Ayet Açıklamaları

ALLAH SAPTIRIR MI?

Allah saptırır şaşırtır mı?

ALLAH SAPTIRIR, ŞAŞIRTIR MI?

DİLEDİĞİNİ /DİLEYENİ SAPTIRIR AYETLERİ, YANLIŞ VE DOĞRU ÇEVİRİLER.

Kehf sutesi 17.ayet“Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır.
Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın”.
Kehf 17 Güneş doğup yükselirken mağaranın sağ tarafına vurup geçtiğini, batarken de sol tarafına vurup geçtiğini içeriye güneş ışığının girmediğini görürdün. Onlar, mağaranın dip tarafında geniş kısımda idiler. İşte bu Allah’ın ayetlerinden biridir. Kim Allah’ın gösterdiği yoldaysa o doğru yoldadır. Kim de saparsa onun için bir veli/dost ve yol gösterici bulamazsın.

Araf suresinin 186.ayet“Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar”.
Araf 186 Allah kimin sapıklığını onaylamışsa onu doğru yola getirecek yoktur. O, onları azgınlıkları içerisinde debelenmeye terk eder.

Zümer Suresi 23.Ayet:Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab´ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah´ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah´ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.
Zümer 23 Allah, hadislerin en güzelini, kendi içinde tutarlı birbirine benzeyen ikişerli sistemde bir kitap/Kuran olarak indirmiştir. Rabblerine derin bir saygı duyanların ayetleri karşısında tenleri ürperir, ardından Allah’ın sonsuz rahmetini anınca da kalpleri ve tenleri yatışıp huzur bulur. İşte bu, Allah’ın hidayeti/rehberidir ki dileyen kimse bu hadis ile doğru yola ulaşır. Allah, kimin de sapkınlığını onaylamışsa artık ona doğru yolu gösterecek kimse yoktur.

Zumer 36 ve 37 ayet“Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan (Allah'tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur. Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?
Zümer 36 Allah kuluna yetmez mi ki, onlar seni Allah’tan başka bir takım kişilerle korkutmaya çalışıyorlar. Allah kimin sapkınlığını onaylarsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
Zümer 37 Ama kim de Allah’ın rehberine uymuşsa onu da saptıracak bir güç yoktur. Allah gücüne karşı konulamayan ve hak edene de gerekli cezayı veren değil midir?
Zümer Suresi 52.Ayet:Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.
Zümer 52 Şimdi onlar Allah’ın dileyip çalışana rızkı yayıp ve bir ölçüye göre verdiğini bilmiyorlar mı? İşte bunda inanan bir toplum için alınacak nice dersler vardır.

İbrahim Suresi 4.AyetOnlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.
İbrahim 4 Biz, vahyi açık ve net olarak iletebilsin diye, her elçiyi kendi halkının diliyle gönderdik.(1) Allah artık, sapkınlığı tercih edeni sapkınlığa iletir, doğru yolu tercih edeni de doğru yola iletir.Zira O her işi mükemmel ve her hükmü doğru olandır.

Müddessir Suresi 31.Ayet:Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkârcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: «Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?» desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür.
Müdessir 31 Biz cehennem bekçilerini yalnızca meleklerden yaptık. Onların sayısını kâfirler için sadece bir fitne yaptık ki kendilerine vahiy verilenlerin bilgileri sağlamlaşsın, müminlerin de imanı artsın. Böylece kitap ehli ve müminler bütün kuşkulardan arınsın. Buna mukabil akılları karışık hastalıklı olanlar ve gerçekleri örtbas eden kâfirler “Allah bu misali vermekle ne yapmak istiyor” desinler. İşte Allah böylece dileyeni sapkınlıkta bırakır, dileyeni de doğru yoluna iletir. Aslında Rabbinin görevli meleklerinin sayısını sadece kendisi bilir. İşte bu beşer için sadece zikir ve bir uyarıdır.

Ali İmran Suresi 73.Ayet:Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın.» (Resûlüm!) De ki: Doğru yol ancak Allah´ın yoludur. Yine (onlar, kendi aralarında şöyle dediler:) «Size verilenin benzerinin başka herhangi bir kimseye verildiğine, yahut Rabbinizin huzurunda onların size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın).» De ki: Lütuf ve ihsan Allah´ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah´ın rahmeti geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir.
Ali İmran 73 “Sizin dininize uyanlardan başkasına inanmayın.” De ki: “Doğru yol, sadece Allah’ın gösterdiği yoldur. Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına da verilmesi veya Rabbiniz katında size delil getirecekler diye mi? ” De ki: “Lütuf ve iyilik Allah’ın elindedir, onu hak edene verir. Zira Allah, rahmeti bol olan ve her şeyi bilendir.”

Nahl Suresi 37.Ayet:(Resûlüm!)Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Nahl 37 Sen, onların doğru yola girmelerini ne kadar çok istersen iste şu bir gerçek ki; Allah sapıklığı tercih edeni doğru yola yöneltmez ve bunların yardımcısı da olmayacaktır.

Nahl suresinin 93.ayet“Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı.
Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz”
Nahl 93 Eğer Allah isteseydi, sizi kesinlikle tek bir ümmet yapardı.(1) Fakat O sapıklığı tercih edeni sapıklıkta bırakır, doğru yolu tercih edeni de doğru yoluna iletir. Zira siz, yapıp ettiklerinizden kesinlikle sorgulanacaksınız

Nisa Suresi 88.Ayet: Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kendi ettikleri yüzünden baş aşağı etmiştir (küfürlerine döndürmüştür). Allah´ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz?
Allah´ın saptırdığı kimse için asla (doğruya) yol bulamazsın!
Nisa 88 Size ne oluyor ki, işledikleri yüzünden Allah onları ters yüz etmişken; ikiyüzlü münafıklar hakkında iki grup oluyorsunuz? Allah’ın, sapıklık mührü vurduğunu siz mi doğru yola getireceksiniz? Allah, kimin sapıklığını onayladıysa ona asla bir çıkış yolu bulamazsın.

Ra’d Suresi 33.Ayet:Herkesin kazandığını gözetleyip muhafaza eden, (hiç böyle yapamayan gibi olur mu?). Onlar Allah´a ortaklar koştular. De ki: «Onlara ad verin (onlar necidir?). Yoksa siz Allah´a yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz?» Doğrusu inkâr edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
Rad 33 Herkesin ne kazandığını bilen ve bununla yargılayacak olan kimmiş? Buna rağmen onlar hala Allah’a birtakım ortaklar koşuyorlar. De ki: “Onlara birtakım isimler ve sıfatlar vererek kutsayın bakalım. Yoksa Allah'ın, yeryüzünde bilmediği bir şey var da Allah'a onu mu haber veriyorsunuz? Yoksa siz bu boş sözle oyalanıyor musunuz?”Aslında gerçeği örtbas eden kâfirlere bu kurdukları düzen cazip görünüyor, böylece gerçek yoldan sapıyorlar. Zira Allah kimin sapıklığını onaylarsa, artık onu doğru yola getirecek kimse yoktur

İsra Suresi 97.Ayet:
Allah kime hidayet verirse, işte doğru yolu bulan odur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artık onlara, Allah´tan başka dostlar. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer cehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça onun alevini artırırız.

İsra 97 Kim Allah’ın rehberi Kuran’a uymuşsa, o doğru yolu bulmuştur. Kim de sapıklığı tercih etmişse, artık onları Allah’a karşı savunacak evliya/dostlar bulamazsın. Biz de onları kıyamet gününde kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü sürünür vaziyette mahşer yerine getireceğiz. Onların yurdu cehennemdir, ne zaman ateşleri zayıflamaya yüz tutsa onun alevler püskürten ateşini kışkırtacağız.

Rum Suresi 29.Ayet:
Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah´ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.

Rum 29 Buna rağmen yanlışta ısrar eden zalimler körü körüne arzu ve tutkularına uymaktadırlar oysa Allah’ın sapıklığını onayladığı kimseyi kim doğru yola iletebilir? Böylelerine yardım edecek kimse de yoktur.

Mü’min Suresi 32~33.Ayet:«Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah´tan (O´nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.»
Mümin 32 Ey halkım, ben herkesin feryat edeceği bir gün sizin de başınıza geleceklerden endişe ediyorum. Mümin 33 O gün arkanızı dönüp kaçmaya çalışacaksınız. Fakat sizi Allah’ın azabından hiç kimse kurtaramayacak, zira Allah’ın sapkınlığını onayladığı kişiye doğru yolu gösterecek kimse olmayacaktır.

Şura Suresi 12.Ayet:Göklerin ve yerin anahtarları O´nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi bilendir.
Şura 12 Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. O, hak edene rızkı yayar ve bir ölçüye göre verir. Çünkü O, her şeyi bilendir.

Şura Suresi 44.Ayet:Allah kimi saptırırsa, bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin: Dönecek bir yol var mı? dediklerini görürsün.
Şura 44 Allah kimin sapkınlığını onaylamışsa artık bundan sonra onu koruyacak hiçbir velisi yoktur. Gün gelecek sen bu sapkınların azabı gördüklerinde “Buradan çıkmanın bir yolu yok mu?” diye feryat ettiklerini göreceksin.

Şura Suresi 46.Ayet:Onların Allah´tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

Şura 46 Artık onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiç evliyaları da olmayacak. Allah’ın sapkınlığını onayladığı kimse için hiçbir kurtuluş yolu yoktur.

Ankebut Suresi 21.Ayet:O, dilediğine azabeder, dilediğini esirger. Ancak O´na döndürüleceksiniz.

Ankebut 21 Zira O, hak edene azap eder ve hak edene de rahmet eder. Ve siz her durumda O’na döndürüleceksiniz.

Fetih Suresi 14.Ayet:Göklerin ve yerin mülkü Allah´ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Fetih 14 Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı Allah’a aittir. O, hak edeni bağışlar hak edeni de cezalandırır. Zaten Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.

ALLAH KİMSEYE AZAP ETMEZ ,ALLAH KİMSEYİ SAPTIRMAZ.O,KİŞİNİN İSTEK VE ARZULARININ KARŞILIĞINI VERİR. TERCİH TAMAMEN KULA AİTTİR.

Şura 30 İyi bilin ki başınıza gelen her musibet, yaptıklarınız yüzündendir. Bununla birlikte Allah birçoğunu da affetmektedir.
İsra 13 Zira biz her insanın yaptıklarını yazıyoruz. Kıyamet günü kitap olarak ortaya koyacağız.

Yanlış bir kadercilik anlayışının bizi nasıl bir şirke sürüklediğinin farkında olmalıyız.
Akıl ve irademizle yapıp ettiklerimizin kaderini kendimiz belirleriz.
Akıl ve irademizin dışında olanların kaderini Allah belirler.
(erkek ve dişi oluşumuz,nerede doğduğumuz,anne ve babamızı seçemememiz.)

Allah bizim hatalarımızın çoğunu bile affetmektedir, kaldı ki bize azap etsin. Allah dilediğini saptırır,dilediğini de doğruya iletirse bizim akıl ve irademizin ne önemi kalır. Seçim hakkımızın elimizden alınması gibi bir durumla karşı karşıya kalmış oluruz. Kendimizi mahşerde ‘’ALLAHIM BENİ SEN SAPTIRDIN’’ diyerek savunabiliriz. Görüldüğü gibi biz yazılanı oynamıyoruz, kendi yazdığımızı oynuyoruz.
Hani Allah şeytana, Adem için secde edin dediğinde , şeytan asi oldu,Allahtan belli bir güne, kıyamete kadar müsaade istedi ve suçu Allaha atmıştı ‘’ MADEM Kİ BENİ AZDIRDIN’’ Araf 16.ayet,diyerek, Allah onu azdırmış gibi davrandı. Şimdi bizde aynı şeyi savunursak şeytanlık yapmış oluruz. Yada ‘’BENİ SEN HİDAYETE ERDİRDİN’’ gibi diğerlerinin hidayetine engel olmuş ve torpil geçmiş gibi anlam ortaya çıkıyor. Allah bizi imtihan için yarattı(Zariyat 56) bize doğruyu ve yanlışı ayırt eden furkanı verdi. Akıl ve irademizle seçimimizi yaparak, kaderimizi biz belirliyoruz. Bu belirlemeye göre de mükafatımızı mahşerde alacağız inşaAllah. Rabbim bizi iyilerle birlikte yaz.
Demek ki kurandaki kadercilik ifadelerinin, islama fitne sokanların iddalarıyla asla uyuşmamaktadır.
Faturayı Allaha değil kendimize çıkarmalıyız. Çünkü bu suçlama uslubu iblisin özelliğidir.

YİNEDE EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.

Yorumlar

← NİSA 101.... 103 AYETLER NAMAZDAN MI BAHSEDER? VAHYİN HEDEFLEDİĞİ TOPLUM →