VAHYİN HEDEFLEDİĞİ TOPLUM
VAHYİN HEDEFİ NEDİR?
VAHYİN HEDEFLEDİĞİ TOPLUM NASIL OLMALI?
VAHYİN HEDEFLEDİĞİ TOPLUM DA
EĞİTİM VE ÖĞRETİM
1. Okumak
2. Araştırmak.
3. Doğru Bilgi Öğretmek..
4.Temizlemek /Arındırmak
5. Helal Lokma İle Beslenmek.
6. Değişimi Gerçekleştirmek.
7. Manevi Mirasa Sahip Çıkmak.
8. CEHALET
9. TEMBELLİK ve ÇALIŞMA
10. KİN
11. NEFİS
12. EĞİTİMDE FITRAT SORGUSU
13. HAYIRLI TOPLULUK VE GÖREVLERİ
14. Toplumda takva elbisesi
15. Eğitimde aydın halkın yetiştirilmesi
16. İfade, inanç ve ibadet özgürlüğü
EĞİTİM ve ÖĞRETİM
1. OKUMAK
Alak 1
Seni yaratan Rabbinin adına bu ayetleri oku/duyur!
Ankebut 45
Kitaptan sana vahyolunan şeyi oku.Salatı (vahiy eğitim ve öğretimini toplumsal dayanışmayı ayağa kaldır..) ikame et.Salat, fahşadan ve münkerden alıkoyar. Kesinlikle Allah'ın zikri daha büyüktür. Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Neml 92
Ve de Kuran’ı okuyup duyurmakla. Artık kim Kuran’a kulak verip doğru yola yönelirse, ancak kendisi için yönelmiş olur. Kim de bu yoldan saparsa ona de ki: – Ben sadece bir uyarıcıyım.
Müzemmil 3
Gecenin yarısı kadar veya ondan daha az.
Müzemmil 4
Ya da ondan biraz fazla. Kuran’ı ağır ağır, sindire sindire oku!
Müzemmil 5
Zira biz sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz.
Müzemmil 6
Şüphesiz gecenin sakinliği ve sessizliği vahyi anlaman için daha etkilidir.
2.ARAŞTIRMAK
Cin 14
İçimizden Müslüman olanlar da var, hak yoldan sapmış olanlar da. Teslim olanlar, işte onlar doğru yolu araştırıp bulanlardır.
Zümer 17
Müjdeler olsun şer odaklarına kulluk etmekten uzak duran ve sadece Allah’a yönelenlere! Bu kullarımı müjdele ki.
Zümer 18
Bunlar, her türlü sözü dinleyip sonra en güzeline uyarlar. İşte Allah’ın gösterdiği doğru yola uyan kimseler bunlardır. İşte gerçek ve temiz akıl sahipleri bunlardır.
Zümer 23
Allah, hadislerin en güzelini, kendi içinde tutarlı birbirine benzeyen ikişerli sistemde bir kitap/Kur'an olarak indirilmiştir. Rablerine derin bir saygı duyanların ayetleri karşısında tenleri ürperir, ardından Allah’ın sonsuz rahmetini anınca da kalpleri ve tenleri yatışıp huzur bulur. İşte bu, Allah’ın hidayeti/rehberidir ki dileyen kimse bu hadis ile doğru yola ulaşır. Allah, kimin de sapkınlığını onaylamış ise artık ona doğru yolu gösterecek kimse yoktur.
Enfal 29
– Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı sorumlu davranırsanız O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir kabiliyet verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah muhteşem bir lütuf/ikram sahibidir.
Hac 46
Şimdi onlar bu memleketlerde hiç gezip dolaşmıyorlar mı? Bu sayede akılları bazı şeylere erse kulakları da gerçekleri işitse de ibret alsalar. Ne var ki sadece gözler kör olmuyor fakat sinelerdeki gönül gözleri kör oluyor.
3.DOĞRU BİLGİ ÖĞRENMEK
İsra 9
Hiç şüphe yok ki bu Kuran, en sağlam en doğru yola yöneltir. Güzel ve yararlı işler yapan müminlere de muhteşem bir ödül olduğunu müjdeler.
Bakara/2:120
Dinlerine girmedikçe ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar, senden hoşnut olmazlar. De ki: "Doğru yol Allah'ın yoludur." Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan Allah'a karşı seni savunacak ne bir dost ne de bir destekleyici bulamazsın.
Ali İmran/3:51
Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz; O'na kulluk edin. Budur doğru yol.
Meryem/19:36
Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.
Yasin/36:60
Ey Adem'in çocukları, şeytana kulluk/hizmet etmeyeceğinize dair sizden söz almamış mıydım? O sizin açık düşmanınızdır.
Yasin/36:61
Bana kulluk edin. Bu en doğru yoldur.
Zuhruf 43
Öyleyse sen, sana vahyolunan Kuran’a sımsıkı sarıl! Zira sen bu Kuran sayesinde dosdoğru yoldasın.
Zuhruf 44
Kuşkusuz bu Kuran senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır. Bilin ki bu Kuran’dan sorgulanacaksınız.
Zuhruf/43:64
Allah benim Rabbim ve sizin de Rabbinizdir, sadece O'na kulluk etmelisiniz. Dosdoğru yol budur.
Yusuf 108
Onlara de ki: “Ben bilinçli bir şekilde delillere dayanarak Allah’a davet ediyorum! Ben ve bana uyanlar aynıyız. İşte bu benim davet metodumdur. Allah sizin yakıştırmalarınızın tümünden münezzehtir, yücedir ve ben de asla ona ortak koşan müşriklerden değilim.”
4.TEMİZLENMEK/ARINDIRMAK
Bakara 151
Nasıl size, kendi içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediğiniz şeyleri de size öğreten bir elçi gönderdik.
İbrahim 1
Elif, Lâm, Râ! Bu Kur'an, insanları Rabblerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarman, çok güçlü ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna iletmen için, sana indirdiğimiz kitaptır.
Bakara/2:257
Allah inananların egemeni ve dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin dostları ise azgın kişilerdir; onları aydınlıktan karanlığa çıkarırlar. Onlar ateş halkıdır, onlar orada sürekli kalıcıdır.
Maide/5:15
Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz birçok bölümünü açığa çıkaran ve bir çoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. Allah'tan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.
Maide/5:16
Onunla Allah, rızasını gözetenleri barış ve huzur yollarına ulaştırır, izniyle onları karanlıklardan aydınlığa çıkararak onları dosdoğru yola iletir.
Furkan 52
Öyleyse bu sorumluluğun farkında ol ve sakın gerçeği örtbas eden kâfirlere uyayım deme ve onlara karşı Kuran’la büyük bir gayretle mücadele et!
Tarık 13
Kesinlikle bu Kuran hakkı batıldan ayırt eden bir sözdür.
Şems 8
Sonra ona kötülüğü ve korunmayı ilham etti.
Şems 9
Artık nefsini kötülükten arındıran kurtuluşa ermiştir.
Şems 10
Kim de kendini kirletip kötülüğe boğar ise mahvolmuştur.
5.HELAL LOKMA İLE BESLENMEK
Nisa - 4:10
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylayacaklar.
Nisa 29
Ey iman edenler! Aranızda karşılıklı anlaşma, bir ticaret olmadan haksız ve gayrı meşru yollarla birbirinizin mallarını yemeyin. Böylece kendinizi ekonomik olarak mahvetmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
Bakara 188
Aranızda birbirinizin mallarını batıl yollarla yemeyin. Bile bile insanların mallarının bir kısmını bile yiyenler günaha girmiş olurlar.
Nisa 2
Öyleyse himayenizde bulunan yetimlere mallarını verin ve değersiz mallarınızı, onların değerli mallarıyla değiştirerek ve onların mallarını, kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir vebaldir.
Maide 3
Ölü hayvan eti, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülerek veya boynuzlanarak öldürülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar - ölmeden önce yetişip kuralına göre kestikleriniz hariç- ve dikili taşlar ve kutsananlar adına kesilen hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar dinden sapmadır . Bugün kâfirler, sizin dininizden (Döneceğinizden) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha düşmeye meyilli olmadan (Bu hayvanlardan yiyebilir.) Allah, bağışlayandır, merhametlidir.
Maide 4
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Temiz ve güzel olanlar size helal kılınmıştır. Allah’ın size öğrettiği bilgi sayesinde eğitip yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için yakalayıp size getirdiği hayvanları üzerine Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’a karşı sorumlu olun, doğrusu Allah hesabı çok hızlı görendir.”
Maide 5
Bugün, size temiz ve hoş olanlar helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helal. Müminlerden olan hür ve iffetli kadınları ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınları, mehirlerini verdiğiniz takdirde fuhuşa ve zinaya sapmamak ve gizli dost tutmamak şartıyla nikâhlamanız size helaldir. Kim de imanının gereğini yerine getirmezse onun amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.
6.DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRMEK
Bakara 170
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Bu kimseler değişime kapalıdır.
Casiye 6
İşte bunlar, sana hak olarak indirdiğimiz Allah’ın ayetleridir. Peki, onlar Allah’a ve ayetlerine inanmayacaklarda hangi hadise inanacaklar?
Bu kimselerde ayetlerden sonra diğer kuran dışı sözleri terk etmelidir.
Casiye 7
Allah hakkında yalan uydurup günaha batanların tümüne yazıklar olsun!
Casiye 8
Onlar kendilerine okunan Allah’ın ayetlerini işitir de sonra onu hiç işitmemiş gibi ayetlere karşı küstahça bir direniş sürdürür. İşte ona acı veren azabı haber ver!
Casiye 9
Yine onlar ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.
Cuma 5
Tevrat’ı anlama ve uygulama ile yükümlü tutulup bunun sorumluluğunu yerine getirmeyen kimseler, üzerinde ciltler dolusu kitap taşıyan eşek gibidirler. Allah’ın ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumun hali gerçekten içler acısıdır. Allah, ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumu amaçlarına ulaştırmaz.
Uygulamakla yükümlü olduğumuz kuranın ayetlerini yerine getirmemiz gerekir.
Bakara 44
Siz kitabı/Kuran'ı okuyup durduğunuz halde, insanlara iyiliği emrediyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?
Furkan 73 Ve kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, bu ayetlere karşı kör ve sağır davranmazlar.
7.MANEVİ (ilahi) MİRASA(kurana) SAHİP ÇIKMAK
Bakara 131
Rabbi ona “Teslim ol!” dediğinde: “Ben âlemlerin Rabbine teslim oldum.” demişti.
Bakara 132
İbrahim, bunu oğullarına da vasiyet etti. Yakup da öyle yaptı. “Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti. Öyleyse, siz de ancak Müslüman olarak can verin!”
Bakara 133
Yoksa siz, Yakub’a ölüm yaklaşıp da oğullarına: “Ey oğullarım, benden sonra neye kulluk edeceksiniz?” diye sorduğu ve onların da: “Senin ilahına, atalarımız İbrahim, İsmail ve İshak’ın bir tek ilahına kulluk edeceğiz. Biz Müslüman olanlardan olacağız!” demişledi.
Enam 19
De ki: “Şahitlik olarak en büyük, en güvenilir kimdir?” Cevap ver; “Benimle sizin aranızda, Allah şahittir ve bu Kuran, bana kendisiyle sizi ve bu mesajın ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. Şimdi siz, Allah ile beraber başka ilahların olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki; “Ben, buna asla şahitlik etmem!” ve de ki: “O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin şirk olarak yakıştırdığınız o şeylerden uzağım.”
8.CEHALET, VAHYE YÜZ ÇEVİRMEK
ENAM 70
Dinlerini oyun eğlenceye alanları ve dünya hayatına aldananları bırak. Sen bununla (Kuran'la) hatırlat ki, bir kişi kazandığının felaketli sonucunu çekmesin. Onun Allah'tan başka bir Sahibi ve şefaatçisi yoktur. Her türlü fidyeyi verse bile kendisinden kabul edilmez. Bunlar, kazandıklarından dolayı felaketli sonuca uğrayanlardır; inkarları yüzünden kaynar sudan bir içkiyi ve acı verici bir azabı hak etmişlerdir.
NECM 28
Onların bu konuda bir bilgileri yoktur, sadece sanıları izlemektedirler ve sanılar gerçeğin (kuranın) yerini tutmaz.
Maide/5:104 Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin," denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!," derler. Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
Kehf/18:5 Ne onların, ne de atalarının bu konuda bir bilgileri yoktur. Ağızlarından ne büyük bir söz çıkıyor! Yalandan başka şey söylemiyorlar.
Müminun/23:24
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Üzerinize egemen olmak istiyor. Allah dileseydi bir melek indirirdi. İlk atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.
Zuhruf 24
Elçi de: “Peki ya ben size atalarınızın dininden daha doğru bir din getirmişsem?” deyince onlar da: “Biz seninle gönderileni tanımıyoruz diyerek kâfir oldular.
Necm 29
Şu halde sen, bizim uyarımız olan Kuran’a sırt çeviren ve dünya hayatındaki hazlardan başka bir derdi olmayan kimseleri ciddiye alma.
Sebe/34:31 İnkarcılar, "Biz ne bu Kuran'a ne de ondan öncekilere inanmayız," dediler. Zalimleri, Rab'leri huzurunda duruşma sırasında birbiriyle atışırken bir görseydin! güçsüzleştirilenler, büyüklük taslamış olanlara, "Siz olmasaydınız biz inanan kişiler olurduk," derler.
Sebe/34:32 Büyüklenenler, güçsüzleştirilen izleyicilerine, "Size hidayet geldikten sonra biz mi sizi saptırdık? Hayır, suçlu olanlar sizdiniz," derler.
Sebe/34:33 Güçsüzleştirilenler, büyüklenenlere, "Asıl sizdiniz. Bizim Allah'a karşı nankörlük göstermemiz ve O'na ortaklar koşmamız için gece gündüz planlar kuruyordunuz." Azabı gördüklerinde içlerinde pişmanlık duyarlar. İnkarcıların boyunlarına prangalar vurmuşuzdur. Yalnız yaptıklarının karşılığını alıyorlar.
9.TEMBELLİK ve ÇALIŞMA
NECM 39
Ve gerçek şu ki, insan için çalışmasından başka bir şey yoktur.
NECM 40_41 Çalışmasının karşılığı da yakında kendisine gösterilecektir.
(Necm / 40)Sonra ona emeğinin karşılığı tastamam ödenecektir! (Necm / 41)
SEBE 13
Ona dilediği gibi mabetler, şekil verilmiş eşyalar, havuz büyüklüğünde çanaklar ve sabit ağır kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud'u izleyenler! Şükür için çalışın.Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.
İSRA 13
Her insanın kuşunu(iyi ve kötü amelini) kendi boynuna (çabasına) bağladık. Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
10.KİN
Ali İmran Suresi / 118
Ey iman edenler, sizinle dindaş olmayanı dost ve sırdaş edinmeyin. Zira onlar, size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar. Sizin sıkıntıya düşmenizi arzu ederler. Kinleri ve öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri kin ve nefret ise daha da büyüktür. Eğer aklınızı kullanıyorsanız, işte size ayetleri açıkladık.
Ali İmran/3:119 İşte sizler, onlar sizi sevmediği halde onları sevenlersiniz! Üstelik siz bütün kitaplara/kitabın tümüne inanırsınız . Sizinle karşılaştıkları zaman "İnandık," derler, yalnız kaldıklarında ise size olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden canınız çıksın." Kuşkusuz Allah göğüslerin özünü Bilendir.
Ali İmran/3:120
Size bir iyilik dokunsa onlara üzüntü verir, başınıza bir kötülük gelse ona sevinirler. Zorluklara karşı direnir ve erdemli davranırsanız entrikaları size hiçbir zarar vermez. Allah tüm yaptıklarını kontrol eder.
Mücadele/58:14
Allah'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!
Mümtehine/60:1
Ey inananlar, benim düşmanımı ve sizin düşmanınızı dost edinmeyin. Size gelen gerçeği inkar etmiş ve Rabbiniz olan Allah'a inandığınız için elçiyi ve sizi (ülkenizden) çıkarmış oldukları halde siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Rızamı kazanmak için yolumda bir cihada çıktıysanız, onları nasıl gizlice sevebilirsiniz? Oysa ben, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da çok iyi bilirim. Sizden kim böyle davranırsa doğru yoldan sapmış olur.
MAİDE 8 Ey iman edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Hakkaniyetli tanıklar olun! Bir halka olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Tevbe/9:47 Sizinle çıksalardı, size yalnız karışıklık katarlardı, aranıza fitne ve çekişme sokarlardı. İçinizde de onlara kulak verenler var. Allah zalimleri çok iyi Bilir.
Tevbe/9:48 Daha önce de kargaşalık çıkarmayı arzulamışlardı ve sana karşı işler/entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet gerçek geldi ve Allah'ın yasası, onlara rağmen egemen oldu.
11~NEFS
Casiye - 23 Arzusunu tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim Allah onu bilerek saptırmış, işitme duyusunu ve beynini mühürlemiş ve görüşüne perde koymuştur. Allah'tan başka kim onu doğruya iletebilir? Öğüt almaz mısınız?
23, 24 ayetleri bağlamında söz konusu edilenler; Arzuları doğrultusunda Allah'ın yanında tanrılar edinen, ahireti inkar eden ve bu arzuları doğrultusunda inananları saptırmak ve vahye eklemeler yaptırmak isteyen kitap halkından ikiyüzlüler:
Nisa/4:27 Allah sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister.
KENDİNİ YETERLİ GÖRMEK
"Leyl 8 Ama kim de cimrilik eder ve kendini Allah’a muhtaç kabul etmezse.
Leyl 9 Ve en güzeli ile ödüllendirileceğini yalanlarsa.
Leyl 10 Biz de ona kolayı zorlaştırırız.
Leyl 11 O kimse cehenneme yuvarlandığında malı-mülkü kendisini kurtaramayacaktır.
Tegabun suresi 16 O halde, gücünüz ölçüsünde Allah´tan korkun, dinleyin, itaat edin. Ve benlikleriniz için bir hayır olarak infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Şems suresi 7
Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene. Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,
Şems suresi 8 Benliği temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur.
Şems suresi 9 Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.
Şems suresi 10 Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.
Bakara suresi 207 İnsanlardan öylesi de vardır ki, benliğini Allah´ın hoşnutluğunu elde etmeye satar. Allah, kullarına karşı Raûf´tur, çok şefkatlidir.
Nisa/4:1 İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten Rabbinizi dinleyin. Adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz Allah'a saygı gösterin; akrabalara da... Allah elbette sizi Gözetlemektedir.
Maide/5:80 Çoklarının inkarcılarla dost olduğunu görürsün. Nefislerinin kendileri için gönderdiği şey ne kötü. Allah onlara gazap etmiştir; azapta sürekli kalacaklar.
Araf/7:189 O sizi bir tek nefisten (aynı genetik özellikten) yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Rab'leri Allah'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız," diye yalvardılar.
Nahl/16:28 Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup "Biz herhangi bir kötülük yapmıyorduk," derler. Hayır, Allah sizin yaptıklarınızı iyi bilir.
Ankebut/29:57 Her nefis ölümü tadacak ve sonra bize döndürüleceksiniz.
Haşr/59:9 Onlardan önce yurt ve inanca sahip olanlar, kendilerine göç edenleri severler ve verdiklerinden ötürü içlerinde bir burukluk duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç içinde bile olsalar onları kendilerinden önde tutarlar. Doğrusu, nefislerinin bencilliğinden korunanlar kurtulanlardır.
12~EĞİTİMDE FITRAT SORGUSU
Rum 30
Öyleyse sen tüm benliğini Hanif/şirkten arınmış olarak Allah’ın insanlığın özüne nakşetmiş olduğu o dosdoğru dine çevir. Zira Allah’ın yarattığı saf yapıda hiçbir değişiklik olmayacaktır. İşte doğru ve sağlam din budur, fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Not; Kur'an insanın fıtratını eğitimin hareket noktası olarak almakta modern eğitimi başlatmıştır. işte Rum suresi 30 ayetindeki eğitimin hareket noktasını bizlere veriyor bu ayette. Demek ki Kur'an eğitiminin hareket noktası olan insanın doğası fıtratı ideal toplumun eğitiminde de hareket noktası olmalıdır. Yüce Allah da yarattığı Bu doğayı eğitiminin hareket noktası yapmaktadır. Dolayısıyla din olarak bize sunulanları Fıtrat olarak da düşünüp akledip, Allah böyle bir şey emreder mi emretmez mi diye de sorgulayarak bulabiliriz. Allah bu ayrımı yapacak fıtratı içimize yerleştirmiştir.
Ali İmran 110
Siz insanlığın iyiliği için çıkarılmış hayırlı bir topluluksunuz iyiliği emreder kötülükten sakındırırsınız ve Allah'a inanırsınız…..
Not:
İnsanlığa eğitim verecek olanın Gönlü ve Zihni dünya insanlığına açık Evrensel düşünen şartlanmayan mutaassıp (bağnaz) olmayan iyiye güzele doğruya kilitlenen bir şahsiyete sahip insan yetiştiren müminler olmalıyız. Bize bu görevi Yüce Allah vahyetmektedir.
Hayırlı topluluk için ayetteki “insanlık için” ifadesi amacın, evrenselliğini göstermektedir. İnsanlığın sorunlarını çözmek ve o toplumu yetiştirecek bireylerin eğitilmesinde çaba göstermektir.
Bakara 143
Elçi size şahit ve model olsun ki, siz de insanlığa şahit ve model olasınız diye, sizi dengeli bir ümmet kıldık…
Not :
Kuran bize örnek, yol gösterici, toplumun eğitimindeki kriterlerini belirleyen anayasa olmalıdır. Hayırlı topluluk olmak, kuranın insanlığa kazandırdığı şeref değer sorunları çözen, eğitim için gerekli ortamı sağlamak, mücadele etmektir.
Ali İmran 103 Ve topluca Allah’ın ipi Kuran’a sımsıkı bağlanın ve bölünüp parçalanmayın! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani siz, bir zamanlar birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı. O’nun bu Kuran nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtardı. Doğru yolu bulasınız diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
Ali İmran 104 Sizden, iyi ve güzele çağıran, kötü ve çirkin olanı da engelleyen bir toplum oluşsun. İşte kurtuluşa erecekler bunlardır.
Ali İmran 105 Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşüp, bölünüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için korkunç bir azap vardır.
Not :
Insanlar için çıkarılmış hayırlı bir topluluk olmanın altyapısı Ali İmran Suresi 103 104 ve 105'te inşa edilmiştir. Ancak, Allah'ın kitabına sımsıkı sarılan, tefrika'ya düşmeyen, düşmanlık duygusu taşımayan, birbirini seven, kardeş olan, İyiyi, doğruyu ve yanlışı bilen bir topluluğun İnsanlık adına problemleri çözebilecek seviyeye gelmiş Hayırlı bir topluluktan bahsetmektedir. Bu da ancak kendisine gelen açık belge olan kuran ile fıtrata uygun ve topluma aşılanacak eğitim bu olmalıdır.
Fıtrat sorgusu Özgürlüğe vurulan kilitleri kırar.
Araf 157
Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil´de yazılmış bulacakları ümmi elçiye uyarlar; o onlara iyiliği emreder, kötü ve çirkinden onları alıkoyar. Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar. Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar. Ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden, onunla indirilen ışığa uyan kişiler, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Not:
Buradaki yük ve zincir zihinlere gönüllere kısaca insanın aklına vurulan hurafe sahte yanlış düşünceler taklit yükü ve zincirleridir bunlar insan zihnine vurulan ve özgürlüğünü elinden alıp taklidin zindanında hapseden anlayışların kelepçeleridir. Kelepçeler kollara. zincirler ayaklara takılır. insanlara düşünce özgürlüğü tanımayanlar, aklı, hurafelerin zindanında hapsetmeye çalışanlar ise kelepçe ve zincirleri insanların Zihnine gönlüne takma uğraşısı içerisinde olmaktadırlar.
Zamanımızda bu hurafe yanlış ve taklidi destekleyen inkar psikolojisi adeta yakalanıp öldürülemeyen denizde boğulamayan bir firavun olmaktadır. firavun döneminde kölelere ve zihinlere vurulan zincirleri kırmaya gelen Hz Musa, firavunun ölmesi ile özgürlüğüne kavuştu ama günümüzün inkar psikolojisi hurafeleri bağnazlıkları taassubu ve taklidi suda boğulamayan öldürülemeyen birer Fenomen olmuş herkesin Zihnine gönlüne bir kelepçe ve bir zincir takıyor işte ideal toplumun siyasetçileri ve eğitimcileri bu zincirleri ve Kelepçeleri kırıp toplumu özgürlüğüne kavuşturmalıdır. insanların zihnine ve gönlüne kadar sızan bu firavunların kollarını kesip insanları özgür bırakmak ideal toplum olmanın temellerinden biridir.
Maide 16
Allah, rızasına uyanları o Kitap´la esenlik ve barış yollarına iletir ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp şaşmayan ve sapmayan dosdoğru yola kılavuzlar.
Not:
Sorgulamayan kendini başkalarına köle eden, hayatına kuranla yön vermeyen. Kulluğunu Allaha yapmayan. Asla karanlıktan kurtulamaz. Ancak bu vahiy sayesinde kendimizi ve toplumu hedeflenen yere getirebiliriz. İnsan kendi fıtrstını reddeder kendi yasa ve kanunlarını koyarsa düzen bozulur.
Müminun 71
Eğer Hakk onların hevalarına göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak zikirlerini getirdik. Ne var ki onlar faydalarına olan zikirden yüz çevirenlerdir.
NOT
Toplumda düzen ve fıtrata uygun yasa ancak Allah tarafından belirlenir. Bu yasalar bizim aydınlığımız kurtuluşumuzdur. Allah bizi yarattığı kulu en iyi bilendir. Fıtratınada onu (Allahı) bulacak yasalarına uyacak arayış ve sorgulamayı koymuştur. Biz bu boşluğu Allahtan başkalarına kul olarak doldurursak, beşeri kanunları yasa olarak kabul edersek işte karanlıklıklar içinde kalır köleleşiriz. Bizi aydınlığa Özgürlüğe çağıran Rabbimize övgüler olsun.
13~HAYIRLI TOPLULUK VE GÖREVLERİ
Sizden, iyi ve güzele çağıran, kötü ve çirkin olanı da engelleyen bir toplum oluşsun. İşte kurtuluşa erecekler bunlardır.
(Âl-i imrân 3/104)
Onlar ki Allah’a tövbe edenler, yalnızca ona kulluk edenler, onu övüp yüceltenler, seyahat edenler, rüku/boyun eğenler, secde edenler, iyilikleri teşvik edenler kötülüğü engelleyenler, Allah’ın koyduğu sınırları muhafaza edenlerdir. İşte bu müminleri müjdele!
(Tövbe 9/112)
Eğer yeryüzünde onları egemen kılarsak, salatı ikame ederler, zekatı yaparlar , ma'ruf olanı yapar, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonucu Allah'a dönecektir.
(Hacc 22/41)
İyiliğin/iyilerin tanımı:
Bakara/2:272 Onları doğruya iletmek sana düşmez. Ancak Allah dileyeni doğruya iletir. Muhtaçlara ettiğiniz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız Allah için olmalı. Yaptığınız her iyiliğin karşılığı size eksiksiz ödenecektir. Haksızlığa uğratılmayacaksınız.
Bakara/2:273 Allah yolundaki çalışmasından ötürü özgürlükleri kısıtlanarak göç etme imkanından yoksun bırakılmış ihtiyaç sahiplerine verin. Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından ötürü onları zengin sanır. Onları yüzlerinden tanırsın. Halktan yardım dilenmezler. Ettiğiniz her iyiliği Allah bilir.
Ali İmran/3:195 Rab'leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler... Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. Allah'tan bir karşılık olarak... En güzel karşılık Allah'ın yanındadır.
Hadid/57:18 Sadaka veren erkekler ve kadınlar, Allah'a güzel bir borç vermişlerdir. Onlara kat kat ödenir ve onlar cömert bir ödül hak etmişlerdir.
Rad/13:22 Ve onlar ki sadece Rab'lerinin onayını kazanmak için sabredip direnirler, vahiy eğitim ve öğretimini gözetirler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için harcarlar ve kötülüğü iyilik ile savarlar. Son durağı onlar hak etmişlerdir.
Ali İmran/3:134 O erdemliler ki bollukta ve darlıkta yardım için para harcarlar, öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını görmemezlikten gelirler. Allah iyilik yapanları sever.
İsra/17:79 Fazladan iyi iş olarak geceleyin düşünceye dal ki Rabbin seni onurlu bir makama yükseltsin.
Zariyat/51:15 Erdemliler cennetlerdedir, pınar başlarındadır.
Zariyat/51:16 Rab'lerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranıyorlardı.
Zariyat/51:17 Geceleri az uyurlardı.
Zariyat/51:18 Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
Zariyat/51:19 Paralarında, isteyenler ve yoksullar için bir pay vardı.
Bakara/2:83 İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: Allah'tan başkasına kulluk/hizmet etmeyeceksiniz, anaya babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik edeceksiniz. İnsanlarla dostça konuşacaksınız. Vahiy eğitimini gözetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız hariç ilgi göstermeyip döndünüz.
Bakara/2:177 Yüzlerinizi doğu veya batı yönüne çevirmeniz iyilik değil. İyiler o kimseler ki Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere inanırlar; akrabalara, yetimlere, muhtaçlara, yolda kalmışlara, dilencilere ve köleleri özgürlüğe kavuşturmaya seve seve para yardımında bulunurlar; vahiy eğitimini gözetir, zekatı verir, sözleştikleri vakit sözlerinde dururlar; zorluğa, sıkıntıya ve zulme karşı direnirler. İşte doğru olanlar onlardır, erdemli olanlar da onlardır..
Bakara/2:215 Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki, "Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, öksüzlere, yoksullara ve yolda kalmışlara yapmalısınız." İşlediğiniz her iyiliği Allah bilir.
Bakara/2:220 Bu dünya ve ahiret hakkında... Sana bir de öksüzler hakkında sorarlar: De ki, "Onları erdemli kişiler olarak yetiştirmeniz en büyük iyiliktir. Mallarını mallarınıza katarsanız aile bireyiniz olurlar." Allah bozanı düzeltenden ayırt etmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Allah Güçlüdür, Bilgedir.
Bakara/2:262 Paralarını Allah yolunda harcadıktan sonra iyiliklerini başa kakıp eziyet etmeyenler için Rab'leri katında ödülleri vardır. Onlara korku ve üzüntü yok.
Ali İmran/3:30 Gün gelecek, her kişi yaptığı her iyiliği önünde hazır bulacaktır. İşlediği her kötülük ile kendisi arasında uzun bir mesafe olmasını isteyecek. Allah kendisi hakkında sizi uyarıyor. Allah kullara şefkatlidir.
Ali İmran/3:114 Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar. İşte onlar iyilerdendir.
Hud/11:114 Gündüzün iki ucunda, gecenin yakın kısmında vahiy eğitim ve öğretimini yap. İyilikler kötülükleri silip götürür. Bu, öğüt alacak olanlara bir öğüttür.
Müminun/23:60 Rab'lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,
Müminun/23:61 İşte onlar, iyiliklerde yarışanlardır; ve onlar iyilik yapmakta öncüdürler.
Mümtehine/60:8 Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz. Allah adaletli davrananları sever.
İnsan/76:5 İyiler ise, kâfur karıştırılmış bir kadehten içerler.
İnsan/76:6 Allah'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak…
İnsan/76:7 Onlar sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden korkarlar.
İnsan/76:8 Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.
İnsan/76:9 Biz sizi Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz.
İnsan/76:10 Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz.
İnsan/76:11 Nitekim, Allah onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.
14. TOPLUMDA TAKVA ELBİSESİ
Araf suresi 26. Ayet
Ey Ademoğulları size ayıp yerlerinizi örtecek giysi süslenecek elbise indirdik Takva elbisesi daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetleridir belki düşünürler.
Bu ayetten anlıyoruz ki insanın bir dış Bir de iç elbisesi vardır dış elbise vücudumuzun ayıp yerlerini Örter ve bir süs olarak kullanılır iç elbise denen Takva elbisesi de bir iman bir haya bir İffet bir sakınma bir bilinç bir irade ve bir manevi bağışıklık sistemi elbisesidir bu elbisede bizim için iç ayıplarımızı Örter bizi yanlışa hayasızlığa sevk eden davranışlardan korur.
Doğuştan Allah'ın bunu bize ayırt edecek duyguyu vermesi
(Şems 91/8)
Bu çerçevede ona hem iyiyi hem de kötüyü ilham edecek olan iç donanıma.
İşte bunu eğitim yoluyla geliştirmek onu sosyal ve toplumsal takvaya dönüştürmek gerekiyor.
Kişinin iç elbisesini toplumsal elbiseye dönüştürüp ona giydirmek, eğitimin görevidir. Eğitimle bunu yaparsa toplumu ideal toplum haline getirebilir. Takva elbisesi denen ruh olgunluğunu ferd’e ve topluma bir elbise gibi biçerek ve dikerek giydirmedikçe ideal toplum oluşamaz, ki; bunu da ancak eğitimle yapacaktır.
Fakat eğitimin sonradan kazanılacak Takva elbisesini topluma giydirebilmesi için şu Şartları yerine getirmesi gerekiyor.
Kuran dışında dinde kaynak göstermemek. Kurandan başka öğüt söylememek.
Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları bu Kuran ile uyar ki, Onların orada herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar. Belki sakınıp korunurlar. .
(En’âm 6/51)
Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onları zorla inandıracak değilsin. Öyleyse sen benim tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt vermeye devam et!
(Kâf 50/45)
Onlara de ki: “Ben bilinçli bir şekilde delillere dayanarak Allah’a davet ediyorum! Ben ve bana uyanlar aynıyız. İşte bu benim davet metodumdur. Allah sizin yakıştırmalarınızın tümünden münezzehtir, yücedir ve ben de asla ona ortak koşan müşriklerden değilim.”
(Yusuf 12/108)
Aklı kullanmak ve düşünmek.
De ki: “Gelin, size Rabbinizin neyi haram/dokunulmaz kıldığını bildireyim: Allah’a hiçbir şeyi eş ve ortak koşmayın, anaya babaya iyi davranın, fakirlik korkusundan dolayı çocuklarınızı öldürmeyin. Zira sizin de onların da rızıklarını veren biziz! Utanç verici her hayâsızlığın açığından ve gizlisinden uzak durun. Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte, bütün bunları Allah, size emrediyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız."
(En’âm 6/151)
Bir de yetimin malına, rüşt çağına ulaşıncaya kadar, onun lehine olacak tarzın dışında kötü amaçlarla yaklaşmayın. Ölçmede ve tartmada doğru ve adil olun. Zira biz, hiç kimseye altından kalkamayacağı sorumluluğu yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman, akraba bile olsa adaletli olun. Ve Allah’la olan ahit/sözleşmenize sadık olun. İşte Allah, bunu size öğüt veriyor. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
(En’âm 6/152)
Benim gösterdiğim dosdoğru yol işte budur. Öyleyse bu yolu izleyin, sakın sizi bu yoldan ayıracak farklı yollara sapmayın. İşte bütün bunları Allah size tavsiye ediyor, umulur ki korunup sakınırsınız.
(En’âm 6/153)
İbadetleri gerektiği şekilde yapmak.
Bakara 3 O korunmak isteyenler ki; gayba/Kur'an da bildirilenlere inanır, salatı ikame eder (vahiy eğitim ve öğretimini ayağa kaldır) ve verdiğimiz rızıktan harcarlar.
Bakara 4 Yine bunlar; sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
15. EĞİTİMDE AYDIN HALKIN YETİŞTİRİLMESİ
Size de içinde sizin için öğüt olan bir kitap/Kuran indirdik, hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
(Enbiya 21/10)
Tam aksine biz hakkı batılın üstüne fırlatırız da onun beynini parçalar böylece batıl yok olup gider. Allah’a çirkin yakıştırmalarınızdan dolayı yazıklar olsun size!
(Enbiya 21/18)
Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka bir takım ilahlar olsaydı her ikisinde de kargaşa olur düzen bozulurdu, hâşâ! Yüce hükümranlık makamının sahibi olan Allah, onların çirkin yakıştırmalarından münezzehtir. (Enbiya 21/22)
NOT :
Kurandan başka dinde kaynak gösterip. eğitimde kuran dışı kaynakları insanlara dayatırsak aydın bir halkın yetiştirilmesi mümkün değildir. Aksine müşrik bir toplum yetişir. Batıla karşı durabilmek ancak hak olan kurana olan bağlılıkla ve yapılan eğitimle olur. Sonraki nesillere ulaşan bu rivayetlere bağlı din öğretisi Allaha ve kurana yapılmış bir ihanettir. Bugün yaşanan kargaşa ve düzen bozukluğu ayetlere sadık kalınmamasından kaynaklanmaktadır. Açılan, sözde kuran kursları ve diğer kurumlar yetiştirdikleri öğrencilerin, kuran üzerine değilde bağlı bulundukları cemaat ve tarikatlerin sistemiyle yetiştiriliyor. Dolayısıyla bu toplum indirilmiş dinden mahrum bırakılarak uydurulmuş dinin kölesi haline getirilmiştir. Kuran ile verilmeyen eğitim, toplumu yozlaştırır. Menfaat ve çıkarlara bağlı oluşumlara kapı aralamaktadır. Hakikat dışı eğitim kuran'a uygun olmayan eğitimin sonunda Adaletsiz, zalim, hukuksuz halkına zulmeden bir yönetim kaçınılmaz olur.
Eğer hak onların arzu ve heveslerine uymuş olsaydı, gökler, yer ve içindekiler fesada uğrar, evrende düzen bozulurdu, aslında biz onlara şeref ve itibar kaynağı olan bir kitap getirdik fakat onlar bu Kuran’dan yüz çeviriyorlar.
(Mü’minûn 23/71)
Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
Bakara Suresi – 145
NOT
“ONLAR SENİN KIBLENE UYMAZLAR” ifadesi, namaz kılarken dönülen yön değildir. Kıble; yön, istikamet, strateji, görüş anlamındadır. Yani görüşümüz istikametimiz yönümüz kuran olmalıdır.
Eğitimi, stratejisi, görüşü, kuran olmayan toplum aydınlığa çıkamaz.
…. Bu Kur'an, insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarman, çok güçlü ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna iletmen için, sana indirdiğimiz kitaptır.
(İbrahim 14/1)
Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onları zorla inandıracak değilsin. Öyleyse sen benim tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt vermeye devam et!
(Kâf 50/45)
NOT
Sağlam ve kuran temeli üzerine kurulan eğitim.
Ahlaklı toplum:
Ahlaklı doktoru, mühəndisi, sanatkarı,çöpçüsü, çobanı, aralarında sınıflandırma yapmayan ötekileştirmeyen toplumu inşa eder.
Bir müslüman inancına meslek gözüyle bakmaz.
İnancına menfaatlerini alet etmez.
Kim menfaati için hangi doğrudan vazgeçtiyse, onun uğruna satılmış demektir.
16. İFADE, İNANÇ ve İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ
Günümüzde olduğu gibi (tevbe 31) din alemi ve din büyüklerinin tanrılaştırıldığı yerlerde ve çağlarda Özgür düşünceden bahsetmek imkansızdır. Zihin temelinin, Yani akıl ve düşüncenin Biricik egemeni, akla ve düşünceye özgürlük veren Allah'tır ve o olmalıdır. Düşünce aleminin egemenliğini din büyüklerine ve ilim insanlarına vermek düşünce özgürlüğünü kaybedip tutsak haline gelmektir. Kur'an bütün anlatımları aklı harekete geçirip doğru düşünceyi temin etmek hedefine yöneliktir benim gibi düşüneceksin dayatmasına kapılanlar tutsak olmaktan öteye geçemezler ve bunlar sorgulama erdeminden mahrum kalacaklardır değil hayatta olan insanların dayatması Ölüler bile Özgür düşüncemizi özgürce sorgulamamızı elimizden almaktadırlar. özgür düşüncede geçmişin kumaşı ile bugüne elbise dikemezsiniz.Çünkü o kumaş o bugüne yetmez, zihinler bugünün kumaşını özgürce dokumalıdır. Onun için günümüzü geçmişe kurban edemeyiz. Geçmişin Beşeri tanrılarına, günümüzü feda edemeyiz.Sen falanca alemden daha mı iyi biliyorsun demek düşünce özgürlüğünü ve ifade özgürlüğünü elinden almaktır. bugün nice üniversite öğrencilerinin yetiştirildiği okullarda ifade ve düşünce özgürlüklerinin yeterince onlara verilmediğini, sistemin içerisinde yer alan düşünce ve fikirlerin onlara dayatılması ile bir eğitim görülmektedir.
Her toplum her çağda kendi kumaşını dokuyan insanlar yetiştirmelidir. Geçmişin yaya insanı, bugünün göğe uydu gönderen insanına nasıl Egemen olur. Geçmişin kitap bulup okuyamayan Kağıt bulup yazamayan insanını internet çağında sayısız kitapların içindeki insana nasıl Egemen kılabiliriz. Geçmişin düşünemeyen, düşüncesini birilerine teslim eden, asla sorgulamayan insanını, bugün özgürce Düşünen ve özgürce sorgulayan insanına nasıl Egemen kılarsınız. Bunu önce bir düşünmemiz gerekir.Geçmişte olduğu gibi bugün de düşüncelerimizi ve ifadelerimizi özgürce yapamadığımız bir toplumla karşı karşıyayız. düşünce ve fikirlerimizi özgürce ifade ettiğimizde, karalanan, taşlanan tekfir edilen hakir görülen, insanlar olarak değerlendiriliyoruz.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Düşünce özgürlüğü beraberinde ifade özgürlüğünü getirmektedir düşünce özgürlüğü var deyip de ifade özgürlüğünü yasaklamak büyük bir çelişkidir düşünce zihnin duvarları arasında kalacaksa dışarıya çıkmayıp gün yüzü göremeyecekse sorgulama fırsatı doğmayacaksa iyi ve doğru ile gönüllere yerleşmeyecekse bu nice düşünce özgürlüğüdür düşündüğünü ifade edebiliyorsa, Ancak orada özgürlükten bahsedebiliriz Yüce Allah'ın düşündüğünü ifade etme özgürlüğünü insana nasıl tanıttığını şu ayetlerle görebiliriz.
Zira o düşündü ve ölçtü biçti geberesice nasıl ölçtü biçti, lanet olası nasıl ölçtü biçti sonra baktı sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı sonra arkasını döndü gitti ve kibirlendi şöyle dedi. Bu sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu sadece bir insan sözüdür. Müddessir suresi 18_25 ayetler.
Bunlar, her türlü sözü dinleyip sonra en güzeline uyarlar. İşte Allah’ın gösterdiği doğru yola uyan kimseler bunlardır. İşte gerçek ve temiz akıl sahipleri bunlardır.
(Zümer 39/18)
“Deki: “Hak Rabbindendir. Dileyen inansın,dileyen inkâr etsin.” (Kehf 18/29)
“Biz insana yolu gösterdik, ister şükreder, ister küfreder.” (İnsan, 76/3)
De ki: –Sonsuz hakikat Kuran gelmiştir. Artık batıl,ne yeni bir şey ortaya koyabilir ne de eski gücüne geri dönebilir.
(Sebe 34/49)
Dinde ikrah, zorlamanın/baskının hiçbir şekli yoktur. Hak yol, batıl yoldan apaçık ayrılmıştır. Kim tağutu şer güçleri inkâr ederde Allah’a inanır-güvenirse, muhakkak ki o, kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
(Bakara 2/256).
Daha önce de, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran Furkanı O indirmişti. Allah’ın ayetlerini örtbas eden kâfirlere şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak üstün, yüce olan ve kişiye yaptığının acısını tattırandır.
(Âl-i imrân 3/4)
Müjdeler olsun şer odaklarına kulluk etmekten uzak duran ve sadece Allah’a yönelenlere! Bu kullarımı müjdele.
(Zümer 39/17)
Enfal 38 Küfre saplananlara, eğer vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, fakat tekrar eskiye dönerlerse, öncekilere uygulanan Allah’ın sünnetinin/kanunlarının gözleri önünde olduğunu söyle!
Hadid 1 Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yaratılış kanununa boyun eğer. Zira üstün kudret sahibi olan ve her hükmü doğru olan O'dur.
Nahl 51 Allah buyurdu ki: “İki ilah edinmeyin. Çünkü O, ancak tek bir ilahtır. Öyleyse sadece benden korkun!”
Nahl 52 Zira göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’ındır. Din ve kural koymak da sadece O’nun hakkıdır. Şimdi siz Allah’tan başkasından mı çekiniyorsunuz?
Yorumlar