⚖️ Mü'minûn Suresi — Karşılaştırma

Mustafa Çavdar Şinasi Güneş
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114
23:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Müminler, gerçekten kurtuluşa ermiştir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz inanıp güvenenler başarıya ulaşmıştır.
23:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, namazlarında huşu/derin bir saygı içinde olurlar.
Şinasi Güneş
Onlar, salatlarında huşu içinde olanlardır [1].
23:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, boş şeylerden ve işlerden uzak dururlar.
Şinasi Güneş
Ve onlar, boş sözden geri duranlardır [25:72, 28:55].
23:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, zekât ile arınmak için çaba gösterirler. 2/267- 271,
Şinasi Güneş
Onlar, arınmak için çalışanlardır [1].
23:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki iffet ve namuslarını korurlar. 12/23- 24, 25/68, 70/29- 30
Şinasi Güneş
Onlar, ırzlarını koruyanlardır.
23:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Ancak eşleri ve meşru olarak sahip oldukları hariç, çünkü bunlar kınanmazlar. 70/23...35
Şinasi Güneş
Eşleri veya yeminlerine / antlaşmalarına sahip oldukları dışında. Onlar kınananlar olmazlar [1].
23:7. Ayet
Mustafa Çavdar
Ama kim de bundan başkasını ararsa, işte onlar da haddi aşanlardır.
Şinasi Güneş
Kim bunun ötesini ararsa, onlar haddi aşanlardır.
23:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri ahitlerine riayet ederler.
Şinasi Güneş
Onlar, emanetlerine [1] ve taahhütlerine [2] riayet edenlerdir.
23:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar ki ibadetlerine ve namazlarına titizlik gösterirler.
Şinasi Güneş
Onlar, salavatlarını koruyanlardır [1].
23:10. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlar, varis olacaklardır. 7/43, 28/83- 84,
Şinasi Güneş
Varis olanlar onlardır [21:105].
23:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet bunlar, Firdevs cennetlerine varis olacaklar, orada kalıcıdırlar. 9/20...22,
Şinasi Güneş
Firdevs'e varis olanlardır. Onlar orada kalıcıdırlar.
23:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphe yok ki biz insanı balçıktan, süzme bir çamurdan yarattık.
Şinasi Güneş
Şüphesiz insanı, çamurdan bir özden oluşturduk.
23:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onu sağlam korunaklı bir yere bir sperm olarak yerleştirdik. 3/6, 7/189, 16/7- 8, 39/6, 77/20...22
Şinasi Güneş
Onu, imkan veren [1] bir konaklama yerinde, bir nutfe [meninin az bir kısmı1] kıldık.
23:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra spermi aşılanmış bir yumurta olarak rahim duvarına astık, sonra onu bir et parçası haline getirdik, sonra bu et parçasından kemikler oluşturduk. Ardından da bu kemikleri etle kapladık, nihayet onu yepyeni bir varlık olarak dünyaya getirdik. Yüceler yücesi olan Allah ne mükemmel bir yaratıcıdır.
Şinasi Güneş
Sonra o nutfeyi bir alaka [rahim duvarına asılı döllenmiş yumurta, embriyo] olarak oluşturduk. O embriyoyu bir et parçası [cenin] olarak oluşturduk. O et parçasını bir kemik olarak oluşturduk. O kemiğe et giydirdik. Sonra ona başka bir oluşturuş inşa ettik. Oluşturanların en iyisi [1] olan Allah, bereketin kaynağıdır [2].
23:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet zamanı geldiğinde de hepiniz öleceksiniz. 3/185, 36/48...65, 80/17...42
Şinasi Güneş
Sonra, bunun ardından siz kesinlikle ölülersiniz.
23:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Kıyamet günü gelince de yeniden diriltileceksiniz. 3/9, 6/128, 37/16...26
Şinasi Güneş
Sonra, şüphesiz siz, kıyamet gününde harekete geçirilirsiniz [yeniden diriltilirsiniz].
23:17. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki sizin üzerinizde yedi katman yaratmışızdır. Biz bütün bu yarattıklarımızla ilgimizi kesmiş değiliz. 17/44, 23/86, 41/11- 12
Şinasi Güneş
Şüphesiz üzerinizde yedi yol oluşturduk. Oluşturuştan gafil olanlar olmadık.
23:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu çerçevede gökten suyu belli bir kadere/ölçüye göre indirir de onu toprağa emdiririz. İyi bilin ki onu giderip toprağı kupkuru yapmaya da elbette gücümüz yeter.
Şinasi Güneş
Ve gökten bir ölçüyle su indirip onu yeryüzünde durgunlaştırdık. Şüphesiz biz, onun giderilmesine de ölçü koyanlarız.
23:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve biz yağmur suyuyla, sizin için hurma ve üzüm bağları yeşertmekteyiz ki orada sizin için birçok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz. 6/99, 36/33- 34
Şinasi Güneş
Onunla size, hurmadan ve üzümden bahçeler inşa ettik. Size onda bir çok meyveler vardır ve ondan nasiplenirsiniz.
23:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve yine o yağmurla Sina Dağı çevresinde çokça yetişen, yiyenlere yağ ve katık olan zeytin ağaçları yetiştirdik. 95/1- 2, 6/99- 141,
Şinasi Güneş
Bereketi ormandan [topraklardan] çıkan [1], nasiplenenler için yağ ve katık bitiren bir ağaç.
23:21. Ayet
Mustafa Çavdar
Evcil hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Karınlarında bulunan sütten size içiriyoruz ve sizin için onlarda daha birçok faydalar bulunuyor mesela etlerinden yiyorsunuz. 6/142...145,
Şinasi Güneş
Etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlarda size bir ibret vardır [16:66]. Onların karınlarındaki şeyden sizi sularız. Ve onlarda size bir çok menfaat vardır ve onlardan nasiplenirsiniz.
23:22. Ayet
Mustafa Çavdar
Ayrıca denizlerde gemilere bindiğiniz gibi karada da onlara biniyor ve yük taşıtıyorsunuz. 10/22, 14/32, 17/66...70
Şinasi Güneş
Onların üzerinde ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.
23:23. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz Nuh’u toplumuna elçi olarak göndermiştik. O da dedi ki: – Ey toplumum, yalnızca Allah’a kulluk edin, zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Allah’ın azabından hiç korkmuyor musunuz?
Şinasi Güneş
Şüphesiz Nuh'u halkına gönderdiğimizde: "Ey halkım, Allah'a kulluk edin, size O'ndan başka bir ilah yoktur. Vahyin sınırlarına uyup korunmaz mısınız?" demişti.
23:24. Ayet
Mustafa Çavdar
Toplumunun seçkinlerinden olan kâfirler dediler ki: – Bu da sizin gibi beşerden başka bir şey değil. Belli ki o bize üstünlük kurmak istiyor. Şayet Allah bir elçi göndermek isteseydi melekleri gönderirdi. Hem biz, geçmiş atalarımızdan hiç böyle bir şey işitmedik. 11/27, 14/10, 17/94- 95
Şinasi Güneş
Bunun üzerine, halkından gerçekleri örten ileri gelenler: "Bu sizin gibi bir beşerin dışında bir şey değil. Sizin üzerinizde fazlalıklı olmak istiyor. Allah gerekli görseydi melekler indirirdi. Evvelki atalarımızın içerisinde böyle bir şey duymadık." dediler [28:36, 38:7].
23:25. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu adam cinlenmiş/delirmiş bir süre onu gözetim altında tutun.
Şinasi Güneş
"O, kendisinde cinnet [delilik] olan bir adamın dışında bir şey değil. Bir zamana kadar onu gözetleyin."
23:26. Ayet
Mustafa Çavdar
Nuh: – Rabbim, onların beni yalanlamalarına karşılık sen bana yardım et! Diye yalvardı.
Şinasi Güneş
"Rabbim, beni yalanladıkları şeylere karşı bana yardım et." dedi.
23:27. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine biz de Nuh’a “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemi yap, emrimiz gelip tandır kaynadığında her canlıdan birer çift ve hakkında hüküm kesinleşmiş olanların dışında kalan aile fertlerini gemiye yerleştir, sakın kendine yazık eden zalimler ile ilgili bana yalvarma, çünkü onlar boğulacaklar.” diye vahyetmiştik. 11/36, 54/9...14
Şinasi Güneş
Bunun üzerine ona: "Gözetimimizle ve vahyimizle o gemiyi üret. Emrimiz geldiğinde ve tennur kaynadığında [iş kızıştığında 11:37-40], her iki çiftten iki tane ve onlardan aleyhlerinde önceden sözü geçenler dışında ahalini oraya sok. Yanlış yapanlar hakkında benimle muhatap olma. Şüphesiz onlar boğulanlardır." diye vahyettik.
23:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen ve beraberindekiler, gemiye bindiğinizde: – Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah’a övgüler olsun, de! 28/11...49, 21/76- 77
Şinasi Güneş
Düzenlediğinde de, sen ve seninle birlikte olan kimseler: "Her işini kusursuz yapmak bizi yanlış yapanlar halkından kurtaran Allah'a aittir." deyin.
23:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve şöyle dua et: – Rabbim, beni bereketli ve güvenli bir yere indir, çünkü yerleşilecek en iyi yeri bilen ve beni oraya eriştirecek olan sensin!
Şinasi Güneş
Ve de ki! "Rabbim, beni bereketi bir indirilen yere indir. Sen indirenlerin hayırlısısın [1]."
23:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz bunda alınacak nice ibretler vardır, Kesinlikle biz onları büyük bir imtihandan geçirdik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bunda ayetler vardır. Şüphesiz biz belalandıranlardık [1].
23:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunların ardından başka bir nesil meydana getirdik.
Şinasi Güneş
Sonra, onların ardından başka bir kuşak inşa ettik.
23:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara kendi içlerinden:– Yalnız Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur, Allah’tan hiç korkmuyor musunuz? Diyen bir elçi gönderdik.
Şinasi Güneş
Onlara da, "Allah'a kulluk edin, size O'ndan başka bir ilah yoktur, vahyin sınırlarına uyup korunmaz mısınız?" diye, onlardan elçiler gönderdik.
23:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler, ahiret buluşmasını hesaba katmayan ve dünya hayatının refahı ile şımarmış toplumun ileri gelenleri dediler ki “Bu sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.” 14/10, 25/4...20
Şinasi Güneş
Dünya hayatında kavuşturduğumuz varlıkla şımaran ve ahiret karşılaşması hakkında yalana sarılan ve gerçekleri örten halkından ileri gelenler [1]: "Sizin nasiplendiğiniz şeylerden nasipleniyor ve sizin içtiğiniz şeylerden içiyor. Bu yüzden, bu sizin gibi bir beşerin dışında bir şey değil." dediler.
23:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, işte o zaman bütün itibarınızı kaybedersiniz.
Şinasi Güneş
"Ve eğer sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, şüphesiz o zaman, kaybedenler olursunuz."
23:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi bu adam size, ölüp toprağa karıştıktan ve kemik yığını haline geldikten sonra tekrar diriltileceğinizi mi vaat ediyor? 23/78...90
Şinasi Güneş
"Ölüp kemik ve toprak olduğunuzda, gerçekten çıkarılanlar olacaksınız diye mi vaat ediyor?"
23:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Heyhat ki heyhat, olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatler. 13/5, 36/78- 79
Şinasi Güneş
"Size vaat edilen şey uzaktır uzak."
23:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Hayat, ancak şu yaşadığımız dünya hayatından ibarettir, yaşarız ve ölürüz yeniden diriltilecek değiliz. 27/67- 68, 34/7- 8,
Şinasi Güneş
"O, dünya hayatımızdan başkası yoktur. Yaşarız ve ölürüz. Harekete geçirilenler olacak da değiliz."
23:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu adam uydurduğu yalanı Allah’a iftira eden biri, bizim ona inanmamız ihtimal dışıdır. 22/42, 34/7- 8,
Şinasi Güneş
"O, Allah'a yalan uyduran bir adamın dışında bir şey değil. Ve biz ona inanıp güvenenler değiliz."
23:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçi: – Rabbim, dedi. Beni yalanlamalarına karşılık sen bana yardım et!
Şinasi Güneş
"Rabbim, yalana sarıldıkları şeylere karşı bana yardım et." dedi.
23:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: “Onlar pek yakında pişman olacaklardır” dedi.
Şinasi Güneş
"Birazdan pişman olmuş hale gelecekler." dedi.
23:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Derken korkunç bir çığlık onları yakalayıverdi ve hak yerini buldu. Onları böylece sel yatağındaki kalıntılar gibi çerçöp haline dönüştürdük. Nuh’u yalanlayan zalimleri. 46/24, 51/41- 42
Şinasi Güneş
Derken, o çığlık gerçekle onları tutuverdi. Onları bir sel atığı kıldık. Yanlış yapanlar halkı için uzaklık vardır [geri dönüşleri yoktur].
23:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra onların da ardından başka nesiller meydana getirdik. 10/13- 14
Şinasi Güneş
Sonra, onların ardından başka kuşaklar inşa ettik.
23:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira hiç bir toplum ecelini ne öne alabilir ne de erteleyebilir.
Şinasi Güneş
Hiçbir önderli toplum, belirlenen son süresini öne alamaz ve erteleyemez [1].
23:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Sonra da birbiri ardınca elçilerimizi gönderdik, ne zaman elçileri o topluma gelse onu yalanladılar biz de onları birbirlerinin peşi sıra helak ettik ve hepsini de efsanelere çevirdik. İnançsızlar toplumunu.
Şinasi Güneş
Sonra elçilerimizi tek tek gönderdik. Her önderli toplum, elçilerini yalancı saydıkça, biz de bazısını bazısının peşine taktık [1]. ve onları hadisler [2] kıldık. İnanıp güvenmeyen halk için uzaklık vardır [geri dönüşleri yoktur].
23:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Daha sonra da, Musa ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık mucizeler ile gönderdik.
Şinasi Güneş
Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u, ayetlerimizle ve apaçık bir yetkiyle gönderdik.
23:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Firavun ve ileri gelenlerine. Fakat onlar büyüklendiler, zaten onlar, insanlara tepeden bakan bir toplum idiler. 29/39, 40/23- 24
Şinasi Güneş
Firavun ve ileri gelenlerine. Büyüklendiler ve üstünlük taslayan bir halk oldular.
23:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve dediler ki; “Şimdi biz bizden hiçbir farkı olmayan şu iki beşere mi inanacağız, kaldı ki bunların mensup olduğu kavim bize kulluk ederken.”
Şinasi Güneş
"Halkı bize kulluk eden, bizim gibi iki beşere mi inanıp güvenelim?" dediler.
23:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece onları yalanladılar ve sonunda helak olup gittiler. 10/90...92
Şinasi Güneş
İkisini yalancı saydılar ve yıkıma uğratılanlardan oldular.
23:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Andolsun ki biz İsrailoğullarına doğru yolu göstersin diye Musa’ya kitap vermiştik.
Şinasi Güneş
Şüphesiz, doğru yolda olsunlar diye, Musa'ya kitabı verdik [2:53].
23:50. Ayet
Mustafa Çavdar
Meryem oğlu İsa’yı da, annesini de bir delil kıldık. O ikisini de yaşamaya elverişli su kaynakları bulunan yüksek bir yere yerleştirdik. 43/57...61
Şinasi Güneş
Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık [1]. İkisine, kalınabilecek yeri ve kaynakları olan bir tepeyi barınak edindirdik.
23:51. Ayet
Mustafa Çavdar
Ey elçiler, temiz şeylerden yiyin, için iyi ve güzel işler yapın zira ben sizin neler yaptığınızı bilmekteyim.
Şinasi Güneş
''Ey elçiler! Temizlerden nasiplenin ve düzeltici işler yapın. Şüphesiz ben yaptığınız şeyleri bilirim.''
23:52. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu sizin ümmetiniz tek ümmettir ben de sizin Rabbinizim/sahibinizim öyleyse korunun.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz bu ümmetiniz tek bir ümmettir ve ben de Rabbinizim, benim sınırlarıma uyup korunun [1].''
23:53. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat ümmetler paramparça olup gruplara ayrıldılar, her grup kendi anlayışından memnun ve mutlu! 3/103, 21/92- 93,
Şinasi Güneş
İşlerini aralarında zeburlara ayırdılar. Her taraftar, kendi tarafındakiyle sevinip şımarıyor [1].
23:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen onları bir süreye kadar gömüldükleri gaflet bataklığıyla baş başa bırak. 18/53...58,
Şinasi Güneş
Bir zamana kadar onları karışıklıkları içerisinde bırak.
23:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi bunlar, zannediyorlar mı ki, biz kendilerine mal ve evlatlar verdik diye. 2/126, 3/178...180
Şinasi Güneş
23:55-56: Gerçekten, verdiğimiz mal ve oğullarla onları genişletip onların hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı hesap ediyorlar? Bilakis onlar şuurunda değildirler.
23:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara iyilik etmek için can atıyoruz. Hayır, aslında onlar, işin farkında değiller. 10/7- 8,
Şinasi Güneş
23:55-56: Gerçekten, verdiğimiz mal ve oğullarla onları genişletip onların hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı hesap ediyorlar? Bilakis onlar şuurunda değildirler.
23:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki Rabblerine duydukları derin saygıdan titreyenler. 3/30, 8/2- 3,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, Rablerinin rızasını kaybetme endişesi taşıyıp titreyenler [1],
23:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabblerinin ayetlerine inanıp güvenenler. 7/156, 32/15, 43/68...70
Şinasi Güneş
Ve Rablerinin ayetlerine inanıp güvenenler,
23:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve Rabblerine hiçbir şekilde ortak edip şirk koşmayanlar. 24/55, 46/13- 14
Şinasi Güneş
Ve Rablerine ortak koşmayanlar,
23:60. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir gün hesap vermek üzere Rabblerinin huzuruna çıkacakları endişesiyle yaptıkları işleri kalpleri titreyerek yaparlar. 76/8- 9, 92/18...21,
Şinasi Güneş
Gerçekten Rablerine dönücü olduklarından, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
23:61. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bunlardır hayırlarda yarışanlar ve bu yarışta öne geçenler. 2/177, 3/114, 56/10…14,
Şinasi Güneş
Onlar hayırlarda yarışırlar ve onlar, onda öncülük ederler [1].
23:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira biz hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz, çünkü bizim katımızda hakkı söyleyen tutulmuş bir kayıt vardır, dolayısıyla onlar hiç haksızlığa uğratılmazlar. 2/286, 18/49, 45/28-29
Şinasi Güneş
Bir nefse, kapasitesi dışındakini teklif etmeyiz [1]. Tarafımızda, gerçekle konuşan bir kitap vardır [2] ve onlara yanlış yapılmaz.
23:63. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne var ki onların kalpleri bu gerçeğe karşı gaflet içinde, dahası bunun dışında yaptıkları birtakım kötü işleri vardır ki onları yapmaya devam ediyorlar. 10/7-8, 21/1-2
Şinasi Güneş
Bilakis, onların kalpleri bundan karışıklık içerisindedir. Onların yaptıkları bundan aşağıdadır ve onlar, onları yaparlar [1].
23:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet onların varlık ile şımarmış zenginlerini azap ile yakaladığımızda hemen feryadı basarlar.
Şinasi Güneş
İçerisinde şımardıkları varlıklarını, azapla tuttuğumuzda da yakınmaya başlarlar.
23:65. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi boşuna feryat etmeyin çünkü bizden size hiçbir yardım ulaşmayacak. 26/26...28, 35/37, 40/47...50
Şinasi Güneş
Bugün yakınmayın. Şüphesiz size, bizden yardım olunmaz.
23:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira benim ayetlerim size okunuyordu ama siz onlara sırtınızı dönüyordunuz. 39/70...72, 67/6...12,
Şinasi Güneş
Şüphesiz, size ayetlerim okunup aydınlatılırken, arkanızı dönüp çekiliyordunuz.
23:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Ona kibirli bir şekilde burun kıvırarak geceleyin toplanıp ayetlerim hakkında hezeyanlar savuruyordunuz. 7/146, 15/6...8,
Şinasi Güneş
Büyüklenerek, içinde bulunduğunuz karanlıkta hezeyanlar savuruyordunuz.
23:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar Kuran hakkında derinlemesine hiç düşünmediler mi? Yoksa onlara, önceki atalarına gelmemiş yeni bir şey mi geldi? 4/82, 47/24...28
Şinasi Güneş
Hala bu sözü derin derin düşünmüyorlar mı [4:82, 47:24]? Yoksa onlara, evvelki atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?
23:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa kendilerine gelen elçiyi tanımıyorlar da onun için mi inanmıyorlar? 7/184-185,
Şinasi Güneş
Yoksa, elçilerini tanımadılar mı da, onlar onu inkar edenler oluyorlar [tanımıyorlar][1]?
23:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa “O cinlerden esinlenen biri mi” diyorlar? Hayır! Aslında o, onlara hakkı getirdi. Fakat onların çoğu bu haktan/Kuran’dan hoşlanmıyorlar. 15/1...9, 68/1...15,
Şinasi Güneş
Yoksa, ''Onda delilik var'' mı diyorlar? Bilakis, onlara gerçekle geldi. Ve onların çoğu, gerçek vahiy için hoşlanmayanlardır [1].
23:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer hak onların arzu ve heveslerine uymuş olsaydı, gökler, yer ve içindekiler fesada uğrar, evrende düzen bozulurdu, aslında biz onlara şeref ve itibar kaynağı olan bir kitap getirdik fakat onlar bu Kuran’dan yüz çeviriyorlar. 21/10- 22
Şinasi Güneş
Eğer gerçek, onların hevalarına uysaydı, kesinlikle gökler ve yeryüzü ve içerisinde olanların düzeni bozulurdu. Bilakis onlara zikirlerini [1] getirdik. Fakat onlar, zikirlerinden geri duruyorlar [duyarsız kalıyorlar, umursamıyorlar].
23:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Yoksa sen onlardan herhangi bir ücret mi istiyorsun? Hâlbuki Rabbinin vereceği ücret bütün dünyalıklardan üstündür. Zira O rızık verenlerin en iyisidir. 2/174...176, 34/47- 39,
Şinasi Güneş
Yoksa, onlardan bir çıkar mı vergi istiyorsun? Rabbinin verdikleri hayırlıdır. Ve O, rızık verenlerin hayırlısıdır [22:58, 34:39].
23:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa sen onları sadece dosdoğru yola çağırıyorsun.
Şinasi Güneş
Ve şüphesiz sen, onları dosdoğru bir yola davet ediyorsun.
23:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Fakat ahirete inanmayanlar ısrarla bu yoldan başka yollara sapıyorlar. 17/45...49,
Şinasi Güneş
Ahirete inanıp güvenmeyenler ise, o yoldan başka yana dönüyorlar.
23:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer onlara merhamet edip, başlarına gelen sıkıntıyı kaldırmış olsaydık onlar yine de körleşerek azgınlık bataklığında debelenmeye devam ederlerdi. 8/23, 41/49...51, 43/46...56
Şinasi Güneş
Onlara merhamet etsek ve onlardan bir darlığı kaldırsak, kesinlikle taşkınlıklarında bocalamaya devam ederler.
23:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Nitekim biz onları daha öncede cezalandırmıştık ama onlar Rabblerine boyun eğmemiş ve yalvarıp yakarmamışlardı. 6/42- 43, 7/94- 95
Şinasi Güneş
Şüphesiz, onları azapla tutuverdik de, onlar Rablerine boyun eğip tevazu göstermiyorlar [büyüklenmekten vazgeçmiyorlar].
23:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet biz onların üstüne şiddetli bir azabın kapılarını açınca da şaşkınlık içinde tüm umutlarını yitiriverecekler. 7/4- 5, 20/128, 22/44- 45
Şinasi Güneş
Üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açtığımızda ise, onlar umutlarını yitirenler olurlar.
23:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Size işitme, görme ve düşünme yeteneği bahşeden Allah’dır. Ne kadar da az bu nimetlerin hakkını verip şükrediyorsunuz!
Şinasi Güneş
O, size hakikate kulak verme, hakikati görme ve gönül [beyin fonksiyonları] inşa edendir. Karşılığını ne kadar da az veriyorsunuz.
23:79. Ayet
Mustafa Çavdar
Zira sizi yaratan ve yeryüzünde yayan O’dur. Sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. 6/50- 51, 18/49, 50/19...35
Şinasi Güneş
O, sizi yeryüzünde üretip çoğaltandır [1]. Ve O'na toplanacaksınız.
23:80. Ayet
Mustafa Çavdar
Size hayat veren ve sizi öldürecek olan da O’dur. Gece ve gündüzün birbirini izlemesi onun emriyledir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız? 25/3, 80/17...42
Şinasi Güneş
O, öldüren ve dirilten, gece ile gündüzü ardı ardına getirendir. Aklınızı kullanmaz mısınız?
23:81. Ayet
Mustafa Çavdar
Tam aksine onlar, öncekilerin söylediğinin aynısını söylediler:
Şinasi Güneş
Bilakis, evvelkilerin dediğinin benzerini dediler [51:53].
23:82. Ayet
Mustafa Çavdar
– Biz ölüp toprağa karıştıktan, kemik yığını haline geldikten sonra tekrar mı diriltileceğiz, dediler. 16/38, 17/97- 98, 27/67- 68
Şinasi Güneş
Dediler ki: ''Öldüğümüzde toprak ve kemik iken mi? Kesinlikle harekete geçirilenler olacağız öyle mi?''
23:83. Ayet
Mustafa Çavdar
– Andolsun ki bize yapılan bu vaatler geçmişte atalarımıza da yapılmıştı, bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz bu, bize ve önceden atalarımıza da vaat edilmişti. Bu evvelkilerin satırlarının dışında bir şey değildir [27:68, 46:17].''
23:84. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Eğer biliyorsanız söyleyin, yeryüzündeki ve içindeki varlıklar kime aittir?
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer biliyorsanız, yeryüzü ve orada olanlar kimindir?''
23:85. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar diyecekler ki: – Allah’a aittir. – Ee, peki hiç düşünmez misiniz? De!
Şinasi Güneş
''Allah'ındır.'' diyecekler. De ki! ''Bu bilgileri kullanmaz mısınız?''
23:86. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Peki, şu uçsuz bucaksız evrenin ve yüce hükümranlık makamının Rabbi/sahibi kimdir?
Şinasi Güneş
De ki! ''Yedi göğün Rabbi ve muazzam arşın [evrenin] Rabbi kimdir?''
23:87. Ayet
Mustafa Çavdar
“Allah’tır!” diyecekler. O halde neden hala O’ndan sakınmıyorsunuz? De! 2/177, 16/51...56
Şinasi Güneş
''Allah'tır.'' diyecekler. De ki! ''Vahyin sınırlarına uyup korunmaz mısınız?''
23:88. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığını elinde bulunduran, koruyup kollayan fakat korunup kollanmaya ihtiyacı olmayan kimdir? 6/14, 112/1-4
Şinasi Güneş
De ki! ''Eğer biliyorsanız, her şeyin mülkiyeti elinde olan ve koruyup kollayan ve kendisi korunup kollanmaya ihtiyacı olmayan kimdir [36:83]?''
23:89. Ayet
Mustafa Çavdar
“Allah’tır!” diyecekler. “Öyleyse nasıl aldatılıyorsunuz?” De! 10/31- 32
Şinasi Güneş
''Allah'tır.'' diyecekler. De ki! ''Nasıl da büyüleniyorsunuz [aldatılıyorsunuz]?''
23:90. Ayet
Mustafa Çavdar
Aslında biz onlara hakkı/Kuran’ı getirdik, fakat onlar yalan söylemeye devam ediyorlar. 16/104- 105, 67/6...12,
Şinasi Güneş
Bilakis, onlara gerçeği getirdik. Ve şüphesiz onlar, yalana sarılanlardır.
23:91. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah, asla bir çocuk edinmiş değildir ve O’nunla beraber herhangi bir ilah da yoktur. Eğer öyle olsaydı her ilah yarattığını kendi tarafına çeker ve birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışırlardı. Allah onların asılsız yakıştırmalarından uzaktır. 9/30- 31,
Şinasi Güneş
Allah evlat edinmemiştir. O'nunla birlikte bir ilah da yoktur. O zaman, kesinlikle her ilah, kendi oluşturduğu şeyle giderdi ve bazıları bazılarına üstün gelmeye çalışırdı [17:42, 21:22]. Allah, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.
23:92. Ayet
Mustafa Çavdar
O, bilinen ve bilinmeyen her şeyi bilendir. Allah onların ortak koştukları şirk unsurlarından münezzehtir, çok yücedir.
Şinasi Güneş
Görünmeyeni, bilinmeyeni, sezilmeyeni ve görüneni, bilineni, sezileni bilen, onların ortak koştukları şeylerden yüceler yücesidir.
23:93. Ayet
Mustafa Çavdar
De ki: – Rabbim, eğer onlara vaat edileni bana göstereceksen
Şinasi Güneş
23:93-94: De ki! ''Rabbim, onlara vaat ettiğini bana gösterirsen, Rabbim, beni o yanlış yapanlar halkının içerisinde kılma [1].''
23:94. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbim, o takdirde beni kendine yazık eden zalimler toplumunun içinde bırakma! 8/31...33
Şinasi Güneş
23:93-94: De ki! ''Rabbim, onlara vaat ettiğini bana gösterirsen, Rabbim, beni o yanlış yapanlar halkının içerisinde kılma.''
23:95. Ayet
Mustafa Çavdar
Şüphesiz ki biz, onlara vaat ettiğimiz azabı sana göstermeye kadiriz. 51/5- 6, 40/77, 83/29...36
Şinasi Güneş
Şüphesiz biz, onlara vaat ettiğimizi sana göstermenin ölçüsünü koyabiliriz.''
23:96. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen, kötülüğe en güzel şekilde karşılık ver, zira biz onların neler saçmaladıklarını çok iyi bilmekteyiz.
Şinasi Güneş
Kötülüğü, o daha iyi olanla sav [1]. Biz, onların nitelediği şeyleri daha iyi biliyoruz.
23:97. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve de ki: – Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! 3/36, 16/97...100
Şinasi Güneş
De ki! ''Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım [1].''
23:98. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların benim yanımda bulunup beni kuşatmalarından da sana sığınırım Rabbim!
Şinasi Güneş
''Ve Rabbim, yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.''
23:99. Ayet
Mustafa Çavdar
Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca şöyle yalvarır: “Rabbim! Ne olur beni geri döndür!” 26/103, 40/84- 85, 42/44- 45
Şinasi Güneş
Onlardan birine ne zaman ki ölüm geldiğinde: ''Rabbim beni döndürün.'' dedi [1].
23:100. Ayet
Mustafa Çavdar
“Belki de terk ettiğim iyi ve güzel işler yaparım”. “Hayır, o sadece söyleyenin bir kelimesidir. Artık onların gerisinde yeniden diriliş gününe kadar aşamayacakları bir engel vardır.
Şinasi Güneş
''Terk ettiğim düzeltici işler yapayım diye.'' Sandığı gibi değil! Şüphesiz o, onun söylediği bir kelamdır. Önlerinde, harekete geçirilecekleri güne kadar bir berzah [engel][1] vardır [2].
23:101. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve kalk borusu sur çaldığı zaman onların aralarında ne bir akrabalık bağı kalır ne de birbirlerini arayıp sorabilirler. 6/94, 36/49...66
Şinasi Güneş
Sura üflendiğinde, o gün aralarında bir soy bağı yoktur ve birbirlerini de sormazlar [1].
23:102. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün kimin iyilikleri ağır basarsa, işte bunlar kurtuluşa erecek olanlar. 7/8- 9, 101/6...11
Şinasi Güneş
Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar, başarıya ulaşanlardır.
23:103. Ayet
Mustafa Çavdar
Kimin de iyilikleri hafif gelirse işte onlar da kendilerini hüsrana uğratan ve Cehennemde kalacak olanlardır. 7/8- 9, 101/6...11
Şinasi Güneş
Kimin tartısı hafif gelirse de, işte onlar da cehennemde kalıcılar olarak, kendilerini kayba uğratanlardır [7:9, 101:8][1].
23:104. Ayet
Mustafa Çavdar
Cehennem ateşi onların yüzlerini yakıp kavrulmuş bir halde dişleri sırıtıp kalacaktır.
Şinasi Güneş
Onlar orada, acıdan sırıtan dişleriyle kalırlarken, ateş yüzlerini kızartır [1].
23:105. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah onlara “Ayetlerim size okunurken yalana sarılan siz değil miydiniz?” 23/66, 35/37, 39/71, 67/6...12
Şinasi Güneş
Ayetlerim size okunup aydınlatılmadınız mı [1]? Buna rağmen, onun hakkında yalana sarılıyordunuz.
23:106. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlar da: – Rabbimiz. Bizim azgınlığımız galip geldi ve bu yüzden kendimize yanlış yapmış olduk. 50/19...29
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, mutsuzluğumuz / bahtsızlığımız bize galip geldi ve biz yoldan çıkan bir halk olduk.'' dediler.
23:107. Ayet
Mustafa Çavdar
Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer yine eski halimize dönersek, işte o zaman biz gerçekten cezayı hak etmiş zalimler oluruz, derler.
Şinasi Güneş
''Rabbimiz, bizi oradan çıkar. Eğer bir daha dönersek, o zaman biz, şüphesiz yanlış yapanlarız.''
23:108. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Kesin sesinizi artık bana tek kelime bile söylemeyin! 45/34- 35
Şinasi Güneş
''Sinin oraya ve kelam etmeyin!'' dedi.
23:109. Ayet
Mustafa Çavdar
Vaktiyle kullarımdan bir grup: – Rabbimiz, biz yürekten iman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! Diye dua ederlerdi.
Şinasi Güneş
Bunun nedeni, kullarımdan kimileri: ''Rabbimiz, inanıp güvendik, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin hayırlısısın.'' diyorlardı.
23:110. Ayet
Mustafa Çavdar
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Öyle ki bu alaycı tavrınız size zikrimi/Kuran’ı unutturmuştu ve siz onlara gülüp geçiyordunuz. 83/29...33
Şinasi Güneş
Siz ise, onları küçümsüyordunuz ve zikrimi [mesajlarımı, öğretimi] unutturana kadar onlara gülüyordunuz [1].
23:111. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bugün ben de onları sabırlarından dolayı ödüllendirdim. Gerçek başarıyı yakalayanlar işte bunlardır. 13/23- 24,
Şinasi Güneş
Şüphesiz ben, bugün onlara, direnmelerinin karşılığını verdim. Gerçekten onlar, kazancı hak edenlerdir.
23:112. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah cehennemliklere: – Dünyada kaç yıl kaldınız? Diye soracak. 10/45, 20/103- 104,
Şinasi Güneş
''Yeryüzünde kaç sene sayısınca kaldınız?'' dedi.
23:113. Ayet
Mustafa Çavdar
Diyecekler ki: – Bir gün ya da daha az, istersen saymayı bilenlere sor.
Şinasi Güneş
''Bir gün veya bir günün kısmı kadar kaldık, sayanlara sorun.'' dedi [1].
23:114. Ayet
Mustafa Çavdar
Allah: – Evet, dünyada çok az yaşadınız keşke bunu zamanında bilseydiniz. 10/45, 20/103- 104,
Şinasi Güneş
''Birazı dışında kalmadınız. Gerçekten bunun bilincinde olsaydınız.'' dedi [1].
23:115. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi bizim sizi boş ve anlamsız yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?
Şinasi Güneş
Sizi eğlence olsun diye oluşturduğumuzu ve bize döndürülmeyeceğinizi mi hesap ettiniz?
23:116. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendisinden başka ilah olmayan, hükümranlığın gerçek sahibi yüce arşın Rabbi olan Allah çok yücedir.
Şinasi Güneş
Gerçek hükümdar, yüceler yücesi olan Allah'tır. O'nun dışında bir ilah yoktur [59:23]. Saygın arşın [1] Rabbidir.
23:117. Ayet
Mustafa Çavdar
Kim Allah ile beraber, hakkında hiç bir delil bulunmayan başka bir ilaha dua ile yalvarırsa, Rabbinin huzurunda onun hesabını mutlaka verecektir, zira gerçeklerden yüz çevirenler asla iflah olmazlar.
Şinasi Güneş
Kim kesin bir delili olmadan, Allah ile birlikte başka bir ilaha davet ederse, şüphesiz onun hesabı Rabbinin katındadır [1]. Şüphesiz O, gerçekleri örtenlere başarı kazandırmaz.
23:118. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık sen de de ki: – Rabbim bağışla ve merhamet et çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin! 3/195, 15/49, 39/53...61
Şinasi Güneş
De ki! ''Rabbim, bağışla ve merhamet et. Sen merhamet edenlerin hayırlısısın.''
← 22. Hac 24. Nûr →