1 Ayrı ayrı ileten kimdir?
2 Ve apaçık kitap.
3 Şüphesiz biz, onu bereketli bir gecede indirdik [1]. Şüphesiz biz uyaranlardandık.
4 Adaleti sağlayan, bozgunculuğu engelleyen her emir / iş orada ayırt edilir.
5 Katımızdan bir iş olarak. Şüphesiz biz gönderenlerdik [1].
6 Rabbinden bir rahmet olarak [1]. Şüphesiz O işiten bilgedir.
7 Eğer kesin olarak inanıyorsanız, göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerinin Rabbidir.
8 O'nun dışında bir ilah yoktur. Öldürür ve diriltir. Sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbidir.
9 Bilakis onlar, yetersiz bilgi içerisinde oynayıp duruyorlar.
10 Artık, göğün açıkça duman / kıtlık getireceği günü gözetle.
11 İnsanları sarar. Bu, can yakıcı bir azaptır [46:24].
12 ''Rabbimiz, bizden azabı kaldır. Şüphesiz biz, inanıp güvenenleriz.''
13 Nerede onlarda bilgilerini kullanıp aklını başına almak? Şüphesiz onlara, apaçık bir elçi gelmişti.
14 Sonra ondan yüz çevirdiler / dikkate almadılar ve ''Öğretilmiş gizli güçlerin etkisinde olan biri [1].'' dediler.
15 Şüphesiz biz, azabı biraz kaldırırız da, siz dönenlersiniz [1].
16 En büyük yakalayışla yakaladığımız gün, şüphesiz biz, suçluları, suçlarının tam karşılığıyla cezalandıranlarız.
17 Şüphesiz onlardan önce de Firavun halkını fitnelemiştik [ateşe atmıştık, sıkıntıya sokmuştuk]. Onlara saygın bir elçi gelmişti.
18 ''Allah'ın kullarını bana iade edin'' diye [1]. ''Şüphesiz ben güvenilir bir elçiyim.''
19 ''Allah'a üstünlük taslamayın diye. Şüphesiz ben, size apaçık bir yetkiyle geldim.''¹
20 ''Şüphesiz ben, atıp tutmanızdan [1], Rabbim ve Rabbinize sığındım.''
21 Eğer bana inanıp güvenmiyorsanız uzaklaşın [beni rahat bırakın].
22 Rabbine: ''Gerçekten bunlar suçta ileri gidenler halkıdır.'' diye dua etti.
23 Kullarımı bir gece yürüt. Şüphesiz siz, takip edileceksiniz [1].
24 Bol suyu sakince terk et. Şüphesiz onlar, boğulmuş bir ordudur.
25 Nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.
26 Zirai ürünler ve saygın makamları.
27 Ve orada sefa sürdükleri nimetleri.
28 İşte böylece oraya başka bir halkı varis kıldık [28:5].
29 Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlar gözetilenler de olmadı [1].
30 Şüphesiz İsrailoğulları'nı küçük düşürücü azaptan kurtardık.
31 Firavun'dan. Şüphesiz o, ölçüsüz davrananlardan, üstünlük taslayan biriydi [10:83].
32 Şüphesiz onları, bir ilim üzere alemler üzerinde hayırlı kıldık [1].
33 Onlara, içerisinde apaçık bir bela [1] olan ayetlerden verdik.
34 Şüphesiz bunlar diyorlar ki:
35 ''O ilk ölümümüzün dışında bir şey yoktur. Ve biz, canlanıp yayılacak da değiliz.''
36 ''Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin [45:25].''
37 Onlar mı hayırlı yoksa, onlardan önceki Tubba halkı mı? Onları yıkıma uğratmıştık. Şüphesiz onlar, suçta ileri gidenlerdi.
38 Biz, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakilerini oynayanlar olarak oluşturmadık.
39 O ikisini gerçek bir amaç dışında oluşturmadık. Fakat onların çoğu bu bilinçte değildirler.
40 Şüphesiz ayırma günü, onların hepsine belirlenen vakittir.
41 Bir yakının bir yakınından bir şey gideremediği ve onlara yardım da edilmediği gün [1].
42 Allah'ın rahmet ettikleri dışında. Şüphesiz O, üstün merhamet edicidir.
43 Şüphesiz zakkum ağacı [37:62…68].
44 Zarara neden olanların yiyeceğidir.
45 44:45-46: Erimiş maden gibidir, sıcak suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
46 44:45-46: Erimiş maden gibidir, sıcak suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
47 Tutun onu ve kat kat ateşin ortasına sürükleyin.
48 Sonra sıcak suyun azabından başının üzerine dökün.
49 Tat bakalım! Hani sen üstün bir saygınlığa sahiptin.
50 Şüphesiz bu, hakkında tartışıp durduğunuz şeydir.
51 Şüphesiz vahyin sınırlarına uyup korunanlar, güvenli bir makamdadır.
52 Bahçelerde ve pınarlarda [1].
53 Karşılıklı ince ipekten ve parlak atlastan giyerler.
54 İşte böyle. Ve onları iri gözlülerle eşleştirdik [1].
55 Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.
56 44:56-67: Orada ilk ölümün dışında bir ölüm tatmazlar. Rabbinden bir armağan olarak, onları kat kat ateşin azabından korumuştur. İşte bu, hak edilen muazzam kazancın ta kendisidir.
57 44:56-67: Orada ilk ölümün dışında bir ölüm tatmazlar. Rabbinden bir armağan olarak, onları kat kat ateşin azabından korumuştur. İşte bu, hak edilen muazzam kazancın ta kendisidir.
58 Bilgilerini devamlı kullansınlar diye onu senin dilinde kolaylaştırdık [1].
59 Gözetle. Şüphesiz onlar da gözetleyenlerdir.