1 Gerçekleşmesi kesin olan gelip çatınca. 22/1-2,
2 Artık onun gerçekliğini yalanlayacak kimse kalmayacak. 36/51-52
3 O, kimini alçaltacak kimini yükseltecek.
4 Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında. 22/1...6, 99/1…8
5 Dağlar paramparça olup.
6 Toz duman haline geldiğinde.
7 İşte o zaman siz de üç gruba ayrılmış olacaksınız.
8 Amel defteri sağdan verilenler. Ama ne büyük bir bahtiyarlık! 56/27, 69/19-20,
9 Amel defteri soldan verilenler. Ama ne felaket bir bedbahtlık!
10 Bir de iman ve hayırda başı çeken öncüler! 23/61, 25/74-75,
11 İşte bunlar, Allah’a en yakın olanlardır. 54/54-55
12 Onlar nimetlerle dolu cennetlerde olacaklar. 69/21-22
13 Cennettekilerin çoğu önceki gruptan.
14 Birazı ise sonraki öncü gruptan olacak.
15 Onlar mücevherlerle süslenmiş tahtlar üzerine. 39-73-74
16 Yaslanmış olarak karşı karşıya oturacaklar. 36/55...60 17-18. Doldurulmuş sürahiler ve kâseler ile ölümsüz gençler onların etrafında pervane olacaklar. 52/24, 76/6...22
19 İçtiklerinden ne başları ağrıyacak ne de akıllarını yitirecekler. 37/46-47
20 Beğendikleri her türden meyveler. 43/67...73
21 Canlarının çektiği kuş etleri.
22 Kusursuz bakışlı güzel eşler.
23 Sedefteki inci gibi.
24 Önceden yaptıklarının bir ödülü olarak. 56/10-13
25 Orada ne kötü bir söz işitecekler ne de günaha sokan bir söz.
26 İşittikleri yalnızca selam, hep selam. 36/55...60,
27 Amel defteri sağdan verilenler. Ne büyük bir bahtiyarlık! 56/8, 69/19-20,
28 Onlar dalbastı kiraz ağaçları...
29 Salkım salkım muz ağaçları altında. 43/67...73
30 Genişçe yayılmış koyu bir gölgede...
31 Şırıl şırıl akan suların başlarında oturacaklar. 55/46...66 32-33. Bitip tükenmeyen ve yasaklanmamış bin bir çeşit meyveden yiyecekler. 77/41...44
34 Ve onlar için ayrıca nadide eşler vardır.
35 Biz, onları yeniden bambaşka özelliklerde yaratacağız.
36 Onların hepsi el değmemiş.
37 Eşlerine düşkün denk ve uyumlular.
38 Bütün bunlar amel defteri sağdan verilenler için. 56/8-27, 69/19-20,
39 Onların bir kısmı önceki gruptan. 56/10-13
40 Bir kısmı da sonraki öncü gruptan olacaktır.
41 Amel defteri soldan verilenler. Ne felakettir onların sonu!
42 Onlar orada kavurucu bir ateş ve kaynar su içinde. 44/43...50
45 Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarıp azmışlardı. 6/44, 28/76-77
46 O büyük günah üzerinde ısrar etmiştiler. 17/49...52
47 “Ya biz ölüp, toprağa karışıp çürümüş bir kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” diyorlardı. 23/78...90
48 Üstelik ölmüş gitmiş atalarımız da, öyle mi?
49 De ki: – Hiç şüpheniz olmasın ki öncekiler de sonrakiler de diriltilecek. 23/35...37
50 Ve hepsi belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya toplanacaklar.
51 Sonra siz ey sapkın yalancılar! 77/1...50
52 Elbette siz de yiyeceksiniz o zakkum ağacından! 44/43...50
53 Karınlarınızı onunla doyuracak. 14/16-17
54 Üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.
55 Hem de susuzluktan kavrulmuş develer gibi ona saldıracaksınız!
56 İşte budur hesap günü onlara verilecek ziyafet! 56/92-93
57 Sizi biz yarattık hala bu gerçeği tasdik etmeyecek misiniz? 67/23.28
58 Yumurta ve spermi/hayat tohumunu hiç düşünmüyor musunuz? 36/77...79
59 Onu yaratıp insan haline getiren siz misiniz yoksa biz miyiz? 76/1...4 60-61. Aranızdaki ölüm yasasını koyan biziz! Biz sizi yok edip yerinize size benzer başkalarını getirmeyi veya sizi bilemeyeceğiniz şekil ve vasıfta yeniden yaratmayı dileyecek olsak bize hiç kimse engel olamaz.
62 – Siz, ilk olarak nasıl yaratıldığınızı pekâlâ biliyorsunuz, öyleyse tekrar yaratmaya muktedir olduğumuzu niçin düşünmüyorsunuz? 22/5-6
63 – Toprağa ektiğiniz tohumu hiç düşündünüz mü? 36/33.36
64 – Onları büyütüp yeşerten siz misiniz; yoksa biz miyiz?
65 – Biz dileseydik onu çerçöp haline getirirdik, o zaman da siz şaşkınlık ve çaresizlik içinde: 57/20 66-67. -Eyvah mahvolduk borca battık, varımızı yoğumuzu kaybettik, diye sızlanırdınız. 68/17...34
66 Bu iki cennette de fışkıran iki pınar vardır.
67 O halde Rabbinizin onca nimetinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
68 – Bir de içtiğiniz suya bakın.
69 Onu bulutlardan indiren siz misiniz yoksa biz miyiz? 2/164, 30/48...50
70 Biz isteseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?
71 – Şu yaktığınız ateşe ne dersiniz?
72 – Onun odununu yaratan siz misiniz; yoksa biz miyiz?
73 Biz, ateşi cehennem azabını hatırlatma vesilesi odununu da ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma aracı kıldık.
74 Öyleyse sen azamet sahibi Rabbinin adını tespih et!
75 İşte ben bu Kuran’ın ayet ayet indirilişine yemin ediyorum! 41/52-53
76 Eğer anlayabiliyorsanız bu çok büyük bir yemindir.
77 Şüphesiz bu kelâm çok değerli yüce bir Kuran’dır. 73/4-5
78 O korunmuş bir kitaptadır. 37/1...10
79 Ona temiz yaratılmış olan (meleklerden) başkası dokunamaz.
80 O, âlemlerin Rabbi katından indirilmedir. 2/97...99,
81 Şimdi siz, bu hadise leke sürmeye mi kalkıyorsunuz?
82 Bu nimetten nasibiniz ona karşı yalana sarılmaktan ibaret mi olacak?
83 Peki can boğaza gelince ne olacak?
84 Siz o zaman çaresizce bakakalır hiçbir şey yapamazsınız. 6/97, 8/50-51
85 Artık biz, ona sizden daha yakınız. Ama siz göremezsiniz.
86 Mademki yargılanmayacağınızı iddia ediyorsunuz.
87 Eğer iddianızda doğruysanız haydi o canı geri getirin de görelim! 6/60-61
88 Eğer ölen kişi Allah’a yakın olan gözde kimselerden ise. 54/54-55
89 Onu güzel rızık ve nimetlerle dolu cennetler beklemektedir. 9/20...22
90 Eğer amel defteri sağdan verilecek kimselerden ise. 56/8, 69/19-20,
91 Amel defteri sağdan verilen diğer kişiler tarafında ona; “Selâm olsun sana ey bahtiyar kişi” denilecek. 36/55...60,
92 Ve eğer Kuran’a karşı yalana sarılan sapkınlardan ise. 36/13...27
93 Onu bekleyen kaynar sudan bir ziyafet! 14/16-17,
94 Ve cehenneme atılmaktır.