Mealler › Karşılaştırma › Yâ-Sîn
⚖️ Yâ-Sîn Suresi — Karşılaştırma
Mustafa Çavdar
Şinasi Güneş
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
36:1. Ayet
Mustafa Çavdar
Yâ sîn!
Şinasi Güneş
İnsana seslenen, uyandıran,
36:2. Ayet
Mustafa Çavdar
Doğru hükümlerle dolu olan bu Kuran’a andolsun ki... 2/2, 11/1-2,
Şinasi Güneş
Ve adaleti sağlayan en doğru hükümleri içeren [43:4] Kur'an'ı kanıt gösteriyorum ki,
36:3. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen kesinlikle gönderilmiş elçilerden birisisin.
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen gönderilenlerdensin [1].
36:4. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen bu Kuran sayesinde dosdoğru bir yol üzeresin.
Şinasi Güneş
Dosdoğru bir yol üzerindesin,
36:5. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu Kuran’ın indirilişi çok güçlü ve rahmeti bol Allah katındandır. 4/82, 11/13-14,
Şinasi Güneş
Üstün merhamet sahibinin indirdiği.
36:6. Ayet
Mustafa Çavdar
Ataları uyarıldığı halde uyanmamış bu yüzden de gaflet içinde olan bir toplumu uyarman için indirilmiştir.
Şinasi Güneş
Ataları uyarıldığı halde kendileri gaflette olan halkı uyarman için [1].
36:7. Ayet
Mustafa Çavdar
And olsun ki onların çoğu hakkında iman etmemelerinden dolayı verilmiş olan azap sözü gerçekleşmiştir.
Şinasi Güneş
Şüphesiz çoğunun üzerine söz gerçekleşti. Onlar inanıp güvenmezler.
36:8. Ayet
Mustafa Çavdar
Sanki biz onların boyunlarına, çenelerine kadar uzanan demir halkalar geçirmişiz de bir türlü başlarını eğemiyorlar. 6/111, 7/101, 10/96-97
Şinasi Güneş
Şüphesiz onların boyunlarına o, çenelerine kadar halkalar taktık, kafaları kalkıktır [1].
36:9. Ayet
Mustafa Çavdar
Böylece biz onların adeta önlerine ve arkalarına hakikate ulaşmalarını engelleyen bir set çekmişiz ve gözlerini perdelemişiz de bu yüzden gerçeği göremiyorlar. 6/35, 18/57...59,
Şinasi Güneş
Onların önlerinden set, ve arkalarından set çektik ve onları perdeledik, onlar doğruyu göremezler [1].
36:10. Ayet
Mustafa Çavdar
Artık onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez çünkü iman etmezler. 6/69-70,
Şinasi Güneş
Ve onları uyarsan da, uyarmasan da aynıdır, onlar inanıp güvenmezler [2:6-7].
36:11. Ayet
Mustafa Çavdar
Sen ancak, bu Kuran’a uyan ve Rahman’a içten derin bir saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. Sen bu kimseyi Allah katından bağışlanma ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!
Şinasi Güneş
Şüphesiz sen ancak; bu zikre [hatırlatıcı bilgiye, öğretiye] uyan ve gaybda [görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen yerlerde] Rahman'a karşı derinden saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyanı [1] uyarabilirsin. Onu bağışlanmayla ve saygın bir karşılıkla müjdele [67:12].
36:12. Ayet
Mustafa Çavdar
Hiç şüpheniz olmasın ki ölüyü biz dirilteceğiz ve onların önden yolladıkları amellerini ve arkada bıraktıkları izlerini/eserlerini yazmaktayız. Zira biz her şeyi apaçık bir kitapta kayıt altına almaktayız. 18/49, 58/6, 82/10...12
Şinasi Güneş
Şüphesiz ölülere biz hayat veririz ve takdim ettiklerini ve bıraktıkları eserleri yazarız [1]. Ve apaçık bir önderde [Kur'an'da] her şeyi sayıp kaydettik [2].
36:13. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendilerine elçiler gönderdiğimiz şu şehir halkının durumunu ibret verici bir misal olarak anlat onlara.
Şinasi Güneş
Onlara kentin arkadaşlarlarının örneğini vurgula. Oraya elçiler geldiğinde…
36:14. Ayet
Mustafa Çavdar
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik, fakat onların her ikisini de yalancılıkla suçladılar. Biz de üçüncüsü ile onları desteklemiştik, onlar da halka: – Biz, size Allah tarafından gönderilmiş elçileriz, demişlerdi. 22/42.44, 50/12...14
Şinasi Güneş
Onlara iki tane [elçi] gönderdiğimizde ikisini de yalancı saydılar. Bunun üzerine, biz de üçüncüyle üstün hale getirdik. Dediler ki: ''Şüphesiz biz size gönderilenleriz.''
36:15. Ayet
Mustafa Çavdar
Şehir halkı: – Siz de bizim gibi sadece birer beşersiniz, Rahman, hiçbir şey indirmiş olamaz. Siz sadece yalan söylüyorsunuz, demişlerdi. 14/10-11,
Şinasi Güneş
''Siz bizim gibi bir beşerin dışında bir şey değilsiniz, Rahman bir şey indirmedi, siz yalana sarılanların dışında bir şey değilsiniz'' dediler [1].
36:16. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçiler ise: – Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilen elçileriz, diye karşılık verdiler.
Şinasi Güneş
''Rabbimiz biliyor ki, kesinlikle biz size gönderilenleriz'' dediler.
36:17. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bizim görevimiz ilahi mesajı apaçık tebliğ/duyurmaktan başka bir şey değildir.
Şinasi Güneş
''Bize apaçık bir tebliğden başka bir şey düşmez [1].''
36:18. Ayet
Mustafa Çavdar
Şehir halkı: – Siz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi öldüresiye taşlarız böylece sizi çok kötü bir şekilde cezalandırırız.
Şinasi Güneş
''Sizinle uğursuzluğa uğradık, şayet son vermezseniz kesinlikle sizi taşa tutarız ve size bizden elim bir azap dokunur'' dediler.
36:19. Ayet
Mustafa Çavdar
Elçiler: – Uğursuzluğunuz size bağlıdır. Size öğüt verilmesini uğursuzluk mu sayıyorsunuz? Gerçekte siz haddi aşmış müsrif bir toplumsunuz, dediler.
Şinasi Güneş
''Uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size hatırlattık / hatırlatıcı bilgi verdik diye mi? Bilakis siz, ölçüsüz davranan bir halksınız'' dediler.
36:20. Ayet
Mustafa Çavdar
Derken şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve: Ey halkım gelin bu elçilere uyun, dedi.
Şinasi Güneş
Şehrin uzağından bir adam koşup gelerek: ''Ey halkım! Bu elçilere uyun'' dedi.
36:21. Ayet
Mustafa Çavdar
– Evet sizden hiçbir ücret istemeyen bu kimselere uyun, zira bunlar, doğru yoldalar. 25/56-57,
Şinasi Güneş
''Uyun o kimselere ki, sizden bir karşılık istemiyorlar ve onlar doğru yoldalar.''
36:22. Ayet
Mustafa Çavdar
– Hem bana ne oluyor ki ben, beni yaratana kulluk etmiyorum? Oysa siz de O’na döndürüleceksiniz.
Şinasi Güneş
''Bana ne oluyor ki, fıtratımı [yazılımımı, yaratılış yasalarımı] belirleyen ve O'na döndürüleceğinize kulluk etmeyeyim.''
36:23. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi ben Allah’tan başka bir takım ilahlar edineyim öyle mi? Şayet Rahman bana bir zarar vermeyi dilese, onların şefaatinin bana hiç bir yararı olmaz ve beni de kurtaramazlar. 19/81, 36/74-75
Şinasi Güneş
''O'nun yanı sıra ilahlar edinir miyim [1]? Rahman bana bir zarar dilerse, onların şefaati benden bir şey gidermez ve beni kurtaramazlar.''
36:24. Ayet
Mustafa Çavdar
– Bu durumda ben apaçık bir sapkınlık içinde olurum. 2/256-257, 39/12...15
Şinasi Güneş
''O zaman ben, kesinlikle açıkça bir sapıklığın içerisinde olurum.''
36:25. Ayet
Mustafa Çavdar
– Şimdi dinleyin beni! İşte ben sizin de Rabbiniz olan Allah’a iman ettim.
Şinasi Güneş
''Şüphesiz ben, Rabbinize inanıp güvendim, kulak verin!''
36:26. Ayet
Mustafa Çavdar
O zaman kendisine gir cennete, denildi. O da: -Ah keşke halkım bilseydi. 16/32, 41/30...32
Şinasi Güneş
''Cennete gir'' denildi. ''Keşke halkım bilseydi'' dedi…
36:27. Ayet
Mustafa Çavdar
– Rabbimin beni bağışladığını ve bana büyük ikramlarda bulunduğunu. 32/17, 39/73-74
Şinasi Güneş
''Rabbimin beni bağışladığını ve beni saygın konuma getirilenlerden kıldığını.''
36:28. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onun ardından kavminin üzerine gökten ordular indirmedik. Zaten bizim yasamızda gökten ordular indirmek de yoktur. 18/56...58,
Şinasi Güneş
Onun ardından halkının üzerine bir ordu indirmedik, indirecek olanlar da değildik.
36:29. Ayet
Mustafa Çavdar
Sadece korkunç bir çığlık. Bir de bakmışın hepsi helak olup gitmişler. 29/40, 69/5...8
Şinasi Güneş
Bir tek çığlığın dışında bir şey olmadı, o zaman sönüverdiler.
36:30. Ayet
Mustafa Çavdar
Yazıklar olsun şu kullara! Ne zaman kendilerine bir elçi geldiyse yaptıkları tek şey onu alaya almak olmuştur.
Şinasi Güneş
Yazık şu kullara ki, ne zaman bir elçi gelse, onunla alay etmenin dışında bir şey yapmadılar.
36:31. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onlar kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi ve onların artık geri gelemediklerini hiç düşünmüyorlar mı? 14/45, 30/9, 37/137-138
Şinasi Güneş
Kendilerinden önce nice kuşakları yıkıma uğrattık. Onların kendilerine dönmediklerine dikkat etmediler mi [21:95]?
36:32. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onların hepsi toplanıp hesap vermek üzere huzurumuza getirilecekler. 18/49, 50/19...35
Şinasi Güneş
Ve ancak onların hepsi, toplanıp huzurumuzda hazır bulundurulacaklar.
36:33. Ayet
Mustafa Çavdar
Şu ölü toprak da onlar için bir delildir. Biz, ona yağmur suyuyla hayat verdik ve ondan ekinler bitirdik nitekim ondan yiyip duruyorlar. 6/99, 7/57, 13/3-4
Şinasi Güneş
Ölü yeryüzü onlara bir ayettir. Ona hayat verir, ondan tane çıkarırız da ondan nasiplenirler.
36:34. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine orada, hurma ve üzüm bahçelerini biz yetiştirdik ve oralarda pınarları da biz akıttık. 27/60, 80/25...31
Şinasi Güneş
Orada hurma ve üzüm bahçeleri kıldık. Ve oradan pınarlardan fışkırttık.
36:35. Ayet
Mustafa Çavdar
Bunları kendileri yetiştirmedikleri halde o ürünlerden yesinler diye. Hâlâ bu nimetlerin hakkını verip şükretmeyecekler mi?
Şinasi Güneş
Onun ürünlerinden ve ellerinin yaptıklarından nasiplenmeleri için. Karşılığını vermezler mi [1]?
36:36. Ayet
Mustafa Çavdar
Yeryüzünde ki bütün bitkileri, insanın kendisini ve bilmedikleri daha nice varlıkları çiftler halinde yaratan Allah’ın şanı ne yücedir. Ve bütün noksanlıklardan münezzehtir.
Şinasi Güneş
Yeryüzünde bitenlerden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden hepsini çiftler olarak oluşturan, bütün noksanlıktan münezzehtir.
36:37. Ayet
Mustafa Çavdar
Gece de onlar için bir ayet/delildir. Gündüzün ışığını ondan çekip alırız da karanlıkta kalıverirler.
Şinasi Güneş
Gece onlara ayettir. Ondan gündüzü ayırırız da o zaman karanlıkta kalırlar.
36:38. Ayet
Mustafa Çavdar
Güneş de onlar için bir delildir. O, kendisi için belirlenen yörüngede akıp gider. Bu, gücü ve ilmi sınırsız olan Allah’ın koyduğu bir yasadır.
Şinasi Güneş
Ve güneş kendi karar yeri için akıp gider. Bu, üstün bilge olanın koyduğu ölçüdür.
36:39. Ayet
Mustafa Çavdar
Ay da onlar için bir delildir. Biz ona belli uğraklar belirledik ki en son konakta ince kuru bir hurma dalı haline gelir.
Şinasi Güneş
Ayın menzillerinin ölçüsünü de belirledik. Ta ki, o, sanki kuru bir hurma dalına döner.
36:40. Ayet
Mustafa Çavdar
Ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzün önüne geçebilir. Zira bunların hepsi kendi yörüngelerinde akıp gitmekteler.
Şinasi Güneş
Güneş, ay'a ulaşıp çatamaz ve gece, gündüzün önüne geçemez. Hepsi bir yörüngede yüzerler [21:33][1].
36:41. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların atalarını dolu bir gemide taşımamız da onlar için bir delildir. 11/24...58
Şinasi Güneş
Dolu gemide soylarını taşımamız onlara bir ayettir.
36:42. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz onların binecekleri geminin benzeri daha nice vasıtalar yaratmamız da onlar için bir delildir. 7/10, 43/13-14
Şinasi Güneş
Onlara bindiklerinin benzerlerinden oluşturduk.
36:43. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer biz istersek onları suda boğarız. Hiç kimse onların imdadına yetişemez ve kendi kendilerini de kurtaramazlar. 6/63-64,
Şinasi Güneş
Ve eğer gerekli görürsek onları boğarız da ne feryatlarına yetişebilir, ne de onları kurtarabilirler.
36:44. Ayet
Mustafa Çavdar
Yapmıyorsak bu ancak bizim şefkat ve merhametimizden ve onlara, dünya nimetlerinden yararlanmaları için belli bir süreye kadar mühlet vermemizdendir.
Şinasi Güneş
Ancak bizden bir rahmet ve belli bir zaman yararlanma dışında.
36:45. Ayet
Mustafa Çavdar
Onlara: – Dünyada ve ahirette sizi azaba götürecek şeylerden sakının ki ilahi merhamete nail olasınız, denildiğinde. 16/32, 21/101-102, 39/73-74
Şinasi Güneş
Onlara: "Geçmişte yaptıklarınız ve gelecekte başınıza gelecekler hakkında vahyin sınırlarına uyup korunun ki size merhamet edilsin" dendiğinde…[1]
36:46. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve onlara Rablerinin bunu hatırlatan ayetlerinden bir ayet geldiğinde tek yaptıkları yüz çevirmek olmuştur. 39/71, 67/6...12
Şinasi Güneş
Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, onlar sadece ondan duyarsız oldular / umursamadılar.
36:47. Ayet
Mustafa Çavdar
Yine onlara: – Allah’ın size verdiği nimetlerden açları ve muhtaçları doyurun denildiğinde, bu nankör kâfirler iman edenlere derler ki:
Şinasi Güneş
Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdıklarından infak edin" dendiğinde, o gerçekleri örtenler [2:254] inanıp güvenenlere: "Allah gerekli görürse doyurabileceğini biz mi doyuralım? Siz ancak açıkça bir sapıklığın içindesiniz" dediler [1].
36:48. Ayet
Mustafa Çavdar
Bir de; “Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdit edip durduğunuz şu azap ne zaman gelecek?” derler. 6/57-58, 18/55...59,
Şinasi Güneş
Ve: "Şayet doğru söyleyenlerden iseniz, o vaat ne zamandır?" diyorlar [21:38, 67:25].
36:49. Ayet
Mustafa Çavdar
Onların beklediği tek şey, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini yakalayıverecek sadece korkunç bir çığlık. 7/187.
Şinasi Güneş
Onlar hasımlık ederlerken, onları tutan tek bir çığlığın dışında bir şey gözlemiyorlar [38:15].
36:50. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte o zaman onlar birbirlerine ne bir vasiyette bulunabilecekler ne de ailelerine geri dönebilecekler.
Şinasi Güneş
Vasiyette bulunmaya güçleri yetmez ve yakınlarına da dönemezler.
36:51. Ayet
Mustafa Çavdar
İkinci sur’a üflenince, bir de bakarlar ki kalkıp, Rablerinin huzuruna doğru koşmaktalar. 39/68...74, 50/19...35. 69/13.37
Şinasi Güneş
Ve sura üflendi. O zaman onlar, mezarlarından Rablerine doğru akın ederler.
36:52. Ayet
Mustafa Çavdar
– İşte o zaman “Eyvahlar olsun bize, kim kaldırdı bizi kabirlerimizden?” Onlara şöyle karşılık verilecek “İşte bu Rahman’ın vaat ettiği şeydir!” Zaten elçiler hep doğruyu söylemişlerdi. 11/7, 34/7-8
Şinasi Güneş
"Eyvah bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim harekete geçirdi? Bu Rahman'ın vaat ettiğidir. Ve elçiler doğru söylemiş." derler [1].
36:53. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bütün bunlar yalnızca korkunç bir çığlıktan ibaret. Bir de bakmışsın hepsi huzurumuzda toplanıvermişler. 34/31, 50/19...35,
Şinasi Güneş
Tek bir çığlığın dışında bir şey değil. O zaman hepsi huzurumuzda hazır bulundurulurlar.
36:54. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve o gün, hiç kimse hiçbir şekilde haksızlığa uğramayacak ve siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz. 3/185, 27/89-90, 77/41...44
Şinasi Güneş
Bugün nefis / benlik hiçbir şekilde yanlışa uğramaz. Ve yaptıklarının dışında şeylerle de karşılık verilmez [40:17].
36:55. Ayet
Mustafa Çavdar
Cennet halkı o gün zevki safa içinde olacaklar.
Şinasi Güneş
Şüphesiz bugün cennet arkadaşları, keyifli meşguliyetler içerisindedir.
36:56. Ayet
Mustafa Çavdar
Kendileri de eşleri de gölgelikler altında tahtlara kurulmuş olacaklar. 37/40...61,
Şinasi Güneş
Onlar ve onlara eşlik edenler, gölgeler içinde, koltukların üzerinde yaslanmışlardır.
36:57. Ayet
Mustafa Çavdar
Orada, onlar için meyvenin her çeşidi olacak. Hâsılı canlarının istediği her şeyi bulacaklar. 43/67...73,
Şinasi Güneş
Onlara orada meyveler ve çağırdıkları / istek duydukları ne varsa vardır.
36:58. Ayet
Mustafa Çavdar
Merhameti sınırsız Rablerin’den esenlik ve selam sözü vardır. 19/85, 54/54-55
Şinasi Güneş
Merhametli Rabb'den söz: "Esenlik" tir [1].
36:59. Ayet
Mustafa Çavdar
Ve siz ey suçlular siz şöyle bir ayrılın bakalım! 40/47.50, 43/74...51 60-61. Evet siz ey Âdemoğulları! Size, şeytana kulluk etmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Sadece bana kulluk edin, işte dosdoğru yol budur, diye uyarmamış mıydım? 14/21-22, 34/20-21, 7/11.23,35/5
Şinasi Güneş
"Ey suçta ileri gidenler, bugün siz ayrılın!"
36:60. Ayet
Şinasi Güneş
36:60-61: "Ey ademoğulları! Size: ''Şeytana kulluk etmeyin, şüphesiz o size açıkça bir düşmandır. Ve bana kulluk edin, dosdoğru yol budur?" diye taahhüt etmedim mi?
36:61. Ayet
Şinasi Güneş
36:60-61: "Ey ademoğulları! Size: ''Şeytana kulluk etmeyin, şüphesiz o size açıkça bir düşmandır. Ve bana kulluk edin, dosdoğru yol budur?" diye taahhüt etmedim mi?
36:62. Ayet
Mustafa Çavdar
Şeytan sizden nesiller boyu birçoğunu saptırmıştı bunu bilip aklınızı başınıza almanız gerekmiyor muydu? 2/168-169, 4/119-120,
Şinasi Güneş
Şüphesiz sizden bir çok nesli saptırdı. Akıl etmiyor muydunuz?
36:63. Ayet
Mustafa Çavdar
İşte bu size vaat edilen cehennem karşınızda! 39/71, 51/5-6
Şinasi Güneş
Size vaat edilen cehennem budur.
36:64. Ayet
Mustafa Çavdar
Gerçeklere karşı körlük etmenizin bir sonucu olarak şimdi girin oraya! 18/100...105,
Şinasi Güneş
Gerçekleri örtmenizden dolayı bugün oraya yaslanın!"
36:65. Ayet
Mustafa Çavdar
O gün, onların ağızlarını mühürleyeceğiz, bizimle elleri konuşacak. Ayakları da yaptıklarına şahitlik edecek. 24/24, 41/20-22
Şinasi Güneş
Kazanmış olduklarından dolayı, bugün ağızlarının üzerini mühürleriz, bize elleri konuşur ve ayakları şahitlik eder [1].
36:66. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer biz dileseydik, gözlerini büsbütün kör ederdik de yol bulmak için şaşkın şaşkın koşuştururlardı. 6/35, 10/43, 27/80-81
Şinasi Güneş
Eğer gerekli görseydik, gözlerinin üzerini silerdik de o zaman doğru yolu bulmak için yarışırlardı. Nasıl doğruyu görebilirler ki [1]?
36:67. Ayet
Mustafa Çavdar
Eğer biz dileseydik, onları oldukları durumdan tersyüz eder taşa döndürürdük de ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yeterdi.
Şinasi Güneş
Eğer gerekli görseydik, onları mekanlarının üzerinde sabit hale dönüştürürdük de, ne ileri gitmeye, ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi [1].
36:68. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz kime uzun ömür verirsek onun güç ve kuvvetini alarak yaratılışını tersine döndürürüz. Hala akıllarını kullanmayacaklar mı?
Şinasi Güneş
Kimin ömrünü uzatırsak, oluşturuluşunu tersine çeviririz. Akıl etmiyorlar mı [1]?
36:69. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz sana şiir öğretmedik, şairlik senin yapacağın iş değildir. Sana gelen vahiy sadece bir öğüt ve şeref kaynağı ve gerçekleri açıklayan Kuran’dır.
Şinasi Güneş
Biz ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. O, hatırlatıcı bir bilgi ve apaçık bir hitabın dışında bir şey değildir [1].
36:70. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu Kuran ile diri olanlar uyarılsın ve gerçekleri örtbas eden kâfirlere de azabın hak olduğu bildirilsin. 6/19, 27/80-81, 30/52-53
Şinasi Güneş
Diri olanları uyarmak [1] ve gerçekleri örtenlerin üzerine sözün gerçekleşmesi içindir.
36:71. Ayet
Mustafa Çavdar
Şimdi onlar sahip oldukları hayvanları kudretimizin bir eseri olarak kendileri için yarattığımızı görmüyorlar mı? 6/142-144,
Şinasi Güneş
Kudretimizle yaptığımız, onlara oluşturduğumuz ve ona sahip oldukları, etinden ve sütünden yararlanılan hayvanlara dikkat etmiyorlar mı?
36:72. Ayet
Mustafa Çavdar
Biz o hayvanları onlar için evcilleştirdik. Bir kısmına biniyorlar bir kısmının da etinden yiyorlar. 16/8-66-80,
Şinasi Güneş
Ve onu onlara alçalttık. Böylece ondan biniyorlar ve ondan nasipleniyorlar.
36:73. Ayet
Mustafa Çavdar
Bu hayvanlarda, onlar için daha birçok faydalar var, özellikle süt ürünlerinden yararlanıyorlar. Hala bu nimetlerin hakkını verip şükretmeyecekler mi?
Şinasi Güneş
Ve onlara ondan içecekler ve menfaatler vardır. Karşılığını vermiyorlar mı?
36:74. Ayet
Mustafa Çavdar
Buna rağmen onlar, Allah’tan başka kendilerinden yardım umdukları bir takım ilahlar edindiler. 19/81, 39/3, 40/47...50
Şinasi Güneş
Kendilerine yardım edilsin diye Allah'ın yanı sıra ilahlar edindiler [37:25].
36:75. Ayet
Mustafa Çavdar
Oysa onların bunlara yardım etmeye asla güçleri yetmez tam aksine kendileri, onları korumak için hazır kıta asker olurlar. 6/71, 10/18, 46/4...6
Şinasi Güneş
Onlara yardıma güçleri yetmez de, onlar, onlara hazır kıta askerdirler [1].
36:76. Ayet
Mustafa Çavdar
Sakın onların ileri geri konuşmaları seni üzmesin. Zira biz onların gizli saklı tuttuklarını da açığa vurduklarını da çok iyi biliyoruz.
Şinasi Güneş
Onların sözleri seni hüzünlendirmesin. Şüphesiz biz, onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını da biliriz.
36:77. Ayet
Mustafa Çavdar
Peki bu insan kendisini bir damla sudan/spermden yarattığımızı hiç düşünmez mi ki kalkmış şimdi bize apaçık bir düşman kesiliyor. 16/4, 22/5, 23/12...14
Şinasi Güneş
O insan açıkça bir hasım kesildiğinde, onu bir nutfeden [az bir sıvıdan, meninin az bir parçasından] oluşturduğumuza dikkat etmedi mi?
36:78. Ayet
Mustafa Çavdar
Evet kendisinin nasıl yaratıldığını unutmuş, tutmuş bize bir de misal veriyor ve: – Bu un ufak olmuş kemikleri kim diriltecek? Diyor. 17/98, 2378...90
Şinasi Güneş
Oluşturuluşunu unutuyor da: "O çürümüş kemikleri kim diriltir?" diyerek bize örnek vurguluyor [16:74].
36:79. Ayet
Şinasi Güneş
De ki! "İlk kez kim inşa ettiyse, onu diriltir. O, her türlü oluşturmayı bilir [53:47]."
36:80. Ayet
Şinasi Güneş
O ki, size yeşil ağaçtan ateş kıldı da siz ondan yakıyorsunuz.
36:81. Ayet
Şinasi Güneş
Gökleri ve yeryüzünü oluşturan, onların benzerini oluşturmaya ölçü koyamaz mı? Elbette. O, oluşturuluşları, bilendir [15:86].
36:82. Ayet
Şinasi Güneş
Şüphesiz bir şey dilediği zaman emri ancak ona "Ol" demesidir, o hemen olmaya başlar [16:40].
36:83. Ayet
Şinasi Güneş
Her şeyin egemenliği elinde olan [23:88-89] ve kendisine döndürüleceğiniz, bütün noksanlıklardan münezzehtir.