1 O vuku bulacak olan vuku bulduğu zaman [69:15],
2 Onun vuku bulmasını yalanlayan yoktur [1].
3 Alçaltıcıdır, yükselticidir [1].
4 Yeryüzü bir sarsılışla sarsıldığında [79:6-7, 99:1],
5 Dağlar bir ufalanışla ufalanır.
6 Böylece yayılmış toz olur [20:105-107].
7 Ve siz üç çift sınıf olursunuz [35:32, 81:7].
8 Ashabul meymene. Nedir Ashabul meymene [1]?
9 Ashabul meş'eme. Nedir Ashabul meş'eme [1]?
10 Öne geçenler de öne geçenler [1].
11 Onlar yaklaştırılanlardır [1].
12 Naim [bol nimetler bulunan] bahçelerindedirler.
13 Birçoğu öncekilerdendir.
14 Birazı sonrakilerdendir [1].
15 Mücevherlerle işlenmiş koltuklar üzerinde.
16 Üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
17 Etraflarında yaşı sabit çocuklar dolaşır [1].
18 Kaynağından doldurulmuş ibriklerle testiler.
19 Ondan dolayı başları ağrımaz ve akıllarını gidermez.
20 Beğendiklerinden meyveler.
21 Canlarının çektiği kuş eti [1].
22 İri gözlüler [1].
23 Saklı inci gibi [1].
24 Yapmış olduklarına karşılık olarak [1].
25 Orada, zarar veren boş söz işitmezler [52:23].
26 Yalnız esenlik, esenlik dilenir [19:62].
27 Sağın arkadaşları. Nedir sağın arkadaşları [1]?
28 Dikensiz kirazlar içinde,
29 Sıra sıra muz ağaçları,
30 Uzun gölge-ler,
31 Dökülen su,
32 Birçok meyve-ler,
33 Men edilmeyen ve kesilmeyen [yasaklanmayan ve tükenmeyen].
34 Yükseltilmiş döşek-ler.
35 Şüphesiz biz onları [o nimetleri], bir inşa edişle inşa ettik.
36 Onları dokunulmamışlar kıldık [1].
37 Bir ayarda, albenili [1].
38 Sağın arkadaşları için [1].
39 Birçoğu öncekilerdendir.
40 Birçoğu da sonrakilerden.
41 Ve solun arkadaşları. Nedir solun arkadaşları?
42 İçe işleyenin ve sıcağın içinde [1].
43 Ve kavuran bir gölge.
44 Serin olmayan, rahat vermeyen.
45 Şüphesiz onlar, bundan önce refaha kavuşturulmuş, varlık içerisinde şımarmış kimselerdi [1].
46 Ve onlar, dehşet bir şekilde ortak koşmakta ısrar ediyorlardı [1].
47 Ve onlar: "Biz öldüğümüzde ve toprak ve kemik iken, kesinlikle harekete geçiriliriz öyle mi?" diyorlardı.
48 "Önceki atalarımız da mı?"
49 De ki! "Şüphesiz öncekiler de ve sonrakiler de!"
50 Bilinen günün belirlenmiş vaktinde kesinlikle toplanırlar [17:49-50].
51 Sonra, şüphesiz siz, ey sapıtmış yalana sarılanlar!
52 Kesinlikle zakkum ağacından nasiplenirsiniz.
53 Karnınızı ondan doldurursunuz.
54 Onun üzerine sıcak sudan içersiniz.
55 Susuz develerin içişiyle içersiniz.
56 Bu, din günü onların ikramıdır.
57 Sizi biz oluşturduk. Tasdik etmeniz gerekmiyor mu?
58 Akıttığınız şeye dikkat ettiniz mi?
59 Onu siz mi oluşturuyorsunuz, yoksa oluşturan biz miyiz?
60 Aranızda ölümün ölçüsünü biz koyduk. Ve kimse de önümüze geçemez,
61 Sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve bilmediğiniz şekilde sizi inşa etmemiz konusunda.
62 Şüphesiz önceki inşa edişi bildiniz. Bu bilgiyi devamlı olarak kullanmanız gerekmiyor mu?
63 Ektiğiniz şeye dikkat ettiniz mi?
64 Onu siz mi yetiştiriyorsunuz yoksa yetiştiren biz miyiz [1]?
65 Şayet gerekli görseydik, onu kuru çöp kılardık da şaşırıp kalırdınız.
66 "Şüphesiz biz ağır bir yük altına girdik."
67 "Bilakis biz mahrum bırakıldık." [derdiniz: 68:27].
68 İçtiğiniz suya dikkat ettiniz mi?
69 Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indiren biz miyiz?
70 Şayet gerekli görseydik, onu acı kılardık. Karşılığını vermeniz gerekmiyor mu?
71 Tutuşturduğunuz ateşe [oksijene] dikkat ettiniz mi?
72 Onun ağacını siz mi inşa ettiniz yoksa inşa eden biz miyiz?
73 Biz onu [oksijeni], kullananlar için bir bilgilenme ve yararlanma aracı kıldık.
74 Muazzam olan Rabbinin adına hareket et ve görevlerini yap.
75 Sandığınız gibi değil! Vahyin parça parça iniş yerlerini / zamanlarını kanıt gösteriyorum ki,
76 Şüphesiz o, şayet bilirseniz muazzam bir kanıt göstermektir.
77 Şüphesiz o, saygın hitaptır [1].
78 Korunmuş bir kitaptadır 85:22.
79 Ona, tertemiz olanlardan başkası temas edemez [1].
80 Alemlerin Rabbinden indirilmedir.
81 Şimdi siz bu hadisi mi hafife alıyorsunuz?
82 Gerçekten rızkınızı yalanlayarak kılıyorsunuz [1].
83 Peki, ya boğaza dayandığında [1]?
84 O zaman siz gözlemlersiniz.
85 Biz ona sizden daha yakınız lakin, siz fark edemezsiniz.
86 Şayet siz hesaba çekilenlerden değilseniz,
87 Onu döndürün bakalım doğru sözlüyseniz [1]!
88 Ancak, şayet yakınlaştırılanlardan ise [1],
89 Rahatlık, güzel koku ve nimetleri bol bir bahçe.
90 Ancak, şayet sağın arkadaşlarından [1] ise,
91 Sağın arkadaşlarından isen, sana esenlik.
92 Ancak, şayet sapıtmış yalana sarılanlardan ise,
93 Onun ziyafeti sıcaktandır.
94 Ve kat kat ateşe yaslanmaktır.
95 Şüphesiz işte budur, kesinlikle o¹ kesin gerçektir.
96 Muazzam olan Rabbinin adına hareket et ve görevlerini yap.