1 Yüreklerden şirki söküp atan uyarıcı ayetlerine.
2 İnananların yüreğine ümidi usulca bırakan müjde ayetlerine.
3 Umut denizinde yüzdükçe yüzenlere. 100/1...5
4 Hayırda birbirleriyle yarışan öncülere.
5 Derken işleri yoluna koyan artçılara andolsun ki.
6 O gün yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsılacak. 22/1-2, 99/1...5
7 Bunu diğer sarsıntılar takip edecek.
8 İşte o gün kalpler göğüslerden fırlayacak gibi çarpacak. 19/37, 22/1-2,
9 Gözler korkudan yere eğilmiş olacak.
10 – Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz.
11 – Kemiklerimiz çürüyüp un ufak olduktan sonra öyle mi? 17/49...52
12 – Öyleyse biz yandık!
13 Onlara sadece bir çığlık yeter. 36/51...53, 37/19...21
14 Bir de bakmışsın kendilerini mahşerde buluvermişler. 20/108, 50/41-42
15 Musa’nın olayı ile ilgili bilgi sana geldi mi? 43/46...52
16 Vaktiyle Rabbi, kutsal vadi Tuva’da ona seslenmişti: 20/9...48
17 – Firavun’a git, çünkü o haddini aştı. 27/7...14
18 Ve de ki: -Arınmaya var mısın? 7/104...107
19 – Ben sana Rabbine giden yolu gösteriyorum ki O’na karşı derin bir saygı duyup çekinesin. 26/16...31
20 Ve Musa ona en büyük ayeti/mucizeyi gösterdi. 28/36.38
21 Fakat yalanladı ve ona karşı çıktı. 40/23...46
22 Sonra ondan yüz çevirip Musa’ya karşı hızlı bir faaliyete geçti. 7/104...126 23-24. Adamlarını topladı ve “Sizin en yüce Rabbiniz benim” diye bağırdı.
25 Sonunda Allah da onu dünya ve ahirette ibret verici cezaya çarptırdı. 43/43...52
26 İşte bunda Allah’a derin bir saygı duyan kimse için alınacak dersler vardır.
27 Sizi yeniden yaratmak mı daha zor; yoksa Allah’ın sapasağlam bina ettiği şu gökyüzünü mü?
28 Allah onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde yükseltti ve ona mükemmel bir şekil ve düzen verdi.
29 Onun gecesini kararttı, gündüzünü ise aydınlattı.
30 Yeryüzünü de düzenleyip yaşama elverişli hale getirdi. 2/21-22,
31 Ondan sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi. 10/24, 13/3-4
32 Dağları da bir perçin gibi yeryüzüne yerleştirdi.
33 Hem sizin hem hayvanlarınızın yararlanması için. 15/20, 50/7.11
34 Dolu dolu kâseler. 37/47, 56/17-18
35 Onlar orada ne boş bir lakırtı ne de yalan bir söz duyacaklar.
36 Rabbinden cömertçe bağışlanmış bir mükâfat olarak. 3/195, 39/73-74
37 Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi olan Rahman’dan. O’nun huzurunda hiç kimse konuşma cüreti gösteremez.
38 Evet o gün Ruh ve diğer melekler onun huzurunda saf saf dizilirler, gerçekleri söylemek şartıyla Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiler konuşabilir.
39 İşte bu, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir gündür. Artık dileyen Rabbine varan yolu tutar. 17/105.107, 18/27...29
40 Şüphesiz biz, sizi çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz. Zira o gün, kişi yapıp ettikleri karşısına çıktığını görecek işte o zaman kâfir kişi; “Eyvahlar olsun bana, keşke toprak olsaydım! Diyecek. 14/52, 67/6...12, 70/5...9