidersek de [1], şüphesiz onları, suçlarının tam karşılığı ile yine cezalandırırız.
43:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Yahut onlara vaat ettiğimiz azabı sağlığında sana göstersek ki, her durumda bizim onları cezalandırmaya gücümüz yeter. 39/68...71
Şinasi Güneş
Veya, onlara vaat ettiğimizi sana gösteririz. Şüphesiz biz, onların üzerine muktediriz [1].
43:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Öyleyse sen, sana vahyolunan Kuran’a sımsıkı sarıl! Zira sen bu Kuran sayesinde dosdoğru yoldasın.
Şinasi Güneş
Sen, sana vahyedilene tutun. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.
43:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Kuşkusuz bu Kuran senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır. Bilin ki bu Kuran’dan sorgulanacaksınız. 39/71, 67/6...12
Şinasi Güneş
Şüphesiz o, sana ve halkına bir bir zikirdir. İleride sorulacaksınız [1].
43:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Senden önce elçiler gönderdiğimiz toplumlara sor bakalım, biz Rahman ile aralarına koyacakları bir takım varlıklara ilahlık yakıştırıp kulluk edilmesini emretmiş miyiz? 2/255, 10/34-35,
Şinasi Güneş
Senden önce elçilerimizden gönderdiğimiz kimselere sor. Rahman'ın yanı sıra kulluk edilen ilahlar kılmış mıyız [16:36, 21:25]?
43:46. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki biz Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve kurmaylarına göndermiştik, O da onlara: – Ben, âlemlerin Rabbinin elçisiyim, dedi. 20/42...44
Şinasi Güneş
Şüphesiz Musa'yı, ayetlerimizle Firavun ve ileri gelenlerine gönderdik. "Şüphesiz ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim." dedi [7:104].
43:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Musa onlara ayetlerimizi/mucizelerimizi gösterdiği zaman alay edip gülmeye başladılar. 7/104...110
Şinasi Güneş
Onlara ayetlerimizle geldiğinde, onlar ondan gülüp eğleniyorlardı.
43:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onlara her biri diğerinden daha büyük mucizeler gösterdik. Belki dönerler diye onları azabımızla yakalamıştık. 79/15...26
Şinasi Güneş
Onlara bir ayet göstermedik ki, bir öncekinden daha büyük olmasın. Dönerler diye onları azapla tutuverdik [1].
43:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Her felaket karşısında onlar: Ey sihirbaz! Rabbinin seninle olan ahdinin hatırına Rabbine yalvar, başımızdan bu azabı kaldırsın. Zira artık senin gösterdiğin yoldan gideceğiz, dediler. 7/130...135
Şinasi Güneş
"Ey etkili aldatıcı, katındaki ahitten dolayı bizim için Rabbine dua et. Şüphesiz biz, yola gelenler oluruz." dediler.
43:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat biz onların başından bu azabı kaldırınca da sözlerinden caydılar. 6/63-64,
Şinasi Güneş
Azabı onların üzerinden kaldırdığımızda ise, sözlerinden döndüler [7:134-135].
43:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun da halkına seslenerek: Ey halkım, şu Mısır ülkesinin tek hâkimi ben değil miyim ve ayaklarımın altından akan şu nehirler benim değil mi? Bunu da mı görmüyorsunuz? 28/38, 79/15...26
Şinasi Güneş
Ve Firavun, halkına seslendi: ''Bu altımdan akan nehirler ve Mısır'ın mülkü benim değil mi? Hakikati görmüyor musunuz?'' dedi.
43:52. Ayet
Mustafa Çavdar
– Yoksa ben, meramını bile anlatmaktan aciz şu zavallı adamdan daha üstün değil miyim? 20/24...28, 28/33-34
Şinasi Güneş
Yoksa ben, bu basit ve neredeyse bir şeyi açıkça ortaya koyamayandan hayırlı değil miyim [1]?
43:53. Ayet
Mustafa Çavdar
– Madem öyle, boynuna altından gerdanlıklar ve kollarına da altın bilezikler takılsa ya! Yahut beraberinde melekler bulunsa ya!
Şinasi Güneş
''Üzerine altından bilezikler bırakılmalı veya onunla birlikte sıra sıra melekler gelmeli değil miydi?''
43:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun, bu sözlerle halkını hafife alıp küçümsedi ve akıllarını çeldi. Zaten onlar yoldan çıkmaya meyilli bir toplum oldukları için ona boyun eğdiler.
Şinasi Güneş
Halkını hafife aldı [28:4], onlar da ona itaat ettiler. Şüphesiz onlar, yoldan çıkmış bir halktılar.
43:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet onlar bizi gazaplandırınca onlara hak ettikleri cezayı verdik ve hepsini suda boğduk. 10/88...92
Şinasi Güneş
Onlar bizi üzünce [1], onların hepsini boğarak suçlarının tam karşılığıyla cezalandırdık.
43:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece onları gelecek nesiller için geçmişin acı bir hatırası ve bir ibret vesikası kıldık. 7/101-102
Şinasi Güneş
Ve onları, sonrakiler için bir selef [10:92] ve bir örnek kıldık.
43:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Meryem oğlu İsa örnek olarak verilince, senin kavmin hemen bağırıp çağırmaya başlar:
Şinasi Güneş
Meryem oğlu örnek olarak vurgulanınca, halkın ondan gürültü yapmaya başlıyor.
43:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve: – Bizim ilahlarımız mı daha üstün yoksa O mu? Derler. Bunu da sırf seninle tartışmak için söylerler. Zaten onlar kavgacı ve tartışmacı bir topluluktur. 58/5, 59/22...24
Şinasi Güneş
''İlahlarımız mı hayırlı yoksa o mu?'' dediler. Onu sana, ileri geri konuşmak dışında vurgulamıyorlar. Bilakis onlar, hasımlık eden bir halktır.
43:59. Ayet
Mustafa Çavdar
İsa’ya gelince; O, bizim kendisine nebilik nimeti verdiğimiz ve İsrailoğullarına model yaptığımız bir kuldur.
Şinasi Güneş
O, kendisini nimetlendirdiğimiz ve İsrailoğulları için [3:49] bir örnek kıldığımız bir kulun dışında bir şey değildir.
43:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer biz dileseydik, içinizden yeryüzünde yerinize geçecek melekler meydana getirirdik.
Şinasi Güneş
Eğer gerekli görseydik, kesinlikle yeryüzünde yerinize geçen sizden melekler kılardık.
43:61. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki bu Kuran o saat için kesin bir bilgidir. Sakın o saat hakkında bir şüpheye düşmeyin ve bana uyun! İşte dosdoğru yol budur. 27/66, 50/19...35
Şinasi Güneş
Şüphesiz o [Kur'an], saat için bilgidir. Sakın onun hakkında tartışmayın, bana uyun. Dosdoğru yol budur [1].
43:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın. Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır.
Şinasi Güneş
Şeytan sizi alıkoymasın. Şüphesiz o, size açıkça bir düşmandır.
43:63. Ayet
Mustafa Çavdar
İsa kavmine birtakım mucizeler/apaçık belgeler ile geldiğinde şöyle demişti: – Ben size ilahi bir bilgi ile geldim, amacım; hakkında görüş ayrılığına düştüğünüz birtakım hususlarda size doğruyu beyan etmek. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun! 3/48...55,
Şinasi Güneş
İsa, apaçık kanıtlarla geldiğinde: ''Şüphesiz hakkında ihtilafa düştüğünüz şeylerden bazılarını açıkça ortaya koymam için size hikmetle [1] geldim. Allah'ın sınırlarına uyup korunun ve bana itaat edin.'' dedi [3:50].
43:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira Allah, benim de Rabbim/sahibim sizin de Rabbinizdir/sahibinizdir. Öyleyse yalnızca O’na kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz Allah, O'dur Rabbim ve Rabbiniz, O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur [1].''
43:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna rağmen çeşitli gruplar, onun hakkında bir takım görüş ayrılıklarına düştüler. Acıklı bir günün azabına uğrayacak olanların vay haline.
Şinasi Güneş
Taraflar aralarında ihtilafa düştüler. Can yakıcı bir günün azabından dolayı yanlış yapanlara eyvah [1]!
43:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar, ille de farkında olmadıkları bir anda, bu dünyanın sonu o saatin başlarına ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Şinasi Güneş
Onlar şuurunda değilken, saatin ansızın gelmesi dışında bir şey gözlemiyorlar mı [47:18]?
43:67. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün geldiğinde eski dostlar hepsi birbirine düşman olacaklar, fakat Allah’a karşı gelmekten sakınan muttakiler dost kalacaklar. 7/35...40,
Şinasi Güneş
O gün, vahyin sınırlarına uyup korunanlar dışında, birbirlerinin izinden gidenler birbirlerine düşmandırlar [1].
43:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey kullarım, bugün size hiç bir korku ve endişe yoktur ve siz asla üzülmeyeceksiniz!
Şinasi Güneş
Ey kullarım [1]! Bugün size korku yoktur ve siz hüzünlenmezsiniz.
43:69. Ayet
Mustafa Çavdar
–Bunlar ayetlerimize inanıp güvendiler ve kayıtsız şartsız Müslüman oldular!
Şinasi Güneş
Onlar, ayetlerimize inanıp güvenenler ve Müslim olanlardır [1].
43:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz de eşleriniz de sevinç için de girin cennete! 13/20...24,
Şinasi Güneş
Siz ve eşleriniz, mutlu edilmişler olarak cennete girin [30:15].
43:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara orada altın tepsiler ve kâseler içinde ikramlar sunulacak, Orada canların çektiği her şey ve gözlerini kamaştıran nimetler olacak. İşte siz orada temelli kalacaksınız! 39/73-74
Şinasi Güneş
Onlara, altından tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canların çektiği ve gözlere lezzetli gelenler oradadır. Ve siz, orada kalıcılarsınız.
43:72. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte size verilen bu cennet yaptıklarınızın bir karşılığıdır! 37/40...61
Şinasi Güneş
Yaptıklarınıza karşılık varis olunduğunuz cennet budur.
43:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Orada yiyeceğiniz her türlü meyve vardır.
Şinasi Güneş
Size orada birçok meyveler vardır, ondan nasiplenirsiniz.
43:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç kuşku yok ki suçlular da cehennem azabında kalıcıdırlar. 32/20...22
Şinasi Güneş
Şüphesiz suçta ileri gidenler, cehennem azabında kalıcı olanlardır.
43:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Üstelik onların azabı hiç hafifletilmeyecek ve onlar derin bir ümitsizlik girdabına düşmüş olacaklar. 40/47...50
Şinasi Güneş
Onlara ara verilmez ve onlar orada umutlarını yitirenlerdir [30:12].
43:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara haksızlık eden biz değildik fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık etmişlerdi. 10/44-45
Şinasi Güneş
Biz onlara yanlış yapmadık. Lakin onlar yanlış yapanlardı.
43:77. Ayet
Mustafa Çavdar
(Cehennem bekçisine): Ey malik, Rabbine söyle bizim işimizi bitirsin, diye yalvaracaklar. O da: – Hiç çaresi yok siz burada kalıcısınız diyecek.
Şinasi Güneş
''Ey malik [1]! Rabbin aleyhimize hükmünü gerçekleştirsin [işimizi bitirsin].'' diye seslendiler. ''Şüphesiz siz, beklenti içinde kalanlarsınız.'' dedi [2].
43:78. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki biz vaktiyle size hakkı ulaştırmıştık. Fakat çoğunuz haktan Kuran’dan hiç hoşlanmamıştınız.
Şinasi Güneş
Size hak ile gelmiştik [1]. Lakin çoğunuz, hak için hoşlanmayanlardınız [23:70, 47:9].
43:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar (seni ve getirdiğin dini yok etmeye) karar mı verdiler? Öyleyse biz de onları cezalandırmaya karar verdik. 61/7...13
Şinasi Güneş
Yoksa onlar, işi sağlama mı almışlar? Şüphesiz sağlama alan biziz.
43:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa onlar, içlerinden geçenleri bilmediğimizi ve gizli kapaklı konuşmalarını bizim duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır, yanlarındaki elçilerimiz onların tüm konuşmalarını kaydediyorlar. 18/49, 50/16...35
Şinasi Güneş
Yoksa onlar, gizli toplantılarını ve sırlarını bizim işitmediğimizi mi hesap ediyorlar? Elbette işitiriz. Ve yanlarındaki elçilerimiz de yazıyorlar.
43:81. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Rahman’ın çocuk sahibi olması söz konusu değildir. Ben O’nun eşsiz ve ortaksız olduğu gerçeğini kabul edip kulluk edenlerin ilkiyim. 18/1...6
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer Rahman'ın evladı [1] olsaydı, kulluk edenlerin ilki ben olurdum.''
43:82. Ayet
Mustafa Çavdar
Göklerin ve yerin Rabbi, yüce arşın sahibi olan Allah yüceler yücesidir ve onların çirkin yakıştırmalarından münezzehtir/uzaktır. 59/22.24
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün Rabbi ve arşın [1] Rabbi, onların nitelemelerinden münezzehtir.
43:83. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onları, kendi hallerine bırak kendilerine vaat edilen güne kadar dalıp gittikleri yalan yanlış sözlerle oyalansınlar. 6/32-70, 53/55...62
Şinasi Güneş
Onları bırak. Onlara vaat edilen günlerine karşılaşıncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar [1].
43:84. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira gökte yegâne ilah O’dur, yerde de yegâne ilah O’dur. O, her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyi bilendir. 2/163-255
Şinasi Güneş
O, gökte de ilah ve yerde de ilah olandır. Ve O, haksızlığı, bozgunculuğu engelleyici / adaleti sağlayan en doğru hükümleri vermede bilge olandır.
43:85. Ayet
Şinasi Güneş
Göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin mülkü O'nun olan, bereketin kaynağıdır [1]. Saatin ilmi O'nun katındadır [7:187, 31:34]. Ve O'na döndürülüyorsunuz.
43:86. Ayet
Şinasi Güneş
Gerçeğe şahitlik eden [1] dışında, O'nun yanı sıra çağrıda bulundukları, şefaate sahip olamazlar. Onlar da biliyorlar.
43:87. Ayet
Şinasi Güneş
Onlara, ''Kendilerini kim oluşturdu?'' diye sorsan, kesinlikle ''Allah'' derler. Nasıl da tersyüz ediliyorlar.
43:88. Ayet
Şinasi Güneş
Onun [elçinin]: ''Ya Rabbi, şüphesiz bunlar, inanıp güvenmeyen bir halktır.'' deyişine karşı [25:30]:
43:89. Ayet
Şinasi Güneş
[Allah buyurdu ki]: "Onlardan, esenlik dileyerek, hoşgörü ile ayrıl [5:13, 15:85]. İleride bilecekler."
← 42. Şûrâ 44. Duhân →