1 Şüphesiz, eşi hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayet eden kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, ikinizin konuşmasını işitir. Allah, işitendir, hakkıyla görendir [1].
2 Sizden, kadınlarına zihar [1][33:4] yapanlar! Onlar, onların anneleri değildir. Onların anneleri, ancak onları doğuranlardır. Onlar, sözün herkesçe kabul edilen ortak kötüsünü ve asılsız olanını söylüyorlar. Allah, kesinlikle affedendir, bağışlayandır.
3 Sizden, kadınlarına zihar yapıp, sonra söyledikleri şeyden dönenler için, birbirlerine temastan önce, bir boyunduruk altında olanı özgürleştirmesi vardır. İşte siz, onunla öğütleniyorsunuz. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.
4 Bunu bulamayan kimseye, birbirlerine temas etmeden önce, birbirini takip eden iki ayda siyam vardır. Buna gücü yetmeyenlere, altmış ihtiyaç sahibini doyurmak vardır. İşte bu, Allah'a ve elçisine inanıp güvenmeniz içindir. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Gerçekleri örtenler için can yakıcı bir azap vardır.
5 Apaçık kanıtlı ayetler indirdiğimiz halde, Allah ve elçisine sınır çizenler, onlardan öncekilerin tepelendikleri gibi tepelenirler [58:20]. Gerçekleri örtenler için, küçük düşüren bir azap vardır.
6 Allah'ın, hepsini harekete geçirdiği gün [58:18], yaptıklarını onlara haber verir. Allah, sayıp kaydetmiş [1], onlar ise, unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
7 Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan şeyleri bildiğine dikkat etmedin mi? Hiçbir gizli görüşme yoktur ki, üç kişinin olduğu yerde dördüncüleri O olmasın. Beş kişinin olduğu yerde, altıncıları O olmasın. Bundan daha az veya daha çok, nerede olsalar, O'nun onlarla beraber olmadığı bir yer yoktur [10:61, 57:4]. Sonra, kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verir. Allah, her şey hakkında bilgi sahibidir.
8 Gizli görüşmelerinden [kulis faaliyetlerinden] engellendikleri halde, ondan engellendikleri şeye dönüp; zarara neden olmak, düşmanlık ve elçiye isyan konusunda gizlice görüşenlere dikkat etmedin mi [9:78-79, 63:4]? Sana geldiklerinde, Allah'ın sana iyi dilekte bulunmadığı şekilde iyi dilekte bulunuyorlar [1]. Ve kendileri hakkında: ''Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bizi azaba uğratsa ya.'' diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya yaslanacaklar. Ne sıkıntılı bir varış yeridir.
9 Ey inanıp güvenenler! Gizli görüşme yaptığınızda, zarara neden olmak, düşmanlık ve elçiye isyan konusunda gizli görüşmeler yapmayın. Erdemlilik ve vahyin sınırlarına uymak konusunda gizli görüşmeler yapın [4:114, 5:2]. O'nda toplanacağınız Allah'ın sınırlarına uyup korunun.
10 O gizli görüşmeler [58:8], inanıp güvenenleri üzmek için, ancak o şeytandandır. Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesi dışında, hiçbir şekilde zararları olamaz. İnanıp güvenenler, Allah'a güvenip dayansınlar.
11 Ey inanıp güvenenler! Size, ''Meclislerde yer açın'' dendiğinde, yer açın ki, Allah da size yer açsın [ferahlık versin][1]. [Görüştüğünüz şeyleri] Somutlaştırın dendiğinde, somutlaştırın [2]. Allah, sizden inanıp güvenenlerin ve kendisine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır.
12 Ey inanıp güvenenler! Elçiye gizli görüşme [kulis] yaptığınızda, yaptığınız gizli görüşmenin içeriğinin doğruluğunu takdim edin. İşte bu, sizin için hayırlı ve daha temiz, daha yararlı olandır. Eğer bulamazsanız [doğrulayamazsanız], Allah, bağışlayandır, merhamet edendir [1].
13 Gizli görüşmelerinizin içeriğinin doğruluklarını takdim etme gerekliliğinden çekindiniz mi? Bunu yapamadığınızda Allah size merhametiyle yönelmiştir. Öyleyse, salatı ikame edin, arınmanın bedelini yerine getirin [1], Allah'a ve elçisine itaat edin. Allah, yaptığınız şeyler hakkında haberdar olandır [2].
14 Allah'ın kendilerinden hoşnut olmadığı bir halkı, yakın, yol gösterici, müttefik edinenlere dikkat etmedin mi [59:11]? Onlar, sizden de, onlardan da değildir [4:143]. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar [9:56].
15 Allah, onlara şiddetli bir azap hazırladı. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür.
16 Antlaşmalarını kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular [63:2]. Onlara, küçük düşüren bir azap vardır.
17 Onların malları ve evlatları, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi asla onlardan gideremez. Onlar, ateşin arkadaşlarıdır. Onlar, orada kalıcıdırlar [1].
18 Allah'ın, hepsini harekete geçirdiği gün [58:6], size yemin ettikleri gibi [yalan söyleyerek: 9:56, 58:14], O'na yemin ederler. Kendilerini bir şey üzerinde hesap ediyorlar. İyi bilin ki onlar, yalancıların ta kendileridir [63:1].
19 O şeytan, onların etrafını sarmış ve onlara Allah'ın mesajlarını akılda tutup yeri geldiğinde yerine getirmeyi unutturmuştur [25:29, 43:36]. İşte onlar, o şeytanın taraftarıdırlar. İyi bilin ki, o şeytanın taraftarı olanlar [35:6], kaybedenlerin ta kendileridir [4:119].
20 Allah'a ve elçisine sınır çizenler, işte onlar, küçük düşürülenlerin içerisindedirler [58:5].
21 Allah yasalaştırdı: ''Ben ve elçilerim kesinlikle galip geliriz [1].'' Allah kuvvetlidir, üstündür.
22 Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen bir halkta, Allah'a ve elçisine sınır çizen bir kimseye karşı; babaları, oğulları, kardeşleri ve aşiretleri de olsalar, içten bir sevgi duyanları bulamazsın [9:23, 60:1]. İşte onlar, Allah'ın kalplerine imanı yazdıkları [49:7] ve O'ndan bir ruhla [1] güçlendirdikleridir [2]. Onları, orada kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçelere sokar. Allah, onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan [3]. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar, başarıya ulaşacak olanların ta kendileridir [5:56].