⚖️ Karşılaştır
67. Sure Mustafa Çavdar Şinasi Güneş

Mülk Suresi

Şinasi Güneş — Apacikuran.com

1 Mülk [hükümdarlık, egemenlik] elinde olan bereketin kaynağıdır [1]. Ve O, her şeye bir ölçü koyandır.

2 Hanginiz daha iyi amel [1] işleyeceğini ortaya çıkarmak için, hayatı ve ölümü oluşturandır. O, üstün bağışlayandır.

3 Yedi göğü tabaka halinde oluşturandır. Rahman'ın oluşturmasında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bakışını döndür bakalım, hiçbir çatlaklık görüyor musun?

4 Sonra bakışını ikinci kez döndür bakalım, bakış sana, sinmiş ve bıkmış olarak döner.

5 Şüphesiz yakın göğü, aydınlığı oluşturan etmenlerle çekici kıldık. Ve onu, şeytanlar için atıp tutma yeri kıldık [1]. Ve onlara, çılgın bir azap hazırladık.

6 Rableri hakkında gerçekleri örtenlere cehennem azabı vardır. Ne sıkıntılı bir varış yeridir.

7 Oraya bırakıldıklarında, o kaynarken, onun uğultusunu işitirler [25:12].

8 Öfkesinden neredeyse ayrılıyor. Hepsi bölük olarak oraya bırakılınca, oranın bekçisi onlara: ''Size bir uyarıcı gelmedi mi?'' diye sordu [1].

9 ''Elbette bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalana sarıldık ve: 'Allah bir şey indirmedi, siz büyük bir sapıklığın içerisinde olanların dışında kimseler değilsiniz' dedik.'' dediler.

10 ''Eğer kulak verseydik veya aklımızı kullansaydık, bu çılgın azabın arkadaşları içerisinde olmazdık.'' dediler [1].

11 Suçlarını itiraf ettiler. Un ufak olmak, çılgın ateşin arkadaşları içindir.

12 Görünmeyen, bilinmeyen, sezilmeyen yerlerde de Rablerinin rızasını kaybetmekten tedirgin olanlara [1], bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.

13 Sözünüzü ister gizleyin veya onu açığa vurun. Şüphesiz O, göğüslerde olanı bilir.

14 Oluşturduğu kimseyi bilmez mi? O, bütün ayrıntıları bilip haberdar olandır.

15 O, yeryüzünü size alçaltılmış kılandır. Öyleyse, onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından nasiplenin. Yeniden yaşam bulup yayılış O'nadır.

16 Gökte olanın [1], o çalkalandığında sizi yere geçirmesinden güvende misiniz [2]?

17 Yoksa, gökte olanın, üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Uyarım nasılmış ileride bileceksiniz [1].

18 Şüphesiz, onlardan öncekiler de yalana sarılmıştı. Beni tanımamak nasılmış?

19 Üzerlerindeki sıra sıra kanat çırpan kuşlara dikkat etmediler mi? Onları Rahman'ın dışında kimse tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

20 Rahman'ın yanı sıra size yardım edecek askeriniz de kim? Gerçekleri örtenler, aldanışın dışında bir şeyin içerisinde değildirler.

21 Rızkını tutsa sizi rızıklandıracak olan kim? Bilakis onlar, sınırı aşmada ve nefrette olmaya devam ediyorlar.

22 Yüzüstü yürüyen kimse mi, yoksa, dosdoğru bir yolda düzgün bir şekilde yürüyen kimse mi daha doğru yoldadır?

23 De ki! ''O, sizi inşa eden ve size hakikate kulak verme, hakikati görme ve gönüller [beyin fonksiyonları] kılandır. Karşılığını ne kadar da az veriyorsunuz.''

24 De ki! ''O, sizi yeryüzünde üretip çoğaltandır [1]. Ve O'na toplanacaksınız.

25 ''Eğer doğru sözlüler iseniz, bu vaat ne zamandır?'' diyorlar [21:38, 36:48].

26 De ki! ''Şüphesiz ilmi, ancak Allah katındadır. Ve ben, ancak açıkça bir uyarıcıyım.''

27 Onu yakın olarak gördüklerinde, gerçekleri örtenlerin yüzü kötüleşti ve: ''Çağırıp durduğunuz budur.'' denildi.

28 De ki! ''Dikkat ettiniz mi? Allah beni ve benimle birlikte olan kimseleri yıkıma uğratsa veya bize rahmet etse, gerçekleri örtenleri can yakıcı bir azaptan kim yanına alıp kurtarabilir?

29 De ki! ''O Rahman'dır, O'na inanıp güvendik ve O'na güvenip dayandık. O, açıkça bir sapıklığın içerisinde olan kimmiş, ileride bileceksiniz.''

30 De ki! ''Dikkat ettiniz mi? Suyunuz çekilmiş hale gelirse, bir su kaynağını size kim getirebilir [18:41]?

← 66. Tahrîm 68. Kalem →