1 98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar [1].
2 98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar.
3 98:1-2-3: Kitap Ehli'nden ve ortak koşanlardan gerçekleri örtenler, kendilerine apaçık kanıtlar, Allah'tan onlara, onda ayakta tutan yasalar bulunan [18:1-2] tertemiz sayfaları [80:14] okuyan bir elçi gelene kadar, serbest [başıboş, kendi hallerine] bırakılmadılar.
4 Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara apaçık kanıtların gelmesinin ardından ayrıştılar [1].
5 Onlara, ''Bütün şirk unsurlarından arınmış bir şekilde, dini O'na halis kılanlar olarak Allah'a kulluk etmeleri, salatı ikame edip, zekatı yerine getirmeleri'' dışında bir şey emredilmemişti. Ayakta tutan din işte budur [1].
6 Kitap Ehli'nden gerçekleri örtenler ve ortak koşanlar, orada kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların şerlilerinin ta kendileridir.
7 İnanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanlar, işte onlar da, yaratılmışların hayırlılarının ta kendileridir [95:6, 103:3].
8 Rableri katında karşılıkları, orada ebedi olarak kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan Adn bahçeleridir. Allah, onlardan razı olmuştur [9:72], onlar da O'ndan razı olmuştur. İşte bu, Rabbine karşı derin saygı duyup rızasını kaybetme endişesi taşıyan kimse içindir.