⚖️ Karşılaştır
65. Sure Mustafa Çavdar Şinasi Güneş

Talâk Suresi

Şinasi Güneş — Apacikuran.com

1 Ey Nebi! Kadınları boşadığınızda, onları iddet süreleri için boşayın ve iddeti sayın [2:228, 33:49]. Rabbiniz olan Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Onları evlerinden çıkarmayın [65:6]. Açıkça bir aşırılığa, hayasızlığa yanaşmalarının dışında, onlar da çıkmasınlar. İşte bu, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını çiğnerse, kesinlikle kendine yanlış yapar. Kestiremezsin, belki de Allah, bunun ardından yeni bir iş ortaya çıkarır.

2 Sürelerinin sonuna ulaştıklarında, herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun olarak onları tutun veya herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun olarak onları ayırın [2:231]. Sizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun ve Allah için şahitliği dosdoğru ayakta tutun. Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen kimseye verilen öğüt işte budur [2:232]. Kim Allah'ın sınırlarına uyup korunursa, Allah ona bir çıkış yolu kılar.

3 Onu, hiç hesaba katmadığı yerden rızıklandırır [4:130]. Kim Allah'a güvenip dayanırsa, O, ona yeter. Allah, işini sonucuna ulaştırır. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.

4 Kadınlarınızdan adet görmekten umudunu kesenler ve adet görmeyenler [1] hakkında kuşku duyarsanız, onların iddetleri üç aydır. Hamile olanların sürelerinin sonu da, yüklerini bırakmalarına [doğurana veya düşük yapana] kadardır. Kim Allah'ın sınırlarına uyup korunursa, ona işinden bir kolaylık kılar.

5 İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'ın sınırlarına uyup korunursa, onun kötülüklerinden örter ve onun karşılığını muazzamlaştırır.

6 Oturduğunuz yerin bir bölümünde, bulunduğunuz imkanlar ölçüsünde onları da oturtun [65:1]. Onları sıkıştırmak için onlara darlık vermeyin. Eğer hamile iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onların nafakalarını sağlayın. Sizin için emzirirlerse, onlara karşılıklarını verin [2:233]. İşlerinizi aranızda, herkesçe kabul edilen ortak iyiye uygun olarak görüşün. Eğer zorluk çekerseniz, babası için başkası emzirecektir.

7 Genişlik sahibi olan, genişliğinden infak etsin [nafakayı sağlasın]. Rızkı kendisine ölçülü verilen kimse de, Allah'ın ona verdiği şeylerden infak etsin [nafakayı sağlasın]. Allah, bir kişiye, kendisine verdiğinden başkasını teklif etmez [1]. Allah, bir zorluğun ardından bir kolaylık kılacaktır [2].

8 Kentlerden niceleri, Rablerinin ve elçilerinin emrinden sınırı aştılar da, onları şiddetli bir hesapla hesaba çektik. Ve onları, görülmemiş bir azapla azaba uğrattık.

9 Böylece onlar, işlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonu kayıp oldu.

10 65:10-11: Allah, onlara şiddetli bir azap hazırladı. Ey inanıp güvenen sağlam duruşlular! Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Şüphesiz Allah size, inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, aklınızdan çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getirmeniz gereken mesajlarını, Allah'ın apaçık kanıtlı ayetlerini okuyan bir elçi [1] indirmiştir. Kim Allah'a inanıp güvenir ve düzeltici iş yaparsa, onu, orada ebedi olarak kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçelere sokar. Allah, onu rızık olarak iyileştirmiştir.

11 65:10-11: Allah, onlara şiddetli bir azap hazırladı. Ey inanıp güvenen sağlam duruşlular! Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Şüphesiz Allah size, inanıp güvenenler ve düzeltici işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, aklınızdan çıkarmayıp yeri geldiğinde yerine getirmeniz gereken mesajlarını, Allah'ın apaçık kanıtlı ayetlerini okuyan bir elçi indirmiştir. Kim Allah'a inanıp güvenir ve düzeltici iş yaparsa, onu, orada ebedi olarak kalıcılar olmak üzere, altından nehirler akan bahçelere sokar. Allah, onu rızık olarak iyileştirmiştir.

12 Allah, yedi kat gökleri ve onlar kadarını yeryüzünden de oluşturandır [1]. Allah'ın her şeye bir ölçü koyduğunu ve Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığını bilmeniz için, işi / emri, aralarında iner durur [bütün evrende O'nun yasaları işler].

← 64. Teğâbun 66. Tahrîm →