1 O Gerçekleşen,
2 Nedir o gerçekleşen?
3 O gerçekleşenin ne olduğunu sana idrak ettiren nedir?
4 Ad ve Semud, karia [1] hakkında yalana sarıldı.
5 Semud'a gelince, onlar bardağı taşırmalarıyla yıkıma uğratıldılar [89:11, 91:11].
6 Ad'a gelince, vazgeçmeyen [41:16, 54:19], sarsıcı [dondurucu] bir rüzgarla yıkıma uğratıldılar.
7 Onu, yedi gece sekiz gün süresince buyruğu altına aldı [estirdi]. O halkı, orada serilmiş görürsün. Onlar, tıpkı yıkılmış hurma kütükleri gibidirler [41:16, 54:20].
8 Onlar hakkında, hiçbir kalıntı görüyor musun?
9 Firavun ve onun öncesindekiler ve alt üst edilen yerler, o hatayla [1] geldiler.
10 Rablerinin elçisine isyan ettiklerinde, gittikçe artan bir tutuşla onları tutuverdi.
11 Şüphesiz, o suyun taştığı günde, akıp gidende [gemide] sizi biz taşımıştık.
12 Onu size, hatırlatmaya, bilgisini kullanmaya, aklınızı başınıza almaya vesile kılalım [54:15] ve belleyen kulaklar onu bellesin [1].
13 Sura tek bir üfleyişle üflendiğinde,
14 Ve dağlar ve yeryüzü, yerlerinden edilip, tek bir parçalanışla yerle bir edildiğinde,
15 O gün, olacak olan olur.
16 Ve gök yarıldı [84:1], o artık, o gün dayanıksızdır.
17 Ve melek [güç], onun sınırlarını kaplar. Ve Rabbinin egemenlik alanını [evreni], değiştirilmiş yeni varlıklar taşır [1].
18 Arz olunduğunuz gün, sizin hiçbir gizliniz gizli kalmaz [10:30, 86:9].
19 Kitabı sağından verilen kimseye gelince, ''Alın kitabımı okuyun.'' der [1].
20 ''Gerçekten ben, kesinlikle hesabımla karşılaşacağıma kanaat getirmiştim [1].''
21 O artık, razı olduğu bir yaşam içerisindedir [101:7].
22 Yüksek bir bahçede [88:10].
23 Salkımları sarkmış [76:14].
24 Geçmiş günlerde yaptığınız şeylerle, afiyetle nasiplenin için [keyfinize bakın: 52:19].
25 Kitabı solundan verilen kimseye gelince, ''Keşke kitabım verilmeseydi.'' der.
26 ''Hesabımın ne olduğunu idrak etmeseydim.''
27 ''Keşke o iş bitmiş olsaydı [1]''
28 Malım benden bir şey savmadı [1].
29 Yetkim [otoritem] benden yıkıldı gitti.
30 ''Tutup bağlayın onu!''
31 ''Sonra, kat kat ateşe yaslayın onu!''
32 ''Sonra, yetmiş arşın uzunluğundaki bir zincir içerisinde sokun onu!''
33 Şüphesiz o, azametli Allah'a inanıp güvenmiyordu.
34 İhtiyaç sahiplerinin doyurulmasına teşvik etmiyordu [1].
35 Bugün burada, ona sıcak bir dost yoktur.
36 Pisliğin dışında bir yiyecek de yoktur.
37 Onu, hatalıların dışındakiler nasiplenmez.
38 Sandığınız gibi değil! Görebildiklerinizi kanıt gösteriyorum!
39 Ve göremediklerinizi [gaflette olduklarınızı] de!
40 Şüphesiz o, saygın, elçi olan bir sözdür [1].
41 O bir şair sözü değildir, ne kadar da az inanıp güveniyorsunuz.
42 Ve bir kahin sözü de değildir, bilgilerini ne kadar da az kullanıyorsunuz.
43 İndirilişi alemlerin Rabbindendir [1].
44 Eğer bize karşı bazı sözler geveleseydi,
45 Kesinlikle ondan gücünü [yetkisini] alırdık,
46 Sonra ondan kesinlikle can damarını keserdik [1].
47 Sizden hiçbiriniz de buna engel olamazdınız [1].
48 Şüphesiz o, vahyin sınırlarına uyup korunanlar için, hatırlatmaya bilgisini kullanmaya, aklını başına almaya vesile olandır.
49 Ve şüphesiz biz, sizden yalana sarılanları çok iyi biliyoruz.
50 Şüphesiz o, gerçekleri örtenlere bir pişmanlıktır [içlerine derttir].
51 Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir [1].
52 O halde, azametli Rabbinin adına hareket et, verdiği görevleri yap.